Başbakan'ın 'Parti içi muhalefetten fırsat bulurlarsa bolca tarih kitabı okumalarını tavsiye ediyorum' dediği CHP; bedelli askerlik tartışmaları ile ihmal yüzünden depremin aldığı canlar ve tüm bunların gölgesinde kalan yeni Anayasa çalışmalarını boş verip bambaşka bir gündem maddesine kilitlendi. Parti içi iktidar kavgasının tavan yaptığı CHP'nin şimdilerdeki en önemli gündem maddesi örgütlerin dizayn edilmesi oldu. Van depremi için meclis kürsüsünü inletmesi lazım gelen ya da bedelli için 'Dün başka, bugün başka konuşuyorsunuz' diye Başbakan'ın karşısına dikilmesi ve Anayasa gibi çok önemli bir konu için oldukça hassas bir çalışma yürütmesi gereken CHP ne yazık ki 'görevden alma' konularını tartışıyor. Ankara, İstanbul derken ve nihayet sıra İzmir'e geldi.
Cuma'ya müteakip bir operasyon yapılması beklenen CHP İzmir'in bazı ilçe örgütleri için beklenen 'kıyım' gerçekleşmedi. Tabi bu hiç gerçekleşmeyeceği anlamına da gelmiyor. CHP İzmir'in atanmış il başkanı Tacettin Bayır bu konuda kararlı olduğu kadar iddialı fakat nihai sonucu şimdiden ve hele ki böyle bir ortamda kestirebilmek oldukça zor görünüyor.
Okuduğum haberlerden bu konuda yapılan il yönetim kurulu toplantısında yönetimdeki çoğunluğun görevden almalara karşı olduğunu öğrenince hem şaşırdım, hem sevindim. Tacettin Bayır'ın göreve geldiği günden bu yana içinde uhde olan 'kıyım' için son anda başarısız olmasına şaşırdım. İl yönetimindeki çoğunluğunsa bana göre kişisel olan bu takıntıya alet olmamasına da inanın çok sevindim. Otuz yıl sonra atanarak da olsa il başkanı olmuş Tacettin Bayır bu konuda Ankara desteğini arkasına alır mı bilemem. Bildiğim tek şey; Bayır'ın senesi ha doldu ha dolacak fakat ne yazık ki geriye dönüp baktığımızda nedense kavga ve gürültünün daha çok öne çıktığıdır.
Ak Parti'de eleştirilecek o kadar isim varken hakkında şaibe olmayan ve seveni bol bakan Binali Yıldırım'a 'Cin Ali' diyerek ayıp eden ve siyaseten grubuna 'İyi polis / Kötü polis' taktiği (!) vererek iyi yaptım sanan Bayır bana göre çok yoruldu ve kesinlikle dinlenmelidir.
Hep kavga, hep kavga… Nereye kadar?
CHP'de hız kesen bir Takometre var. Eğer CHP İzmir'in Takometre'si sökülürse Ak Parti'ye yüz basar. Ha sökülmez yola böyle devam ederse de nal toplar. Uzun lafın kısası; CHP'nin hız kesen değil hız veren adamlara ihtiyacı var. Benden söylemesi!
Not : Hazır yeri gelmişken Tacettin Bayır'a sorasım geldi. Hadi ben 3-5 yıllık partiliydim de istifa ettim. Azad Fazla'ya ne demeli? Adam CHP'ye 25 yılını vermiş. Dün partinizden istifa etti. Onun için ne diyeceksiniz? Çok yaşlanmıştı falan mı? O pis, bu kaka derken korkarım partide adam kalmayacak! Bugün; Azad Fazla 'Asarım-keserim!' anlayışınıza tavır koydu. Dün 'Yakarım-çakarım!' üslubunuz eleştirildi. Hatta Alman Nazi subaylarına bile benzetildiniz. Sorması ayıp; 'Herkes kötü de bir siz mi iyisiniz?'