Tam günde şark kurnazlığı

Abone Ol
Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın dokuz yıldır uygulamaya çalıştığı tam gün yasası 26.08.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kanun hükmündeki kararname (KHK) ile kanunlaştı.

Tam gün yasası kamuda görev yapan hekimlerin serbest meslek faaliyetlerini kısıtlayan düzenlemeleri içermekte. Anayasa Mahkemesi'nin iptale ilişkin gerekçeleri ve Danıştay kararları hiçe sayılarak yapılan bu düzenleme, Sağlık Bakanlığının konusu olan doktorların tam gün çalışmasıyla ilgili kanunun Adalet Bakanlığının kararnamesine eklenerek aynı gün, yani dokuz günlük bayram tatili öncesinde yürürlüğe girmesi hükümet yetkililerinin daha doğrusu Sağlık Bakanımızın şark kurnazlığıdır.

Oluşabilecek tepkilere yumuşatma adına tatil öncesince yürürlüğe giren KHK'nin uygulanma şekli doğru değildir.

Tam gün yasasının uygulanması bu işin içinde olan sivil toplum kuruluşlarıyla tartışılabilir, doğru bir yol bulunabilirdi. Her fırsatta sivil toplum kuruluşlarıyla ülkeyi yöneteceğiz diyen yetkililer hiçbir konuda sivil toplum kuruluşlarının fikrini bu güne kadar almadılar almamaya da devam etmekteler.

Bunları ifade ederken tam gün yasasını karşı olduğum anlaşılmasın. Elbette yıllarca kamu hastanelerini muayenehanelerine hasta akışını sağlamak için kullanan doktorlarımız oldu. Bunu kimse inkar edemez. Ancak pek çok hekim arkadaşımızda kamu hastanelerindeki görevlerini en iyi şekilde yaptılar.

Yasanın yürürlüğe girme şeklini ve olabilecek olumsuzlukları vurgulamaya çalışıyorum.

Tam gün yasasıyla üniversitelerde görev yapan yaklaşık üç bin hoca ve mesleğinde kendini yetiştirmiş olan halen muayenehanelerini kapatmamış olan doktorlarımız etkilenecektir. Yasayla beklenen söz konusu doktorlarımızın emekliliği gelenlerin emekli olması yada, özel sağlık kuruluşlarına geçmeleridir. Tam gün yasası yürürlüğe girmeden vatandaşlarımızın devlet hastanesinde yada üniversitede ulaşabildiği doktoru kamuda ulaşmalarının zorlaşacağı muhtemeldir. Özel muayenehanesinde yada özel sağlık kuruluşunda ekonomik olarak daha fazla kazanan bir doktoru kamu hastanelerinde tutamazsınız.

Özel hastanelerin teşvik edildiği bu dönemde hedef bu mudur diye düşünmeden edemiyoruz. Yani parası olan en iyi doktora ulaşsın, parası olmayan devlet hastanesine gitsin.

Örneğin ülkemizde organ nakli yapan kaç hekimimiz var? Sayılı. Yarın bir vatandaşımız organ nakliyle ilgili kamuda ulaşamadığı bir doktoru nerede ulaşacak? mecburen özel sağlık kuruluşlarında ulaşacak. Sonuçta büyük operasyonlarda vatandaşın cebinden çıkacak ücreti varın siz hesap edin.

Muayenesi olan binlerce doktorumuz zaten muayenehanesini kapatmıştı. Muayenehanesi açık olan doktor sayısı minimum iken, hukuk kurallarını çiğneyerek tam gün yasasını bu kadar zorlamanın gereği olmadığını düşünüyorum.

Geçen yıl tam gün yasasının yürürlüğe girme aşamasında Sağlık Bakanlığı kendi sitesinde '30 yıldır süren adaletsizliği ortadan kaldırıyoruz' diye günlerce reklam yaptı. Neydi bu adaletsizlik? diğer memurlara göre Sağlık Bakanlığında çalışan memurların karşılıksız günde bir saat fazla çalışmasıydı. Tam gün yasasını yargı iptal etti. İstediğini elde edemeyen Sağlık Bakanlığı ne demek istediği anlaşılamayan 2010/55 sayılı genelge ve tam bir ay sonra tekrar yayınlanan 2010/65 sayılı genelgeyle sağlık çalışanlarının mesaisini tekrar dokuz saate çıkarttı. Yargının iptalinin intikamını yaklaşık 350 bin sağlık personelinden aldı. Almaya da devam ediyor.

Yani yargı kararı istediğimiz doğrultudaysa güzel, istemediğimiz şekildeyse kabul edilemez mantığı doğru değil. Adalet, adaletli olmak koşuluyla bir gün hepimize gerekebilir.

Sayın Bakan bir şekilde tam günü uygulamayı koydunuz. 31 yıldır süren mesai adaletsizliğini de düzeltin de sitenizde verdiğiniz ilanlar yerini bulsun. Bekliyoruz .