Bu yazı yazıldığı sırada Başbakan ile Ana Muhalefet liderleri görüşüyordu. Bir yazar olarak gündemi takip etme kaygım olmasa görüşme sonrası açıklamaları dahi izlemeyeceğim.
Çünkü sonucu biliyorum. Çünkü bir sonuç olmayacak.
Önceki yazımda da yazdım görüşmüş olmak için görüşecekler.
Çünkü biliyoruz ki sorunun panzehiri liderlerin çantalarında yok.
Hukukta mülkiyet çeşitlerinden ikisi önemlidir, dikkat çekicidir. Biri müşterek mülkiyet, diğeri iştirak halinde mülkiyettir.
İştirak halinde mülkiyette ortaklar taşınmazın her tarafına ortaktır. Ancak tek başlarına bir işlem yapamazlar. Hisselerini satamazlar, yatırım yapamazlar. İşlemleri diğerleri ile birlikte yapmak zorundadırlar. Mesela paylaşılmamış mirasçılık örnek gösterilebilir.
Müşterek mülkiyette ise yine ortaklık vardır ancak hisseler bellidir. Herkes hissesi üzerinde tasarruf hakkına sahiptir. Alabilir, satabilir.
Bazı Kürt siyasetçilerince iştirak halinde mülkiyetten müşterek mülkiyete geçiş hususu dillendirilmektedir.
Siyasi çözüm denilen olay işte budur. Yani siyasi çözüm ayrışmadır, siyasi çözüm bölünmedir. Bu nedenle siyasi çözüm siyasilerin yapabileceği bir şey değildir.
Oysa sorun siyasi değil, ekonomiktir, sosyolojiktir, hukukidir.
İşte siyasilerin yapabileceği bunlardır.
Bu sorunlar giderildiğinde çözümlerde üretilmiş olacaktır.
Bu sorunlar için çözüm girişimleri var mı?Yok. Ne AKP’’de Ne CHP’’de toplumun sindirebileceği bir çözüm önerisi gelmediğine göre görüşmelerinin de bir anlamı yoktur.
Ha görüşmelerinde ne mahsur var derseniz, var derim. Çünkü zamanımızı umutlarımızı çalıyorlar.
Ve oralarda gençler ölüyor.
Gençler ölüyor diyorum daha ne olsun’…