Tükürün bu 'ucube' heykellere!

Abone Ol

Yüzündeki ifade öylesine ’‘melul ve mahzun’’, öyle ağlamaklı idi ki, onu görünce üzülmemek elde değildi doğrusu’…
’“Valla da öyle demek istemedi. Billa da öyle demek istemedi. O aslında oradaki yerleşimin ’‘ucube’’ olduğunu söyledi’” anlamına gelen sözlerle savunmaya çalıştı, kendisi için velinimet olan Başbakanını’…
Oysa Recep Tayyip Bey, bal gibi ’“ucube’” demişti Kars’’taki anıta’…
Ve demekle kalmamış, Kars Belediye Başkanı’’na da o ucubenin(!) sökülüp atılması için talimat vermişti’…
****
Bakan Günay’’ı televizyonda görüp de üzülmemek olası değil’…
Nerelerden gelip ’–kendinden neler vererek- nerelere geldiğine mi üzülürsünüz’…
Yoksa geldiği yerde neleri savunmak zorunda kaldığına mı’…
Elbette mesleği avukat olması dolayısıyla Başbakan’’ının söylediği yanlışları savunabilir’…
Belki, Turizm Bakanı olarak da -sanata turistik gözle bakıp- heykel için, ’‘yıkın gitsin’’ diye düşünebilir’…
Ama bir Kültür Bakanı olarak, Sayın Günay, Başbakan’’ın söylediklerini nasıl savunabilir, bunu anlamak çok zor olsa gerek’…
Hem de AKP’’nin eski tüfeklerinden Dengir Mir Fırat bile, ’“Bir sanat eserine dokunulmamalı’” diye açık olarak Başbakan’’a karşı çıkarken’…
****
Heykeltıraş Mehmet Aksoy için bu ilk değil’…
Onun, ’‘Periler Ülkesinde’’ adlı heykeli de Ankara’’da Altınpark’’a dikilmişken Melih Gökçek’’in ’‘tacizine’’ uğramıştı’…
Melih Gökçek, heykeli görünce Başbakan gibi bir değerlendirme yapmış olmalı ki, ’‘ucube’’ sözünü kullanmadan bir sonraki aşamaya geçmiş ve ’‘tükürmek’’ ihtiyacını duymuş’…
Herhalde Sayın Başbakan da kendini tutamasaydı, ’‘ucube’’ sözcüğünün ardından, ’“Tükürürüm böyle bir ucubeye’” diyecekti’…
Neyse ki dememiş’…
Deseydi, eminim Turizm Bakanı, Avukat Ertuğrul Günay savunmasını yaparken daha da zorlanır, kim bilir neler söylemeye kalkardı?
****
Aslında ben bu durumdan memnunum’…
Çünkü her heykel saldırısı, heykel diye bir sanatın var olduğunu anlatıyor insanlara’…
Ve özellikle de yerel yönetimlere’…
Yani bizde pek var olmayan bir kültürün yerleşmesine katkıda bulunuyor...
Çünkü kentlere yeni anlamlar katmada heykelin çok önemli olduğu ’‘bir şekilde’’ anlatılmalı görev başındakilere’…
Bazen olumlu yolla olur bu anlatım, bazen de böyle hakaretlerle dikkati çekerek’…
Ancak her yapılan heykelin bir sanat eseri olmadığı da bilinmelidir’…
Kentlere dikilecek heykeller, ya Melih Gökçek’’in tüküreceği ve Başbakan’’ın ’‘ucube’’ diyeceği kadar anlamlı olmalıdır’…
Veya, Batı ülkelerinin her kentinde ve bol olarak rastlayacağımız heykeller kadar sanat değeri taşımalı’…