SHP kurultayında sol kanat adayı İsmail Cem karşısında, Baykalcıların tam desteği ile genel başkan seçilen Erdal İnönü ile Deniz Baykal arasında tam bir uyum yaşanmaktaydı.’¶
Genel Sekreterlik görevini üstlenen Deniz Baykal, SHP’’yi her aklına esenin ideoloji ürettiği ya da Türkiye’’nin kendine özgü hassasiyetlerini dikkate almadan söylem geliştirdiği bir parti olmaktan çıkarmaya kararlı olduğunu söylemişti.
Bu yaklaşım her biri 1980 öncesinin farklı sol gruplardan gelip partide belli sıfatlar üstlenen sol kanadın tepkisine neden olsa da tasfiye olma korkusu aralarında uzlaşmaz çelişki olduğu sanılan bu grupları güçbirliğine itmekteydi. Sol kanadın parti meclisinde sözcülüğünü, İzmir Milletvekili Kemal Anadol ile Ordu Milletvekili Ertuğrul Günay yapmaktaydı.
1988 yılı, SHP örgütleri açısından önseçimlere ve yerel seçimlere hazırlık yılı olarak geçmekteydi. SHP’’nin yerel seçimleri kazanmasının muhtemel olduğu il ve ilçelerde çok sayıda belediye başkan aday adayı, aylar öncesinden kongre ve önseçim delegelerini dolaşmaya başlamışlardı. Her bir aday adayının defalarca ziyaret ettiği delegelerin posta kutuları, tanıtım broşürleri ile dolup taşmaktaydı.
Yazılı kültürün canlılığını koruduğu o dönemde, posta kutularını dolduran yazılı döküman ve broşürler, parti ile üyelik bağı olmayanlar üzerinde bile pozitif etki uyandırmakta ve önseçim nedeniyle yalnız parti üyeleri değil, halk da politize olmaktaydı.
İktidarın 5.yılında heyecanını gitgide yitirmekte olan ANAP, bazı bakanlık ve kurumlarda yaşanan yoğun yolsuzluk söylentileri, Semra Özal’’ın papatyalarının ’“Hasbahçe’” görüntüleri, kızı Zeynep’’in özel yaşamıyla gündeme gelmesi ve nihayet Ahmet ve Efe Özal’’ın iş yaşamındaki söylentileriyle birleşince ANAP, ciddi güç kaybına uğramaktaydı.
SHP üst yönetimi, seçim kazanma umudu taşımadığı İstanbul ve adaylığı aylar önce genel kabul gören Murat Karayalçın için Ankara’’da önseçim yapılacağını ilan ediyor, ancak İzmir için kararsızlık devam ediyordu.
İzmir için ön seçim mi, merkez yoklaması mı yapılacağının kararını vermek için İzmir’’e gelen Genel Sekreter Deniz Baykal, Seferihisar Sığacık’’da, İzmir Milletvekilleri Mahmut Türkmenoğlu, Erol Güngör, Urla Belediye Başkanı Bülent Baratalı, Buca İlçe Başkanı Ertan Erdek, Konak İlçe Başkanı Suha Barlak, İzmir İl Başkanı Kemal Karataş ve Bornova İlçe Başkanı sıfatıyla benim de bulunduğum gizli bir toplantı yaptı. Toplantıda ağırlıklı olarak Büyükşehir Belediye Başkan Adayı’’nın kim olacağı tartışıldı.
Mahmut Türkmenoğlu bu görevi en iyi kendisinin yapacağını, Urla Belediye Başkanı Bülent Baratalı verilecek her göreve hazır olduğunu, İl Başkanı Kemal Karataş ise Baykal’’a yalvarır bir tavır içinde ’“bu görevi üstlenirse ömrünün sonuna kadar Baykal’’a bağlı kalacağının’” garantisini vermeye çalıştı.
Ertan Erdek’’in Buca, Suha Barlak’’ın Konak Aday Adayı olmaları nedeniyle sessiz kalmayı tercih ettikleri bu toplantıda, aday olmayan tek yönetici olarak fikrimin önem taşıdığının bilinci ile Baykal’’a hitaben ’“Çok sayıda aday adayının aylardır kapı kapı dolaşıp, örgütten destek istediğini, örgütün de bu seçimi kendisinin doğal hakkı olarak gördüğünü, bu nedenle önseçim dışındaki bir tercihin büyük sıkıntılara yol açacağını’” belirttim.
Gerçekleri dürüstçe ortaya koyan bu tavrım nedeniyle adaylık beklentisi içerisinde olanlar hayal kırıklığı yaşamış, o an için belli etmedikleri kinlerini ileriki yıllarda, benim de katkımla elde ettikleri erkleri bana karşı kullanarak açığa vuracaklardı.
Sığacık Toplantısı’’ndan sonra Genel Başkan Erdal İnönü, Genel Sekreter Deniz Baykal ve Genel Sekreter Yardımcısı Adnan Keskin’’in Uşak Ticaret Odası ile yaptıkları toplantı vesilesiyle Genel Başkan tarafından Uşak’’a çağırıldım. Kaldığı otel odasında benden İzmir ile ilgili bilgi alan Genel Başkan Erdal İnönü’’ye de Baykal’’a yaptığım konuşmayı tekrarladım.
Bu bilgilendirmeden sonra İzmir’’de de önseçim uygulanacağını belirten Genel Başkan İnönü, Adnan Keskin’’e dönerek ’“İzmir’’e gidip örgütün önde gelen isimleri ile toplantı yap ve Alev Coşkun’’un adaylığına destek verdiğimi söyle’” talimatını verdi. Bu talimatı yerine getirmek için İzmir’’e giden Keskin, bazı aday adaylarının taraftarlarınca protesto edilecekti.
Yapılan önseçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına Yüksel Çakmur, İstanbul’’a Nurettin Sözen, Ankara’’ya da Murat Karayalçın aday gösterildiler. Üç büyük kentte de belediye ve il genel meclisi üyeliklerini ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu kökenlilerden oluşan sol kanatçılar kazanıyor, Aralarında A.Rıza Bodur, M.Ali Susam vb. önseçim kaybetmiş kişilerin, aynı görevlerin ilk sıralarına bu kez atama yoluyla gelmeleri ise örgütte büyük tepkilere yol açıyordu.
Mart 1989 Yerel Seçimleri'nde İnönü-Baykal ikilisinin uyum içinde çalışmaları, Baykal’’ın üstün hitabet gücünün yarattığı coşku ile birleşiyor, ortaya çıkan sinerji ile SHP % 28.8 oy oranı ile 6 Büyükşehir, 39 il ve 283 ilçe Belediye Başkanlığı’’nı kazanarak iktidar alternatifi parti konumuna geliyordu.