Yerel Yönetimler

Tüm Yerel-Sen Meslek Fabrikası açıklaması: Bu hukuki değil, açık bir güç gösterisi

“İzmir’de Meslek Fabrikası’na Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahliye girişimi, Tüm Yerel-Sen’in fabrika önündeki açıklamasıyla protesto edildi. Sendika, hukuksuz olarak nitelendirdiği müdahaleye tepki göstererek, yargı süreci sonuçlanana kadar mevcut kullanım hakkına dokunulmamasını talep etti ve kentin emeğine sahip çıkacaklarını vurguladı.”

Abone Ol

EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen Meslek Fabrikası’ndaki mülkiyet tartışmaları devam ederken, fabrika önündeki direnişe Tüm Yerel-Sen İzmir 3 No’lu Şube de katıldı.

Fabrika önünde yapılan açıklamada, Meslek Fabrikası’nın sadece bir bina olmadığı vurgulandı: “Burası Mustafa Kemal Atatürk’ün 1926 yılında İzmir’e armağan ettiği bir değerdir. Yıllardır binlerce yurttaşa mesleki eğitim sağlayan bu merkez, emeğin, eşitliğin ve umudun büyüdüğü bir yerdir. Burada yalnızca ders verilmez, burada hayat kurulur; yalnızca beceri kazanılmaz, burada gelecek inşa edilir” denildi.

Açıklamada, Meslek Fabrikası’nın 145 binden fazla yurttaşa kapılarını açmış bir kurum olduğuna dikkat çekilerek, özellikle gençler, kadınlar ve iş arayanlar için bir umut kapısı olduğu ifade edildi.

Tüm Yerel-Sen, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tahliye girişimini “hukuksuz” olarak nitelendirdi: “Sabahın erken saatlerinde yapılan müdahale hukuki değil, dayatmadır. Bu girişim sadece bir binaya değil, İzmir halkının emeğine, kentin geleceğine ve Atatürk’ün armağan ettiği umuda hedef almaktadır” denildi.

Sendika yetkilileri, yargı süreci sonuçlanana kadar mevcut kullanım hakkına dokunulmaması çağrısı yaparken, “Duvarlar sizin olsa da emek bizimdir. Meslek Fabrikası rantın değil, emeğin mekanıdır. Kentin emeğine mühür vurulamaz. Bu miras bizimdir, bu umut bizimdir ve hep birlikte buna sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.

Meslek Fabrikası önünde yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Emek verenlerin geleceği umutla bakanların sesi bugün burada yankılanıyor.

Çünkü burası bir bina değildir.

Burası Mustafa Kemal Atatürk'ün 1926 yılında o dönemin bakanlar kurulu kararıyla izmir'e armağan ettiği bir değerdir.

Yıllardır izmir büyükşehir belediyesi'nin mülkiyetinde bulunan ve binlerce yurttaşa mesleki eğitim sağlayan meslek fabrikası, sadece bir eğitim alanı değil, emeğin, eşitliğin ve umudun büyüdüğü bir merkezdir.

Burada tüm izmir halkı eşit imkanlarla meslek öğrenir. Kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir, hayatlarını kurar. Burada yalnızca ders verilmez. Burada hayat kurulur. Burada yalnızca beceri kazanılmaz. Burada gelecek inşa edilir.

145 binden fazla yurttaşa kapılarını açmış.

Bu kurum, gençlerin, kadınların ve iş arayan herkesi umut kapısı olmuştur.

Ama bugün ne ile karşı karşıyayız?

Vakıflar genel müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen hukuksuz bir el koyma gelişimiyle hiçbir sağlıklı tebligat süreci, işletilmeden devam eden hukuki süreçler yok sayılara.

Sabahın erkek erken saatlerinde yapılan bu müdahale hukuk değil dayatmadır.

Bu girişim sadece bir binaya hedef almıyor.

Bu girişim İzmir halkının emeğine bu kentin geleceğini ve Atatürk'ün armağan ettiği umudu hedef alıyor.

Açıkça söylüyoruz, bu uygulama hukuki değildir.

Bu müdahale idari değildir.

İzmir halkına ait bir değeri yine izmir halkının gözleri önünde el değiştirmeye zorlanmasını kabul etmiyoruz.

Duvarlar sizin olsa da emek bizimdir. Meslek fabrikası rantın değil, emeğin mekanıdır. Müdahalenin değil, üretimin adresidir.

Buradan güçlü bir çağrı yapıyoruz. Bu hukuksuz girişim derhal durdurulmalıdır.

Yargı süreci sonuçlanana kadar mevcut kullanım hakkını dokunulmamalıdır.

Tüm yerel sen olarak emeği hukuku ve kamusal değerleri yanında durmaya, bu sürecin sonuna kadar takipsiz olmaya meslek fabrikası varsa umut var.

Kentin emeğine mühür vurulamaz. Bu miras bizimdir. Bu umut bizimdir ve biz hep birlikte buna sahip çıkacağız.