Pazar günü, saat 21.30 itibarı ile sayılan oyların partilere dağılımının artık değişmeyeceği anlaşılmaktadır. Sonuçlar AK Parti'nin kesin bir zafer kazandığını gösteriyor. Türk siyasi tarihine bakıldığında üç genel seçimde oylarını gittikçe artıran tek parti olduğu görülmüştür.
Sekiz yılı aşkın bir süre iktidarda kalmış ve yıpranmamış bir parti var karşımızda. Bu sonucu genelde sayın Recep Tayyip Erdoğan markasının aldığını söylemek kehanet olmaz.
AK Parti'nin aldığı oylar, diğer bütün partilerin ve bağımsızların tümünün aldığı oylardan daha fazla .Bu oranda oy almış bir partinin bir değişim programı uygulamasını beklemek gerekir. Genel seçimlerde bu kadar yüksek oy almış olmak, hemen hemen hiçbir iktidara kısmet olmamıştır.
Seçim sonuçlarını İzmir yönü ile değerlendirdiğimizde, AK Parti'nin aldığı oylar her ne kadar genel oy oranından on dört puan geride kalmış olmasına rağmen, alınan sonuç, Türkiye genel sonucundan daha fazla bir artış göstermiştir.
AK Partinin oyları ülke çapında %10 artarken, İzmir'de 2. bölgede %20, birinci bölgede de buna yakın bir artış yaşanmıştır. İkinci bölgedeki artışın mimarı olarak ulaştırma eski bakanı sayın Binali Yıldırım'ın olduğunu kabul etmek gerekir.
İzmir ilimizin artık Ege bölgesine öncülük edemiyor olmasını üzülerek belirtmem gerekiyor. Gönül isterdi ki, Ege bölgesine siyaseten ağabeylik etsin. Bu olmadı. CHP'nin Ege bölgesindeki gerilemesinin nedenini, partinin iyi değerlendirmesi gerekir.
Ege bölgesinde MHP de oy kaybına uğramış; bu kaybın sebeplerini de yeni oluşacak yönetimin değerlendireceğini düşünüyorum.
Benim seçim öncesi tahminimde CHP ve MHP'nin daha fazla oy kaybedeceği yönünde idi. Çünkü mahalli idarelerin çoğunda bu partiler yıpranmışlar, ama bu genel seçimlere büyük oranda yansımamıştır.
Seçim sonuçlarının ülkemize ve İzmir'imize hayırlara vesile olmasını diliyor, bir dahaki seçimlerde İzmir'in Ege bölgesinin ağabeyi olmasını temenni ediyorum.