Dış politikayı anlayabilmek için çok şey bilmek gerekmiyor. Yaşanan olaylara anlayarak bakmak yeterli diye düşünüyorum. Birçok milletinde hemfikir olduğu bir gerçek var. O gerçek de; dünyayı eline geçirmek isteyen bir 'süper güç' olduğudur. Bu süper güç öncelikle kişileri tabulaştırıyor. Kişiler, herkesin ve her şeyin üstünde bir hale getiriliyor. Örneğin 'Saddam Hüseyin'. Örneğin 'Muammer Kaddafi'. Bir döneme damgasını vuran Saddam silindi gitti. Muammer Kaddafi'nin sonunun da Saddam'dan farklı olmayacağına bahse girerim. Bu süper güç; ben değilim. Ben süper de değilim. Ama bütün bu olup bitenleri anlamak için de süper zeka olmak gerekmiyor.
George Bush, tam sekiz yıl Amerika devlet başkanlığı yaptı. Bill Clinton ve Ronald Reagan'da aynı şekilde sekiz yıl devlet başkanlığında kalan isimlerden… Amerika'da lider değil devlet ön plandadır. Dünya; Irak'ı, Libya'yı değil Saddam'ı, Kaddafi'yi bilirdi. Ancak Amerika dün de Amerika olarak bilindi, bugün de…
'Ne alaka?' dediğinizi duyar gibi oldum. Çok alaka! Devlet nedir? Önce ona bir bakalım. 'Devlet; toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır.' Milletçe toprak bütünlüğü etrafında örgütlenmek yani… Peki, bu örgütlenmenin toprağa değil de bir isme, bir lidere bağlı olarak yapıldığını bir düşünelim. Yani örgütlendiğimiz ana merkezin; üzerinde yaşadığımız, sahip olduğumuz topraklar değil de çok sevdiğimiz, büyük saygı duyduğumuz bir isim, bir lider olduğunu varsayalım. O lider ki bir gün o veya bu şekilde devriliverirse millet bütün direncini kaybeder. Çünkü o millet, o lideri her şeyin üzerinde görmüş ve ona koşulsuz bağlandığı gibi ondan çok büyük beklentiler içerisine girmiştir. Yani bu süper güç'ün güçlü gibi görünen insanlar, liderler yaratmasının altında yatan sebep budur.
Ne sn. Erdoğan'ı Saddam'a, Kaddafi'ye ne de Türkiye'yi Irak'a, Libya'ya benzetiyorum. Burada vurgulamak istediğim, üzerinde durmak istediğim konu; süper güç'ün dünya üzerindeki süper hain planlarıdır. Devlet bilincini yitirmediği takdirde müdahale edemeyeceğini ve hakimiyet kuramayacağını anladığı yerlerde hep aynı plan devreye giriyor. Böl, parçala, yönet!
CHP eski genel başkanı Deniz Baykal ve MHP üst yönetim kadrosunda bulunan önemli isimlerin başına gelenler bana göre bu süper güç'ün ürünüdür. Bugün bu isimleri aşağılık bir şekilde eleştirip, onları karalayanlar ise ne yazık ki bu süper güç'e süper bir çanak tutmaktadır. Onu çok yakından izleyen biri olarak, Deniz Baykal'ın kurultay için özel olarak bir çaba sarf etmediğini görüyorum. Birkaç güne kadar netleşecek kurultay imza sayısında ise büyük bir muamma oluştu. 300 diyende var 500 diyende… Benim şahsi fikrim bu kurultay yapılamayacak! Yapılmalı mı? Evet yapılmalı! Ama yapılamayacak. Çünkü 'Minareyi çalan kılıfını çoktan hazırladı'.
Vatana, millete hayırlı olsun. Ya devlet! Devlet nerde?