Ekonomi

Siyasetçilerin, ünlü futbolcuların, aldatan eşlerin, müdürlerin ensesinde yaşam: İzmir’in hafiyeleri!

İzmir’de özel dedektiflik hizmeti veren kuruluşların sayısı hızla artıyor. 30 yıldır sektörün içerisinde olan İzmir Dedektiflik AŞ’nin sahibi Bilal Kartal futbolcuları, siyasetçileri, patronları, müdürleri ve aldatan eşleri talep üzerine takip ettiklerini söyledi. Kartal, Tayland’a tatile giden eşleri takip ettiklerini de belirtti.

Abone Ol

Dilek ÇELİKTEN – Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ- Dedektiflik denildiğinde çoğu kişinin aklına filmler ve dizilerdeki gizemli karakterler gelse de gerçek hayatta bu meslek; sabır, dikkat ve büyük bir özveri gerektiriyor. Her gün farklı bir hikâyenin peşine düşen dedektifler, kimi zaman kayıp bir iz sürüyor, kimi zaman da karmaşık olayların perde arkasını aralıyor. Saatler süren takipler, riskli araştırmalar ve titizlik isteyen çalışmalarla yürütülen bu meslek, göründüğünden çok daha zorlu bir süreci barındırıyor.

İzmir’de 30 yıldır dedektiflik yapan ve 103 farklı konuda müşterilerine hizmet veren İzmir Dedektiflik AŞ’nin sahibi Bilal Kartal, mesleğin bilinmeyen yönlerini ve karşılaştıkları zorlukları Egedesonsöz’e anlattı.

Kartal, İzmir Dedektiflik A.Ş.’den hizmet alan müşteri ile gizlilik sözleşmesi yaptıklarını belirterek, dedektiflikte güven, tecrübe ve profesyonelliğin önemine dikkat çekti.

NATO ASKERİNDEN BAŞLAYAN SÜREÇ
Türkiye’deki ilk dedektiflik şirketinin kurucusu olan Kartal, “JİTEM’de görev yaparken NATO karargahında bir araya geldiğimiz Amerikalı askerler, emekli ayrıldıklarında dedektiflik yapmaktan bahsediyorlardı. Bir operasyonda kolumdan sakatlanınca Amerikalı askerlerin özel dedektif ile ilgili yaptığı konuşmalar aklıma geldi. Ve bu işi yapmaya karar verdim” diyerek başladığı bu deneyimden bahsetti.

SPOR KULÜPLERİ FUTBOLCULARI ARAŞTIRIYOR
İş yoğunluklarının sezonlara göre değiştiğini belirten Kartal, “Bizim işlerimiz değişken. Mesela biz büyük spor kulüplerinin transfer dönemlerinde futbolcu takibi yapıyoruz. O dönem sadece futbolculara yoğunluk oluyor. Türkiye'nin en büyük kulüpleri hatta dünyanın, Avrupa'nın en büyük kulüpleri transfer edecekleri futbolcuyu ‘Hastalığı var mı? Sakatlığı var mı? Alkol kullanır mı? Gece yaşantısı var mı? Sigara içer mi?’ gibi konular da bizden hizmet alıyor. Örneğin bir futbolcunun kas yırtığı olabilir. Gizlice ameliyat olur, tedavi sürecini geçirir ama bunu saklar. Çünkü bu sektörde milyon eurolar dönüyor. Bir sakatlık durumunda, diyelim ki değeri 20 milyon euro olan bir futbolcu 5 milyon euroya kadar düşebiliyor. Bu nedenle kulüpler oyuncuyu almak istemeyebiliyor. Transfer gerçekleşmediğinde ise futbolcu yedek kulübesinde beklemek zorunda kalabiliyor. Ayrıca gece hayatı nedeniyle tercih edilmeyen futbolcular da olabiliyor. Piyasada ekonomik sıkıntı varken de dolandırıcılık vakaları çok gündeme geliyor. Okullar açıldığında öğrenci takibi yapıyoruz. Yaz başında evlilik öncesi araştırması yapıyoruz. Yani senenin belirli aylarında belirli işlerde yoğunluk oluyor. Bütün dünyaya hizmet ediyoruz” dedi.

‘EŞ TAKİBİ İÇİN ‘TAYLAND BAYİ TOPLANTILARINA’ GİDİYORUZ’
Dünyanın her yerinde müşterilerine hizmet verdiklerini söyleyen Kartal, “Genelde işimiz Türkiye'de ama Çin'e de gidiyoruz, Tayland'a da gidiyoruz. Mesela eş takibinde Tayland'a bayi toplantısı yapılıyor. Türkiye geneli 150-200 başarılı bayileri ödüllendirmek için Tayland'a götürüyor. Tabii oraya gidince Tayland’da seks sektörü çok yaygın olduğu için eşler takip ettiriyor. Dubai, Çin, Güney Kore, Tayland, Japonya birçok ülkeye gidiyoruz. Yani dünyanın her yerinde gidip araştırma yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘HOLDİNGLER MÜDÜR ARAŞTIRMASI YAPTIRIYOR, EVLİ AMA SEVGİLİSİ OLAN ADAMI İŞE ALMIYORLAR’
Şirketlerin personel seçerken kendilerine başvurduklarını ve CV’lerdeki bilgileri kontrol ettirdiklerini dile getiren Kartal şu ifadeleri kullandı:

Türkiye’nin en büyük 19 holdingi bizim müşterimiz. Bu holdinglerden biri, bankasına ya da fabrikasına genel müdür alacağı zaman 5-6 aday CV’lerini gönderiyor. Ardından bizimle iletişime geçerek CV doğrulaması yapılmasını talep ediyorlar. Biz de adayların verdiği tüm bilgileri araştırıyoruz. Eğitim bilgilerinin doğru olduğunu tespit ediyoruz; ancak evli ve üç çocuklu olan bir adayın aynı zamanda bir sevgilisi olduğunu öğreniyoruz. Haftanın dört günü kendi evinde, üç günü ise sevgilisinin evinde kaldığını belirliyoruz. Bu durumda şirket, genel müdür maaşı ve primlerinin bir aileyi geçindirecek şekilde planlandığını, adayın ikinci bir hayat sürmesinin ek mali yük oluşturabileceğini değerlendiriyor. Bu yükü karşılamak için adayın rüşvet alma ya da hediye adı altında para kabul etme gibi riskler taşıyabileceğini, dolayısıyla şirketi zarara uğratabileceğini düşünüyor ve adaydan vazgeçiyor. Ayrıca çalışanlarla uygunsuz ilişkiler kurma ihtimalini de risk unsuru olarak görüyor.Şirketler değerlendirme yaparken performansı da dikkate alıyor. Eşi ve sevgilisi olan bir kişinin şirkete vereceği emeğin azalabileceğini düşünüyorlar. Bu nedenle aile düzeni açısından sorun yaşamayan ve karakter olarak güven veren adayları tercih ediyorlar.

PİLOT VE HOSTESLER ARASINDA ŞİFRELİ KONUŞMA: ŞARJ ALETİNİ ODANA GETİREYİM
Havayolu şirketleri pilotları ve kabin ekiplerini takip ettirdiğini dile getiren Kartal, “Dünya havacılık sektöründe uluslararası havacılık otoriteleri çeşitli yasaklar getiriyor; alkol yasağı gibi… Bu kurala göre pilotların uçuştan en az 8 saat önce alkol almayı bırakmış olması gerekiyor. Biz de denetim kapsamında takip yapıyoruz. Kıbrıs uçuşu olan bir pilotu düşünün; 3 saat sonra uçağı kullanacak. Ancak uçuş öncesinde bir viski içip havaalanına gidiyor. Bu durum yüzlerce yolcunun hayatını riske atabilir; uçak denize düşebilir ya da bir yere çakılabilir. Bu nedenle şirketler, pilotlarının uçuştan kaç saat önce alkol almayı bıraktığını titizlikle kontrol ediyor. Amerika’da yaşanan bir başka kazada, pilot ile kabin görevlisinin uçuş sırasında uygunsuz bir ilişki yaşadığı ve uçağın dağa çakıldığı iddiaları gündeme gelmişti. Kara kutu kayıtlarının incelenmesiyle olayın detayları ortaya çıkmıştı. Bu tür olaylar nedeniyle pilotlar ve kabin ekipleri arasındaki ilişkiler de sıkı kurallara bağlanıyor. Biz de denetim kapsamında ekipleri ayrı ayrı takip ediyoruz. Kadın araştırma görevlilerimiz de bu süreçte görev alıyor. Zaman zaman ekipler arasında şifreli konuşmalar tespit ediyoruz. Bir kaptan pilota “Şarj aletiniz var mı?” gibi masum görünen bir soru yöneltiliyor; karşılığında “Akşam odanıza getireyim” gibi ifadeler kullanılıyor. Bu tür iletişimlerin arka planını analiz ederek çözümlüyoruz. Pilotlardan başlayarak, iş yerinde hırsızlık yapan ya da müşteri bilgilerini rakip firmalara aktaran personellere kadar birçok sektörde çalışan takibi yapıyoruz” diye konuştu.

‘HOLDİNGLER ANLAŞMA İÇİN ŞİRKETLERİ ARAŞTIRIYOR’
Her konuya özel alanında uzman ekipler kurduklarını söyleyen Kartal, “Rusya, Amerika ya da Kanada’dan bir kişi Türkiye’de bir şirkete veya holdinge ortaklık kurmak istediğinde, o yapının iç işleyişini merak edebiliyor. Ya da Türkiye’deki bir şirket, Avrupa’daki bir firmayla ortaklık ya da yatırım planladığında araştırma talep edebiliyor. Kısacası, hem Türkiye’den bir şirket yurt dışındaki bir şirketi araştırtabiliyor hem de yabancı bir şirket Türkiye’deki bir firmayı inceletmek isteyebiliyor. Biz de bu doğrultuda hizmet veriyoruz. İş geldikçe uygun profilde ekip oluşturuyor ve araştırma için sahaya gönderiyoruz” açıklamasını yaptı.

GÜNLÜK 10 BİN İLA 50 BİN ARASI DEĞİŞİYOR
Fiyat tarifesinin işe göre değiştiğini belirten Kartal, “Her işin kendi koşulları ve kapsamı olduğu için fiyat da buna göre belirleniyor. İzmir içinde yapılan normal bir araştırma günlük 10 bin TL’den başlayıp 50 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Yurt dışı söz konusu olduğunda ise fiyat farklılaşıyor. Diyelim ki 10 günlük bir araştırma için günlük 45 bin TL üzerinden anlaşıldı; toplam 450 bin TL araştırma bedeli oluşuyor. Bunun üzerine yurt dışı uçak bileti, konaklama, araç kiralama ve yemek gibi masraflar ekleniyor. Bu giderlerin fiş ve faturaları alınarak müşteriye sunuluyor; herhangi bir abartı ya da şişirme yapılmıyor. Yurt dışı için sabit bir tarifemiz yok. Çünkü gidilen ülkeye göre maliyet değişiyor. Tayland ya da Filipinler’de farklı, Mısır’da farklı, Kıbrıs’ta ise daha ekonomik olabiliyor. Bu nedenle yurt dışı çalışmalarında fiyat, ülke ve koşullara göre ayrıca belirleniyor” dedi.

KADINLAR DEDEKTİFLERE DAHA ÇOK BAŞVURUYOR
Müşterilerinin çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu söyleyen Kartal, “Ticari faaliyetler ve personel araştırmaları gibi konularda başvurular daha çok erkeklerden geliyor. Ancak duygusal konular söz konusu olduğunda tablo değişiyor.Özellikle evlilik öncesi araştırmalarda başvuruların yaklaşık yüzde 80’i kadınlardan geliyor. Çünkü evlilik kararı alırken “Hayatım tehlikeye girer mi?”, “Yanlış bir insanla mı evleniyorum?”, “Mağdur olur muyum?” gibi kaygılar daha çok kadınlarda görülüyor.Aldatma ve zina iddialarında da yine başvuruların yaklaşık yüzde 65-70’i kadınlardan geliyor. Kadınlar aldatılma ihtimaline karşı daha fazla araştırma talep ediyor. Erkeklerin talepleri ise genellikle farklı alanlarda yoğunlaşıyor.Genel tabloya bakıldığında, ekonomik olarak eşine bağımlı olma ihtimali ve olası bir mağduriyet riski nedeniyle kadın müşterilerimizin sayısı daha fazla. Ancak eşinin kendisini aldattığını düşünen erkekler de bize başvurarak hizmet alıyor” ifadelerini kullandı.

EVLİLİK ÖNCESİ ARAŞTIRMADA ‘EŞCİNSEL’ DETAYI
Evlilik öncesi araştırmada eş adaylarının farklı cinsel yönelimler içerisinde olduğuna dair örnekleri anlatan Kartal, “Bazı dosyalarda eşcinsel ilişkiler ya da farklı cinsel yönelimlerle ilgili durumlar da karşımıza çıkabiliyor. Açık konuşmak gerekirse, çok farklı yaşam tarzları ve tercihler söz konusu olabiliyor. Ancak biz değerlendirme yaparken kişilerin cinsel yöneliminden ziyade sadakatine odaklanıyoruz. Önemli olan, ilişki içinde dürüst ve bağlı olup olmadığıdır. ‘Sadakatsiz davranış sergiliyor mu? Yalan söylüyor mu? Çift hayat mı yaşıyor?’ bunlara bakıyoruz” diye konuştu.

‘NE OLURSA OLSUN EVLENECEĞİM’ DİYENLER OLUYOR
Kanıtlara rağmen yine de evlenmek isteyen örneklerin olduğunu belirten Kartal, “Kumar alışkanlığı, alkol bağımlılığı, uyuşturucu kullanımı gibi risk unsurlarını da araştırıyoruz. Ayrıca kişinin aşırı uç siyasi gruplarla bağlantısı olup olmadığı gibi güvenlik açısından önem taşıyan konular da inceleme kapsamına girebiliyor. Bizim için öncelik her zaman sadakat ve dürüstlük. Eğer kişinin ciddi bir yalanı, bağımlılığı ya da riskli bir yaşam tarzı varsa, bunun evlilikte sorunlara yol açabileceğini müşterilerimize açıkça ifade ediyoruz. Ama bazen tüm kanıtlara rağmen karşı taraf, “Ne olursa olsun seviyorum, evleneceğim” diyebiliyor. Yapılan araştırma sonuçlarını kabul etmeyen ya da görmezden gelen kişiler de oluyor. Öte yandan, özellikle korku, panik ya da endişe ile bize başvuran kadın müşteriler, sağlıklı ve net bilgilerle karşılaştıklarında genellikle daha bilinçli karar verebiliyor. Amacımız kimseyi yönlendirmek değil; doğru ve doğrulanmış bilgiyi sunarak kişilerin kendi hayatlarıyla ilgili daha sağlıklı kararlar almasına yardımcı olmak. Temel değerlendirme kriterimiz, kişinin güvenilir ve sorumluluk sahibi olup olmadığıdır” dedi.

‘KALP KRİZİ DİYE GİTTİK, ARABA ÇARPIP KAÇTIĞI ORTAYA ÇIKTI’
Müşterilerin talepleri doğrultusunda başladıkları bazı işlerin farklı sonuçlandığını belirten Kartal, “Biz de geçmişte intihar gibi görünen bazı olaylarda farklı bulgulara ulaştık. Balkondan düşme vakası “intihar” olarak değerlendirilmişti. Ancak yaptığımız araştırmada bazı ipuçları ve kayıtlar elde ettik; olayın itme sonucu gerçekleşmiş olabileceğine dair ciddi şüpheler ortaya çıktı. Bulgularımızı ilgili makamlara ilettik. Bir başka dosyada ise bir kişinin yolda kalp krizi geçirerek düştüğü ve bu nedenle hayatını kaybettiği belirtilmişti. Ancak yaptığımız incelemelerde olay yerindeki izler ve fiziksel bulgular, bir aracın çarpıp kaçmış olabileceğini gösteriyordu. Kafatasındaki hasar dikkat çekiciydi. Morg incelemesinde bu travma bulgusunu tespit ettik ve elde ettiğimiz verileri yetkililerle paylaştık. Daha önceki çalışmalarımızdan edindiğimiz tecrübeler sayesinde, yüksekten düşme sonucu oluşabilecek kafa travmalarıyla ilgili teknik değerlendirmeler yapabiliyoruz. Bazı vakalarda düşme yüksekliği ile oluşan hasar arasında uyumsuzluk tespit ettik. Yurt içinde İstanbul, Bursa, Trabzon gibi birçok şehirde; yurt dışında ise Madrid ve Moskova gibi farklı merkezlerde, ilk etapta “normal ölüm” ya da “intihar” olarak değerlendirilen bazı dosyalarda farklı ihtimalleri ortaya koyduk. Dağ evlerinde işlenmiş ve faili bulunamamış cinayet dosyalarında da araştırma yaparak bulgular elde ettiğimiz oldu. Bu süreçlerde geçmişte emniyet birimlerine de bilgi ve teknik destek sağladık. Amacımız adli makamların yerine geçmek değil; şüpheli görülen durumlarda elde ettiğimiz bilgi ve bulguları yetkili mercilere sunarak gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sağlamak” dedi.

BAŞKAN YA DA MİLLETVEKİLİ ADAYLARI DA ARAŞTIRILIYOR
Seçim dönemlerinde siyasi partilerin adayları araştırdığını dile getiren Kartal, “Birçok siyasi partiye, belediye başkanlığı ve milletvekilliği dönemlerinde hizmet verdiğimiz oldu; hâlen de siyasi partilere bu tür hizmetler sunuyoruz. Geçmişte de bu anlamda çeşitli siyasi partilerle çalıştık” dedi.

‘AİLELER ÖĞRENCİ TAKİBİYLE ÇOCUKLARINI TAKİP ETTİRİYOR’
İzmir’de gençler arasında uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımının yaygın olmasından dolayı ailelerin kendilerine başvurduğunu söyleyen Kartal şu ifadeleri kullandı:

Eskisine kıyasla İzmir’de terör faaliyetleri azalma eğiliminde; ancak gençler arasında özellikle madde kullanımı konusu daha fazla öne çıkıyor. Genelde anne ve babalar çocuklarında bazı sorunlar fark ediyor: Ödevlerini yapmama, okulda devamsızlık, geç kalma, sürekli uyuma, anne babaya karşı gelme, hatta zaman zaman saldırgan davranışlar sergileme, çanta veya cüzdanlarından para alma, aşırı agresiflik ve belirgin antisosyal davranışlar gibi durumlar görülebiliyor. Ayrıca psikolojik ya da psikiyatrik sorunlara dair belirtiler de olabiliyor. Aileler böyle durumlarda genellikle psikiyatriste ya da çocuk pedagoguna başvuruyor. Uzmanların tavsiyesiyle bize yönlendirilenler olabildiği gibi, bazı aileler de internetten araştırma yaparak öğrenci takibi talebiyle doğrudan başvurabiliyor. Günümüzde özellikle madde kullanım yaşının düşmesi dikkat çekiyor ve bu kapsamda takip talepleri geliyor. Bunun yanında zaman zaman farklı ideolojik yapılara sempati duyan gençlerle ilgili başvurular olsa da şu anda en sık karşılaşılan konu madde ve alkol kullanımıyla ilgili endişeler oluyor” dedi.

‘İZMİR’DE UYUŞTURUCU KULLANIMI 8 YAŞINA İNDİ’
Yaptıkları saha araştırmaları sonrasında elde ettikleri bulguları paylaşan Kartal, “Uyuşturucu madde kullanımı 9 yaşına kadar, hatta 8 yaşına kadar inen vakalarla karşılaştım. Artık ilkokul çağındaki çocuklarda bile sigara kullanımının ciddi şekilde arttığı görülüyor. Gençlerin bu tür maddelere ulaşımı ne yazık ki oldukça kolaylaştı. Artık okulların önüne kadar yayılmış durumda ve pek çok yerde satışının yapıldığı iddia ediliyor. Maalesef gençlik şu anda uyuşturucu pençesinde boğuşuyor. Genel olarak şunu söylemek mümkün: bir şeye ulaşmak ne kadar kolaysa, o şeyin kullanım oranı da o kadar yüksek oluyor” dedi.

‘MÜDÜR PATRONUNU, FABRİKA İŞÇİSİ MÜDÜRÜNÜ ARAŞTIRIYOR’
Bazı danışanlarının iş koşulları içerisindeki takiplerini anlatan Kartal, “Düşmanlık yaşayan kişiler de araştırma talebinde bulunabiliyor. Fabrikada çalışan işçiler birbirini, müdürler birbirini araştırmak isteyebiliyor. Kimi zaman biri “Bana mobbing uygulandı” diyerek müdürünü araştırtıyor; müdür patronunu, patron da çalışanlarını araştırtmak isteyebiliyor. Bu tür başvurular oldukça fazla. İnsanlar çeşitli nedenlerle araştırma yaptırmak için hizmet talebinde bulunuyor” dedi.

ŞÜPHELİ TAKİPTEN BABA-KIZ HİKAYESİ ÇIKTI
Kartal, süreç içerisinde yaşadığı ilginç olayları şöyle anlattı:

Bir gün bir kadın geldi ve “Eşimden şüpheleniyorum” dedi. Sürekli kıyafetlerinde keskin bir kadın kokusu aldığını, bunun kendisini çıldırtacak noktaya getirdiğini söyledi ve eşinin takip edilmesini istedi. Biz de kabul edip takibe başladık. Üçüncü gün, adamın genç bir kızla sahilde el ele, sarmaş dolaş yürüdüğünü gördük. Bir bankta oturdular; kız adamın omzuna yaslandı, adam da onun saçını okşadı. Durumu hemen kadına bildirdik, konum istedi, gönderdik. Kadın geldi ve orada büyük bir tartışma çıktı; bağırış çağırış yaşandı.

Bir süre sonra taraflar sakinleşti ve adam durumu açıklamak istedi. Meğer adamın evlilik dışı bir ilişkisinden bir kız çocuğu olmuş. Yanındaki genç kız sevgilisi değil, öz kızıymış. Çocuğun annesi vefat etmiş; adam da kızını yaşadığı şehre getirip ona ev tutmuş, düzen kurmuş. Görüştüklerinde de hasret gideriyorlarmış. Yani görünenin aksine ortada bir ilişki değil, baba-kız bağı varmış. Bu olay beni en çok etkileyen vakalardan biri olmuştu

‘VEFAT EDEN MUHABBET KUŞUNUN BULUNMASI İÇİN BİZİ ARADI’
Bir gün bir kadın aradı. Çok sevdiği muhabbet kuşu ölmüş. Kuşu bir arkadaşına verip gömmesini istemiş; arkadaşı da Sarnıç tarafında bir yere gömmüş. Daha sonra kadın bir haber görmüş, o bölgede yol çalışması varmış ve yol genişletiliyormuş. Bunun üzerine arkadaşına “Kuşu nereye gömdün?” diye sormuş ama net bir cevap alamamış. Sonra bizi arayıp arkadaşının kuşu gömdüğü yeri bulup bulamayacağımızı sordu.

‘SİHİRLİ KÜREYLE HEMEN BULALIM DEDİM’
“Buluruz” dedik. “Nasıl bulacaksınız?” diye sorunca ben de şaka yollu “Bizde sihirli küre var, oradan bakıyoruz” dedim. “Gerçekten mi?” diye sordu. “Evet” dedim. Bu kez “Peki bakma ücreti ne kadar?” dedi. “250 TL” dedim. “Hemen bakalım” dedi. Ben de “Ama şu an küre arızalı, İstanbul’daki servise gönderdik” dedim. “Öyle mi?” dedi. Sonra “Küre geldiğinde kuşun yerini bulursanız nasıl çıkaracağız?” diye sordu. “İnşaattan iki işçi çağırırız; biri kazma, biri kürekle çıkarır” dedim. “Onlara ne kadar vereceğiz?” dedi. “Yüzer lira versek toplam 450 liraya hallolur” dedim. “Tamam” dedi. “Küre ne zaman gelir?” diye sordu. “Bir hafta sonra” dedim ve telefonu kapattık.

‘DOÇENT DOKTOR ‘SİHİRLİ KÜRENİZ SERVİSTEN GELDİ Mİ’ DİYE SORDU’
Dört-beş gün sonra tekrar aradı. “Çok üzülüyorum,” dedi. “Kuşumun mezarının üstüne kaldırım ya da yol yapılırsa insanların üstüne basmasını istemiyorum. Sizi de rahatsız ediyorum ama sihirli küreniz servisten geldi mi?” dedi. Bunun üzerine ben de, “Bakın,” dedim, “Size sihirli küreden bahsettim ama gerçekten böyle bir şeyin olup da 250 liraya geçmişi görebileceğimi nasıl düşündünüz?” dedim. Kadın da “Ben doçent doktorum, İzmir’de bir üniversitede görevliyim. Teknoloji çok ilerledi, olabileceğini düşündüm” dedi.

86 YAŞINDAKİ AMCADAN ‘EŞİM CİNSELLİK İSTEMİYOR’ TELEFONU
Gecenin bir yarısı arayıp “Kedim ağaca kaçtı ama şimdi bakıyorum, göremiyorum; kedim nerededir, bulabilir misiniz?” diyenler oluyor. Ya da 86 yaşında bir beyefendi arayıp “Eşim 85 yaşında, benimle cinsel birliktelik yaşamak istemiyor; sebebi nedir, bunu nasıl öğrenebiliriz?” gibi sorular sorabiliyor. Yani zaman zaman bu tür sıra dışı ve meslek kapsamı dışında kalan talepler de gelebiliyor.