Siyaset, toplumsallaşma adına insanlığın başına getirilenleri topluma hazmettirme sanatıdır. İktidar toplumlarında, hiyerarşik yapıları muktedirler himayesinde dayatma disiplinidir.
Komünist toplumları yaratacak yetkinlik ve erginlikten yoksun insanlık, muktedirlerin huzurunda iki büklüm yaşamayıtercih ediyor.
Demokrasi, genellikle, kapitalist sistemin metropol ülkelerinde tercih edilen yönetim biçimi. Zengin Batı ülkelerinde, 1789’dan sonra, yönetenler halkları hesaba katmak zorunda kalınca demokrasi devreye girdi. Demokrasiyi ayakta tutan iki unsur; Batı kültür normları ve para. Paranın kaynağı da emperyalizm.
Ayrıca, kurallı yaşamayı sevmeyen şark toplumlarında, çok kurallı yönetim biçimi olan demokrasiler sıkıntı yaratıyor.
Batı toplumlarında halkların sistemde zapturapt altında tutulmasını sağlayan demokrasi ve siyaset, sistemde ortaya çıkan çöküş sürecinde işlevini yitirmeye başladı; çözümden ziyade sorun üretme potansiyeli öne çıktı.
Kamu kaynaklarına çökmek için siyaset, çökme imkanlarını sağlamak için demokrasi… Ve böylece sürüp giden hayat…
Böylece sürüp giden hayatın trajik akışında, insanlık, kontrolden çıkan sistemin tükenmekte olan değerlerinden medet umuyor. Ne ki sürekli erör veren sistemde kurallar, yasalar, kurumlar artık pek işe yaramıyor.
İlerleme son buluyor. Sanayi devrimiyle doğan moderniteden sonra, dijital devrimlekurulmakta olan Dünya düzeninde, ekranların interaktivitesinde ikiye katlanan yaşamların hazzıyla sanal evrene teslim olan insan…aynılaşma sıkıntısı veya yeni gerçeklik.
Yeni toplum gerçekliğinde, demokrasi ve siyaset kültürünün vasatlaşma sonucu dejenerasyonu nasıl karşılık buluyor?
Öncelikle, sandığa ilgi ve güven azalıyor.Noter muamelesi gören seçmen, zaten seçilmiş adayları onaylamaktan sıkıldı. Siyasal partiler, piyasaya düşen siyasetin ticaret merkezi gibi…Demokrasi, temsilin ve liyakatin çöktüğü koşullarda, kendi içinde tutarlı bir yönetim biçimi olamıyor. Halkın temsili artık çok sorunlu.
Siyasetin ve demokrasinin, çökmekte olan sanayi toplumuyla birlikte işlevini yitirmesi, sistemdeki işleyişinin, rolünün tartışmalı duruma gelmesi, yaşanacak daha büyük sorunların habercisi.Temsil çöktü. Yukarıdan aşağıya oluşturulan siyasi örgütlenmenin seçimler yoluyla halka onaylattırılması artık kabul görmüyor. Seçimlere ilgi azalıyor, siyasi partilere güven tükeniyor. Paralı siyasetin sonu geldi.
Sonuç olarak, yeni Dünya düzenine geçiş sürecinde, siyaset ve demokrasinin boşluğa savrulması, değişim ve dönüşümün çok sancılı geçeceğini düşündürüyor.
Değerler sisteminde ortaya çıkan çürüme ve çöküş, demokrasi ve siyaseti bitirdi.