Şarkılı yazı

Abone Ol

Öznesi Arşın ve Deve olan iki deyim var dilimizde… Biri “Halep orada ise arşın burada.”Diğeri “İşte hendek işte deve.” Her ikisi de meydan okuma temalı. Hani “Sandığı Getir”! gibi…

***

Bu deyimlerin kaynağı hakkında değişik görüşler var da… Hukukçu yazar Orhan Velidedeoğlu Türk Dili köşesinde yazıyor ki ; Dilci Ömer Asım Aksoy, ‘Deyimler Sözlüğü’ adlı yapıtında, “Halep oradaysa arşın burada” deyimini şöyle açıklıyor :

“Vaktiyle (falan yerde) şunu yapmıştım, demekle yeterliliğini kanıtlamış olamazsın. Gereken koşullar hazır. Hadi (burada da) yap görelim.”

Görülüyor ki bu deyim, çok abartılı bir iddianın kanıtlanmasının istendiği durumlarda kullanılıyor… Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’a göre ; Sümerler zamanında, ağırlık ve uzunluk ölçülerine bir standart konulması başarılamamış iken…

Osmanlı’ların koyduğu ağırlık ve uzunluk ölçüleri biraz daha ağır ve biraz daha uzun olarak standartlaştırılmıştır. Osmanlı ülkesinde, Halep ve benzeri yerlerdeki ölçüleri görmezden gelerek… Hava atmayı(!) engelleme amaçlı olarak gelişen bir deyim. Hani bir söz var ya : “Atma… din kardeşiyiz!” diye.

‘İşte Hendek işte deve’ deyimine gelince…

Birine meydan okurken “cesaretin varsa yap, iddianı kanıtla da görelim” anlamında. İnsanı imkansız ya da çok zor bir işi yapmaya zorlayan tahrik edici bir deyim. Yani deveye hendek atlatmak gibi… zor!

***

Barış Manço “İşte Deve işte Hendek” şarkısında bu iki deyimi birleştirmiş ki,

ikinci kıtası şöyle ;

İşte hendek işte deve / Ya atarsın ya biçersin / Baktın olmaz vaz geçersin / Zordur almak bizden kızı / işte Halep işte arşın / Ya aşarsın ya biçersin / Baktın olmaz vaz geçersin / Zordur almak bizden kızı

***

Şarkının sözleri, hele de ikinci kıtası

sanki CHP’nin butlancıları için yazılmış!

Ama yine de butlanı bekleye bekleye,

Godot’yu beklemeler gibi olmuş!

Oysa yapılması gereken ; kısacası 3P olup- ki, açılımı sonra yapılacak -partiye vurmak değildir. İçten partili ise eğer, partisini yükseltip yüceltmektir.

Aksi halde şarkı gibi : ‘İşte hendek işte deve.

Ya atlarsın, ya düşersin…’ Parti muhalifliğini sürdürmezsin!

***

Hem bir şey daha var… 3 P’lilerin bekledikleri gibi olsa bile, İstanbul’dakinden öteye geçmez.

Haa… İstanbul demişken;

Radikal devrimci bir ülkeyi anlatmak için, mal bulmuş mağribi gibi İstanbul’dan İzmir’e koşanlar, o ülkeyi ambargocu komşu ülkenin tehdidinden kurtarabildiler mi?

Ve de, yandaş olacağının doğal görüldüğü basın ziyaretli bir İlçede bile : gelen ağam, giden paşam diyeceklerini sandıklarının, kucak açmadıklarını görüp, hayal kırıklığına uğramadılar mı?

***

Neyse… Ne kadar çelme takılırsa takılsın;

CHP örgütünün ve halkın kılcal damarlarına kadar sevgi ve saygı ile giren… Daha önceki gün, kalp ameliyatı olduğunu duyduğu sıradan bir Karşıyakalıyı bile arayıp, geçmiş olsun dileklerini ileten… Genel Başkan Özgür Özel’i,

Ege'nin incisi İzmir’in birincisi; Yurtsever bir Başkan Dr. Cemil Tugay’ı, Yenemeyecekler.

Çünkü Onlar da…

Yıldız Tilbe’nin şarkısında dediği gibi: “Kandıramazsın beni / Susturamazsın beni / Durduramazsın beni / Ben kötüyüm, sen iyi mi?” diye soruyorlar da!

İyi Pazarlar…