Politika

Soyer’den İZDOĞA operasyonu sonrası çok sert açıklama… ‘Tutuklamaların sebebi Cemil Tugay!’

İZDOĞA operasyonu kapsamında gerçekleştirilen son tutuklamaların ardından cezaevinden çok sert bir açıklama yapan önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, hedefe mevcut Başkan Cemil Tugay’ı koydu. Tugay’ın hazırlattığı iç denetim raporlarıyla soruşturmaların önünü açtığını savunan Soyer, “muhbirlik” suçlamasında bulunurken, CHP Genel Merkezi’ne de “Bu kontrolsüz gücü dizginleyin” çağrısı yaptı.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketlerinden İZDOĞA’ya yönelik soruşturma kapsamında geçtiğimiz günlerde şirketin geçmiş döneme ait bazı işlemlerinde hata ve usulsüzlük yapıldığına dair Sayıştay raporunda yer alan tespitler üzerine soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında İzmir Büyükşehir Belediye eski Başkanı Tunç Soyer'in danışmanlarından olan İZDOĞA eski Yönetim Kurulu Başkanı Güven Eken, İZDOĞA eski Genel Müdürü Özkan Baturu ile İZBETON davasından halihazırda tutuklu bulunan Heval Savaş Kaya ve İZBETON eski Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.

Savcılıktaki sorgularının ardından hakim karşısına çıkartılan Güven Eken, Heval Savaş Kaya ve Hüseyin Şimşek tutuklanarak cezaevine gönderildi. İZDOĞA eski Genel Müdürü Özkan Baturu ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İZDOĞA’ya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen son operasyonların ardından, kooperatif soruşturması nedeniyle tutuklu bulunan önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer çok sert açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından “Kum Saati” başlıklı uzun bir mesaj yayımlayan Soyer, son tutuklamaların temelinde mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay tarafından hazırlatıldığı öne sürülen iç denetim raporlarının bulunduğunu savundu. Tugay’ı “muhbirlik” yapmakla suçlayan Soyer, CHP Genel Merkezi’ne de dikkat çeken bir çağrıda bulundu.

Açıklama şu şekilde:

Geçen gece İzdoğa geçmiş dönem yönetim kurulu başkanı Güven Eken ve İzbeton geçmiş dönem genel müdürü Heval Savaş Kaya ile genel müdür yardımcısı Hüseyin Şimşek iki farklı dosyadan “güveni kötüye kullanmak” suçlamasıyla tutuklandılar. Tutuklanmalarının sebebi, Sayın Cemil Tugay’ın hazırlattığı iç denetim raporlarıydı.

Türkiye ve CHP tarihinde eşi benzeri görülmemiş bu muhbirlik hikayesinin sadece geçen akşamki bölümünü sizlerle paylaşacağım. Ailemle, dostlarımla birlikte 316 gündür yaşadıklarımızı (şimdilik) bir kenara bırakıyorum.

2019-2024 yılları arasında İzmir Büyükşehir Belediyesinin alametifarikalarından biri de “fabrikalar” olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” özdeyişinden ilham alarak İzmir’de 5 fabrika kurduk.

1- Bayındır Süt Fabrikası

2- Şaşal Su Fabrikası

3- Atık Dönüşüm Tesisi (İzDönüşüm)

4- Ödemiş Et-Entegre Tesisi

5- İzbeton- Kent Mobilyaları Fabrikası

Sayın Tugay göreve gelir gelmez bu kaleleri içeriden yıkmaya çalıştı. Eksik evraklarla, eksik beyanlarla, Sayıştay’da bir tespit olmasa dahi hazırlattığı iç denetim raporlarını İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına göndererek haksız soruşturmaların başlamasına sebep oldu.

1) Şaşal Su Fabrikası: Şaşal; İzmir’in en köklü, en kıymetli markalarından biriydi. 50 yılı aşkın süredir şişelenmiyordu. Su boşa akıyor, İzmirliler markanın nostaljisiyle avunuyordu. Çok uzun mücadeleler ve 8 ay gece gündüz demeden 24 saat çalışma esasıyla 100’e yakın kişinin açılması için emek verdiği Fabrika ile üretimi yeniden başlattık; Şaşal Suyu İzmirliyle buluşturduk. Sayın Tugay tesis kuruluş aşamasında getirilmesi geciken bir makinenin yerine, 2.⁠ ⁠elinin ikame olarak monte edilmesinin, kabulü dahi yapılmamasına rağmen yolsuzluk olduğu iddiasıyla hazırlattığı raporu eksik belgelerle savcılığa göndermiş. Dosyanın ayrıntısına girecek değilim ama hiçbir usulsüzlük, yolsuzluk olmadığı elbette anlaşılacak. Geçen ay kalbine stent takılan Güven Eken mutlaka aklanacak, en kısa sürede tahliye olacaktır. Canla başla çalışmanın karşılığı husumetten kaynaklanacak bir ceza olamaz.

2) Bayındır Süt Fabrikası: Günde 100 ton süt işleme kapasitesine sahiptir. Sadece bulunduğu ilçede değil, tüm havzada küçük üreticinin sütünü değerlendirip peynir, tereyağı, dondurma gibi katma değerli ürünlere dönüştüren bir fabrikadır. Aşırı kar hırsı olmayan, kamu menfaatini koruyan bir temele oturtulmuştur. Her gün kan kaybeden hayvancılıkta küçük üreticiye can suyu veren bir tesis olmuştur. 320 milyon liraya mal olan, bugünkü değeri yaklaşık 1 milyar lira fabrikanın yine kurulum aşamasında, Sayıştay aksini söylemesine rağmen, yolsuzluk olduğu iddiasıyla iç denetim raporu hazırlanmış, savcılığa teslim edilmiştir. Bir yıl çalıştırılmayan tesis, üreticinin yoğun talepleri sonucunda yeniden açılmış ancak maalesef her gün kamu zararı doğurarak, bugün sadece %10 kapasiteyle çalıştırılmaktadır. Hiçbir yolsuzluğu bulunmayan kurucu genel müdür Murat Onkardeşler 69 gün tutukluluğun ardından tahliye edilmiştir.

3) Sayın Tugay’ın bir başka şikayeti de kendi adaylığı açıklanmadan önce İzbeton tarafından yaptırılan memnuniyet anketi ile ilgili. Bu ankette vatandaşa İzbeton, İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetleri ile bağlantılı olarak “2024 yerel seçimlerinde kimi aday görmek istersiniz?” sorusu da sorulmuş, çeşitli partilerden 10 isim arasında Cemil Tugay ismi son sırada çıkmış ve sadece %1,9 ( yazıyla: bir virgül dokuz) oy alabilmiş. Muhtemelen bu sonuca çok bozulduğu için bu anket nedeniyle de bir rapor hazırlatmış ve savcılığa göndermiş. Hiç kuşkusuz, dün gece tekrar tutuklanan Heval Savaş Kaya ve Hüseyin Şimşek aklanacak.

Kentsel dönüşümde kooperatifçilik dahil İzbeton, İztarım, İzdoğa şirketleriyle ilgili Sayın Tugay’ın açtırdığı tüm soruşturmalardan aklanacağız.

Bizi cezalandırmak amacıyla ve isimlerimizi lekeleyip unutturmak için sürdürdüğü düşmanlıkla asla bir yere varamayacak. Çünkü biz Türkiye’nin en temiz, en başarılı belediyelerinden biri olduk. Adalet sistemi de elbet sonunda bu gerçeği teyit edecektir.

O fabrikalar çalıştıkça, İzmirli engellemek isteyeni değil zorlu koşullarda üretimi başlatanları hayırla yad etmeye devam edecektir. O nedenle İzmirlinin oturttuğu “Gönül Makamı” asla yıkılmayacaktır.

Aklanıp çıkacağız ve pandemiye, depreme rağmen başardıklarımızın izleri ve gururuyla yine halkımızla kucaklaşacağız.

Geçmiş dönemi karalamakla, Kordon’a duvar örmekle, deniz taksi beklemekle, “olmadı bisiklet taksi verelim” demekle o makama oturulmuyor. Üstelik 2 yıl geçti bile ve malum kum saati akmaya devam ediyor.

Dilerim, bu şehre ve memlekete daha büyük zararlar verilmeden, CHP Genel Başkanımız, Partimiz, Adalet sistemimiz bu kontrolsüz ve dengesiz gücü dizginleyebilirler.

Bu durumu tarihe havale etmiyorum. Hepimizin üzerine düşen görevler var, biliyorum. Ben nerede olursam olayım görevimi yapmaya devam edeceğim.

İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63

Buca – Kırklar

12.05.2026