Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- İzmir'in Konak ilçesinde bir grup esnaf, Büyükşehir Belediyesinin yıkım kararı aldığı Çankaya Katlı Otoparkı'nın kapatılmasına tepki göstermiş ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a seslenmişti. Yolu kapatan esnaf, ‘İzmir uyuma, otoparkına sahip çık’ sloganları attı.
Esnaflardan gelen tepkilere yönelik açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
"GÜÇLENDİRME KARARINDAN VAZGEÇTİK"
Başkan Tugay açıklamasında, “Otoparka ya da orada iş yeri olan esnaf arkadaşlarımıza yönelik bir şey değil. Binanın kendisi yapılan testlerle dayanaksız olarak tespit edilmiş. Riskli bina kategorisinde tescillenmiş bir yapı. Burası riskli yapı diye karar verilmiş. Bu bizden önce olmuş. Ben göreve geldiğimde hani buranın yıkılması gerektiğini söylüyorlardı ve onun işlemleri yürüyordu. Ben sadece güçlendirme açısından bir şey yapabilir miyiz diye çalışma yapılmasını istedim. Güçlendirme yapabilirsek güçlendirelim istedim. Fakat yani teknik ekiplerimizin yaptığı değerlendirmede buranın güçlendirilmesinin neredeyse imkansız olduğunu söylediler. En temel nedeni şu, üzerinde oturduğu arazi bir arkeolojik sit alanı. Altta tarihi eserler var. O nedenle bir güçlendirme çalışması sırasında o tarihi eserlere zarar verme riski var. Dolayısıyla normal şartlar altında koruma kurulu böyle bir çalışmayı durdurur, yani yapamazsınız. Onun ötesinde güçlendirme proje fizibilitesi çalışıldı. Orada da çok yüksek maliyeti olacağı, bu maliyeti karşılayacak bir faydasının olmayacağı anlaşıldı. O nedenle biz İzmir Büyükşehir olarak hani bunu güçlendirme kararından vazgeçtik” dedi.
"BÜYÜK HİSSEDAR VAKIFLAR, ONLARIN GÜÇLENDİRMESİNE ENGEL DEĞİLİZ"
Otopark’ın yüzde 50’den fazlasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde ait olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, “Devamlı bir şeyler söyleyenler var Onlara dedim ki ‘burada biz hissedarız ama bizim dışımızda Vakıflar Genel müdürlüğü yüzde 50'den fazlası onların. Dolayısıyla, ‘bunu biz yapmayacağız’ dediğimiz zaman yani siz de, ‘illa yapın’ diyorsanız sizin yapmanız lazım. Bugün herhangi birisinin güçlendirme yapmasına biz engel olmuyoruz. Yaparlarsa da yapacaklar. Burada muhatap olarak beni değil özellikle Vakıfları muhatap alsınlar. Oradaki esnaf arkadaşlarımıza da valimize de söylüyorum. Onların güçlendirme yapmasına biz engel değiliz. Ama şu anda riskli bir yapıyı kapatmamız gereken bir yapı için eğer biz şey yapmazsak, gerekeni yapmazsak biz suçlu duruma düşüyoruz. Zaten bu olay böyle siyasi bir tartışma boyutuna işte malum bazı yerel siyasetçiler tarafınca taşıdı. Eğer o öyle olmasaydı yani Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve kaymakamlık Konak kaymakamlığı burayı derhal boşalt diye yazı yazdı belediyeye. Yani bu şartlar altında biz geri çekildik ve boşaltılmasına karar verdik. Güçlendirme konusunda muhatap Vakıflar Bölge Müdürlüğüdür. Büyük hissedardır bunlar ve ortaklarıdır. Bizim yüzde 50'nin altında hissemiz var orada” ifadelerine yer verdi.
"NE ALAKASI VAR YAHUDİLİKLE?"
Esnaf arasında dolaşan Yahudilere verilecek iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Başkan Tugay, “Buradan bir nasıl bir şey uyduralım da insanları kışkırtalım diye bulduğu bir şey. Ya ne alakası var Yahudilik'le? Bu bildiğiniz Agora. Yani Antik dönemin şey mirasının olduğu yer. Burhan Özfatura buraya otopark yapalım derken hani oraya otopark yapılmasına uygun bir plan kararı varmış. Tamam mı? Sonra tarihi eserler çıkınca orada orası arkeolojik sit alanı olarak belirlenmiş. Ondan itibaren artık orası otopark alanı değil. Dolayısıyla yapılmış bir şey bozmayalım diye sürdürülmüş olabilir. Bugün eğer o bina deprem açısından riskli bir bina olarak tescillenmemiş olsaydı biz de ona bir şey demezdik. Normalde orası otopark alanı değil. Orada şu andan itibaren otopark yapmaya çalışmak kaçak bir iş yapmaya çalışmaktır. Bunu herkes gayet iyi biliyor ve laf cambazlığıyla bu gerçeği değiştiremez” dedi.
"BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN NE İSTİYORSUNUZ?"
“Kemeraltı’na vapurla Karşıyaka'dan geliyor insanlar. Metroyla İzmir'in doğusundan ve batısından geliyor insanlar. Bir sürü otobüs seferimiz var oraya. İlla herkesin arabasına binip de buraya gelmesi şart değil. Toplu ulaşımla şehrin merkezine seyahat etmek çağdaş anlayışta zaten istenen şey. Biz bu araba kalabalığından, trafikten hani kurtulamayız. Neticede biz istiyoruz ki, insanların toplu ulaşım seçeneklerini artıralım. Ne otoparka ihtiyaç kalsın ne de trafik bu kadar yoğun olsun. Şehir merkezinde her tarafa yol açın, her tarafa otopark yapın. Yine de yetmezsiniz. Yani şu anda otoparkın varlığında otopark problemi çözülmüş mü oluyor? Bizim bu anlamda anlayışımızı yeniden gözden geçirmemiz lazım. Yani ben kasıtlı yapmıyorum. Tekrar söylüyorum. Yani keşke otopark binası sağlam, sağlıklı bir durumda olsaydı da biz de hiç bunları konuşmuyor olsaydık, ama değil. Riskli yapı diye tescillenmiş bir binadan bahsediyoruz. Güçlendirme yapmak isteyene de engel olmuyoruz. Bu böyleyken durup durup da bizi suçlamasınlar ya. Yapın o zaman güçlendirmeyi. Büyükşehir Belediyesi'nden ne istiyorsunuz? Anlamadım. Büyükşehir Belediyesi burada yani fizible olmayan, yapımı neredeyse imkansız olan bir proje için illa yapın yapın diye suçlanamaz. Böyle bir şey yok. Bu binanın yarısından fazlası belediyeye ait değil. Lütfen bunu söyleyin herkese. Yarısından fazlası belediyeye ait değil. Vakıflara söylesinler. Büyükşehir Belediyesi değil buranın yüzde 100 sahibi yani. Biz yüzde 48 sahibiyiz. Yani bunu hatırlamakta fayda var.”