Türkiye, yaklaşık 5 ay sonra yapılacak genel seçimlerde kaderini bir kez daha masaya yatıracak.
Ya herru, ya merru diyeceğiz.
Zaman, su gibi akıyor. Saatler, yelpaze gibi dönüyor. Günler koşturuyor mübarek...
Bir bakmışız, seçim kapıya dayanmış.
AKP, her daim harıl harıl çalışıyor. İktidar olmanın sağladığı güçle herkese yetişiyorlar.
Muhalefet cephesinde de seçim hazırlıkları başladı. Ama o cephede sadece milletvekili aday adaylarının isimleri konuşuluyor.
Hiç kimse, bundan önceki seçimlerde ve referandumda yaşanan oy sayım skandallarına çare bulmak için kafa yormuyor.
Bu konuda Sabih Kanadoğlu'ndan ciddi bir uyarı geldi:
Sandıklara sahip çıkalım.
Onursal Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Atatürkçü Düşünce Derneği İzmir şubelerinin Konak Belediyesi'nin katkılarıyla düzenlediği söyleşide, yeni seçimde bekleyen tehlikeye işaret etti.
Güvenilir seçim için, seçimin güvenilir ellerde yapılması gerektiğini vurgulayan Kanadoğlu, oyların partililer tarafından sıkı bir şekilde denetlenmesinin şart olduğunu söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, referandum öncesi, Anayasa paketini hap gibi hazır hale getirdiklerini söylediğini hatırlatan Kanadoğlu, ’“İzmir, o hapı yutmadı ama Türkiye yuttu’” diye konuştu.
* * *
Kanadoğlu ayrıca, o hapın, hastayı iyileştirmediği gibi daha kötü ettiğini belirtirken, ’“O hapı bir daha yutarsak, ölmeye müstehakız’” diyerek, durumun vahametini dile getirdi.
Bu uyarılara kulak vermek lazım.
Ciddi ciddi üzerinde tartışıp, gerekli önlemleri almak lazım.
Referandumda mezardakilerin bile oy kullandırıldığı, 18 yaşından küçüklerin bile sandık başına gittiğini unutmayalım.
Önümüzdeki genel seçimler, AKP için çok önemli. Eğer yine tek başlarına iktidara gelirlerse, bilin ki Başkanlık sistemi peşinden gelecek.
Bugün yavaş yavaş alıştırmaya çalıştıkları yeni düzenlemeler, daha hızlı ve sert bir şekilde hayatımıza girecek.
Ve daha neler neler...
Kanadoğlu'nun dediği gibi hep birlikte hapı, yine yutacağız ve karanlıklara dalacağız.
Böylesine önemli bir dönemeçteyken, CHP'den ’“Her türlü koalisyona açığız’” mesajının gelmesini eleştiren Kanadoğlu, CHP'nin, parti kapatmayı imkansız hale getiren 108. maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi karşısındaki duyarsızlığını da eleştirdi.
Kanadoğlu yerden göğe kadar haklı.
Eleştiri olmalı ama özeleştiri de yapılmalı.
CHP'nin, tek başına iktidar olacak gücü kendinde bulamadığını her geçen gün biraz daha iyi görüyoruz maalesef.
Eğer o inanç mevcut olsa, ’“Her türlü koalisyona açığız’” demezlerdi.
* * *
Sandığa sahip çıkma konusuna gelince...
CHP'nin bu konuda gerçekten çok çalışması, geniş çaplı çalışma planı hazırlaması lazım.
Bu konuda AKP'nin, seçmenine ne kadar yakın olduğunu gösteren bir olayı anlatmak istiyorum.
Bir arkadaşımın babası Ahmet amca, Afyonkarahisar'ın bir köyünde yaşıyor. 75 yaşında.
Baba, koyu AKP'li... Oğul MHP'li...
AKP'li yöneticiler ya da seçmenle bire bir temasa geçen üyelerden biri, babaya, ev telefonu dışında bir de cep telefonu soruyor.
Adamcağızın cep telefonu yok, ’“Oğlumun numarasını vereyim’” diyor.
Yazdırıyor numarayı...
Referandumdan önce oğulun cebine mesaj geliyor:
’“Ahmet Bey! Referandumda oyunuzu, falanca okulda, 2 numaralı sandıkta kullanacağınızı hatırlatırız.’”
CHP, acaba AKP gibi seçmenine sahip çıkıyor mu?
Yoksa seçmen mi CHP'ye sahip çıkıyor?
Seçime 5 kala silkelenin artık..
Bırakın ’“İktidara gelirsek, şöyle yapacağız, böyle yapacağız’” diye yağıp gürlemeyi... Oy hırsızlığını önleyecek mantıklı çözümler üretin her şeyden önce...
Sabih Kanadoğlu'nun uyarılarını ciddiye alın ve üzerinde kafa yorun.