‘Sihirli eller’

Abone Ol
Güneydoğu'da bir dönem görev yapmış istihbaratçının kendi yaşadıklarını aktardığı bir kitap okumuştum. Meslektaşlarına öğütleri içeren, son derece amatörce yazılmıştı kitap. Anlattığı alan da oldukça dardı. İstihbarat çalışmalarından çeşitlemeler, katıldığı operasyonlar, bölge sınırları içinde yakın izleme gibi bire bir içinde yer aldığı olayları aktarmış. Yine de satır aralarına serpiştirilmiş ülke ve bölge gerçekleriyle doluydu hınca hınç.
Operasyonlarda yer almak, izlemek dışında 'ne yaparız' sorusuna, yine kendi yanıt veriyordu.
'Gerektiği hallerde kullanılmak üzere bilgi toplar, dosyalar ve rafa koyarız' Bilgilerin derlenmesi bazen haftalar, aylar, bazen de yıllar almakta, bu yüzden sabırlı bir çalışma gerekiyor. Ancak işin asıl püf noktası zamanlama! Zamanlama; raflardaki dosyalanmış bilgilerin işe yaramasının ilk şartı. Bu yüzden seçilen zamanın 'gerekli haller' ile yüzde yüz örtüşmesi gerekiyor ki kullanılacak bilgiler 'nokta atışı' kıvamında olsun.
Yaklaşan seçimlere yönelik propaganda çalışmalarını izliyoruz. 'Kelle kopartan' kasetler ortalıklarda uçuşuyor. Gün geçmiyor ki yeni bir kaset ortaya çıkmasın. Üstelik ortaya dökülen kasetler; özel hayat odaklı, 'yatak odası' temalı. Belden aşağı vuruşlar için bire bir yani.
Bu kasetler köşedeki büfede satılmadığına, akşam çekelim sabah yayımlarız tarzında olmadığına göre… Birileri kullanılmak üzere derlemiş, dosyalamış ve sabırla 'gerekli haller' in oluşmasını beklemiş.
Ne gariptir ki, ortalığa dökülme zamanı tam da seçim arifesine denk gelmiş!
Hal böyle olunca; saldırıya muhatap partiler, kürsülerde geleceğe dair projelerini anlatmak yerine belge ve kasetlerle boğuşmak zorunda kalıyor. Adayından ötürü yıpratılmış partinin oy kaybına uğratılması amacıyla yollara düşen 'sihirli eller', ilk etabı tamamlamış, ilk golü rakip filelere bırakmıştır.
Hedef büyüktür! Kasetler marifetiyle ülke siyasetine biçim, ülke geleceğine yön verilecektir… Bu yüzden siyaset arenasının taşları yerinden oynatılmalı, olabildiğince güçlü depremler yaratılmalıdır.
CHP Genel Başkanının yatak odası görüntüleriyle gittiğini düşünürsek 'sihirli eller' in yıkıcı deprem yaratma konusunda son derce başarılı oldukları söylenebilir. Hiç şakaları da yok ayrıca. MHP Genel Başkanının rest çekmesinin hemen ardından görüntüler derhal yayıma verildi. 'A takımı' tabir edilen yöneticiler birer birer istifa etmek zorunda kaldılar.
'Bilişim ve iletişim çağının sakıncaları da var. İnternet ile her şey mümkün' diye konu geçiştirilebilir mi? Ne kadar parti içinden yapıldığı izlenimi verilmeye çalışılırsa çalışılsın, böylesine bir çalışmayı amatörlerin yapabileceğine inanmak güç.
Kişiler teke tek ele alınmış… İlişkileri incelenmiş… Hiç kuşku uyandırmadan, hiç açık vermeden, hiçbir delil bırakılmadan yatak odalarına kadar girilmiş… 'Sihirli eller' in işinin ehli kişiler olduğu açık. Böylesi bir çalışma ancak deneyimli kişilerce ve profesyonelce yapılabilir.
Ortalığa dökülen kasetlerin servis edilme nedeni belli! Hedef alınmış partinin seçimler öncesi içi boşaltılarak taca atılması. Tartışmalar o yönde olsa da, bu aşamada istihbaratı toplayan ve servis eden kişilerin kimliğinin pek bir anlam ifade edeceğini düşünmüyorum.
Asıl yanıt verilmesi gereken soru; bu profesyonelce çalışmayı kimler yaptırdı?
Kasetleri çekenler ve servis edenler 'kim' i konuşmak yerine, konuşulması gereken kimlerin yaptırdığı olmalı bence. Bu ülke üzerinde ileriye dönük kimlerin planları varsa, geleceğe dönük siyasi yönlendirmeye ancak onların ihtiyacı vardır.
Sizce, ülkenin geleceğine dair hesapları olan birileri var mı?