Politika

Tugay iktidarı hedef aldı: Kendi çıkarı için her şeyi mahvediyorlar!

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Kendini bir şekilde otorite konumuna getiren, sağda solda silahlı güçleri tutabilen, verdiği kötü emirleri uygulatan birileri sadece kendi otoritesinin devamı için, iktidarının devamı için, kendi yandaşlarının çıkarı için her şeyi mahvediyorlar” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde Uluslararası İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı düzenlendi.

AHMET AKIN: YEREL YÖNETİMLERİN FİNANSMAN KAPASİTESİ ARTIRMALI
UCLG Başkanlar oturumunda konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği, Muğla Belediyesi ve ULCG MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Akın, “Kentlerdeki kültür politikalarını konuşuyoruz. Son yıllarda kentlerin önemi arttı. Artık ulusal politikalar halkın ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Popülist yaklaşımlar, hükümetlerin toptancı yaklaşımları, siyasi hedeflerle kurulan politikalar çoğu zaman zarar da verebiliyor. Bunun en basit örneği enerji politikaları. Kültürel alanda da aynı olduğunu düşünüyoruz. Kentler kendi politikalarını oluşturmalı. Toptancı yaklaşımla kültür politikaları belirlenemez. O yüzden yerel yönetimin güçlendirilmesini savunuyoruz. Yerel yönetimlerin her konuda kendi kararlarını alabilmesinin önü açılmalı, finansman kapasitesi artırılmalı. Tüm alanlarda kentler kendi yollarını çizebilmeli, onlara dayatma yapılmamalı demokratik ülkede yaşamak istiyorsak. Demokrasi kentlerde başlar, yaşanır, uygulanır” diye konuştu.

TUGAY: İZMİR TÜRKİYE’NİN ÖNMELİ KENTİ
UCLG Başkanlar oturumunda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise yapmış olduğu konuşmada, “Kültür deyince yaşama dair değerlerin, sanat ağırlığı, sosyal faaliyetler gibi faaliyetlerin bir zinciri ve bir iletişimlerin zinciri olarak düşünülüyor. Bugün yaşanan kültürün geçmişten bugüne olgunlaşarak geldiği bir nokta var. Kültüre dair eşitsizlik ne kadar ciddiye alınmalı, bunları yapacak kurumlar hangileri, yerel yönetimlerin rolü önemli. Ülkeler arası pragmatik ilişkilerin dışına çıkmalıyız. Dünyanın tamamında yerel ve merkezi yönetimler arasında çatışma yaşanıyor. En demokratik olduğunu düşündüğümüz yerler de de bu var, kendi ülkemizde çok daha sıkıntılı bir durum yaşıyoruz. Yerel yönetimler hangi boyutta daha doğru konumlanır ve ast üst mü yoksa yatay ilişki mi konumlamak lazım. Kendi belediyemizde de bunu sıkça tartışıyoruz, hiyerarşi ve bürokrasi… Özellikle hiyerarşi kime ne kazandırıyor, yerel ve merkezi yönetim ilişkisinde de bakmamız gereken açı hiyerarşi mi uyum mu, bu bir takım çalışması mıdır. Biz eğer UCLG gibi bir çatı altında bir araya geliyorsak, bu kavramsal tartışmalar üzerinden bakarak, nasıl çözüm üreteceğimizi konuşmalıyız. Biz bu kurumların bir parçası olmayı gerekli görüyoruz, kendimizi ifade etmeye, doğru anlaşılmaya ihtiyacımız var. Türkiye önemli bir ülke, İzmir’de Türkiye’nin önemli bir kenti” dedi.

“DEMOKRASİ, KALKINMANIN VAZGEÇİLMEZ UNSURUDUR”
“Kalkınma herkesin istediği bir şey. Bütün insanlar hangi şehirde, hangi alanda yaşıyor ise o bölgede bir taraftan düzen ve güven içinde yaşamaya ihtiyaç var” diyen Tugay, “Hayatımız hep bunun arayışıyla geçti. Kalkınma; yaşam biçimimizi iyileştirmemizi, demokrasiyi, sunulan kamu hizmetlerinin kapsayıcılığını, doğa ile uyumumuzu ve sürdürülebilirliği kapsıyor. Sadece ekonomik kalkınma ya da sosyal kalkınma bunu tam tanımlamıyor. Her durumda içeride mutlaka kalite ve eşitlik var. Demokrasi, kalkınmanın vazgeçilmez unsurudur. Kültür çevredir, kapsayıcılıktır. Karşılaşılan zorlukları aşmak için kullandığımız kaynaktır, haktır. Bütün bunlarla birlikte kültür kalkınmadır. Geçmişten bugüne belki yönetilmeden, tamamen kendi kendine bugüne gelmiş kültürün bundan sonraki süreçte hak, adalet ve kalkınma temelli, bunları göz ardı etmeden yönetilmesini teklif ediyorum bütün şehirlerimize, bütün kurumlara, bütün belediye başkanlarına. Dünyamızın, şehirlerimizin bundan sonraki süreçlerde tasarlanmasında barış için, insanların haklarının korunduğu adaletli bir yer olmasına ihtiyaç var” diye konuştu.

KENDİ YANDAŞLARIN ÇIKARI İÇİN HERŞEYİ MAHVEDİYORLAR!
Kültür politikaları ve demokrasi vurgusu yapan Tugay, otoriter yönetim anlayışlarını eleştirerek, “Bu kendi kendine gerçekleşecek bir şey değil. Hırslı yöneticilerin, otoriter kişiliklerin, kendi kişisel çıkarlarından başka hiçbir şeyi önemsemeyen sermaye sahiplerinin gerçekleştireceği bir durum değil. Çoğunluk olan toplum, bu insanları da temsil eden kurumlar, hiçbir gücün karşısında boyun eğmemelidir. İnsan onuruna yakışmaz. Bunu kabul etmemek gerekiyor. Sadece İzmir için değil bütün dünyada öyle sorunlar var. Kendini bir şekilde otorite konumuna getiren, sağda solda silahlı güçleri tutabilen, verdiği kötü emirleri uygulatan birileri sadece kendi otoritesinin devamı için, iktidarının devamı için, kendi yandaşlarının çıkarı için her şeyi mahvediyorlar. Adaleti gözetmiyorlar. Bunların içinde kültürel haklar da var. Eğitim, sağlık gibi…” sözlerini noktaladı.