Yerel Yönetimler

Tugay’dan Vakıflar’a tepki: Görüşmek istiyoruz ama görüşmüyorlar!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası önünde yaptığı açıklamasında, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile görüşmek istediğini ancak görüşemediğini dile getirdi. Tugay, “Görüşmek istiyoruz, bu işi tatlıya bağlayalım diyoruz. Mahkeme burası Vakıflar’a ait derse geriye dönük kira öderiz. Ancak görüşmüyorlar” dedi.

Abone Ol

Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Meslek Fabrikası önünde direniş devam ediyor. Bugün Meslek Fabrikası direnişine CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda partili katılım sağladı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay açıklamasında, “Herkes yorgun ve biraz da mutsuz, umutsuz görünmüyor. Esas mesele bu aslında. Birbirimize biraz bakıp, nasıl bir duygu vereceğimize karar vermemiz lazım. Ben ilk gün, ‘gitmiyorum’ dedim. Gittiğim oldu ve gitmemi kolaylaştıran bir şey oldu. CHP İzmir il örgütü, sendikalar, STK’lar burada olduğu için gittik. Fiziken burada olmadığı halde burayı takip eden, mücadeleyi doğru bulan milyonlarca insan olduğunu biliyorum. Pek çok insanda itiraz ve isyan duygusu var. Bir gün orada, bir gün başka bir yerde kiminin canını kiminin toprağını kiminin hakkını alıyorlar. Kimini işinden ediyorlar, kimini cezaevine alıyorlar. Memleket yangın yeri. Her yerde derin yanlışlar ve bundan mağdur olan milyonlarca insan var. Demokratik bir ülkede bu kadar baskı kabul edilemez. Evrensel hukuka uygun olmayan idari uygulamalar kabul edilemez” dedi.

AK PARTİ’NİN 2 VEKİLİ SINIRI ÇOK AŞTI
AK Partili Milletvekillerine tepki gösteren Başkan Cemil Tugay, “Ben vatandaş olarak hakkım var diyen herkesin itiraz edeceğini düşünüyorum. 23 yıldır öyle bir hale geldik ki herkes, ‘hakkımı ararken çok mu illegal oluyorum’ diye düşünüyor. Ben terörist mi oluyorum diye soruyorlar. O nedenle insanlar her şeye inanamaz oldular. Haklı oldukları halde hakkını arayamaz oldular. İçlerindeki o haksızlık duygusunu taşımaya devam ediyorlar. Kimsenin polislere saldırmaya niyeti yok. Burada normal bir vatandaşın hakkı olan bir eylem gerçekleştirdik. Kimse de demokratik hakkınızı kullanamazsınız demiyor. Mesele polisler değil, mesele polisleri buraya gönderenler. Birileri devletin sahip olduğu her şeyi kendisinin, babasının çiftliği sandı. Bunun adı güç zehirlenmesi değil mi? Bu işi bu hale getirenler İzmir’in 2 vekili. Sınırları çok aştılar” ifadelerine yer verdi.

GÖRÜŞMEK İSTEDİK AMA GÖRÜŞMÜYORLAR
Tugay, Meslek Fabrikası direnişi sırasında yetkililerle görüşmek istediğini ancak yanıt alamadığını dile getirerek, “Türkiye’de ilk defa devlete ait bir kurum, devlete ait başka bir kurumun mülkünü yasal süreç devam ederken ve ortada haksızlık varken sabah 5’te 700 civarında polisle işgal etti? Neden bunu yapmak istediler? Buraya fabrika açacağız dediler, vazgeçtiler. Yeşil Ay’a vereceğiz dediler, vazgeçtiler. Sonra kütüphane yapacağız dediler. Bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Sabah 5’te burayı kütüphane açmak için mi bastınız? Görüşmek istiyoruz, bu işi tatlıya bağlayalım diyoruz. Mahkeme burası Vakfılar’a ait derse geriye dönük kira öderiz. Ancak görüşmüyorlar” dedi.

SİZ NE PADİŞAH NE KRALSINIZ!
AK Partili isimlere ‘siz kimsiniz’ ifadeleriyle seslenen Tugay, “Sadece ben burada istediğimi yaparım, hepinize istediğimi yaparım diyor. İstediğimin malını alırım, istediğimin önünde polisleri dizerim binayı alırım diyorlar. Üniversiteye partizan rektör atarım, özgür eğitim hakkınızı alırız. Çeteler oluşturur sizleri korkuturuz diyorlar. Siz bizden korkun diyorlar. Siz korkmakla yükümlüsünüz. Siz boyun eğmekle yükümlüsünüz. Siz buna mecbursunuz. Bu ülkenin sahibi bizi diyorlar. Kimsiniz siz? Böyle bir hakkı nasıl iddia edersiniz? Siz geçici olarak bazı görevlere getirilen insanlarsınız. Ne padişah ne kralsınız. Ben size buradan gidin desem gitmeyeceksiniz. Gidin evinize boyun eğin, her şeyi kabul edin. Yoksulluk alır başına gider ve sorumlular hesap vermez. Ne kadar değerli insanları cezaevine tıktılar. Gazeteler yazmasın diye kayyum atadılar. Bu ülkede kaç kişi hala siyaset yaptığı için cezaevinde. Esra Işık’a bu ahlaksızlığı nasıl yaptınız? Benim yüreğim kan ağlıyor, kabul edemiyorum. Bu bina önemli ama yapılan haksızlığa itirazımız var. Bu binanın taşına değil, haksızlığa itiraz var. Bu yanlıştan dönmeyi bir an önce düşünmeniz lazım. Bu yanlışların üzerine yeni yanlışlar ekleyerek gideceğiniz yer belli. Yok olacaksınız. İyi hatırlanmayacaksınız. Halk bu kadar eziyet çekerken sizin top çevirdiğiniz o salonlarda mutluluğunuz süremeyecek. Halka kulak verecek, saygılı olacaksınız” diye konuştu.

CUMA’DAN SONRA DİRENİŞ İZMİR’E YAYILACAK
Tugay açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

“İnsanların burada sabahlara kadar üşümesine ve binaya üzgün gözlerle bakmasına biz dertleniyoruz. Dedik ki bu mücadeleyi İzmir’in her tarafına yayalım. Bu haksızlığı tüm İzmir’e anlatalım. Bu yüzden Cuma gününden sonra başka eylemlilikle devam etsin dedik. Bu mücadeleyi herkes kabullenmiş. O yüzden burada bir vatandaşımız bile kalırsa bilsin ki ben Cemil Tugay olarak onun yanında olacağım. Burayı AKP’li belediye kazansaydı bunu yapmazlar. CHP’li belediye kazandı diye bunu yaptılar. Bu iş sadece CHP’nin değil, ben bu şehrin vatandaşıyım diyen herkesin sorumlu olduğunu herkesin görmesi lazım. Buraya gelen herkes gönlüyle geldi. Bazı insanlara sen yaşlı, yorgunsun dediğimiz halde gitmediler. Bu haksızlık bitmedikçe, bu itiraz ve direniş bitmeyecek.”