TOBB ve şamar oğlanı!

Abone Ol
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, 1 Milyon 200 Bin’’in üzerinde firmanın kayıtlı olduğu, Türkiye’’nin en büyük ve en saygın işveren kuruluşudur. ’¶Ülkesi için değer üreten, insanımıza iş ve ekmek veren, ülke kalkınmasına vergileriyle katkıda bulunan, teknolojiyi ve dünyayı yakından takip ederek ülkemizin bilgi hafızasını besleyen ve ömründe şirket yönetmemiş Siyasetçilerin işbilmezliği sayesinde şımarmış Bürokrasi Canavarı ile uğraşan, bu şartlar altında yurt dışındaki rakipleri ile boğuşup, ayakta kalmaya gayret eden fedakar insanlar topluluğu.
Şamar Oğlanı; Herkesin hırsını çıkarttığı,gelen gidenin itip kaktığı, zavallı kişi.
Emek Sömürüsü; Çalışanların en kutsal hakkı olan, emeklerinin çalınması, verilmemesi veya eksik verilmesi. Bu sömürü, inanışımıza göre ’“Kul Hakkı’” olduğu için günahların da en büyüğüdür.

Tayyip Bey’’in TOBB Üyelerine Televizyonlardan yaptığı suçlama ve hakaretler ise şunlardır;
’“İşsizlik bana göre yapısal bir sorun değil, sanal bir sorun, insani bir sorun. Anadolu’’da bazıları (Ben nasıl daha fazla kazanırım) derken, EMEK SÖMÜRÜSÜ yapıyor. Bu kadar açık konuşuyorum. Özellikle bunu tekstil Sektöründe, bayanların istihdam edildiği yerlerde çok acımasızca görüyoruz. Sıkıştırdıkça bu defa feryada başlıyorlar. Bu artık çözülmek durumundadır. Böyle EMEĞİ SÖMÜREREK, BEN ZENGİN OLDUM demek olmaz. Çalıştıracaksın, HAKKINI DA VERECEKSİN.
Bunu TOBB olarak siz çözdünüz, çözdünüz. Çözemediğiniz takdirde bundan böyle dolaştığım illerde, bakan arkadaşlarımla birlikte, Sanayi ve Ticaret Odalarıyla birebir görüşeceğiz’”.
Tayyip Bey bu hakaretlerle de yetinmeyerek şu önerisini yineledi; ’“ Her TOBB üyesi yanına bir kişi alsa, işsizlik 3 puan düşer!’”
Buraya kadar yazdıklarım, tamamen tespittir. Bir tespit daha yapıp sonra yorumumuza geçelim.

TOBB gibi Türkiye’’ye mal olmuş bir kuruluşa yapılan hakaret, suçlama gibi saldırılar karşısında, savunma, koruma ve bu saldırıyı yapana haddini bildirme görevi sadece ve sadece TOBB Başkanındır. O koltukta oturulduğu müddetçe bu görev kimseye devredilemez.
Gelelim yorumumuza;
Başbakan’’ın kimseye hakaret etme hakkı ve yetkisi yoktur. Milletin kendisine ve partisine verdiği iktidar gücünü, milletine karşı bir tehdit ve korkutma aracı olarak kullanamaz. Kullanmaya kalkarsa suç işlemiş olur ve kendisinden, Türk Yargısı önünde hesap sorulur, bu yetkiyi, baskı ve sindirme aracı olarak kullanmaya devam ederse o sistemin adı DEMOKRASİ olmaz, FAŞİZM olur. Eğer gerçekten bir sömürü varsa, yasa ve insanlığa aykırı bir uygulama yapılıyorsa, Başbakan devletin ilgili birimlerinin harekete geçmesi için emir verir ve herkes yasalar önünde hesabını verir. Ayrıca 1 Milyon 200 Binden fazla firmayı toptan suçlamak ne akla, ne mantığa, ne de vicdana sığar. Türkiye Başbakanına, kabadayı ağzıyla konuşmak ve insanları ’“VERGİ ve POLİS’’le’” korkutmak yakışmaz. Başbakan öncelikle, kendi sanayicilerinin, yabancılarla eşit şartlarda rekabet etmesini sağlamakla yükümlüdür. Bunun için gerek devletin aldığı vergileri, gerekse üretim girdilerini Avrupa standardına getirmek zorundadır.
TOBB Başkanına gelince; Başbakan’’ın hakaretlerinin görüşüleceği toplantıya katılamadı, korktu. Toplantıdaki havayı ve yapılacak yazılı açıklamayı hafifletti. Bu toplantıdan bir gün sonra yaptığı açıklamada ’“Başbakanla Ortak Akıl Oluşturmak İstiyoruz’” dedi. Başkanı olduğu kuruma yapılan tüm hakaretleri yaladı, yuttu.
Bir kişinin yaptığı işten dolayı yüreğine korku girmişse, ondan lider olmaz. Bulunduğunuz koltuğa hak etmeden, çeşitli zorlamalarla gelirseniz, sizi böyle sustururlar.

Şunun çok iyi anlaşılması lazım. Ne Başbakan’’ın ne de Başkanın TOBB’’u ŞAMAR OĞLANINA çevirmeye hakları yoktur.

TOBB Başkanının, Başbakan’’a vermesi gereken cevapları ve sorması şart olan soruları biz verelim, ve de soralım ;
*TOBB’’a hakaret etmeye hakkınız yoktur. TOBB üyeleri emek üreten insanlardır, emek sömürücüsü değildirler. Bildiğiniz bir şey varsa lütfen, Devletin ilgili birimlerini uyarınız. Emek sömürücüsü arıyorsanız, lütfen ’“DENİZ FENERİ’” davasını iyi inceleyiniz. Yine Ankara’’nın en soğuk günlerinde, karda, kışta, sadece ’“EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI’” isteyen ve eminizdeki Polislerinizin havuza döktüğü TEKEL İŞÇİLERİNİN gözlerinin içine bakınız. AKP’’li Belediyelerin, çalışanları TAŞARONLARIN eline bırakarak, sendikacılığı yok etmelerini bir inceleyin. Hatalı yapılan özelleştirmeler ile, sokağa atılan çalışanların lütfen hatırını bir kez olsun sorun.
*Uyguladığınız Ekonomik Politikalar sayesinde, Cumhuriyet tarihinin en büyük İŞSİZLİK ORANININ yaşandığını ve her 5 gençten 2 sinin İŞSİZ olduğunu biliyor musunuz?
*AKP 8 yıllık TEK BAŞINA İKTİDARINDA, Üretken Sabit Yatırım olarak ne yaptı ve ne kadar istikrarlı işgücü yarattı?
*AKP, İktidarı aldığında 147 Milyar Dolar olan BORCU iki katına yani 295 Milyar Dolara çıkartırken, 87 yıllık Cumhuriyet Varlığını da ikiye katladı mı? Katlamadıysa sattıklarınızın parası nereye gitti?
*Sektörel açıdan baktığımızda yatırım için ülkemize gelen sermaye; AVM, Gıda, Lüks İnşaat, Finans ve Bankacılık dışında nereye yatırım yaptı?
*Geçen 8 yılda, burs ve borçla okuyan çocuklarınızın servetlerinde ki artış, Türkiye’’de yaşayan vatandaşlarınıza aynı oranda yansıdı mı?
*Özelleştirme cambazları, yıllık karı ile borcunu ödeyecek özelleştirmelerle milletin mallarına sahip oluyorlar. Üstelik yerli sermayeyi baskı altına alıyorlar. Siz kimden yanasınız?
Sevgili TOBB üyeleri, bilmem hislerinize tercüman olup, karnınızın şişini alabildik mi?Umarım yazdıklarımız bir işe yarar. Başkanınıza da fazla kızmayın, Tayyip Bey’’den fırça yiye yiye, tepe sersemi oldu çocuk. Bu günler yakında bitecek. Yazımızı birkaç güzel sözle noktalayalım, bu sözlerin hedefinde kimse yok. Biz lafı söyleriz, herkes kendi payına düşeni alır. İyi Pazarlar’…
’“Cahil insan, gül olsa da koklama. Aşık Veysel.’”
’“İktidar gücü ve Cahillik bir araya gelirse, ortaya diktatör özentileri çıkar. R.S’”
’“Yüreğine korku giren adam, köküne tütün zehiri dökülen ağaç gibidir, çok çabuk yıkılır. R.S’”
’“Her arabası olan bir şoför alsa, işsizlik biter. Deli Rüstem.’”
’“Her evi olan bir yardımcı alsa, dışarıdan işçi getirtiriz. Şaşkın Melahat.’”
’“Herkesi Deniz Fenerine üye yapabilsek, hepimizin birer gemiciği olur. Bodur Zahid.’”