Süheyl Batum'la Başkent'ten...

Abone Ol
Erkan Tan, farklı konuşma tarzı, sempatik mimikleri ve hareketleriyle bir tutam tebessüm iliştirir her sabah izleyicisinin yanaklarına TV8 ekranlarından’… Erkan Tan ile Başkentten programının konuğu yine tanıdık bir isimdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum.
Bir hararetliydi ki Sayın Batum sormayın! Hararet üzeri az heyecandan olsa gerek bazı cümleleri birçok kez tekrarlayıp durdu.
’“Askere hakaret ettiğim gerekçesiyle savcılık soruşturma başlattı. Adalet Bakanı’’nın önünde izin verip vermeyeceğini göreceğiz. Erdoğan, ’‘Ben şiir okudum içeri girdim. Bir laf söyledim diye soruşturma mı açılır’’ diyerek mağdur edebiyatı yapıp, Başbakan olan bir Başbakan’’dır. 8. yılda aynı şekilde, başka söz söyleyen bir siyasetçiye kürsüden ’‘Atın bunu içeri!’’ diye bağırıyor. Duruma bakın, komediye bakın."
Bu paragraftaki kelimelerin, cümlelerin yerlerini değiştirerek, benzer anlamdaki cümleleri birkaç kez tekrarladı. Koskoca Ana Muhalefet Partisinin, koskoca Genel Başkan Yardımcısı, AKP hükümetini ’‘öcü’’ gibi gösterme gayreti içinde olacak değil ya, nedeni heyecan ve hararettendir muhtemelen diyorum ama görüntü maalesef bu yönde. CHP ’“Ergenekon’” avukatlığına kendini fazlaca kaptırmış gibi.
CHP’’nin böyle bir şeye ihtiyaç duyacağına ihtimal vermesem de, siyaset sahnesine bu türden manevralar pek de uzak değil.
Anımsayınız George W.Bush, 11 Eylül saldırılarını nasılda kullanmıştı iktidara giden yolda... El Kaide’’nin adı, Bin Laden’’in yüzüyle bir korku imparatorluğu yaratarak ikinci kez iktidar olmayı başarmıştı. Mesaj basitti ’“ya bana oy verirsiniz rahat uyursunuz, ya Demokratlara oy verirsiniz korku içinde uykudan mahrum kalırsınız’”
Ülkesinin sebep olduğu savaşlardan haberdardı ABD’’li seçmen ama haber bültenlerinde izlediği savaş ve gözyaşı sahnelerini muhtemelen Hollywood filmi sanıyordu, ta ki ateş sokağına düşene kadar... Televizyon ekranlarından izlediği kan bu kez sokağına, kapısının önüne kadar gelmişti. İrkildi, korktu ve Bush’’un şişirdiği balonun peşine düştü ABD’’li seçmen ve Bush’’u ’“sert’” kurtarıcısı olarak tekrar iktidar yaptı. Vaatleri her zamanki gibi boş çıktı. Ne El kaide bitti, ne Bin Laden yakalandı. Seçmenin bir kez daha desteğini aldı ve yakmaya, yıkmaya devam etti.
Batum, darbe karşıtı görüntüsü altında AKP’’nin aslında darbecilerin yanında olduğunu da sık sık vurguladı’… ’“Bunları bir kaç yıl sonra konuşalım. Bu dönem 28 Şubat, darbe tartışmaları için erken çünkü AKP dönemi. Her şeyin birbirine karıştığı bir dönemdeyiz. Kenan Evren’’in avukatı olan içlerinde! Sivas’’ta 38 aydını diri diri yakanın avukatı Hayati Yazıcı AKP’’de, Kenan Evren’’in avukatı olmak için ortalara atlayan Ahmet İyimaya AKP’’de’… 12 Eylül’’ü savunan, darbecileri evinde ağırlayan gazeteci bugün darbeye karşıyım diye yazılar yazıyor. Daha da kötüsü 12 Eylül’’ün Başbakan Müsteşarlığını yapmış kişi ve 12 Eylül’’ün gaddarlığıyla bilinen asker ve savcıları kanal kanal gezip darbe kötü bir şeydir diyor. Bunlar mı darbecilerden hesap soracak?Güldürmeyin beni. At izi it izine karıştı derler. Beyin yıkama döneminden çıkılınca hepsini konuşacağız’”
’“Ergenekon’” tutuklusu Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’’ın milletvekili adayı olması için CHP’’ye kişisel teklif götüreceğini açıklayan Batum, bir yandan geçmiş darbeleri ve darbecileri tu kaka ilan ediyor, diğer yandan ’“Ergenekon’” sanıklarına milletvekilliğini yakıştırıyor. Haklı at izi it izine epeyce karışmış!
Bir de ’“Allahın sevgili milleti, Allahın sevdiği kulu’” ile başlayan o kadar çok cümle kurdu ki’… Şükür namazına duracaktım neredeyse.