Politika

Sebahat Tuncel: Kürtler taktik olarak emperyalistlerle ittifak kuruyor

Ortadoğu’ya ve Suriye’ye yönelik uzun yıllardır süregelen müdahalelerden söz eden, Colani’nin emperyalistler tarafından Suriye’nin başına getirildiğini belirten Sebahat Tuncel, Kürt hareketinin pozisyonuyla ilgili olarak ise “Kürtler esas olarak halklarla stratejik ittifaklar kuruyor. Sosyalist güçlerle, ezilen emekçilerle stratejik ittifaklar kuruyor. Emperyalist güçlerle ittifakları ise daha taktik. Yani onlara çok güvendikleri için kurmuyorlar bu ilişkileri ya da ittifakları" dedi

Abone Ol

Sebahat Tuncel, Suriye’deki gelişmelere ve Türkiye’de yürütülen sürece dair T24’e konuştu.

Tuncel, Suriye’de yaşananlar ve Colani’nin (Ahmed eş-Şara) Şam yönetimini ele geçirmesine ilişkin, “Son süreçte de çözümsüzlük siyasetinin yaratılmasında İngiltere olumsuz rol oynadı bence. Mesela Ahmed El Şara birdenbire nereden çıkıverdi? Sakalını kesip takım elbise giydirince bir anda o kişi hemen demokrat ve özgürlükçü birisi olmuyor, zihniyeti devam ediyor. Onu emperyalistler Esad’a karşı, kabul edilebilir bir lider olarak karşımıza çıkarttılar. Öncesinden de belli ki eğitilmiş gelmiş” dedi.

Rojava’daki 100 yıllık geçmişe bakıldığında Fransızların da etkisinin olduğunu söyleyen Tuncel, “Bu yaşananlar biliyorsunuz Sykes Picot Anlaşması’nın güncellenmesi bağlamında çok tartışılıyor. Bence bu, yabana atılır bir tartışma değil. Kürtlerin coğrafyasını dörde bölen şey de odur, gizli anlaşmalarla şekillenen bir şeydir. Bu durum şimdi de yeni bir anlaşmayla yeniden dizayn ediliyor. Suriye’de yaşananları son birkaç ayla ifade etmeye çalışırsak eksik kalır. Suriye’ye aslında 2011’den beri müdahale ediliyor” değerlendirmesini yaptı.

“BU İLİŞKİLER ZORUNLUYDU”
Tuncel, Kürt hareketinin Suriye’de emperyalist güçlerle geliştirdiği ilişkilere yönelik soruya ise “taktik” cevabını verdi. “Bu aktörler dün SDG’ye yatırım yaparken ‘emperyalist’ değil miydi? Kürt siyaseti kendi içerisinde bir eleştiri veriyor mu bu hususta?” sorusunu yanıtlayan Tuncel, bunun “diplomasının gereği” olduğunu savunarak şunları dile getirdi:

“Rojava yönetimindeki Kürtler, ABD, İsrail, Rusya ve birçok ülkeyle ittifak ve ilişki kurarken bunların bir kısmını stratejik, bir kısmını da taktik ittifaklar olarak gördüler. Kürtler esas olarak halklarla stratejik ittifaklar kuruyor. Sosyalist güçlerle, ezilen emekçilerle stratejik ittifaklar kuruyor. Emperyalist güçlerle ittifakları ise daha taktik. Yani onlara çok güvendikleri için kurmuyorlar bu ilişkileri ya da ittifakları. Ama en nihayetinde Orta Doğu’da bu güçlerle ilişki içerisine girmeden yürümeniz zor. Diplomasinin gereğidir bu. Türkiye de bugün birçok ülkeyle ilişki ve diyalog içerisinde, olmak durumda. Ama burada Kürtler açısından en önemli şey bu ilişkilere tamamen güvenmek yerine çıkarların ortaklaştığı bir yerden siyaset yürütmek. Kürtler eskiden beri hem ABD’nin hem İsrail’in hem İngiltere’nin hem de Fransa’nın rolünü stratejik olarak ele almadılar. Bu ilişkiler zorunluydu. ABD de IŞİD’le mücadelenin bir parçası olarak SDG’ye ve Kürt siyasetine yaklaştı. Ama Kürtler orada başka bir hayat kurdular. Sadece IŞİD’e karşı mücadele ile yetinmediler, aynı zamanda demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü, sosyalist bir yaşam örmek istediler. Kendi geleceklerine kendileri karar vermek istediler. O savaş koşullarında öylesi bir hayat inşa ettiler.”

“MASANIN DEVRİLMESİ İHTİMALİ VARDI”
Türkiye’de yürütülen sürece ilişkin de konuşan Tuncel, sürecin Rojava ile birlikte kritik bir eşikten geçtiğini belirterek şunları ifade etti:

“Bence hâlâ diyalog devam ediyor. Yani kesilmemiş olması önemli. Ama Rojava’yla birlikte kritik bir aşamadan geçti bana göre. Masanın devrilmesi ihtimali vardı, Suriye'de Kürtlere yönelik saldırı durdurulamasaydı başka bir durum ortaya çıkardı.

Bence o ihtimali vardı evet. Kritik bir aşamaydı gerçekten. Eğer o saldırı durdurulamasaydı, başka bir durum ortaya çıkardı.”

“DEVLET ‘EŞİT YURTTAŞLIK VERİYORUZ’ DEMİYOR”
Tuncel, devletin sürece yaklaşımına ilişkin şunları kaydetti:

“Süreç ilerliyor ki Meclis'te de biraz hareketlenme oldu. Komisyon yasal konulardaki raporunu hazırlayacak. Ama bu işin en başından beri o konuştuğumuz çelişki var çünkü devlet demokratik çözümden bahsetmiyor. “Ey Kürtler size çok zulüm ettik, hak ve özgürlüklerinizi gasp ettik. Bundan sonra eşit yurttaşlık temelinde bir şey veriyoruz artık. İnkâr politikalarından vazgeçiyoruz” demiyor. Meseleye Orta Doğu siyasetinin 7 Ekim 2023’te girdiği yeni evre, yani ‘Üçüncü Paylaşım Savaşı’ üzerinden bakıyor. Ama bu süreç Kürtlerin hak ve özgürlük talepleri açısından da yeni bir durumu ortaya çıkarttı. Bu mücadele önemli.”