(Bu yazıda adı geçen kişilerin, kuruluşların ve olayların bu günkü Türkiye ile ilgisi yoktur. Benzetenler olursa tamamen kötü niyetlerindendir!)’¶
Toplantı 1:
Yer: Başşehir’’de bir çiftlikteki makam odası.
Katılanlar: Çiftçi Bakanı Veteriner M. Ekerbiçer, İç İşimizin Bakanı Şaşar Beşeray, Demokrasi’’yi Torpilleme Partisi Genel Başkanı Memo Turko.
Beşeray: 34 arkadaşımızı Kandil’’den getireceğiz. Sizden ricam, Türk kökenli kişileri fazla korkutacak şekilde gösteri yapmayın. Biz, hakim, hekim, savcı, genel müdür, müsteşar, Başşehir’’de ne kadar boş oturan adam varsa hepsini sınıra göndereceğiz.
Memo Turko: Ben elimden geleni yaparım, ama beni taktıkları yok. Ada’’da yaşayan Öcveren’’i dinliyorlar.
Ekerbiçer: Bak Memo Turko, ben de Kürdüm biliyorsun. Dediğimizi yap, gerisi kolay. Aman bizi Başimam’’a utandırma.
Toplantı 2:
Yer: Başimam’’ın Aklı Karışıklar Partisi’’ndeki makam odası
Katılanlar: Başimam, Sn. Beşeray, Sn. Ekerbiçer, Başimam’’ın Kürtçü Danışmanları.
Başimam: (Çok sinirli bir vaziyette volta atmakta ve küfür (özür dilerim) etmektedir.)
Ne yaptınız kardeşim?Türkleri ayağa kaldırdınız. Ben size ne dedim yahu, yavaşça hazmettirerek yapacaksınız demedim mi?Kendi partimden bile isyanlar başladı. Gerçi isyan eden teşkilatları hemen görevden alacağım ama neden olsun kardeşim. Ada’’da yaşayan Öcveren’’e durumu anlattınız mı?
Beşeray: Söyledik efendim ama bizi fazla dinlemediler, fakat Diyar-ı Kebir şehrinin valilik binasına örgüt bayrağı asmalarına engel olduk başimamım.
Başimam; Avrupa’’daki çocuklara söyleyin, gelişlerini ertelesinler. Damadın, tarikatın ve bizim medya’’ya talimat verin, demokrasi konusunu işleyerek ortamı yumuşatsınlar. Ayrıca Şehit Aileleri ile ilgili haberleri ne gazetelerde ne de televizyonlarda görmek istemiyorum. Görürsem, vergi elemanları ile oydururum (pardon, uydururum demek istemişti)
Ben şimdi başka bir toplantıya gideceğim. Gündemi değiştirmem lazım. Ergenekon’’u gündeme getireyim diyorum ama artık kimse inanmıyor. Belki Asker’’le ilgili bir şeyler bulurum. Bana bakın Bakan Efendiler, Milletvekillerine söyleyin. TV’’lere konuşmayı yasaklıyorum. Gitsinler Mecliste otursunlar. Söylenince el kaldırsınlar. Ben onları seçmese idim, nasıl Milletvekili olacaklardı?Her birine TUKİ-MİKİ den ikişer ev verdim. Daha ne istiyorlar?Tepemin tasını attırmasınlar, Allah Allah.
Toplantı 3:
Yer: Başimam’’ın Başşehir Çukurkanbur’’daki özel malikane’’si.
Katılanlar: Başimam, Hukuk’’tan Sorumlu Bakan Aliş Diboş, Tarikatın Hukuk’’taki temsilcisi Sıvacı Bey, Kürtçü Danışmanlar ve tesadüfen odadan çıkamayan Hanımefendi’’nin falcısı Arap Bacı ve temizlikçi Fadime Hanım.
Başimam: Ben seni boşuna Bakan yapmadım Aliş Diboş, sen Bakan olacak adam mısın?Benim talimatlarıma itirazsız uyacaksın. Ne demekmiş hukuka uygun değil, uydur kardeşim işin ne.
Aliş Diboş: Baş üstüne efendim, Sıvacı Beyle beraber, kamuoyunun dikkatini çekecek bir konu bulduk. Hem kamuoyu meşgul edilir, hem de Tüfekli Kuvvetler’’e de dokundurmuş oluruz. Biliyorsunuz epeydir onlara yüklenmemiştik. İzin verirseniz konuyu Sıvacı Bey arz etsin, ne de olsa uzman o.
Sıvacı Bey:
Sayın Başimamım, bundan yaklaşık 5 ay önce bir fotokopi ile Tüfekli Kuvvetler’’den bir Miralay’’ı çok terletmiştik, fakat elimizden kaçırmıştık tutuklayamamıştık. Şimdi Tüfekli Kuvvetler’’in içinden bir adamımız bize ihbarda bulundu. Vallahi kendiliğinden! İmzayı da ıslattık. Şimdi sıkı durun efendim, imzanın ıslaması da, aynen ıslama köfte gibi o Miralay’’ın çıktı. Bu defa elimizden kurtaramazlar. Yalnız, izin verirseniz bir ricam var. Biz Sıvacılar, bazıları emekli olsalar da ihtilal’’e teşebbüs ettiler diye, birçok ihtiyarı cezaevine attık. Fakat Reisi-Ümmet, ihtilalci Ressam Paşa ile basının önünde görüşüyor. İşimiz zorlaşıyor, lütfen engel olun başimamım.
Başimam: Tamamdır bu iş. Çak bakalım Sıvacı Bey, aferin. Hep böyle olun. Şimdi beni iyi dinle Aliş Diboş Bakan, önce belge’’nin aslı bulundu diye haberi, belgeleriyle basına sızdır. Bizimkilere söyle iyice büyütsünler. Bırak, soruşturma gizlidir ayaklarını. Ortaya atalım, insanlar karalansın, nasılsa insanlar balık hafızalı, ilerde unutulur gider. O Serdar-ı Ekrem Efendi’’de bunu altından kalksın da görelim.
Not: Odadan çıkamayan falcı, temizlikçi Fadime Hanıma şöyle der:
’“Kız Fadime ben bir daha bunların fallarına bakmam, bu gidiş iyiye gidiş değil, sen de kendini kurtar’”
Toplantı 4: Tüfekli Kuvvetler’’in Merkezinde yapılan toplantı sonucu aşağıdaki bildirinin yayınlanmasına karar verildi.
1) Bugün, bazı gazetelerde yer alan bir ihbar mektubu ve mektubun odağındaki gelişmelerin öncelikle medyada yer almasının sağlanması, hukuk devleti adına kaygı verici ve çok düşündürücüdür.
2) Benzerlerine sıklıkla rastlanan ihbar mektubu haberinin medyada veriliş biçimindeki ölçü ve duyarlık derecesinin yayın organlarına göre gösterdiği farklılık da hayli dikkat çekicidir.
3) Hukuk devletinde her şeyin yasalara uygun olarak yürütülmesine hiçbir kimsenin ve hiçbir kurumun itirazı olamaz.
Bugünkü yazımızı 2 güzel sözle tamamlamak istiyorum:
1) EVLATLARINIZI KUZU GİBİ YETİŞTİRMEYİN Kİ, İLERDE KOYUN GİBİ GÜDÜLMESİNLER. ARAŞTIRMACI, SORGULAYICI OLSUNLAR.
2) MİLLETLERİN YURTSEVERLİKTEN BAŞKA SURLARI YOKTUR.