Tesadüfen

Abone Ol
Pazar günü tesadüfen ’“antisosyallerin beynindeki çukurları’” yazmıştım, gazetelerde okuduğum haber üzerine. ’¶
Gönül Soyoğul ve ailesinin evine yapılan saldırıyı duymadan önce’… Bir haberden çıkarak toplumdaki hoşgörüsüzlüğü, sınır tanımamayı, diğerine saygı göstermemeyi yazmayı planlıyordum. Nasıl bir kişilik yapısı bunları yapabiliri tanımlamak istiyordum.
Bir kişi nasıl olur da diğerinin farklı düşünmesine saygı duymaz?
Bir kişi nasıl olur da diğerinin onu sevmemesine katlanamaz?
Bana yar olmayı başkasına yar etmem naraları nasıl atabilir?
Bir kişi nasıl olur da diğerinin sınırlarını çiğner?Evine saldırabilir, canını yakabilir?
Bütün bunları bilimsel olarak anlatmayı düşünüyordum. Bu hafta anadan doğma olanları ve sonradan olmaları yazacaktım.
Ki, bu sırada saldırı olmuş’…
Çok üzüldüm.
Saldırganlık, agresiflik, psikiyatrinin ilgilendiği konulardandır. Kendine zarar verme ve başkasına zarar verme psikiyatrinin acilidir. Ama bizim ilgilendiğimiz kısmı: Planlamadan, düşünmeden, kendini kontrol edemeden yapılanlardır ya da yapılma olasılığı olanlardır.
Ruhsal hastalığı olanların saldırganlığından korkulur. Ama gerçekte korkulacak bir durum yoktur.
19-20 yıldır ağır hastaların yattığı ya da ayaktan sağaltıldığı bir psikiyatri kliniğinde çalışıyorum, asistanlığımda da geceleri yalnız başıma nöbet tuttum. Şimdiye kadar bir kez dayak yedim o da tekme idi, hasta kapıdan kaçmaya çalışırken onu tuttuğum için’…
Hiçbir hasta ya da hasta yakınından tehdit almamışımdır. Pek çoğunu zorla hastaneye yatırmışlığım, zorla iğne yapmışlığım ve sağaltmışlığım varken’…
Ben dışarıdaki insanın saldırganlığından ve agresifliğinden korkarım. Özellikle de planlı ve programlı kötülük yapanlardan’… Çünkü bu durum psikopatinin ötesindedir. Bilimsel bir açıklaması var mı, bilmiyorum. ’“Birisine kötülük yapma’”nın biyolojisini araştıracağım. Bir şey bulursam ilk sizlerle paylaşacağım.
Sağlıcakla kalın.