Sevgiyi, aşkı yaşaması zevk, ancak; anlatması zor…
Sevgi, aşk; keyifle harcanan karşılıksız bir emeğin ürünüdür.
İlgisiz, duygusuz, özlemsiz, emeksiz ne sevgi olur, ne de aşk…
Sevgiyle, aşkla, özlemle, kavuşma, kucaklaşma arzusuyla yaşadığımız gün; ömürden değil.
Aşk; 'var'ların ve 'yok'ların paylaşılıp özümsendiği lezzete, tada dönüştüğü ruhumuzun gıdasıdır.
Bir başka anlatımla sevgi, aşk; bir çiçekçi dükkanı gibi farklı olanaklar sunar, çiçeklerden nasıl bir buket oluşturmak sevgililere, aşıklara kalmış…
Sevgi aşkın gıdası, aşk ise sevdiğinde bütünleşip kaybolmaktır.
Sevgi; kalpler arası yolculuğa çıkarak paylaşmak, bütünleşmek, mutlulukla beslenmek ve bireysellikten uzaklaşıp güzellikler dünyasında buluşmaktır.
Birlikte gülüyorsak mutluluktan, birlikte ağlıyorsak dostluktan, birlikte susuyorsak bu aşktır.
Sevgi ve aşk; vücudumuzun kimyasıdır, hayatımızı tatlandırır, yaşamımızı renklendirir, yaşadığımızı hissettirir.
Sevgi; bireysellikle başlar, 'bulaşıcı'dır.Toplumsal yolculuğa çıkar, hoşgörüyle, birlikte yaşama isteğiyle dalga dalga yayılır. Sevgi; üretkendir çoğalır.
MEVLANANIN FELSEFESİ
İnsanı sevmek, doğayı sevmek, doğaya ve insana aşık olmak; duyguların, güzelliklerin en anlamlısı, toplumsal barışın ve huzurun da destekleyicisidir.
Sevgi; aynı zamanda insanları birbirine yaklaştırıp kaynaştıran, var olduğumuzu hissettiren, vücudumuzun kimyasını şekillendiren 'psikolojik olgu'dur.
İnsanlığı aydınlatan, dünyaya ışık saçan Mevla'nın düşünce sisteminin, aşk felsefesinin temelini; sevgi, hoşgörü, affetme, kucaklaşma, barış, kardeşlik, hasret ve kavuşma arzusu oluşturmaktadır.
Mevlana'nın 'Sevgi şifadır, sevgi güçtür, sevgi değişimin sihridir…Aşk; öyle engin bir denizdir ki ne başlangıcı var, ne sonu' sözü; aşkın ve sevginin derinliğini ve yüceliğini anlatmaktadır.
Öte yandan; 'aşk' Divan Edebiyatı'nın ana teması haline getiren Fuzuli'nin 'Mecnuna demişler, yahu bu kadar övdüğün senin Leyla da pek güzel değilmiş. Mecnun gülmüş; sen onu benim gözümle bir görebilsen…' sözü de aşkın kişiye özel, anlatılması ve anlaşılması zor bir duygu olduğunu ifade etmektedir.
Bu arada; 'Sefiller' romanının yazarı ünlü Fransız edebiyatçı ve düşünür Vıctor Hugo, 'Bir bakış, bir aşığı aşkından emin eder. Sevişenler daima gözlerle yemin eder…' diyerek aşkın ve sevginin duygusal enginliğini; heyecanını ve coşkusunu anlatmaktadır.
Aşksız, sevgisiz, özlemsiz, duygusuz, heyecansız bir hayat verimsiz, bereketsiz bir dünyayı anlatır.
Sonuç olarak: Aşkı ve sevgiyi yüreğimizden eksik etmeyelim. Aşk; ruhumuzun kimyası, insanlığın erdemi ve ortak değeridir.
14 Şubat Sevgililer günümüz kutlu olsun; sevenler, sevgisiz kalmasın.