Perşembe günkü yazımda son 15 günde siyasetle ilgili beynime kazınan iki konu var demiş, ve geç de olsa, bayatlamış da olsa, püskevite değinmiştim… Ama bayat püskevit de güzeldir be, böyle yumuşak yumuşak kımıl kımıl, ben severim şahsen…
Dikkatimi çeken bir diğer konu da, bugünlerde her sokağa çıktığımda sağım solu önüm arkam sobe misali her yerde gördüğüm bir slogan ve ekranlarda gösterilen reklamlardı…
Hayaldi, gerçek oldu….
Ben bu slogan nedeniyle Ak Parti'yi kutlamak istiyorum… 8 .5 yıl sonra günümüze bu kadar ''cuk'' oturan daha başka bir slogan olamazdı… Evet, hem de yürekten kutlamak istiyorum…
Düşünsenize YGS'de boş kağıt verip 420 puan almak hayaldi, gerçek oldu… Hatta daha da ileriye gidip şöyle de diyebilirim: Devlet eliyle kopya çekmek hayaldi, gerçek oldu…
Ya da KPSS sınavından 300 birinci çıkarmak, hayaldi gerçek oldu… Ak Parti sayesinde toplum olarak fazla mı çalışkan ve başarılı olduk ne…
Bana göre çok çok önemli 2 hayalimiz daha gerçek oldu
Birisi, liselerde kız ve erkek öğrenci arasında 45 santim uzaklık, diğeri de tutuklu gazeteci sayısında dünya birincisi olmak hayaldi, gerçek oldu… Daha da gam yemem artık… Benzinin 4 lirayı, tüpgazın 60 lirayı geçmesine falan hiç değinmiyorum…
****
Evimin tam karşısındaki bilboard'lardan birinde yüzünde güller açan bir hanımefendi görüyorum, özel bir hastanede… Hastanede sadece o var ve herkes ona hizmet ediyor… Bilmem ki böyle bir hastane var mıdır diye düşünürken…
Eve geliyorum televizyonu açıyorum, yine bir reklam: Urfalı olduğunu sandığım 65-70 yaşlarında bir amca ameliyat olmak için Ankara'ya gitmiş… Anlatıyor: 'doktor Ankara'ya gideceksin dedi, uçakla gideceksin ama dedi.'' diyor… Ve, bunun içinde hava yolunu kullandığını, bu yaşında ilk kez uçağa bindiğini söylüyor… Hemen ardından bir ses: Son 8.5 yılda 10 milyon kişi ilk kez uçağa bindi…
Şimdi ben ''Aaaaaa ne iyi olmuş, aferin Ak parti'ye… Bak gördün mü, son 8.5 yılda 10 milyon kişi ilk kez uçağa binmiş'' diyecek olanlara buradan seslenmek istiyorum:
E heeyyy ahali… Peki bu yaşlı amca neden ameliyat için Ankara'ya gitmek zorunda kalmış ki? 2011 yılında her şey yolundaysa eğer, neden Şanlıurfa'da her ihtiyacı karşılayacak düzeyde bir hastane yok?
Şanlıurfa'da, her ciddi hastalığı olan neden Ankara'ya gitmek zorunda?
Hani reklamda ''Şanlıurfa'da yeterli donanıma sahip hastane yok, Ankara'ya gitmek zorundasınız, bunun için de havayolunu kullanın'' deseler, eyvallah… Ama bunu, hem de sağlık reformu temalı afişlere inat havayolu reklamıyla oya dönüştürmeye çalışmak hayli ilginç geldi bana…
****
Yine televizyonlarda gösterilen bir başka reklam… Bu kez başrolde yaşlı bir teyze:
''Yurtdışına sık sık oğlumu görmeye giderim. Orada hızlı trenleri gördükçe, bizim neden püskevitimiz yok''…. Ayyy pardon, o konuyu geçmiştik değil mi? Teyzemiz devam ediyor:
''Bizde neden yok, bizim neyimiz eksik derdim. Artık bizim de hızlı trenimiz vardı, hem hızlı hem çok rahat…''
Alttan ses konuşuyor: Türkiye'yi hızlandırılmış trenle tanıştırdık… Hayaldi, gerçek oldu…
Evet, Türkiye hızlandırılmış trenle tanıştı veeee 41 kişi gerçekti, hayal oldu…
3.5 yılda 6 bini aşkın internet sitesini kapatarak hayalden gerçeğe geçiş yapan özgür bir Türkiye de gerçekti, hayal oldu…
****
Keşke, ah keşke başka hayallerimiz gerçek olsaydı… Tam demokrasi olsaydı, üzerine tüy dikmediğimiz bir adalet sistemimiz olsaydı, enkaza dönmemiş bir ekonomimiz olsaydı… Yabancı sermayeden medet ummayacak bir Türkiye'miz olsaydı… Kadın haklarında dünyaya tur bindirseydik falan… Fazla mı uçtum ne…
''Toz pembe hayaller vaaaaardı, pembesi gitti tozu kaldıııı..'' Hayallere daldım duygusala bağladım şu an, hatlar karıştı affola…
Neyse bu kadar siyaset beni bozar diyerek noktalıyorum konuyu, veee yarın, haftasonunda feci halde tepemi attıran bir konuyla/yazıyla burada olacağım diyorum…
Bizim için ileri demokrasi boş bir laftı / dillerinden düşüp de kırıldı
toz pembe hayaller vardı / pembesi gitti tozu kaldı