Dünyadan

Trump, iddiaları doğrulamıştı: 'Porsuk' yola çıktı!

ABD, İran ile müzakere süreci devam etmesine rağmen yoğun deniz ve hava gücü konuşlandırarak bölgedeki askeri varlığını artırmaya devam ediyor. Öte yandan 'Porsuk' olarak bilinen dünyanın dev gücü Orta Doğu'ya doğru yola çıktı.

Abone Ol

ABD Savaş Bakanlığı, uçak gemisi taarruz grubu, gelişmiş savaş uçağı filoları ve füze savunma bataryalarını hızla bölgeye konuşlandırıyor. İran ile diplomatik temaslar sürerken ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını kapsamlı biçimde artırdı. Pentagon, ikinci bir uçak gemisi taarruz grubunu bölgeye sevk ederken, gelişmiş savaş uçakları, istihbarat platformları ve hava-füze savunma sistemlerini de ileri üslerde konuşlandırdı. Son sevkiyatlarla ABD’nin bölgedeki deniz, hava ve savunma kapasitesi belirgin şekilde genişledi.

ORTA DOĞU'DAKİ KUVVET YOĞUNLUĞU AZALMIŞTI
Geçen yılın son çeyreğinde ABD’nin bazı deniz unsurları Karayipler’e, bazı hava unsurları ise Asya-Pasifik’e kaydırıldı. Bu durum Orta Doğu’daki kuvvet yoğunluğunu azalttı. Ocak ayı başında ABD yönetiminin İran'a karşı tehditler savurduğu dönemde Amerikan askeri çevrelerinde bölgedeki kuvvet yapısının geniş çaplı bir çatışma senaryosuna tam hazır olmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Savaş Bakanlığı, söz konusu eksikliklerin giderilmesi için hızlı kuvvet oluşturma talimatı verdi. Deniz ve hava unsurlarının eş zamanlı kaydırılması, lojistik destek zincirinin yeniden yapılandırılması ve ileri üslerde savunma sistemlerinin güçlendirilmesi bu planın parçası olarak uygulamaya konuldu.

Amerikalı yetkililer, konuşlandırmaların "önleyici hazırlık" kapsamında yapıldığını ve bölgedeki ABD personelinin korunmasının öncelik taşıdığını ifade etti.

BÖLGEYE BİR UÇAK GEMİSİ DAHA
Bölgedeki deniz yığınağının merkezinde USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi ve Saldırı Grubu bulunuyor. USS Gerald R. Ford Uçak Gemis'inin de bölgeye gönderileceği belirtiliyor.

Uçak gemilerine USS Frank E. Petersen Jr., USS Michael Murphy ve USS Spruance başta olmak üzere güdümlü füze destroyerleri eşlik ediyor. Ayrıca USS McFaul ve USS Mitscher’in de CENTCOM sahasında görev yaptığı bildirildi.

Bu gemiler Aegis savunma sistemi ve MK-41 dikey fırlatma sistemleriyle donatıldı. Uzun menzilli seyir füzeleri ve hava savunma mühimmatları taşıyan destroyerler, uçak gemisi gruplarına katmanlı koruma sağlıyor. Savaş Bakanlığı yetkilileri, bölgede en az bir nükleer güçle çalışan saldırı denizaltısının da faal olduğunu açıkladı. Denizaltılar, seyir füzesi kapasitesi ve gizli konuşlanma kabiliyetiyle deniz gücünü tamamlıyor.

DÜNYANIN DEV GÜCÜ 'PORSUK' YOLA ÇIKTI
İki uçak gemisi grubunun eş zamanlı varlığı, denizden havaya, havadan karaya saldırı çeşitliliğini genişletiyor. Uçak gemilerinde F-35C ve F/A-18E/F Super Hornet tipi savaş uçakları görev yapıyor. Elektronik harp uçakları da hava savunma bastırma görevleri için hazır tutuluyor.

Karayipler’de görev yapan ve lakabı "Porsuk" olan ABD'nin en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford uçak gemisi Orta Doğu’ya doğru yola çıktı. Gemi, bölgede görevini sürdüren USS Abraham Lincoln ile birlikte faaliyet yürütecek. Böylece ABD donanması aynı anda iki uçak gemisi taarruz grubunu Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sorumluluk alanında konuşlandırmış olacak.

KARA KONUŞLU HAVA GÜCÜ TAKVİYESİ
ABD Hava Kuvvetleri, Avrupa’daki üslerinden Orta Doğu’ya ilave filolar kaydırdı. İngiltere’deki Lakenheath Üssü’nden Ürdün’deki Muvaffak Salti Hava Üssü’ne F-15E Strike Eagle savaş uçakları konuşlandırıldı. Derin taarruz görevlerine uygun olan bu uçaklar, hassas güdümlü mühimmat ve sığınak delici bombalar taşıyor.

Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü, ABD’nin bölgedeki en büyük hava üssü konumunda bulunuyor. Üs, hem bombardıman hem de istihbarat görevlerinde merkez rol üstleniyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) Dafra Hava Üssü'nde ise keşif uçakları ve MQ-9 Reaper tipi insansız hava araçları görev yapıyor.

ABD güçleri bölgede elektronik istihbarat toplama kapasitesini de artırdı. Radar ve iletişim emisyonlarını izleyebilen özel uçaklar Katar’a indirdi. Havada yakıt ikmal uçakları, kara ve deniz konuşlu jetlerin menzilini genişletti.

KATAR’DAKİ ÜSTE MOBİL HAVA SAVUNMA DÜZENLEMESİ
Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’nde Patriot hava savunma sistemlerinin yarı statik rampalardan alınarak mobil kamyon platformlarına yerleştirildiği ortaya çıktı. Uydu görüntülerinin analizine göre, ocak ayından bu yana gerçekleşen bu değişiklik, İran’la artan gerilim bağlamında ABD’nin askeri hazırlık seviyesini yükselttiğine işaret ediyor.

Patriot sistemlerinin M983 Ağır Genişletilmiş Hareket Kabiliyetli Taktik Kamyonlara (HEMTT) monte edilmesi, füzelerin alternatif noktalara hızla taşınabilmesine ve olası bir saldırı durumunda daha kısa sürede konuşlandırılabilmesine olanak tanıyor.

Bölge genelinde hava ve füze savunma ağı da güçlendirildi. İsrail, Ürdün ve BAE’ye THAAD ve Patriot bataryaları sevk edildi. Katar, Kuveyt ve Ürdün’deki mevcut savunma sistemleri de takviye edildi. ABD güçleri, balistik füze tehdidine karşı katmanlı bir koruma ağı oluşturulduğunu bildirdi.

Uydu görüntüleme şirketi Planetlabs'ın verilerine göre, yalnızca Katar’daki El-Udeyd üssünde değil, Ürdün, Suudi Arabistan, Umman ve Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia adasında da askeri hareketlilik söz konusu. 1 Şubat tarihli görüntülerde Katar’daki Hava Üssü'nde bir RC-135 keşif uçağı, üç C-130 Hercules, 18 KC-135 Stratotanker ve yedi C-17 nakliye uçağı görüldü.

Ürdün'deki Muvaffak Salti Üssü'nde 2 Şubat tarihli görüntülerde ise 17 F-15E saldırı uçağı, sekiz A-10 Thunderbolt, dört C-130 ve dört helikopter dikkati çekti. Aynı üssün ikinci bölümünde bir C-17, bir C-130 ve dört EA-18G Growler elektronik harp uçağı yer aldı.

DİPLOMASİ SÜRERKEN ASKERİ YIĞINAK
Washington, diplomatik temasların sürdüğünü açıklasa da sahadaki askeri hareketlilik hız kesmedi. İki uçak gemisi, geniş hava filoları, istihbarat uçakları ve mobil hava savunma sistemleri eş zamanlı şekilde görev yapıyor. ABD yönetimi, kuvvet konuşlandırmalarının devam edebileceğini bildirdi.

İranlı liderler ve askeri komutanlar ise herhangi bir saldırının "kararlı bir karşılık" ve potansiyel olarak "topyekün bir savaşa" yol açacağı konusunda defalarca uyarıda bulundu.