Skandalın daniskası!

Abone Ol
Bazı şeyler vardır. Siz zaten biliyorsunuzdur da emin olmak için bir kanıta ne bileyim bir desteğe ihtiyacınız vardır.’¶
İşte öyle bir gün yaşadık bugün.
İnternet gazeteciliği için kolları sıvarken bu işin Türkiye’’nin önemli bir gerçeği ve de geleceği olduğunu biliyorduk.
Bir avuç inanmış gazetecinin baş koyduğu egedesonsoz.com, Ağustos’’un 11’’inde yola çıkarken kendisine ’‘Ege’’nin en güçlü internet gazetesi’’ sloganını seçti.
Ve bugüne kadar bu sloganın altını doldurmaya, hakkını vermeye çalıştık, çalışıyoruz da.
’‘Önemli olan haberdir, haberin kitlelere öyle ya da böyle ulaşmasıdır’” dedik. Kenetlendik.
Dünden bugüne yaşadıklarımız ne kadar haklı olduğumuzu göstermeye yetti. İki haberle Türkiye’’nin gündemini belirledi Alsancak’’ta mütevazi bir büroda 12 kişiyle hizmet veren internet gazetemiz.
Önce İstanbul’’da Boğaz Köprüsü’’nden atlayıp genç yaşta hayatına son veren İzmirli Dicle Hoca’’nın hikayesini, ailesine bıraktığı duygusal mektubu özel fotoğraflarla paylaştık.
Ardından da Türkiye’’nin 33 ilinde binlerce kadını kürtaja zorlayan sağlık skandalıyla Türkiye gündemine damga vurduk.
İki haberimiz de Türkiye’’nin en büyük internet gazetelerince manşetlere taşındı. Yüzlerce internet gazetesinden egedesonsoz.com’’a link verildi.
30 binler civarında olan günlük ziyaretçi sayımız saat 17.00 itibariyle 100 bini geçti.
Tabi ki asıl olan bu değildi bizim için.
Manşetten duyurduğumuz özel haberimiz Hürriyet, Milliyet, Habertürk, Vatan, İnternethaber, Mynet, E-kolay, Tümhaberler, Gazeteoku, Kanaltürk, Haber7 gibi Türkiye’’nin en çok izlenen internet medyası üzerinden milyonlara ulaştı.
Bizi mutlu eden buydu.
Çok sayıda kişi tarafından ziyaret edilmenin mutluluğunu ve bir haberle milyonlara ulaşmanın gururunu birlikte yaşadık.
Bu gurur verici tablo internet medyasının Türkiye’’de geldiğini noktayı göstermesi bakımından da önemliydi. 20 milyonun üzerinde internet abonesi (3G’’li telefonlar hariç) olan ülkemizde 100’’ün üzerinde internet gazetesinin milyonlarca okuru, kürtaj skandalını ve de Dicle Hoca’’nın yürekleri dağlayan son mektubunu egedesonsoz.com’’dan öğrendi.
Yani Alsancak’’tan attığımız bir kartopu, birkaç saat gibi kısa süre içinde çığa dönüştü. Ankara’’ya ulaştı.
***
Gazetecilik atılan taşla kuşu vurmaktır. Amacımız da gerçekten buydu.
Özellikle de İzmir’’de kayıtlara göre 60 kadını kürtaja zorlayan, kalp atışlarını duydukları bebeklerinden ayıran sağlık skandalını bu nedenle basın toplantısından günler sonra işleyip yeniden servise koyduk.
Skandalın İzmir’’deki boyutu 33 ilde daha uygulanan yanlış aşıdan kaynaklı skandalın Türkiye’’deki boyutunu ortaya koyuyordu zaten. Gazetemize Ankara’’dan, Edirne’’den, Manisa’’dan ulaşan onlarca kişi, (Ki bunlar arasında aşı olan hamile bayanlar da vardı) sağlık skandalının boyutları karşısında düştükleri dehşeti, yaşadıkları dramatik durumu aktardı.
Kimi beş haftalık bebeğinden ayrılmış, kimi yıllar sonra çocuk sahibi olmanın sevincini yaşamış, ama sevinci, heyecanları kursaklarında kalmıştı.
Bu konuda bir şeyler yapılması gerekiyordu.
Bu skandal Avrupa Ülkeleri’’nde yaşansa bakan kendiliğinden istifa eder, Japonya’’da yaşansa sorumlusu harakiri yaparak hayatına son verirdi.
Güzel ülkemde ise olayın üstü örtülmeye, görmezlikten gelinmeye dahası halının altına sürülmeye çalışılıyordu ne yazık ki.
Şehidine ’‘kelle’’ diyen anlayışla yönetildiğimiz düşünülürse 60 değil 60 milyon kadın kürtaj olsa ne yazar!
Bir de işin böyle bir boyutu var tabi ki.
Tabi bir de Sayın Başbakan’’ın ’‘üç çocuk yapın’’ talimatı var.
Nasıl olacaksa!
Bu sağlık sisteminde ya yanlış aşı ya yanlış tedavi’…
Bu ekonomik koşullarda ya işsiz ya da aç.
Bu terör ortamında ya şehit ya da kelle’…
Siz söyleyin bakalım. Biz nasıl üç çocuk sahibi olalım.
Sonuç olarak 60 kadını İzmir’’de kürtaja zorlayan, belki binlerce kadını Türkiye’’de kürtaj masasına yatıranlardan hesap sorulmalı.
Sorumlular adam olup istifa etmezlerse Başbakan adam gibi durup gözünün yaşına bakmadan görevden alınmalı.
Çünkü bu olay için skandal kelimesi bile az gelir. Skandalın daniskası demek daha doğru’…