Terörle mücadelede asker ve polis aileleri

Abone Ol
Türkiyenin en batısında yaşarken çocukluğumuzdan beri 'doğuda yaşam' dediklerinde aklımıza 'savaş, tehlike, yoksulluk' geldi. Bunca yıla rağmen hala belirsizlik ve güvensizlikle doğan nice bebek, tehlike dolu görevlere giden nice asker ve polisimiz var.
Doğu'da yaşam diye bir başlık atacak olursak biz davranış, ruh bilimi uzmanlarının değerlendirebileceği çok fazla konu var. Orada yaşayan halk, oraya göreve giden meslek elemanları ve onlarla birlikte göreve giden aileleri, şehitlik ve sonrasındaki yas, daha önce hiç silah görmeyen 20'li yaşlardaki askerlerin psikolojisi ve daha nice konu...
Ben ise bu hafta sizinle asker ve polislerimizin eşlerine, ailelerine dair yazıcam. Şırnak ve kuzey ırak hattında askeri hareketlilik devam ederken son 10 günde verdiğimiz şehitleri izlerken toplumca tehdit ve tehlikeyi yaşıyoruz. Bu şehitlerimizin ailelerinin yaşadıkları yas süreci gerçekten derin üzüntü ve keder taşıyor. Aynı zamanda bu haberleri bizimle birlikte izleyip eşleri görevdeyken geceleri onlar için endişelenen eşleri ve eve stres altında gelen babalarıyla oyun oynamak isteyen çocukları düşünüyorum. Böyle bir belirsizlikle nasıl baş edebildiklerini anlamaya çalışıyorum.
Travma bireyler ya da bireylerin yakınları üzerinde ruh ve beden açısından önemli ve etkili yaralanma etkileri bırakan yaşantıdır. Bu noktada top oynarken eşi ile birlikte vurulan şehit komiserimizin haberini izlerken ya da hemen hemen hergün çatışma sonucu şehit düşen askerlerimizi okurken travma yaşamayan var mıdır? Bir çoğumuzun bir asker yakını, polis arkadaşı, askere oğlunu yollamış komşusu ya da bir polisle evlenen kardeşi vardır. Herbirimiz için bu haberler travmatikti. Bu nedenle de tüm toplumda basın yolu ile asker ve polislerimize ve en çokta onların huzur içinde olabildikleri ailelerine toplumca destek olmaktayız.
Bu destek travma sonrası yaşanılan stresi azaltmaktadır. Çünkü anlamlandırılamayan bu gibi travmatik olaylarla aslında kişinin var olan 'dünya güvenilir bir yerdir' şeması yıkılmaktadır. Dünya artık güvenilir bir yer olmaktan uzak, tehlikelerle dolu bir yere dönüşür. Fakat bu düşünce travmatik yaşantı ile baş edilebilmesini güçleştirir. Ayrıca travmatik olaylarla baş edebilmeyi güçleştiren bir diğer durum ise travmatik olayın tekrarlanmasıdır. Hemen hemen hergün bir şehit verdiğimiz bu günümüzde ise bu kaçınılmaz bir yaşantıdır. İşte bu noktada haber bültenlerinden bildiğimiz 'şimdi milletçe kenetlenmemiz gerekir' cümlesi travmatik terör olaylarında aslında olayların yeniden anlamlandırılabilmesi için söylenen bir cümledir. Çünkü travmatik bir olay yaşan biri için ilk adım destektir. Toplumun geleceği için var olan asker ve polis ailelerini desteklemek isteriz. Travmatik olayla ilgili kriz yaklaşımı modeli geliştirirken aslında olayla ilgili toplumsal bir yeniden anlamlandırma yaparız. Stresi idare edebilmek, yeni savunma mekanizmaları geliştirmek travmatik yaşantı ile baş debilmede çok önemlidir.
Tehdit ile yaşayan yetişkinler için bile çok zor olan travmatik olaylarla baş edebilmenin çocuklar için daha da zor olduğunu tahmin edersiniz. Her çocuğun ailesiyle güvenilir bir çevrede vakit geçirmek doğal hakkıdır. Çocukların içinde bulundukları durumu kendiliğinden sağlıklı bir şekilde anlamlandırabilmelerini beklemek gerçekçi değildir. Ya da aile büyükleri için toplumsal destek ve yardım anlam taşırken çocuklar için bu çok anlaşılabilir değildir. Bu noktada ailedeki yetişkinlere büyük görev düşmektedir. Yetişkinler çocuklarının bir çok felaket durumuyla baş edebilmesi için öncelikle;
- Çocuklarını dinlemelidirler. Çocukların kafalarına takılan şeyleri yargılanma korkusu olmadan dile getirebildikleri bir ortama ihtiyaçları vardır. Yetişkinler çocuklarını empati anlayışıyla dinlemelidirler.
- Çocuklarının üzüntü ve kaygılarını küçümsememelidirler. En çok ihtiyaç duydukları güveni sağlayabilmek için onlara bir şey olmayacağına dair söz vermek yerine yaşadıkları yerde ya da görevde olan babaları-annelerinin başına kötü bir şey gelmemesi için alınan önlemlerin en üst düzeyde olduğunu onların yaşlarına uygun anlatmak gerekir.
- En önemli konu ise yetişkinler çocukların önünde sıkıntılarını, kaygılarını yaşamamalıdırlar. Çünkü çoğu zaman çocuğu strese sokan ebeveynlerinin yaşadıkları bunaltı, sıkıntıya şahit olmaktır. Yetişkinler ve çocuklar yaşadıkları zorluklarla başedebilmede farklı savunma mekanizmaları kullandıkları için yetişkinler baş edemedikleri yaşantılar için uzmana başvurabilirler.
- Yetişkinler çocuklarına hayatta zorluklarla karşılaşılsa bile bu zorlukları aşabileceklerine dair inanç aşılayabilmelidirler. Çünkü aslında gücün kaynağı kişinin kendisine duyduğu inançtır.
Toplumdaki her birey bu gibi yaşantılarla baş edebilemde gayret gösterir. Düşman baskınlarına karşı 'savunma' sağlayan asker, polis ve onların yakınlarına yaşanılan olayları yeniden anlamlandırmalarında destek olmaktır amaç. Onlarda yarınlarımız çocuklarımız için daha güvenilir bir dünya inancı için ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Travma sonrası stres bozukluğu ile ilgili değerlendirme için www.egokisiseldanismanlik.com adresindeki testi uygulayabilirsiniz.