Sen bize neler ettin Tarkan

Abone Ol

Bize bunu yapmayacaktın Tarkan…

Yeni Türkiye’de eskiyen gençliğimizi…

Soluk benizli hayatlarımızı hatırlatmayacaktın bize.

Yüzümüze çarpmayacaktın.

Hayatı hafife almayı, estetiği, dans etmeyi…

Birlikte keyifle eğlenmeyi, dostluğu, samimiyeti, güzel bir gülüşü…

Nedensiz coşkuyu, bir anda sevinebilmeyi hatırlatmayacaktın.

Bizler hep birlikte eğlenmeyi unutmuştuk işte mis gibi…

Mizahı, iyi olmayı, iyi hissetmeyi en derinlerimize gömmüştük.

Yan yana olmayı, keyif almayı, birlikte eğlenmeyi unutmuştuk ne güzel…

Onca yıldır üstümüze, saçımıza başımıza, ruhumuza yapışan karamsarlığa…

Her Allah’ın günü kederler, zehirler, ölümler solumaya alışmıştık.

Sen şimdi kalkmış bize neşeli, havalı, cilveli bir gökyüzü gösteriyorsun…

Oksijenler, güneşler, gülücükler, eğlenceler, coşkular hediye ediyorsun …

Sen bize neler ediyorsun böyle sevgili Tarkan?

***

Bir de yanına Cem Yılmaz’ı almışsın sahnede…

Kendinle dalga geçmeyi de bilerek, nasıl da dostlukla eğlendiniz birlikte.

Ele güne karşı kıkır kıkır dans edip, bize eski bizi hatırlattınız.

Bil ki, vay canına diye şaşırdık kaldık sevgili Tarkan.

Şarkılarında, duruşunda, dansında, gülüşünde kedersiz, kasvetsiz, kendimiz olabildiğimiz günleri hatırladık.

İtilip kakılmadan, hakaret edilmeden, kurşun yemeden, ölmeden, dayak yemeden, bıçaklanmadan evimize ulaştığımız günleri anımsadık.

Ne güzel günler yaşamışız meğerse, nasıl da neşeliymişiz…

Murathan Mungan misali, “İçindeymişik, mutluymuşuk, canlıymışık” dedirttin bize.

Nostaljiye kapılmanın bir nebze yaşlanma alameti olduğunu düşünmekle birlikte…

Yedi yıl aradan sonra bütün Türkiye’nin seni izlerken neşeye bulanıp, oh be çekmesi…

Şarkılarınla beraber seni görmenin herkesin nasıl da içini açtığını dillendirmesi…

Sadece nostalji ya da Tarkan hayranlığıyla açıklanamaz.

Tarkan’ı ve hayatımızın son çeyreğine şahitlik eden şarkılarını dinlerken…

Tuhaf bir şekilde bütün ülke hafifledik, ağırlıklarımızı attık.

İçimizi ezen şiddet sarmalından, nefes daraltan baskıdan, saygısızlıklardan, adaletsizliklerden uzaklaştık.

Kaybolan normale, kaybolan neşeye, kaybolan değerlere…

Havuzsuz, fenomensiz, gözaltısız, kaygısız bir es verdik.

***

Ne çok özlemişiz seni...

Ve unuttuğumuz kendimizi…

Yeni Türkiye’de çürüyen değerlerimiz…

Dayakla dökülen dişler gibi elimize geldi adeta müziğinin eşliğinde.

İstanbul konserlerinde sen neler demişsin öyle şarkılarınla…

Karda kışta kurda kuşa yem olduk demişsin…

Hatırlamalı demişsin…

Unutmamalı demişsin…

Bu gözler ah neler görür demişsin…

Hepsi senin mi demişsin…

Bil ki bu sana son veda demişsin…

Hatırlatmayacaktın bize Tarkan.

Ah sen bize neler ettin böyle Tarkan…