Konuya, bir öykü ile başlamak istiyorum;
1974-1980 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’’nde bulunduğum yıllarda üniversitede çok değerli bilim adamlarıyla tanışma şansına nail oldum. Bunlardan birisi ; Prof. Dr. Emre Kongar, diğeri ise Prof. Dr. Bozkurt Güvenç’’ti. O yıllar her ikisi de doçentti.Her ikisi de çok dolu ve alanlarında Türkiye’’nin en değerli hocalarıydı.Siyasal düşünce,siyaset bilimi alanlarında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’’nde görev yapmaktaydılar.
Bu yıllarda Ecevit Cumhuriyet Halk Partisi’’nin lideriydi.1974 ve 1977 arasında CHP iyi bir başarı göstermişti. Partinin içinde Kadın ve Gençlik örgütlenmeleri bugüne göre çok ilerideydi.Bozkurt Güvenç ve Emre Kongar öğrencilerine bir gün benim de olduğum bir panelde ’“Sevgili gençler; siyaset biliminin teorisini (soyut düşünce) biz size anlatıyoruz ama, siyasetin ’‘somut bilgiye’’ dönüştürülmesinin adresi ve uygulama yeri de siyasi partilerdir.’” Oraya gidin ve mutlaka siyaset yapın telkininde bulunmuşlardı.O yılar CHP’’nin çok önemli bir çalışma atölyesi diyebileceğimiz sivil toplum örgütü olan ’‘Demokratik Sol Dernekler Eğitim Federasyonu’’ vardı. ODTÜ’’den, Hacettepe’’den, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’’nden ve Ankara Hukuk Fakültesi’’nden pırıl pırıl genç beyinler, bu federasyonda siyasal düşünce üzerine paneller,konferanslar düzenleyerek siyaset bilimi üzerine ’‘düşünce’’ üretiyorlar , ’‘eleştirisel öngörüyle’’ doğruyu buluyorlardı.
Rahmetli Bülent Ecevit’’in, bir kaç kez federasyon toplantılarına katıldığına tanık oldum.Bazı konularda gençleri bilgilendirerek, onları motive ederek tecrübelerini aktardığını gördüm. Bu federasyon içinde bulundurduğu meslek gruplarıyla CHP’’ye politika üreten genç beyinlerin federasyonuydu.Federasyondaki gençlerin her biri bir ’‘militan’’ gibi çalışarak,çizmelerini giyerek hep sahaya iniyorlardı.Ankara’’nın tüm varoşları,diğer mahalleleri ev ev gezilerek ve hatta köyler ve kasabalara kadar ziyaretler yapılarak partinin ilke ve amaçları kırsal kesimlere kadar anlatılıyordu.
İşte, parti içi bu örgütlü çalışmalar 1974-1977 yılları arasında CHP’’ye müthiş bir ivme kazandırmıştı ve CHP’’yi 1977 Genel Seçimlerinde iktidara taşımıştı.
Evet, sevgili kardeşim Ümit Yaldız , 4 şubat 2010 Perşembe günkü Egede Son Söz sitesinde yazmış olduğunuz yazıda ’‘Gençler CHP’’de dolgu malzemesi olarak mı görülüyor?’’ görüşünüze ve sorunuza yukarıda anlattığım tarihi yaşananlar , sanırım geçmişte gençlere ve kadınlara parti içinde ne kadar değer verildiğini çok iyi vurgulamaktadır.Evet, haklısınız.Gençlerimiz şu anda parti içinde bir dolgu malzemesi gibi düşünülüyor.
Bakın, 1991-2007 yılları arasında merkez sol partilerin almış olduğu oylar giderek erimiş ve sol partiler iktidar olamamışlardır.Yalnızca 1999 yılında Ecevit’’in liderliğindeki DSP, %22 oy alarak birinci parti olmuş , CHP %8.7 oy alarak barajın altında kalmıştı.
1991 Genel Seçim Sonucu; SHP %20.75 , DSP %10.75 oy alarak toplam merkez sol oyları %31.5 olmuştur.
1995 Genel Seçim Sonucu ; CHP %10.71 , DSP %14.64 oy alarak toplam merkez sol oyları %25.35 olmuştur.
1999 Genel Seçim Sonucu ; CHP %8.71 , DSP %22.19 oy alarak toplam merkez sol oyları %30.9 olmuştur.
2002 Genel Seçim Sonucu ; CHP %19.41 , DSP %1.22 oy alarak toplam merkez sol oyları %20.63 olmuştur.
2007 Genel Seçim Sonucu ; CHP %20.88 , DSP adaylar CHP listelerinden aday olmuştur.Toplam merkez solun oyu %20.88’’de kalmıştır.
Yukarıdaki tablo, süreç içinde CHP’’de kendini ifade edememe,toplumsal tabana yayılmama konusunda ciddi eksiklikler olduğunu açıkça göstermiyor mu?
Ben, Türkiye’’nin geleceği için CHP’’nin bir umut olduğuna inanıyorum.Diğer siyasi partilerin neler yaptıklarını görürüz ama, önemli olan CHP’’nin ne yapması gerektiğidir.Bu konudaki görüşlerimi okurlarımla paylaşmak istedim.CHP’’nin acil eylem planı bana göre aşağıdaki gibi olmalı.
Şöyle ki:
’• CHP’’nin dönüşmesi gerekiyor.CHP’’nin tarihçesine bakınca toplumdaki sorunları çözecek parti yapısından çok kendisini toplumdan uzaklaştıran bir yapı görüyorum.Özellikle son yıllarda sol vurgusunun ikinci plana atıldığını görüyorum.Sol vurgu olmadan CHP’’nin iktidar olması zordur.
’• CHP’’nin rejimi koruma adına milliyetçi yapıya, devletle kurumlara yanaşan bir yapıya sıkıştığını görüyorum.CHP’’nin toplumda güven inşa edici söylemler geliştirerek kendi öz yapı eksenine dönmesi gerektiğini düşünüyorum.
’• CHP 29 Mart 2009 yerel yönetim seçimlerinde belli merkezlerde başarılı olmuş, belli merkezlerde de sıkışmıştır.Bunun için CHP’’nin dönüşmesi, dönüşürken de toplumada,demokratlığa açılacak yüze sahip olması gerekmektedir.
’• CHP tabi ki bir sol parti , çünkü soldaki en büyük akımı CHP oluşturuyor.CHP solun ana damarı olacaksa tüm partinin tabanı ve tavanı örgütlü çalışmalı.CHP’’de kişi değil, sistem sorunu aşılmalıdır.
’• CHP tüm toplumu kucaklayıcı olmalı.Halka inmeli, bugün toplumda yaşanan ana sorunlara ilişkin yeni söylemler geliştirmeli, meydanlara inmeli ve halkla kucaklaşmalıdır.
’• CHP Kurultayı çok önemli.Yeni bir yönetim partinin sistemine odaklanırsa, toplum bu değişikliği algıladığında toplumun güveni artar ve yeni tavırlar CHP’’de yeni bir rüzgar estirebilir.
’• CHP, çağdaş ve demokratik bir parti olduğunu tüm toplum kesimlerine çok iyi anlatmalı, ona göre yeni politikalar üretmeli. Çünkü, CHP zaten çağdaş ve demokrat bir partidir.
’• Dünyada sol, varoşlardaki düşük gelirlerden oy alırken, CHP daha çok yüksek eğitimlilerden, yüksek gelirlilerden yani elit gruplardan oy alıyor.Seçim sonuçlarına baktığımızda CHP büyük kentlerde varoşlardan oy alamıyor.Bu tablo CHP için ters orantılıdır.Bu nedenle CHP’’nin önümüzdeki dönemde kırsal kesimlerle ve varoşlarla kucaklaşması gerekmektedir.
’• CHP’’nin bu açığını diğer partiler çok iyi kullanarak, kırsal kesimlerden ve varoşlardan yüksek oranda oy alıyorlar.
’• CHP’’nin bu ülkenin devrimleriyle değerlerini barıştırması gerekiyor.Toplumun uzun süredir beklediği değişim talepleri gerçekleşirse, CHP’’nin toplumdaki algılanışı değişir.
’• Türkiye’’de seçmenin büyük çoğunluğu, yani %50’’den fazlası, kendisini merkezde görüyor veya hiçbir yerde tarif etmiyor.Bu nedenle CHP’’nin sağ seçmen tabanı olmasa bile, kendisini merkezde görenlerden oy alması gerekiyor.
SONUÇ OLARAK :
Benim öngörüme göre ; küresel dönüşümlerin etkisiyle yakın gelecekte siyasi yaşamımızda önemli ’‘değişim’’ sinyalleri var.Aynen Amerika’’da olduğu gibi Türkiye ’‘iki partili bir sisteme’’ doğru gidiyor olacak.
Bu iki partiden birisi mutlaka CHP olacaktır.CHP ’‘etki alanını genişletirse, kendisini doğru tarif edebilir ve tanımlayabilirse’’ Türkiye’’de bir çok siyasi partinin hızla eriyeceği bir süreç yaşanacaktır.
CHP Parti Kurultayı, CHP’’nin yeniden inşa edilmesi için iyi bir fırsat olacaktır.