’“İnatla girmeyin soy-sop faslına
Kurtsa kurt, itse it... Döner aslına!’”
Kurtsa kurt, itse it... Döner aslına!’”
(Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu)
Evet yazmalıydım!... Türkiye gündeminin en ateşli noktasında benim de söyleyecek sözlerim olmalı, halkım da bundan istifade etmeliydi’… Böyle düşünüyordum.
Nihayetinde mesele benim uzmanlık dalımdı. Soy, sop ve nesep meselesi. İçimde volkanlar kaynıyor, bugüne kadar okuduklarım ve dinlediklerim hafızamda şimşekler gibi çakıyordu.
Daha fazla dayanamadım ve dün iftar sonrası konseyi toplamak zorunda kaldım. Yazacaklarım hususunda konseyin görüş birliğini almak zorundaydım. Bugüne kadar duyulmamış gerçeklerdi bunlar; başta Türk Tarihi, Türk Kültür Tarihi, Antropoloji Bilmi ve Etnoloji ilmi yeniden inşa olacaktı.
Cesur olmalıydım. Belki de birçok kafalar omuzlardan düşecekti. Yazmalıydım’… Türkiye sarsılırken insanımız gerçeklerle yüzleşmeliydi. Bu kutsal görev yine bana düşüyordu. Bir lahza bile tereddüt duyamazdım. Konsey kararından sonra emin adımlarla çalışma ofisime geçtim ve yazmaya başladım’…
Soydur Çeker, Moktur Kokar!
Koskocaman BOP Eş-başkanı, Ortadoğu’’nun, Balkanların ve Asya’’ın en dirayetli Başbakanı Sayın Erdoğan bu meseleyi meydanlarda konuşuyor ve halkımızın dikkatlerine sunuyorsa durum son derece vahimdir, sevgili karilerim’…
İmdi, bu tartışma çok eski bir tartışmadır, Bu memlekette bilinçli bilinçsiz birçok insan birbirini ’“Türk Olmamak’”la, dönme; Sabatayist, Ermeni ve Yunandan evirilmeyle suçlar!
Pekiyi hakikat böylemidir?
Elbette dönenler vardır! Elbette olmuştur ve olacaktır. Türk olmak, Türk gibi yaşamak ve düşünmek gerçekten çok güzel bir duygudur. Çünkü Türkler, İnsanların Etnik Köken’’ine bakmazlar!
Türkler bütün insanları Allah’’ın bir emaneti olarak görür, münasebetlerini ona göre düzenlerler! O yüzden tarih boyunca çok geniş coğrafyalarda birçok milletle birlikte yaşamışlardır. Mısır’’da, Macaristan’’da İspanya’’da ve hatta İran’’da devlet kurmuşlar kendilerinden olmayan coğrafyalarda bölgenin yerlileriyle yüzlerce yıl birlikte yaşamışlar, hatta onları yönetmişlerdir.
Böyle ırki takıntıları hiç yaşamamışlardır. Bizatihi Türklük bir Irk ismi değildir dostlarım! Kısaca Türk; aynı inanç, kültür dairesi ile töre (kabuller) etrafında birleşip yaşam ve gelecek sözleşmesi yapanların hepsini kapsayan bir sıfattır.
Tarihte de bu böyledir, atide de böyle olacaktır! Orhun Abidelerinde de böyle yazılmıştır, Gökalp de böyle söylemiştir; Alparslan Türkeş de bunu söyler, Devlet Bahçeli de!...
Aksini iddia eden İslam itikat ve içtihadının dışına çıkar, maazallah!
Türkler de bu tür pespaye davranışları bulamazsınız efendiler! Türkler asildir. Kendilerine gelenleri aguşunu sonuna kadar açarak hoşça kabul ederler. Bir daha da bunun lakırdısını YAPMAZLAR!
Bunun lakırdısını yapanlar ise Türk Olamaz! Artık soy meseleleri varsa ve soyları nereye çekerse oraya giderler elbet!
Yani her şey aslına döner muhterem okuyucularım! Atalarımızın dediği gibi;
’“Armut dibine düşer’”,
’“Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsini sevdiğim cinsine çeker’”’…
Bu bir asalet meselesidir bu tür tartışmaları açmak asaletten değil, rezaletten doğar!
O yüzden atalarımız şöyle buyurmuşlardır: ’“Asil azmaz, bal kokmaz kokarsa yağ kokar, çünkü aslı ayrandır!’”
Türkler bu tartışmaları yapmaz! Yapanlar da ART NİYET ARANMALIDIR!
Türkler Bilirler ki Avrupa ortalarından Japon Denizine, Karadeniz’’in kuzeyinden Afrika’’nın kuzeyine kadar olan bölgede tek geçerli dilin Türkçe; Tek geçerli Müziğin Türk Müziği ve dahi etkili Kültürün Türk Kültürü olduğunu bilirler!
Bu soy, sop ve nesep tartışmalarının beyhude olduğunu bilirler ve böyle işleri tarihte yapmamışlar ve gelecekte de yapmayacaklardır.
Bakın bir de biz Beşiktaş taraftarlarını düşünün yıllardır, Nobre’’yi bağrımıza bastık şimdi de Aurélio geldi O’’nu da aynı müşfik yanımızla karşıladık, bağrımıza bastık!
Bu tür polemikler ve kapışmalar bize hiç yakışmıyor, hem de hiç! Gelin Türk kalalım; ali cenap, güzel huylu, ahlaklı, güçlü, kuvvetli, töreli ve inançları kuvvetli!...
Rahmetli Üstadım Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’’nun ’“Verilmeli’” adlı muhteşem şiirinde yazdığı gibi;
’“İnatla girmeyin soy-sop faslına
Kurtsa kurt, itse it... Döner aslına!’”’…
Kurtsa kurt, itse it... Döner aslına!’”’…