‘Savaşın ilk şehidi, akıl, vicdan ve hakikattir’

Abone Ol
Ne garip bir ülkede yaşıyoruz… Doğru ile yanlış çoğu zaman iç içe. Mazlumu zalimden, zalimi mazlumdan ayırt edebilmek neredeyse imkansız. Kim zalim, kim mazlum… Kim ne zaman mazlumdu, kim ne zaman zalimdi pek belli değil. Birbirinin ikiz kardeşiymiş gibi aralarında inanılmaz bir benzerlik var.
Kimine göre düşük yoğunlukta savaş... Kimine göre savaş değil çatışma… Kimine göre terör saldırıları… Adı ne olursa olsun insanlar ölüyor. Her ölümün ardından klasik, beylik klişe sözler saçılıyor ortalık yere. Dün hayatının baharında gençlerimizin ölümlerini, bugün sivillere yönelik saldırıları konuşuyoruz.
Klişe sözleri oldum olası sevmem. Lakin bilirim ki her biri bir gerçeği gizlemek için kullanılmıştır. Çatışmaların şiddetlendiği, ölüm haberlerinin ardı ardına gelmeye başladığı, savaş naralarının yükseldiği günlerden geçiyoruz yeniden. Her savaşta olduğu gibi 5.yüzyıldan günümüze taşınan 'Savaşın ilk şehidi, akıl, vicdan ve hakikattir' diyen Aiskhylos'un sözleri yankılanır zihnimde. Aslına bakarsanız bu sözün ardından ne yazarsanız yazın, boş…
JİTEM gerçeği ortada duruyor! Genelkurmayın milyonlarca insanın gözünün içine baka baka yok dediği JİTEM bugün artık inkar edilmiyor. Lakin uygulamalarıyla kendi 'hukukunu' yaratan JİTEM çuvala sığmaz mızrak boyutuyla dımdızlak ortada kaldı. 'Vicdanı rahatsız'JİTEM'cilerin itiraflarıyla yargısız infaz emrini verenleri, infazları gerçekleştirenleri ve toplu mezarları öğreniyoruz bir bir. Yaptığı yargısız infazların üzerindeki sır perdesi kalktıkça yalan ile doğruyu, bölgede yaşananların ışığıyla bir kez daha değerlendiriyoruz.
PKK'nın biz yapmadık dediği Ankara'daki bombalı saldırı da bu sözün teyidi niteliğinde. PKK yapmıyor ama TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri) saldırıyı üstleniyor. Bu da başka bir yalan. 'PKK'nın söz dinlemez haylaz çocuğu' olarak tanımlanıyor TAK. Kürtlerin büyük bir bölümü PKK'ya biat ederken, böyle bir şey mümkün mü?
PKK Silvan saldırısından bu yana karşısına kim çıktığına bakmaksızın saldırıyor, TAK da öyle… Biri kırsalda diğeri şehirlerde birbirini destekleyen eylemler gerçekleştiriyor. Batman'da polis aracına düzenlenen saldırıda bir kadınla çocuğu iki ateş arasında kalarak yaşamlarını yitirdi. Polis PKK'yı, PKK polisi suçluyor. Batıdaki medya başka veriyor olayı, doğudaki başka. Devlete göre PKK yalan söylüyor, PKK'ya göre devlet… Yine fillerin tepişmesiyle, çimenler eziliyor. Olan iki ateş arasında kalan masuma oluyor.
Atılan sloganların, sarf edilen beylik bilindik sözlerin savaşı durdurduğuna bu güne kadar hiç şahit olmadık. Şahit olduğumuz tek gerçek iki halk arasındaki uçurumun her ölümle biraz daha derinleştiğidir.
Gerçeği haykıranların sesi ise savaş naraları arasında yok olup gidiyor. Bunun son örneği Nurettin Evin. PKK saldırısıyla iki kızını toprağa vermiş, bir kızı da hastanede yaşam savaşı veren baba Nurettin Evin; ' Kızlarımın katilleri barış masasına oturmayanlardır. Ben tetiği çekenden çok bu ortama neden olanlara öfkeliyim. Kızlarımın katili barış olanağı varken barış masasına oturmayanlardır. Bugün canı yanan herkese sesleniyorum, acımız birdir biz savaşa evlatlar yetiştirmiyoruz. Şikayetçiyim. Barış yapmayanlardan şikayetçiyim. Barışı sağlamayan kim varsa Allahın huzurunda iki elim yakasında olacak' diyor.
Umarım bu feryada kulak verilir.