<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İzmir Haber - İzmir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.egedesonsoz.com</link>
    <description>İzmir'e dair en güncel ve son dakika haberleri anında Ege'de Son Söz'de. Siyaset, ekonomi, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık gelişmeler. Tarafsız ve hızlı habercilik için tıklayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.egedesonsoz.com/rss/tarim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Ege'de Son Söz. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, İzmir'in güncel haber kaynağı olarak tescillidir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 06:47:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/rss/tarim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarıma 2,5 milyar liralık hibe desteği]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tarima-25-milyar-liralik-hibe-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tarima-25-milyar-liralik-hibe-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IPARD III Programı 7. ve 9. başvuru çağrı ilanı değerlendirmelerini sonuçlandırdıklarını belirterek, "Makine parklarından et, süt, yumurta ve kanatlı eti üretimine kadar çeşitli alanlarda 218 projeye toplam 2,5 milyar lira hibe desteği verilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabından, IPARD III Programı kapsamındaki destekleme ödemesine ilişkin paylaşım yaptı.</p>

<p>Modern altyapılar ve teknolojik dönüşümle, tarımsal üretimi artırmaya, "bereketin yüzyılını" inşa etmeye devam ettiklerini bildiren Yumaklı, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu vizyonla yürüttüğümüz IPARD III Programı 7. ve 9. başvuru çağrı ilanı değerlendirmelerini sonuçlandırdık. Bu doğrultuda, makine parklarından et, süt, yumurta ve kanatlı eti üretimine kadar çeşitli alanlarda 218 proje, toplam 2,5 milyar lira hibe desteği almaya hak kazandı. Bu projelerin hayata geçmesiyle toplamda 4 milyar lira değerinde dev bir yatırımı ülkemiz ekonomisine kazandırmış olacağız. Milletimize ve üreticimize hayırlı olsun."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tarima-25-milyar-liralik-hibe-destegi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/05/tigem-tarla-tarim-2398323-3.jpg" type="image/jpeg" length="13954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’nin gölge tarım bakanı Solakoğlu’ndan İzmir’de mesaj seli: Markamız yok, hamallık yapıyoruz!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/chpnin-golge-tarim-bakani-solakoglundan-izmirde-mesaj-seli-markamiz-yok-hamallik-yapiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/chpnin-golge-tarim-bakani-solakoglundan-izmirde-mesaj-seli-markamiz-yok-hamallik-yapiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı kapılarında konuşma yapan CHP'nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, “Türkiye, çam balının yüzde 92’sini tek başına yürütüyor. Bir tane markamız yok. Zeytinimiz var, kazanca çevirebiliriz. Yurtdışında bilinen bir tane markamız yok. Markada hamallık yapıyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ</strong>- 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı kapılarını açtı. Açılışa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yanı sıra CHP'nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu katılım sağladı.</p>

<p>Açılışta konuşan CHP'nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, markalaşmanın önemine ve gıda enflasyonuna dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-30-at-123315-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>HAMALLIK YAPIYORUZ!</strong><br />
Sencer Solakoğlu açıklamasında, “Türkiye, çam balının yüzde 92’sini tek başına yürütüyor. Bir tane markamız yok. Zeytinimiz var, kazanca çevirebiliriz. Yurtdışında bilinen bir tane markamız yok. Markada hamallık yapıyoruz. Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz. Biz desteklenmiyoruz. İtalyanlar doğru kooperatifleşme modeliyle devletinin verdiği destekle markalaşmayla bizim peynirimizden daha kalitesiz bir peyniri dünyaya tanıttı. Nike ve Adidas, ‘biz dünyanın en iyisini yapıyoruz’ demiyorlar, Yapabilirsin diyorlar. Bildiğiniz patatesi katma değerli satmayı başardılar. Biz tüm bu zenginliklerin üzerinde otururken kendimizi markalaştıramadık. Hep fasonculuğa kaçtık. Ezine peyniri sezonunda bile değişiyor. Dolayısıyla standardın olmadığı yerde markalaşma olmaz. Merdiven altının teşvik edildiği bir nokta her daim daha zor olur. Bizim markalaşmamızla ilgili hiçbir destek yapılmıyor” dedi.</p>

<p><strong>ANTALYA’NIN KUMSALLARINI İYİ TANITTIK AMA TÜRK MUTFAĞINI TANITAMADIK</strong><br />
Türk mutfağının dünyaya tanıtılması gerektiğini dile getiren CHP’li Solakoğlu, “Biz markalaşmayı başka noktalarda iyi yaptık. Antalya’nın kumsallarını iyi tanıttık. Biz Türk mutfağını pazarlamalıyız. Türk mutfağı dünyada tanıtamadık. Gençlerimize Türk mutfağı tanıtma alanı açmalıyız. Ege, Antep mutfağını tanıtmadık. Sadece döneri tanıttık. Bu bir vizyonsuzluktur. Cumhurbaşkanının her zaman övündüğü bazı şeyler var. Bu övündüklerinizle ülkeye ne kadar katma değer sağlıyoruz?” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>PARTİ ÇIKARLARI ÜLKE ÇIKARLARININ ÖNÜNE GEÇMİŞ!</strong></p>

<p>Solakoğlu konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biz kaliteyi sağlarsak, hayvan hastalıklarıyla mücadele edebilirsek o zaman ihracat yaptığımız zaman ciddi bir potansiyele sahip oluruz. Adım adım mandıralarımıza doğru denetimler yapılır ve yurtdışında nasıl tanıtacaklarının eğitimleri verilir ve destekleme yapılırsa Türkiye’nin sadece zeytinyağı ile balıyla değil, et ürünleriyle de dünyada ismini duyururuz. Domuz ve Ramazan için çok hassasız. Ramazan ayında tavuğa zam yapılmasın dendiği halde zam yapıldı. Bir gecede bu tip fuarlarda dil döküp, para harcayıp, üretimi ona göre revize edip, ihracatın zorluğuna katlanan sanayicilerin tüm emekleri yok edildi. Biz fiyat politikalarını baskıyla değil arzı arttırarak kontrol edebileceğimizi anlattığımız gün başarılı olacağız. Bizim sadece eleştirmek değil yol göstermemiz gerekiyor. Ben bunu çok denedim. Bu fiyat baskıları yaptığınız zaman ithalatla dengeleyemezsiniz, gıda enflasyonu artar dedim. Ancak mevcut iktidarda parti çıkarları ülke çıkarlarının önüne geçmiş. Arzı düşen ürünün fiyatı düşmez. Her şeyi para politikasını indirgeyen zihniyetine karşı biz daha fazla ürün üretip, markalaştıralım. 2 seneye iktidara geldiğimiz zaman hepimiz güçlü Türkiye olarak kenetlenip hoşgörü işle her kesime kucak açacağız.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/chpnin-golge-tarim-bakani-solakoglundan-izmirde-mesaj-seli-markamiz-yok-hamallik-yapiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/sencer-solakoglu.jpeg" type="image/jpeg" length="58478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kestelli’den savaş gölgesinde üç kritik talep: Kredi, destek, vergi muafiyeti]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/kestelliden-savas-golgesinde-uc-kritik-talep-kredi-destek-vergi-muafiyeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/kestelliden-savas-golgesinde-uc-kritik-talep-kredi-destek-vergi-muafiyeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İTB Başkanı Işınsu Kestelli, küresel savaş geriliminin ekonomik etkilerine dikkat çekerek üretici ve KOBİ’ler için kredi limitlerinin artırılması, destekleme mekanizmalarının güçlendirilmesi ve vergi muafiyetleri çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EGEDESONSÖZ </strong>- İzmir Ticaret Borsası (İTB) Başkanı Işınsu Kestelli, Nisan ayı olağan meclis toplantısında yaptığı konuşmada küresel ekonomide artan jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve gıda piyasalarındaki kırılganlığa dikkat çekti. Kestelli, dünya ekonomisinin “daha düşük büyüme ve dirençli enflasyon” ikilemiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>Kestelli, Ortadoğu’da şubat ayı sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilimin sürdüğünü belirterek, bu durumun küresel ekonomik beklentileri zayıflattığını ifade etti. IMF tahminlerine göre küresel büyümenin yüzde 3,1’e gerilediğini aktaran Kestelli, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye ekonomisine de değinen Kestelli, 2026 yılı için büyüme beklentisinin IMF tarafından yüzde 3,4 seviyesine çekildiğini hatırlatarak, “Yılın başında yüzde 4’ün üzerindeydi. Bölgesel gerilimler ve maliyet baskıları beklentileri aşağı çekti” dedi. Enflasyonda ise hedefe ulaşmanın uzun ve zorlu bir süreç olduğuna işaret etti<br />
<br />
<strong>“HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL RİSKLERİ BÜYÜTÜYOR”</strong><br />
Küresel enerji arzındaki risklere dikkat çeken Kestelli, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin artık bölgesel değil küresel bir sorun haline geldiğini söyledi. 4 milyon varillik petrol arzının devre dışı kaldığını belirten Kestelli, bunun dünya ekonomisini stagflasyon riskine yaklaştırdığını ifade etti.</p>

<p>Enerji fiyatlarındaki artışın petrokimya, plastik, havacılık ve sanayi üretimini olumsuz etkilediğini belirten Kestelli, bu durumun Asya’dan başlayarak küresel ölçekte ekonomik yavaşlamayı tetiklediğini dile getirdi.<br />
<br />
<strong>“GIDA GÜVENLİĞİ ÇOK BOYUTLU BİR SINAMA”</strong><br />
Enerji maliyetlerinin tarım ve gıda fiyatlarına doğrudan yansıdığını vurgulayan Kestelli, gübre ve üretim maliyetlerindeki artışın gıda enflasyonunu yukarı çektiğini söyledi. FAO Gıda Fiyat Endeksi’nin Mart 2026 itibarıyla 128,5 puana yükseldiğini hatırlatan Kestelli, özellikle bitkisel yağ ve şeker fiyatlarında sert artışlar yaşandığını belirtti.</p>

<p>“Artık gıda güvenliği yalnızca üretim değil, risk yönetimi meselesidir” diyen Kestelli, küresel gıda piyasalarının enerji ve jeopolitik gelişmelere son derece hassas hale geldiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.57.40" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-175740.jpeg" width="1600" /><br />
<br />
<strong>AB’NİN DİJİTAL ÜRÜN PASAPORTU VURGUSU</strong><br />
Konuşmasında Avrupa Birliği’nin Dijital Ürün Pasaportu uygulamasına da değinen Kestelli, sistemin ürünlerin üretimden çevresel etkilerine kadar tüm yaşam döngüsünü izlenebilir hale getireceğini söyledi.</p>

<p>2027 itibarıyla özellikle tekstil sektöründe uygulanacak düzenlemenin Türkiye için hem uyum zorunluluğu hem de fırsat olduğunu belirten Kestelli, “Bilgi yoksa pazar da yok” ifadesiyle yeni ticaret dönemine dikkat çekti. Türkiye’nin tekstil ihracatında AB’nin kritik bir paya sahip olduğunu hatırlattı.<br />
<br />
<strong>“REKABET GÜCÜ DİJİTAL UYUMLA ARTACAK”</strong><br />
KOBİ’lerin bu süreçte dijitalleşme ve veri yönetimi konusunda yeni sorumluluklar üstleneceğini belirten Kestelli, dönüşümün doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin uluslararası pazardaki konumunun güçleneceğini söyledi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Kestelli, tarım ve üretim sektörüne yönelik kredi desteklerinin artırılması, enerji ve gübre maliyetlerine karşı destek mekanizmaları kurulması ve KOBİ’lere yönelik yeşil dönüşüm teşviklerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kestelli, “Türkiye’nin krizlere uyum sağlama kabiliyeti en büyük avantajımızdır. Yarınlara bu nedenle güvenle bakıyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>

<p><strong>3 TALEP</strong><br />
Konuşmasının sonunda hükümete yönelik değerlendirmelerde bulunan İTB Başkanı Işınsu Kestelli, küresel ekonomik dalgalanmaların ve artan maliyet baskılarının üretim sektörünü zorladığını belirterek destek çağrısında bulundu.</p>

<p>Kestelli, özellikle yüksek faiz ortamında tarımsal ticaret erbabı ve üreticiler için ihtisas kredilerinin limitlerinin artırılması ve kullanım şartlarının kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti. Enerji ve gübre gibi temel girdilerde üretim gücünü koruyacak destekleme mekanizmalarının kurulmasının önemine dikkat çeken Kestelli, KOBİ ölçekli tarım işletmeleri için de yeşil dönüşüm sürecine uyum kapsamında özel hibe ve vergi muafiyetlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin krizlere uyum sağlama kabiliyetinin en büyük avantaj olduğunu vurgulayan Kestelli, tüm bu adımların üretim gücünü korumak ve ekonomik istikrarı güçlendirmek açısından kritik olduğunu belirtti.</p>

<p>Kestelli, “Yarınlara güvenle bakıyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.57.40 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-175740-2.jpeg" width="1600" /><br />
<br />
Konuşma metninin tamamı şu şekilde:</p>

<blockquote>
<p>Dünya ekonomisi yeni ve zorlu bir eşikten geçiyor.</p>

<p>Ortadoğu’da, şubat sonunda,ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim halen sürüyor.</p>

<p>Bu durumun, dahabirkaç ay öncesine kadar görece iyimser olan küresel beklentilerin hızla zayıflamasına ve belirsizliklerin derinleşmesine neden olduğu gayet açık.</p>

<p>Nitekim Uluslararası Para Fonu tahminlerine göre küresel büyüme beklentisi yüzde 3,1 seviyesine gerilerken, enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle küresel enflasyonun da artması bekleniyor.</p>

<p>Gelinen noktada dünya ekonomisi acı bir gerçeklikle yüz yüze.</p>

<p>Daha düşük tempolu bir büyüme ve kolay kolay gerilemeyen, dirençli bir enflasyonla karşı karşıyayız…</p>

<p>Peki biz, bu küresel dalgalanmanın neresindeyiz?</p>

<p>Türkiye ekonomisinin bu süreçte kontrollü ve temkinli bir denge arayışı içerisinde olduğunu söyleyebiliriz.</p>

<p>IMF raporu da 2026 yılı için Türkiye’nin büyüme beklentisiniyüzde 3,4 seviyesinde öngörüyor.</p>

<p>Oysa yılın başında bu oran yüzde 4’ün üzerindeydi.</p>

<p>Ne yazık ki bölgesel gerilimler, ticaret yollarında yaşanan aksamalar ve artan maliyet baskıları, bu beklentilerin aşağı yönlü revize edilmesine neden oldu.</p>

<p>Enflasyon cephesinde ise kat edilmesi gereken mesafe hâlâ çok uzun.</p>

<p>Yıl sonu beklentisinin yüzde 28,6 seviyesinde olması, fiyat istikrarına ulaşma sürecinin kararlılık ve süreklilik gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor.</p>

<p>Merkez Bankası’nın, tazyiklere rağmen sıkı duruşu önemli ama Nisan ayı verisi, dezenflasyon sürecinin başarısına dair önemli bir test olacak gibi görünüyor.</p>

<p>Küresel risklerin en görünür ve en sarsıcı hissedildiği alan ise enerji sektörü.</p>

<p>Dünyanın en kritik enerji arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar artık sadece bölgesel bir gelişme değil, küresel ekonomik dengeleri tehdit eden yapısal bir soruna dönüştü.</p>

<p>Şubat ayından bu yana İran dışındaki gemilere büyük ölçüde kapalı olan bu hayati geçiş hattı nedeniyle, 4 milyon varillik petrol arzı devre dışı kaldı.</p>

<p>Dünya ülkeleri bu açığı kapatabilmek için zorunlu olarak stratejik rezervlerine yöneldi.</p>

<p>Bir nevi gelecekteki arzdan borç aldılar.Ancak bu yaklaşım sürdürülebilir değil.</p>

<p>Eğer Hürmüz Boğazı kısa vadede yeniden açılmazsa, küresel ölçekte bir stagflasyon riskinin ciddi şekilde artması kaçınılmaz.</p>

<p>Bu sorunun öncü sarsıntılarını da hissediyoruz.</p>

<p>· Petrokimya üretimi daralıyor,</p>

<p>· Plastik üretimi geriliyor,</p>

<p>· Havayolu taşımacılığı aksıyor, pek çok şirket uçuş sayılarını ve uçuş destinasyonlarını azaltıyor, özellikle Avrupa uçuşlarında bilet fiyatlarında yüksek fiyat artışları öngörülüyor</p>

<p>· Sanayi üretimi ivme kaybediyor.</p>

<p>· Ve Asya’da başlayan bu yavaşlama, fiyat mekanizması üzerinden tüm dünyaya yayılma potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Kritik eşiğin ne olduğuna gelince...</p>

<p>· Arzda yaşanan kayıplar, bir noktadan sonra talepte daralmayı zorunlu kılar.</p>

<p>· Bu da üretimin yavaşlaması, tüketimin gerilemesi ve ekonomik aktivitenin ivme kaybetmesi anlamına gelir.</p>

<p>Tam da bu nedenle, bu küresel dalganın ülkemize yansımalarını doğru analiz etmek zorundayız.</p>

<p>Enerjiye erişimde yaşanan her aksama;</p>

<p>Sanayimizi, lojistik ağlarımızı ve özellikle tarımsal üretimimizi doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Artan enerji maliyetleri;</p>

<p>· Gübre fiyatlarını yukarı çekiyor,</p>

<p>· Üretim maliyetlerini ağırlaştırıyor,</p>

<p>· Nihayetinde de gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.</p>

<p>Dolayısıyla mesele artık yalnızca enerji meselesi değildir.</p>

<p>Bu durum; üretim kapasitemizi, gıda güvenliğimizi ve ekonomik istikrarımızı doğrudan ilgilendiren çok boyutlu bir sınamadır.</p>

<p>Bir tarafta derinleşen jeopolitik riskler, diğer tarafta kırılganlığını koruyan ekonomik göstergeler…</p>

<p>İşte bu hassas dengede atılacak adımlar büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Bu dönemde başarı; hızlı uyum, güçlü finansal disiplin ve doğru pazar konumlandırmasıyla mümkün olacaktır.</p>

<p>Bu kritik süreçte önceliğimiz;</p>

<p>· Daha dirençli bir ekonomik yapı inşa etmek,</p>

<p>· Enerji arz güvenliğimizi tahkim etmek,</p>

<p>· Üretim altyapımızı koruyup güçlendirmek</p>

<p>· İstikrar odaklı politikaları kararlılıkla sürdürmek olmalıdır.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın Cuma akşamı açıkladığı yeni düzenlemeler bu açıdan da son derece hayatidir ve ihtiyacımız olan yapısal dönüşüme katkı sunacağı muhakkaktır.</p>

<p><strong>Kıymetli dostlar,</strong></p>

<p>FAO Gıda Fiyat Endeksi Mart 2026 itibarıyla 128,5 puana yükseldi.</p>

<p>Bu, bir önceki aya göre yüzde 2,4’lük bir artış anlamına geliyor.</p>

<p>Yılbaşında yaklaşık 124 seviyesinde olan endeksin kısa sürede bu noktaya gelmesi, küresel gıda fiyatlarında yeniden ivmelenen bir artış eğilimine işaret ediyor.</p>

<p>Artış tüm ürün gruplarına yayılmış olmakla birlikte çok da dengeli olduğunu söyleyebilmemiz mümkün değil.</p>

<p>Tahıl, et ve süt ürünlerinde sınırlı artışlar görülürken; bitkisel yağlarda yüzde 5’in, şeker fiyatlarında ise yüzde 7’nin üzerinde artış yaşandı.</p>

<p>Bu durum, bazı ürünlerde çok daha güçlü bir maliyet ve talep baskısı oluştuğunu açıkça gösteriyor.</p>

<p>Bu sürecin arkasındaki temel unsurun yine enerji fiyatları olduğunu söyleyebiliriz.</p>

<p>Özellikle İran-ABD gerilimi ile birlikte petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, tarım sektörünü doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Nisan ayı verileri açıklandığında gelişmeleri daha net görebileceğimizi düşünüyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji maliyetlerindeki artış; gübre, üretim ve lojistik giderlerini artırırken aynı zamanda biyoyakıt talebini yükselterek tarım ürünlerini enerji piyasasının bir parçası haline getiriyor.</p>

<p>Bu nedenle bitkisel yağ ve şeker fiyatlarındaki sert artışları yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda jeopolitik bir gelişmenin yansıması olarak görmemiz daha doğru olacaktır.</p>

<p>Bugün küresel gıda piyasalarında bir denge olduğunu söyleyebiliriz ancak bu dengenin oldukça kırılgan olduğu da yadsınamaz bir gerçek.</p>

<p>Enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve ticaret akışlarındaki değişimlerin bu dengeyi hızla bozabileceğini her daim göz önünde bulundurmalıyız.</p>

<p>Gelinen noktada en önemli risk fiyat seviyesinden ziyade belirsizliktir.</p>

<p>Gıda piyasaları artık yalnızca üretimle değil; enerji, jeopolitik ve ticaret dinamikleriyle birlikte şekillenmektedir.</p>

<p>Bu nedenle gıda güvenliği konusu da yalnızca üretimi artırma değil, riskleri etkin şekilde yönetme meselesi haline gelmiştir.</p>

<p><strong>Sevgili dostlar,</strong></p>

<p>Küresel ticaretin geleceğini şekillendiren önemli bir dönüşüm süreciyle karşı karşıyayız.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Dijital Ürün Pasaportu, her ürün için dijital bir kimlik oluşturarak içeriğinden üretim yerine, çevresel etkilerinden tüm yaşam döngüsüne kadar bilgilerin izlenebilir olmasını sağlıyor.</p>

<p>Bu sayede şeffaflık artıyor, sürdürülebilirlik ölçülebilir hale geliyor ve tedarik zincirinde güven güçleniyor.</p>

<p>Bu dönüşüm aslında ticaretin yeni kuralını net şekilde ortaya koyuyor: “Bilgi yoksa, pazar da yok.”</p>

<p>Avrupa Birliği’nde sistem kademeli olarak devreye alınıyor ve 2027 itibarıyla başta tekstil olmak üzere birçok sektörde uygulanmaya başlanacak.</p>

<p>Çok daha eski ve katmanlı bir mevzuat yapısı ile izlenen tarım ve gıda ürünleri bu sistemin dışında tutulmuş olsa da tekstil sektöründen dolayı pamuk üretim süreçleri sisteme mecburen dahil olacak.</p>

<p>Pamukta yaşanan mevcut zorlukları göz önüne alındığında, bu gelişme bizim için sadece bir uyum süreci değil, aynı zamanda önemli bir fırsat.</p>

<p>Yaklaşık 30 milyar dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatımızın 14 milyar dolarını Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştiriyoruz.</p>

<p>Bu nedenle yeni sisteme hızlı uyum sağlamak, sektörümüzün yeniden güç kazanması açısından kritik öneme sahiptir.</p>

<p>Özellikle Avrupa Birliği’ne ihracat yapan ülkeler açısından bu sistem giderek belirleyici bir hale gelecek.</p>

<p>Ülkemizde debu alanda gerekli çalışmalarbaşlatılmış durumda.</p>

<p>Ancak sürecin hızlı ve titizlikle yürütülmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p>Toplam ihracatımızın yüzde 41’inin Avrupa Birliği’ne yapıldığı düşünüldüğünde, bu dönüşümün önemi daha da net ortaya çıkıyor.</p>

<p>Elbette bu süreç özellikle KOBİ’lerimiz için dijitalleşme ve veri yönetimi açısından bazı sorumluluklar getiriyor.</p>

<p>Bunu bir zorunluluktan ziyade rekabet avantajı sağlayacak bir fırsat olarak görmeliyiz.</p>

<p>Bu dönüşüme ne kadar hızlı uyum sağlarsak, uluslararası pazarlardaki konumumuzu o kadar güçlendirebiliriz.</p>

<p><strong>Değerli üyeler,</strong></p>

<p>Sözlerimi noktalarken şu vurguyu yapmakta fayda görüyorum:</p>

<p>Küresel ekonomide genel manzaranın iyi olmadığı gayet net.</p>

<p>Tüm ülkeler yeni arayışlara, yeni anlaşmalara ve işbirliklerine yönelmiş durumda.</p>

<p>Herkes bu sıkıntılı süreci en az kayıpla atlatmak için büyük çaba gösteriyor.</p>

<p>Böylesine kaotik durumlar, soğukkanlılığını koruyanların kazançlı çıkacağı ortamlardır.</p>

<p>Türkiye olarak geçmişte yaşanan krizlerden edindiğimiz deneyimi ve değişen şartlara uyum sağlama kabiliyetimizi bizim en büyük avantajımız olarak görüyorum.</p>

<p>Bu nedenle de yarınlara güvenle bakıyorum.</p>

<p>Bu süreçte hükümetimizden;</p>

<p>§ Yüksek faiz ortamında tarımsal ticaret erbabı ve üreticiler için ihtisas kredilerinin limitlerinin artırılması ve kullanım şartlarının hafifletilmesi,</p>

<p>§ Enerji ve gübre gibi temel girdilerde üretim gücümüzü koruyacak destekleme mekanizmalarının kurulması,</p>

<p>§ Ve yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlayacak KOBİ ölçekli tarım işletmelerine özel hibe ve vergi muafiyetlerinin hayata geçirilmesi gibi talep ve beklentilerimizi dile getirmek istiyorum.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle yarınların üyelerimize, kentimize ve ülkemize bereket getirmesini diliyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İş Dünyası, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/kestelliden-savas-golgesinde-uc-kritik-talep-kredi-destek-vergi-muafiyeti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-175740-1.jpeg" type="image/jpeg" length="28144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ziraat Odası’ndan Tarım Lisesi açıklaması: Uygulanabilir değildi]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/ziraat-odasindan-tarim-lisesi-aciklamasi-uygulanabilir-degildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/ziraat-odasindan-tarim-lisesi-aciklamasi-uygulanabilir-degildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hakan Çakıcı, önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Bademler’de hayata geçirmek istediği Tarım Lisesi projesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Çakıcı, “Tarım Lisesi’ni de uygulanabilir olarak düşünmedik. İzmir gibi Büyükşehir’de işlerliği olmayacağını düşünmüştük” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ-</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem başkanı Tunç Soyer döneminde tarım lisesi yapılması planlanan, ardından imar değişikliğiyle “özel eğitim alanı”na dönüştürülen Urla Bademler’deki parsel, meclis kararıyla satışa çıkarılan taşınmazlar arasında yer aldı.</p>

<p>Projede; tarım alanları ve seraların yanı sıra resim ve müzik atölyeleri, bilim ve teknoloji laboratuvarları, ahşap ve metal atölyeleri, spor sahaları, amfi tiyatro, gıda ve kalite kontrol laboratuvarlarının yer alması öngörülüyordu.</p>

<p>Satış sonrası proje yeniden gündeme gelirken TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hakan Çakıcı, Soyer döneminde projeyi desteklemediklerini açıkladı.</p>

<p><img alt="Hakancaakici" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/hakancaakici.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>UYGULANABİLİR DEĞİLDİ!</strong><br />
Projenin uygulanabilir olmadığını dile getiren Hakan Çakıcı, “Tarım Lisesi önceki dönemin projesiydi ve hayata geçirilmedi. Biz o dönem desteklemedik. Bu işin MEB ayağı da vardı. Öncesinde üniversite kurulması olayıyla başlamıştı. Bizim destek vermemizin sebebi ise Ege Üniversitesi ve diğer üniversitelerde tarımla ilgili pek çok bölüm var. Tarım Lisesi’ni de uygulanabilir olarak düşünmedik” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DETAYLI DÜŞÜNÜLMEMİŞTİ</strong><br />
Tarım Lisesi’nin Soyer döneminde de sadece proje olarak kaldığına dikkat çeken Çakıcı, “ İzmir gibi Büyükşehir’de işlerliği olmayacağını düşünmüştük. Yeni belediye yönetimi de üzerine gitmedi ve kapandı. Sadece projede kaldı. Soyer de o dönemde aktif bir şekilde gündeme getiremedi. Zaman da yetmedi. O dönem desteklemediğimizi Tunç Bey’e de söylemiştik. Ziraat mühendisleri Odası olarak İzmir için işler olmadığını söyledik. Milli Eğitim ile ilgili pek çok sorun da vardı. Tarım Lisesi projesi için detaylı düşünülmemişti” dedi.</p>

<p><strong>ASIL MESELE TEDARİK</strong><br />
Belediye yönetiminin tarım için atması gereken adımları dile getiren Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Çakıcı, “Kent tarımı anlamında belediyenin yapması gereken çok şey var. En büyük sorun tedarik. Tarladan sofraya gelene kadar kısımda maliyetler çok artıyor. Belediye bu konuda destek olabilir. Market var ama bu sadece marketle olacak şey değil. Çiftçiyi organize etme ve ürünleri alabilme noktasında adımlar atılabilir. Tarlada ürünler para etmediği için çiftçi onu satma eğilimine girmiyor. Biz o ürünü bu sebeple pahalıya alıyoruz. Bunun kırsal kalkınma ayağı da olur. Belediye bu organizasyonların içerisinde olabilir” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img alt="61832F7045D2A01Ab04C992D" class="detail-photo img-fluid" height="1644" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/61832f7045d2a01ab04c992d.webp" width="3000" /></p>

<p><strong>MENEMEN OVASI DELİK DEŞİK</strong><br />
Tarımın bir diğer sorunu olan tarım arazilerinin kaybına dikkat çeken Çakıcı, “Türkiye’de 20 yıl içerisinde yüzde 10’lara yakın tarım arazisi kaybı var. İzmir’de yüzde 10’lar düzeyinde. Menderes’te hobi bahçeleriyle ilgili sıkıntılar var. Menemen Ovası’nda tarım arazileri amacı dışında kullanılıyor. Menemen delik deşik oldu. Tarım arazilerini elden çıkarıyorlar. Bu sadece parsel kaybıyla kalmıyor. Yapılaşmalar başlıyor. Bir yapı bile çevresindeki tarım arazilerini etkiliyor. En büyük sıkıntılardan birisi tarım arazilerinin kaybı. Gediz Havzası sıkıntılı” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/ziraat-odasindan-tarim-lisesi-aciklamasi-uygulanabilir-degildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/h-g07savb0-a-a-s-h-ko-1.webp" type="image/jpeg" length="47367"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tartışmalı Halilbeyli planlarında dikkat çeken ‘emsal’ artışı!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tartismali-halilbeyli-planlarinda-dikkat-ceken-emsal-artisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tartismali-halilbeyli-planlarinda-dikkat-ceken-emsal-artisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tartışmalı Kemalpaşa Halilbeyli Hayvancılık İhtisas Bölgesi planları revize edilerek askıya çıkarıldı. Yeni düzenlemeyle tarım ve hayvancılık tesis alanı 476 hektardan 385 hektara düşerken, emsal artışıyla birlikte yapılaşma alanları 106 hektardan 154 hektara yükseldi. Böylece yaklaşık 48 hektarlık ek yapılaşma hakkı doğdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metehan UD/ EGEDESONSÖZ - </strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kemalpaşa Halilbeyli’deki hayvancılık ihtisas bölgesiyle ilgili yaptığı imar planları askıya çıkarıldı.<br />
<br />
Askıya çıkan plan değişikliğiyle birlikte arazi kullanım dağılımında dikkat çeken revizyonlar yapıldı. Mevcut planda toplam 1098,80 hektar olan planlama alanı, öneri planda 658,59 hektara düşürüldü. Salt tarım alanları imar planından çıkarıldı.<br />
<br />
Tarım ve hayvancılık kullanımında da yeniden düzenlemeye gidildi. Daha önce ayrı başlıklar altında yer alan Tarım ve Hayvancılık Tesis Alanı 1 (139, 24 hektar) ve alan Tarım ve Hayvancılık Tesis Alanı 2’nin (337,56 hektar) toplamı 476 hektarı aşarken, yeni planda bu alan tek kalemde 385,26 hektar olarak belirlendi. Planlama sahasında 88 adet tarım ve hayvancılık tesis alanı yer alacak.<br />
<br />
<strong>HEKTAR AZALDI, EMSAL ARTTI</strong><br />
Plandaki en dikkat çeken nokta ise tarım ve hayvancılık tesis alanlarındaki azalmasa yaşansa da yapılan emsal artışı ile birlikte yapılaşma oranı artması dikkat çekti.<br />
<br />
2023 yılında yayımlanan 139, 24 hektarlık Tarım ve Hayvancılık Tesis Alanı 1’de emsal oranı yüzde 40, 337,52 hektarlık Tarım ve Hayvancılık Tesis Alanı 2’de ise emsal oranı ise yüzde 15 idi.<br />
<br />
Yeni 385,26 hektar tek Tarım ve Hayvancılık Tesis Alanı’nda ise emsal oranı yüzde 40 olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Image 991" class="detail-photo img-fluid" height="719" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/image-991.webp" width="579" /><br />
<br />
<strong>48 HEKTARLIK ARTIŞ</strong><br />
Eski planlardaki tesis alanlarının yapılaşma alanı 106,324 hektar iken yeni planda bu rakam 154,104 hektara çıktı. Yaklaşık 47,78 hektarlık yaşandı. Bu ise 470 bin 780 metrekarelik bir alana denk geliyor.<br />
<br />
<strong>TİCARET ALANI DA ARTMIŞTI</strong><br />
Öte yandan yeni planlarda ise ticaret alanlarının artması da dikkat çekmişti. Mevcut planda 2,63 hektar olan ticaret alanı, öneri planda 18,68 hektara çıkarıldı. Yine planlama sahasında 6 adet ticaret imarlı alan da yer alacak.<br />
<br />
<strong>ÇOĞUNLUĞU ŞAHIS MÜLKİYETİ</strong><br />
Planlama sahasının 558 hektarı şahıs mülkiyetinde iken geri kalanı ise maliye, kooperatif, vakıf, Kemalpaşa Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunuyor. Alanda ayrıca 56 hektarlık mülkiyetsiz alan da yer alıyor.<br />
<br />
Planlama sahasında Folkart’ın, AK Parti Bursa eski Milletvekili Önder Matlı’nın sahibi olduğu Matlı Gıda’nın ve Zorlu’nun CEO’su Ömer Yüngül’ün parselleri bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İş Dünyası, Tarım, Kemalpaşa Haberleri</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tartismali-halilbeyli-planlarinda-dikkat-ceken-emsal-artisi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/3456egf-1-1.webp" type="image/jpeg" length="85509"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üzümlere tül kalkanı!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/uzumlere-tul-kalkani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/uzumlere-tul-kalkani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli üzüm üretim merkezlerinden Manisa'nın Sarıgöl ilçesindeki üreticiler, bağlarını dolu, don ve aşırı sıcak gibi olumsuz hava koşullarına karşı "dolu tülü" sistemiyle koruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Verimli arazileriyle tarımsal üretimde öne çıkan Manisa, hem sofralık hem de kuru üzüm üretiminde büyük bir paya sahip. Bölgede çok sayıda çiftçi de geçimini üzüm üretimiyle sağlıyor.</p>

<p>Ürünlerin verim ve kalitesini doğrudan etkileyen hava olayları, çiftçileri tedbirli olmaya yönlendiriyor. Üreticiler, küresel iklim değişikliğine bağlı sıcaklıklar, dolu ya da don gibi ani hava olaylarına karşı çeşitli yöntemler kullanıyor.</p>

<p><img alt="A A 20260425 41205734 41205731 M A N I S A L I U R E T I C I L E R U Z U M B A G L A R I N I D O L U T U L U I L E K O R U Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/a-a-20260425-41205734-41205731-m-a-n-i-s-a-l-i-u-r-e-t-i-c-i-l-e-r-u-z-u-m-b-a-g-l-a-r-i-n-i-d-o-l-u-t-u-l-u-i-l-e-k-o-r-u-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>Bağlar örtü altına giriyor</strong><br />
Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, AA muhabirine, ilçede 130 bin dönüm alanda üzüm yetiştirildiğini söyledi.</p>

<p>Son yıllarda etkili olan olumsuz hava olayları nedeniyle bağların örtü altına alınmaya başladığını ifade eden Ülgen, yaklaşık 3 bin dönümlük alanın örtüyle kaplandığını dile getirdi.</p>

<p>Ülgen, örtü altına almak için "dolu tülü" yöntemini kullandıklarını belirterek, tülün saydam bir yapıya sahip olduğunu, dolu, don ve aşırı sıcağa karşı koruma sağladığını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yazın hava sıcaklığının 40-50 dereceyi bulduğuna dikkati çeken Ülgen, "Üzüm yanıyor. Güneşi azaltıyor, afetten koruyor. Daha kaliteli üzüm elde edilmesini sağlıyor. Dondan da koruyor. Geçen sene don oldu, örtü olan yerler kurtuldu. Onun için biz bunu yapmak zorundayız." dedi.</p>

<p>Ülgen, ürünlerin yaklaşık yüzde 65'inin ihracata gittiğini kaydederek, "Sezon şu an çok olumlu gidiyor. İhracatın büyük çoğunluğunu bölgemiz yapıyor. Ağırlıklı olarak Avrupa ve Rusya'ya ihracat yapıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Dolu tülü sisteminin ömrüne de değinen Ülgen, örtülerin ortalama 4-5 yıl kullanılabildiğini, her sezon sonunda bakım ve toplama işlemi yapıldığını sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="A A 20260425 41205734 41205723 M A N I S A L I U R E T I C I L E R U Z U M B A G L A R I N I D O L U T U L U I L E K O R U Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/a-a-20260425-41205734-41205723-m-a-n-i-s-a-l-i-u-r-e-t-i-c-i-l-e-r-u-z-u-m-b-a-g-l-a-r-i-n-i-d-o-l-u-t-u-l-u-i-l-e-k-o-r-u-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>"Satımı da alanlar için de daha iyi"</strong><br />
Emcelli Mahallesi'nde yaşayan üreticilerden Bülent Karaoğlan da son yıllarda artan afetler nedeniyle önlem almak zorunda kaldıklarını anlattı.</p>

<p>Tülün, asmaların daha hızlı gelişmesini sağladığını, güneşi kırarak yakıcı etkisini azalttığını belirten Karaoğlan, "Üzüm yanmadığı için raf ömrü uzuyor. Satımı da alanlar için daha iyi. Dolu yağdığında tül olmazsa ürün tamamen zarar görebiliyor." şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/uzumlere-tul-kalkani</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/a-a-20260425-41205734-41205717-m-a-n-i-s-a-l-i-u-r-e-t-i-c-i-l-e-r-u-z-u-m-b-a-g-l-a-r-i-n-i-d-o-l-u-t-u-l-u-i-l-e-k-o-r-u-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="19080"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiftçilere tarımsal destekleme ödemesi bugün!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/ciftcilere-tarimsal-destekleme-odemesi-bugun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/ciftcilere-tarimsal-destekleme-odemesi-bugun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 350 milyon 968 bin liralık tarımsal destek ödemesinin, çiftçi hesaplarına aktarılmaya başladığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Nsosyal hesabından yaptığı paylaşımda tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreticileri desteklerle güçlendirdiklerini belirten Yumaklı, "Toprağa bereket olan her damla alın terinin kıymetli biliyor, üreticilerimizi desteklerimizle güçlendiriyoruz. 350 milyon 968 bin lira tarımsal destek ödemesini çiftçilerimizin hesaplarına aktarıyoruz. Hayırlı ve bereketli olsun." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Paylaşımda yer alan bilgiye göre, büyükbaş besi desteği için 265 milyon 604 bin 413 lira, biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği için 58 milyon 100 bin 771 lira, kırsal kalkınma yatırımları desteği için 26 milyon 542 bin 816 lira ve atık desteği için 720 bin lira ödeme yapılacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/ciftcilere-tarimsal-destekleme-odemesi-bugun</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/tarim-tarim-uretimi-tutun-fide-denizli-ciftci-aa-2233902-1.jpg" type="image/jpeg" length="20356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zirai ilaçlara dijital takip: B-Reçete geliyor]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/zirai-ilaclara-dijital-takip-b-recete-geliyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/zirai-ilaclara-dijital-takip-b-recete-geliyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katettiklerini belirterek, "15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. B-Reçete temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü (BATEM) ziyaret eden Yumaklı, BATEM'deki biyolojik mücadelede faydalı böcek üretim tesisi ve laboratuvarlarını gezerek, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p>Yumaklı, merkez bahçesinde turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımı gerçekleştirdikten sonra açıklama yaptı.</p>

<p>Gıda arz güvenliğinin en önemli başlıklarından birinin bitkisel üretim olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de 206 çeşit bitkisel üretim yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, hem ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak hem de ülke ekonomisine katkısını sağlamak amacıyla yoğun şekilde ihraç edilen Türkiye'ye has ürünlerin sağlıklı şekilde üretimi ile verimli ve kaliteli olmasının farklı bir mücadeleyi getirdiğini söyledi.</p>

<p>Üretimi etkileyen en önemli hususlardan zararlıların özellikle iklim değişikliğinin getirdiği çok önemli etkilerden biri olduğunu ifade eden Yumaklı, "Daha önce ülkemizde görünmeyen zararlıların son dönemde çok yoğun şekilde bitkisel üretimimize etki ettiğini görüyoruz. Buna ilişkin Bakanlığımız Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünün enstitülerinde ülkemizin farklı yerinde 40'ın üzerinde enstitüyle bu mücadeleyi gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Yumaklı, zararlılarla mücadele konusunda Ar-Ge çalışmaları yaparken bazı araştırma enstitülerinin de bunun ötesine geçerek bu zararlıların karşıtlarını yani faydalı böcekleri üretme adına faaliyetler icra ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>"15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz"</strong><br />
Son dönemde bununla ilgili özellikle biyolojik mücadele kapsamında önemli gelişmeler sağlandığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bu konuda gerçekten dünyada ilk 5 içerisine girdiğimiz birçok konu oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki kahverengi kokarca, Akdeniz Bölgesi'ndeki çok farklı zararlılar bu anlamda bizim bu mücadelemizin ülke ekonomimiz, bitkisel üretim, gıda arz güvenliği açısından önemli bir noktasını oluşturuyor.</p>

<p>Tabii bitkisel üretimi yaparken bu zararlılardan kaçınmak adına kimyasal ilaçlar yani pestisitler kullanılıyor. Bunların dozajında kullanılmaması ya da gerektiği zaman kullanılmaması sadece üretilen ürünler için değil kalıntı oluşması hasebiyle de insan sağlığı açısından risk teşkil etme potansiyeline sahip büyük oranda. Bizler de bu pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor. Bununla da bu mücadeleye pestisit azaltma başlığında devam ediyoruz."</p>

<p><strong>"O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor"</strong><br />
Bakan Yumaklı, Türkiye'den Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın çok farklı ülkesine ihraç edilen ürünlerle alakalı birtakım tezviratlar yapıldığını belirterek, "Büyük çoğunluğu da "RASFF bildirimi" dediğimiz AB'nin kendilerine Türkiye'den ihraç ettiğimiz ürünlerin geri dönüşüne ilişkin yapmış olduğu bildirimler. Bunlar, açık ve şeffaf yapılan bildirimler. Bizler de aynı şekilde sadece bu bildirimleri değil ülke içerisinde yaptığımız takipleri de zaman zaman sonuçları itibarıyla yayınlıyoruz.</p>

<p>Bu sistemde son 5 yıldaki uygunsuzluk oranımız yüzde 74 oranında azalmış durumda. Bu çok önemli bir başarı. Yani komple bir mücadele yürütüldüğünü, doğayla bu manada savaşmak değil dezavantajları avantaja çevirmek adına çalışmalar yürüttüğümüzü özellikle ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi tercih eden üreticilere bu zamana kadar 2 milyar liralık destekte bulunduklarını anlatan Yumaklı, "Bugün biyolojik mücadelenin en güzel örneklerinden biri olan turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımını yaptık. O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor." şeklinde konuştu.</p>

<p>BATEM'de özellikle bölgenin ürünlerine ilişkin her türlü araştırma ve geliştirmenin yapıldığını aktaran Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) 10 enstitüsünde kahverengi kokarca başta olmak üzere turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği için çalışmaya devam edildiğini söyledi.</p>

<p>BATEM'de turunçgil zararlısına karşı faydalı böcek üretildiğini anlatan Yumaklı, "turunçgil unlu biti" diye bilinen zararlıya karşı da yine burada faydalı böcek üretimi yapıldığını dile getirdi.</p>

<p>Yumaklı, 4,5 milyon avcı böceğinin de üretilip doğaya salındığını belirtti. TAGEM'in bakanlığın en önemli Ar-Ge birimlerinin içerisinde toplandığı genel müdürlük olduğunu anlatan Yumaklı, bu mücadeleyi hem Türkiye'de hem de ülke dışında yaygınlaştırmaya gayret ettiklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/zirai-ilaclara-dijital-takip-b-recete-geliyor-1</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/bocek-2059805.jpg" type="image/jpeg" length="58526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vali Elban’dan Pamuk Zirvesi’nde uyarı: Yüzde 40’ın altı üretim alarm demek!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/vali-elbandan-pamuk-zirvesinde-uyari-yuzde-40in-alti-uretim-alarm-demek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/vali-elbandan-pamuk-zirvesinde-uyari-yuzde-40in-alti-uretim-alarm-demek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZTO Meclis Toplantı salonunda 8. Ulusal Pamuk Zirvesi gerçekleştirildi. Zirvede, açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Valisi Süleyman Elban, önemli açıklamalarda bulundu. Elban, yerli üretim oranlarına değinerek, “33-34 milyar dolarları aşan ihracat var tekstilde. En önemli dayanağı pamuk üretimi. Pamuk üretimimiz sektörü yüzde 40’larla destekleyebiliyoruz. Üretici pamuktan vazgeçiyor bunu durdurmak gerekiyor. Yüzde 40’tan aşağı inerse alarm veriyor demektir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ –</strong> Türk Pamuğunda Kritik Eşik temasıyla gerçekleşen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Zirvede pamuk üreticileri, pamuğu sektörlerinde hammadde olarak kullananlar ve akademisyenler bir araya geldi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.28.27" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-24-at-112827.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>ÇONDUR: EKONOMİK GERÇEKLER SEBEBİYLE PAMUK EKİM ALANLARI DARALMALAR YAŞIYOR</strong><br />
Zirvenin açılış konuşmasını Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur gerçekleştirdi. Çondur, üretim maliyetlerinin altını çizerek, “Üreticimiz çoğu zaman maliyetinin altında satış yapmak zorunda kalıyor. Bu durum kârı düşürmekle kalmıyor, zararı kronik hale getiriyor. Ekonomik gerçekler nedeniyle pamuk ekim alanlarında ciddi daralmalar yaşanıyor. Bu olumsuz şartlara rağmen özveriyle üretime devam eden çiftçimiz, Türkiye’yi küresel üretimde önemli bir noktada tutuyor ancak bu sürdürülebilir değil” dedi.</p>

<p><strong>‘ÜRETİCİYİ GARANTİ ALTINA ALAN POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMELİ’</strong><br />
Verimliliğin önemine değinen Çondur, “Üreticiyi garanti altına alan politikalar hayata geçirilmelidir. Sulama yatırımlarının tamamlanması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi verimlilik için hayati önem taşıyor. Ayrıca 'GMO Free Turkish Cotton' markamızın güçlendirilmesi ve doğal elyaf kullanımının teşvik edilmesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Aksi takdirde üreticinin pamuktan kaçışı devam edecek ve dışa bağımlılığımız artacaktır” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.31.54" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-24-at-113154.jpeg" width="1671" /></p>

<p><strong>EMİRALİOĞLU: VERİMİ VE KALİTEYİ ARTTIRMAK İÇİN DESTEKLERİMİZ DEVAM EDECEK</strong><br />
Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, bakanlığın verdiği destekleri belirterek, “2025 yılında dekar başına 1098 lira olarak uyguladığımız destekleme fiyatını, 2026 yılında 1395 liraya çıkardık. Verimi ve kaliteyi artırmak için fark ödemesi ve benzeri destek kalemlerimiz de devam edecek” dedi.</p>

<p><strong>VALİ ELBAN: BURADA KONUŞULANLAR ANKARA’DA KARŞILIK BULACAKTIR</strong><br />
Zirvenin başlangıç konuşmalarını gerçekleştirmek üzere son olarak İzmir Valisi Süleyman Elban kürsüye çıktı. Elban, ilk olarak pamuğun ve zirvenin önemine değinerek, “Ülkemizin ihracat tarihinde belki de ilklerden birisi. Ülkemizin sanayileşme macerası 19. Yy’de başlarken ilk temeli atan yine pamuğa dayalı sanayi oluyor. Ürün hem tekstil sektörümüzün vazgeçilmezi hem de gıda ve hayvan yemi sanayinde bereketli bir üründür. Sektörün kıymetli temsilcileri, sektörde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini dile getirecekler. Zirvenin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Konunun çok uzmanı kişiler konuşacaklar ve sorunu çok iyi biliyorlar. Tespit ve çözüm önerilerinin Ankara’da karşılık bulacağını düşünüyorum. Konuya hakim ve çözüm odaklı bir Tarım Bakanımız var. Bereketli bir toplantı geçecektir” dedi.</p>

<p><strong>‘PAMUK YERİNE BAŞKA BİR ŞEY YAZIN SORUNLAR AYNI OLACAKTIR’</strong><br />
Pamukta yaşanan sorunların benzerlerinin tüm diğer tarım ürünlerinde olduğunu ifade eden Elban, “Konuşurken ve ifade ederken başlıktan pamuğu çıkarın başka bir tarım ürünü koyun benzer konular gelecek. Girdi maliyetleri, kuraklık, ithalat ihracat gibi. Bütün tarımsal ürünler için geçerli sorunlar. Üretim halen iklimle doğrudan ilintili. Dünyayla çok entegre durumdayız. Dünyada çok acımasız ve yoğun bir rekabet var. Ürün maliyetleri ve fiyatlar rekabet konusunda sıkıntılıysa rekabet şansı kalmıyor. Somut, gerçekçi olan şeyler üzerine yoğunlaşmamız lazım. Üretimi nasıl arttırırız? Verimliliğimiz yüksek ama daha da arttırmak konusunda neler yapılabilir, çiftçimizi özendirmek için neler yapabiliriz? Çok fazla çalışanla uğraşmak yerine sermaye tarafına kaydı. Verimliliği daha yüksek ürünlere gitmekte fayda var” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘PAMUKTAN VAZGEÇİLMESİNİN BİR SORUMLUSU DA KONTROLSÜZ VE DÜZENSİZ İLAÇ KULLANIMI’</strong><br />
Pamuk üretiminin azalışına dikkat çeken Elban, “Sulama teknikleri konusunda çalışmalar yapmakta fayda var. Bilinçsiz kimyasal yerine toprağa daha dikkatli davranmak konusunda bilgilendirmekte fayda var. Pamuk üretiminden vazgeçilmişse toprağın kötü kullanımı var. Bunun bir sorumlusu da kontrolsüz ve düzensiz ilaç kullanımı. Aynı toprakta yine pamuk yapmak istiyorsanız ilave giderleri var” dedi.</p>

<p><strong>‘SUYUMUZU KÖTÜ KULLANIYORSUNUZ DİYE SİZE CEPHE ALMASINLAR’</strong><br />
Pamuğun su tüketimine dair uyarılarda bulunan Elban, “Pamuk mısırdan daha fazla su tüketiyor. Yeni ve makul sulama tekniklerine bakmakta fayda var. Suyumuzu kötü kullanıyorsunuz diye size cephe almasınlar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 24 At 11.29.24" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-24-at-112924.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>‘SEKTÖR KULLANIMI YÜZDE 40’TAN AŞAĞI İNERSE ALARM VERİYOR DEMEKTİR’</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elban, son olarak hammadde üretimine önem vererek, şunları söyledi:</p>

<p>33-34 milyar dolarları aşan ihracat var tekstilde. En önemli dayanağı pamuk üretimi. Pamuk üretimimiz sektörü yüzde 40’larla destekleyebiliyoruz. Hammadde elimizde olursa savaşlardan etkilenmeyiz. Hem de para üreticimizde kalsın. Pamukla ilgili bol bol tartışın ama somut ve götürdüğümüzde hemen eylem alınabilecek örneklere değinirsek daha iyi olur. Üretici pamuktan vazgeçiyor bunu durdurmak gerekiyor. Yüzde 40’tan aşağı inerse alarm veriyor demektir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım, Yerel Yönetimler</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/vali-elbandan-pamuk-zirvesinde-uyari-yuzde-40in-alti-uretim-alarm-demek</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-24-at-112846.jpeg" type="image/jpeg" length="64460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tartışmalı Halilbeyli planları askıda… Dikkat çeken ticaret artışı!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tartismali-halilbeyli-planlari-askida-dikkat-ceken-ticaret-artisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tartismali-halilbeyli-planlari-askida-dikkat-ceken-ticaret-artisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tartışmalı Kemalpaşa Halilbeyli Hayvancılık İhtisas Bölgesi planları revize edilerek askıya çıktı. Askıya çıkan plana göre tarım ve hayvancılık alanları daraltılıp tek başlıkta toplanırken, ticaret alanının yaklaşık 7 kat artırılması dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metehan UD/ EGEDESONSÖZ -</strong> İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kemalpaşa Halilbeyli’deki hayvancılık ihtisas bölgesiyle ilgili yaptığı imar planlarında yeni bir aşamaya geçildi.<br />
<br />
Büyükşehir Meclisi’nden AK Partili milletvekillerinin ret oyuna rağmen geçen tartışmalı plan, “Kemalpaşa İlçesi, Halilbeyli Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu ve Plan Açıklama Raporu” adıyla askıya çıkarıldı.<br />
<br />
Askıya çıkan plan değişikliğiyle birlikte arazi kullanım dağılımında dikkat çeken revizyonlar yapıldı. Mevcut planda toplam 1098,80 hektar olan planlama alanı, öneri planda 658,59 hektara düşürüldü.<br />
<br />
<strong>TESİS ALANLARI KÜÇÜLTÜLDÜ</strong><br />
Tarım ve hayvancılık kullanımında da yeniden düzenlemeye gidildi. Daha önce ayrı başlıklar altında yer alan Tarım ve Hayvancılık Tesis Alanı 1 ve 2’nin toplamı 476 hektarı aşarken, yeni planda bu alan tek kalemde 385,26 hektar olarak belirlendi. Planlama sahasında 0,40 emsalli 88 adet tarım ve hayvancılık tesis alanı yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="719" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/image-991.png" width="579" /><br />
<br />
<strong>TİCARET ALANINDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ</strong><br />
Ticaret alanı da plan değişikliğiyle büyütülen kullanım kararları arasında yer aldı. Mevcut planda 2,63 hektar olan ticaret alanı, öneri planda 18,68 hektara çıkarıldı. Yine planlama sahasında 6 adet ticaret imarlı alan da yer alacak.<br />
<br />
Belediye hizmet alanı ise 24 hektardan 20 hektara düşürüldü.<br />
<br />
<strong>ÇOĞUNLUĞU ŞAHIS MÜLKİYETİ</strong><br />
Planlama sahasının 558 hektarı şahıs mülkiyetinde iken geri kalanı ise maliye, kooperatif, vakıf, Kemalpaşa Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunuyor. Alanda ayrıca 56 hektarlık mülkiyetsiz alan da yer alıyor.<br />
<br />
Planlama sahasında Folkart’ın, AK Parti Bursa eski Milletvekili Önder Matlı’nın sahibi olduğu Matlı Gıda’nın ve Zorlu’nun CEO’su Ömer Yüngül’ün parselleri bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım, Kemalpaşa Haberleri, Yerel Yönetimler</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tartismali-halilbeyli-planlari-askida-dikkat-ceken-ticaret-artisi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/3456egf-1.webp" type="image/jpeg" length="35455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emiralem çileğinde yağmur bereketi... Hasat gecikti, verim arttı!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/emiralem-cileginde-yagmur-bereketi-hasat-gecikti-verim-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/emiralem-cileginde-yagmur-bereketi-hasat-gecikti-verim-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Menemen ilçesi Emiralem Mahallesi'nde yetişen, kokusu ve aromasıyla ilgi gören çilekte, şubat ve mart aylarındaki aşırı yağışlar hasadı geciktirirken verimi de artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lezzeti ve uzun raf ömrüyle iç pazarda yoğun talep gören Emiralem çileği, bölgedeki çok sayıda üretici için önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bölgede örtü altı ve açık tarım alanlarında Sweet Charlie, Rubygem, Camarosa, Fortuna ve Monterey çeşitleri yetiştiriliyor. Üretimin büyük bölümü açık tarım alanlarında gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Normal koşullarda nisan ayının ilk günlerinde başlayan açık tarım hasadı, bu yıl yoğun yağışlar ve serin havanın etkisiyle 15 güne yakın bir gecikmeyle başladı.</p>

<p>Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren üreticiler, günün ilk ışıklarıyla hasada başlıyor.</p>

<p>Çilekler, zarar görmemesi için tek tek ve özenle toplanıyor.</p>

<p>Toplanan çilekler kasalara yerleştirildikten sonra satış için sebze ve meyve hallerine gönderiliyor. Bazı ürünler ise doğrudan pazarlara ve marketlere sevk ediliyor.</p>

<p><img alt="A A 20260419 41150891 41150886 A S I R I Y A G I S L A R N E D E N I Y L E H A S A D I G E C I K E N E M I R A L E M C I L E G I N D E V E R I M A R T T I" class="detail-photo img-fluid" height="811" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/a-a-20260419-41150891-41150886-a-s-i-r-i-y-a-g-i-s-l-a-r-n-e-d-e-n-i-y-l-e-h-a-s-a-d-i-g-e-c-i-k-e-n-e-m-i-r-a-l-e-m-c-i-l-e-g-i-n-d-e-v-e-r-i-m-a-r-t-t-i.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>'Verimli bir yıl geçiriyoruz'</strong><br />
İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Kahraman Akdoğan, AA muhabirine, Emiralem çileğinin görünümü, ince kabuklu olması ve dayanaklı olmasıyla ön plana çıktığını söyledi.</p>

<p>Hava şartlarının çilek üretiminde farklılıklara neden olduğunu ifade eden Akdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Sıcaklıklar normalin altında seyretti ve 15 güne kadar gecikme oldu. Hasat nisan ortalarına kaydı. Ama rekolte yönüyle hiçbir eksikliğimiz olmadı. Hatta geçen yıllara göre üretimimiz arttı. O yüzden verimli bir yıl geçiriyoruz. Sadece bir süreç olarak biraz gecikmelerimiz yaşandı. Yağışlar ve şu anda bile nisan ortalarına geldik ve havalar tam bir ısıyı yakalamadı. İzmir bölgesinde 4 bin 700 dekara yakın bir üretim alanımız var ve 16 bin ton ürün alınıyor. En önemli üretim yeri de Emiralem bölgesi ve buradan 7 bin ton ürün alıyoruz. İzmir'deki üretimin yüzde 43'ünü buradan alıyoruz. "</p>

<p>Akdoğan, bölgede 220 üreticinin bulunduğunu, çilekten 500 milyon lira üzerinde bir gelir elde edildiğini dile getirdi.</p>

<p>Çilek üreticisi Yüksel Özçelik ise hasadın 15 gün geciktiğini fakat yağışlar sayesinde verimi artırdığını anlattı.</p>

<p>Ailece çilek ürettiklerini anlatan Özçelik, "Diğer sebze ve meyvelerden çilek üretimi daha kazandırıyor. Zamanında toplayıp satabiliyoruz. Hale götürüp satıyoruz. Alıcısı var. Çileğimizi satmak ve pazarlamak için yer ihtiyacımız yok. Bugünlerde kilosunu 100 lira, 120 lira civarında satıyoruz. Bizi kurtarıyor. Bu yıl verim güzel." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/emiralem-cileginde-yagmur-bereketi-hasat-gecikti-verim-artti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/a-a-20260419-41150891-41150876-a-s-i-r-i-y-a-g-i-s-l-a-r-n-e-d-e-n-i-y-l-e-h-a-s-a-d-i-g-e-c-i-k-e-n-e-m-i-r-a-l-e-m-c-i-l-e-g-i-n-d-e-v-e-r-i-m-a-r-t-t-i.jpg" type="image/jpeg" length="21266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zeytinyağı üretiminde Türkiye rüzgarı: Üretim yüzde 92 arttı]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/zeytinyagi-uretiminde-turkiye-ruzgari-uretim-yuzde-92-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/zeytinyagi-uretiminde-turkiye-ruzgari-uretim-yuzde-92-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezi İspanya'da bulunan Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC), Türkiye'nin son yıllarda zeytinyağı üretiminde kaydettiği güçlü artışla küresel pazarda öne çıkan ülkeler arasına girdiğini, ihracattaki artışın ise ülkenin rekabet gücünü pekiştirdiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IOC yetkililerince yapılan açıklamada, zeytinyağı fiyatlarının temelde arz ve talep tarafından belirlendiği, son hasat yıllarında kuraklık ve diğer iklim kaynaklı faktörlerin neden olduğu düşük üretim nedeniyle fiyatların yükseldiği ifade edildi.</p>

<p>Üretimin son dönemde önemli ölçüde arttığına işaret edilen açıklamada, bunun arz kısıtlarını hafifletmeye yardımcı olduğu ve bu çerçevede 2026 yılında fiyatlarda bir miktar istikrar beklenmesinin makul olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Arz toparlandıkça, talebin nispeten sabit kalması durumunda fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşması beklenir. Bununla birlikte, fiyatlar geçmişteki düşük seviyelere tamamen dönmeyebilir çünkü iklim değişkenliği, artan üretim maliyetleri, güçlü küresel talep ve jeopolitik gelişmeler gibi yapısal faktörler fiyatların geçmişe kıyasla bir miktar yüksek kalmasına neden olabilir. Özetle, üretimdeki iyileşme sayesinde 2026 yılında fiyatların dengelenmesi veya ılımlı hale gelmesi muhtemeldir. Ancak piyasa beklentileri, bir sonraki hasat yılının görünümüne bağlı olmaya devam edecektir."</p>

<p>Açıklamada ayrıca, "Her piyasada olduğu gibi, arzda meydana gelen değişimler fiyatlar üzerinde yukarı veya aşağı yönlü baskı oluşturur. IOC, başlıca üretici ülkelerdeki gelişmeleri yakından izlemektedir." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Açıklamada, 2021-2022 hasat yılında küresel zeytinyağı tüketiminin 3 milyon 328 bin ton ile tarihsel bir zirveye ulaştığı, ithalatın da 1 milyon 177 bin ton ile rekor kırdığı bildirildi.</p>

<p>2022 yazındaki sıcak hava dalgasının Akdeniz bölgesindeki başlıca üretici ülkeleri ciddi etkilediği belirtilen açıklamada, İspanya'da yüzde 55, Fas'ta yüzde 44, Portekiz'de yüzde 39, İtalya'da yüzde 27, Tunus'ta yüzde 10 ve Cezayir'de yüzde 20 düşüş yaşandığı aktarıldı.</p>

<p>Buna karşılık Yunanistan'da yüzde 49 ve Türkiye'de yüzde 92 artış yaşandığı, Doğu Akdeniz ülkelerinin bu sıcak hava dalgasından etkilenmeyerek üretimlerini artırdığı vurgulandı.</p>

<p>Genel olarak 2022-2023 hasat yılında küresel zeytinyağı üretiminin yüzde 19 azalarak 2 milyon 760 bin tona düştüğünün tahmin edildiği belirtilen açıklamada, "2023-2024 sezonunda üretim sınırlı kaldı. Bunun sonucunda, İspanya'nın Jaen bölgesinde natürel sızma zeytinyağı fiyatları hızla yükselmiş ve Eylül 2023 ortasında 100 kilogram başına 842 avro ile zirveye ulaşmıştır.' denildi.</p>

<p><strong>"2024-2025 hasat yılında küresel üretim 3 milyon 572 bin ton oldu"</strong><br />
Açıklamada, 2024-2025 hasat yılında geçici verilere göre küresel üretimin 3 milyon 572 bin ton ile tarihsel bir zirveye ulaştığı, 2025-2026 sezonu için üretimin 3 milyon 440 bin ton olarak tahmin edildiği, artan arz ortamında fiyatların yaklaşık 100 kilogram başına 430 avro seviyelerine gerilediği bildirildi.</p>

<p>İklim kaynaklı aksaklıkların giderek daha kalıcı ve öngörülemez hale geldiğine dikkati çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bunun sonucunda üretim dalgalanmalarının artması ve arzın yıldan yıla daha istikrarsız hale gelmesi beklenmektedir. Özellikle olumsuz hava koşullarının aynı anda birden fazla üretim bölgesini etkilemesi durumunda, tekrarlayan arz şoklarının görülme olasılığı artmaktadır. Bu duruma karşı üreticiler, sulama yatırımları, daha dayanıklı zeytin çeşitlerinin geliştirilmesi ve üretimin Portekiz gibi yeni bölgelere, hatta geleneksel olmayan alanlara yayılması gibi yöntemlerle uyum sağlamaya çalışmaktadır. Ancak bu uyum süreci zaman almakta ve kısa vadede riskleri tamamen ortadan kaldırmayabilir."</p>

<p>Açıklamada, iklim değişikliğinin zeytinyağı piyasasında önemli bir yapısal faktör olmaya devam edeceği, bunun da önümüzdeki yıllarda daha yüksek dalgalanma ve dönemsel arz sıkıntılarına yol açabileceği belirtildi.</p>

<p>Üretim kalıplarındaki değişim ve artan küresel talebin, yeni ülkelerin zeytinyağı piyasasında daha belirgin rol üstlenmesine yol açabileceği ifade edilen açıklamada, İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi geleneksel üreticilerin baskın konumlarını koruyacakları ancak Tunus ve Türkiye gibi ülkelerin üretimlerini artırarak küresel ticarette daha belirgin hale geldiği kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye'nin üretim ve ihracattaki artışla küresel pazarda rekabetçi bir tedarikçi olarak öne çıktığı vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, "ABD ithalatı açısından bakıldığında, İspanya ve İtalya başlıca tedarikçiler olmaya devam ederken, onları Tunus ve Türkiye takip etmektedir. Özellikle Türkiye'den yapılan ithalatın son sezonlarda artması, ülkenin küresel pazarda rekabetçi bir tedarikçi olarak yükselen rolünü göstermektedir." ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/zeytinyagi-uretiminde-turkiye-ruzgari-uretim-yuzde-92-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/zeytin-a-2441517.jpg" type="image/jpeg" length="75565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organik çilekte hasat heyecanı]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/organik-cilekte-hasat-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/organik-cilekte-hasat-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Tire ilçesinde, 2023'te başlatılan 'Çileğimiz Organik, Kadın Üreticilerimiz Artık Daha Aktif' projesi kapsamında organik çilek hasadı başladı. Proje ile üretici sayısı 3'ten 7'ye, üretim alanı ise 6 dekardan 12 dekara yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tire ilçesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2023 yılında hayata geçirilen 'Çileğimiz Organik, Kadın Üreticilerimiz Artık Daha Aktif' projesi kapsamında organik çileklerde hasat dönemi başladı. İlk etapta 3 kadın üretici ve 6 dekar alanda başlatılan projede, üretim alanı ve üretici sayısında artış yaşandı. Projede 2026 yılı itibarıyla üretici sayısı 7'ye, üretim alanı ise 12 dekara ulaştı. Kadın üreticiler tarafından yetiştirilen organik çileklerin, bölge ekonomisine katkı sağladığı belirtildi.</p>

<p>İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan çilekte hasadın başladığını dile getirerek, "Tire'de daha önce çilek üretimi yoktu. 2023 yılında 3 üreticimiz ile organik çilek üretimine başladık. 2026'da 7 üreticimizle devam ediyoruz. Çilek katma değerli bir ürün. Tire bölgesi süt ağırlıklı bir ilçemiz. 7 üretici örnek çilek bahçeleri kurdu. Çok da iyi gidiyor, üreticilerimiz çok memnun. Üreticilerimize çilekle ekstra bir katma değer sağladık. Sütün haricinde de bir şey üretilebileceğini gördüler. Çok fazla talep almaya başladık" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'GÜÇLENİYORLAR VE TALEPLERİ ARTIYOR'</strong><br />
Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bakanlık olarak fide de satış ve pazarlamada desteklerimiz devam edecek. Üretime katkıya devam ediyoruz. Kadınlar bizim için çok önemli, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak birçok sektörde kadınlara öncelik veriyoruz. Tek ürün çeşidiyle çalışmıyoruz. Ürün çeşidini artırmaya çalışıyoruz. Bunlar da kadın üreticiler için farklı oluyor. Güçleniyorlar ve talepleri artıyor. Bu da bize bir güç veriyor."</p>

<p><strong>'KADIN ÜRETİCİLERE ÖRNEK OLDUK'</strong><br />
Tire'de Karateke köyünde yaşayan Nazmiye Öztürk (48) ise 4 yıl önce projeye katıldığını, bu yıl 3'üncü hasadını gerçekleştirdiğini belirtip, "1 dekarla başladık. Köyümüzde hiç çilek üretimi yoktu. Ovamızda ilk defa çilek ektik, çok güzel bir sezon geçirdik. Kadın üreticilere örnek olduk. Köyümüzdeki kadınlar çilek üretimi yapmak için yol göstermemi istiyorlar. Bu taleplere çok mutlu oluyorum. Her geçen sene bir dekar daha arttırdık. Bu sene 4 dekar tarlamız var. Kadınlar üretimde olmalı. Ben yıllarca hayvancılıkla uğraştım. Keşke daha önceden başlasaydım, çilek üretimi çok zevkli. Organik yaptığımız için de ayrı bir güzelliği var. Çilek 4 yıl önce hayatımızı değiştirdi. Bu işi yaptığımız için çok mutluyuz. Kadınlara bu işi yapmaları tavsiye ederim. Biz 1 dekarla başladık, 1 dekar tarlası olan her kadın denesin" diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/organik-cilekte-hasat-heyecani</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/organik-cilekte-hasat-heyecani-basladi-1262668-375812-1.jpg" type="image/jpeg" length="44958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarıma dayalı endüstriyel mirasın geleceği masaya yatırılıyor]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tarima-dayali-endustriyel-mirasin-gelecegi-masaya-yatiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tarima-dayali-endustriyel-mirasin-gelecegi-masaya-yatiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi yürütücülüğünde 17-18 Nisan tarihleri arasında Tarihi Havagazı Fabrikası yerleşkesinde “Üretimin Sürekliliği: Tarıma Dayalı Endüstriyel Peyzajlarda Bellek, Mekân ve Dayanıklılık Çalıştayı ve Paneli” düzenlenecek. “Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü” kapsamında düzenlenecek etkinlik, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi’nin (ICOMOS) 2026 yılı “Çatışma ve Afet Bağlamında Yaşayan Mirasa Acil Durum Müdahalesi” teması çerçevesinde gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Üretimin Sürekliliği: Tarıma Dayalı Endüstriyel Peyzajlarda Bellek, Mekân ve Dayanıklılık Çalıştayı ve Paneli”, her yıl 18 Nisan’da kutlanan “Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü” kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı ile Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı yürütücülüğünde hayata geçirilecek. 17-18 Nisan tarihleri arasında Tarihi Havagazı Fabrikası yerleşkesinde düzenlenecek etkinlik, İzmir’in tarıma dayalı endüstri mirasının hikâyesi, mekanları, zanaatları ve bu değerlerin günümüz risklerine dair kırılganlıklarını ele alan dört tematik eksen çerçevesinde şekillenecek. Farklı uzmanları bir araya getirecek 17 Nisan’daki çalıştay ile İzmir’in tarıma dayalı endüstri mirasının belgelenmesi, korunması ve sürdürülmesine ilişkin bilgi ve deneyimlerin aktarılması ve bu değerlerin geleceğe taşınmasına yönelik stratejileri içeren bildirgenin hazırlanması hedefleniyor. Çalışmalar, 18 Nisan’da izleyiciye açık panelde kamuoyuyla paylaşılacak. ICOMOS’un 2026 yılı “Çatışma ve Afet Bağlamında Yaşayan Mirasa Acil Durum Müdahalesi” teması çerçevesinde gerçekleştirilecek çalıştay ve panelde alanında uzman isimler de konuşmacı olarak yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img src="https://www.izmir.bel.tr/YuklenenDosyalar/Haberler/Buyuk/16042026_906_0.jpeg" /><br />
<br />
<strong>Uzman isimler konuşacak</strong><br />
İki günlük programın ilk gününde çalıştay, ikinci gününde panel yapılacak. 17 Nisan’da iki oturum halinde düzenlenecek çalıştay öncesi Kent Gönüllüsü ve Araştırmacı Erol Şaşmaz “Darağacı” başlıklı sunum gerçekleştirecek. 18 Nisan’da ise UNESCO Akdeniz Havzası Su Kaynakları Yönetimi Kürsü Başkanı, Uluslararası Su Kaynakları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Baba “İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi ve Bunun Sonucu Tarımsal ve Kültürel Yansımaları” başlıklı sunum yapacak. ICOMOS üyesi Koruma Uzmanı Mimar, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Prof. Dr. Deniz Özkut ise “Üretimin Sürekliliği: Tarıma Dayalı Endüstriyel Peyzajlarda Bellek, Mekân ve Dayanıklılık Çalıştayı Bildirgesi” başlığında konuşacak. Program sonunda soru-cevap etkinliği gerçekleştirilecek.</p>

<p><img src="https://www.izmir.bel.tr/YuklenenDosyalar/Haberler/Buyuk/16042026_9016_0.jpeg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım, Yerel Yönetimler</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tarima-dayali-endustriyel-mirasin-gelecegi-masaya-yatiriliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-16-091505-1.png" type="image/jpeg" length="40726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den Ege için 'zirai don' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/meteorolojiden-ege-icin-zirai-don-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/meteorolojiden-ege-icin-zirai-don-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji'den yapılan son hava durumu tahminlerine göre bugün yurdun batısı dışında birçok kentte yağış bekleniyor. Yapılan uyarıya göre Marmara'nın güneydoğusu, İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde hafif zirai don riski bulunuyor. Zirai don tehlikesine karşı da başta üretici ve çiftçiler ile ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği kaydedildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu olması bekleniyor. İç Anadolu’nun doğusu, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Edirne, Kırklareli, Kastamonu, Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay, Ankara ve Çankırı çevreleri ile Mersin'in ve Adana'nın kuzey kesimlerinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><img src="https://im.haberturk.com/2026/04/12/3876674_d7a371d4ea1886c4d7e66c215bdd740a.jpg" /></p>

<p>Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey kesimleri ile Çankırı, Yozgat, Sivas, Çorum ve Erzincan çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda da (Iğdır ve Van hariç) kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Gece ve sabah saatlerinde ise iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda da çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor. Hava sıcaklığında da, önemli bir değişiklik olmayacağı, ülke genelinde mevsim normalleri altında seyredeceği tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img src="https://im.haberturk.com/2026/04/12/3876674_01ab84e392e171d5b368a1c235d80c62.jpg" /></p>

<p><strong>PEŞ PEŞE UYARI</strong><br />
Yağışların Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda (Iğdır ve Van hariç) kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi. Sabah saatlerinde ise Marmara'nın güneydoğusu, İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde hafif zirai don riski bulunuyor.</p>

<p>Zirai don tehlikesine karşı da başta üretici ve çiftçiler ile ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği kaydedildi. Ayrı Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde de çığ tehlikesi olduğu belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/meteorolojiden-ege-icin-zirai-don-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/960x540-24-13.jpg" type="image/jpeg" length="20570"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TZOB Genel Başkanı sahaya indi... Menemen'de tarım sular altında!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tzob-genel-baskani-sahaya-indi-menemende-tarim-sular-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tzob-genel-baskani-sahaya-indi-menemende-tarim-sular-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, İzmir'in Menemen ilçesinde sağanaktan etkilenen alanlarda incelemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar, Musabey Mahallesi'nde yağışlardan etkilenen tarım arazileri ve su altında kalan bağları gezdi, bir araya geldiği çiftçilerin taleplerini dinledi.</p>

<p>İncelemelerinin ardından gazetecilere açıklama yapan Bayraktar, yeni yıla yağışlarla umutlu başladıklarını fakat yağışların bazı bölgelerde sel felaketlerine neden olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="A A 20260411 41080832 41080823 T Z O B G E N E L B A S K A N I B A Y R A K T A R I Z M I R D E A S I R I Y A G I S L A R D A N E T K I L E N E N B O L G E L E R I I N C E L E D I" class="detail-photo img-fluid" height="899" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/a-a-20260411-41080832-41080823-t-z-o-b-g-e-n-e-l-b-a-s-k-a-n-i-b-a-y-r-a-k-t-a-r-i-z-m-i-r-d-e-a-s-i-r-i-y-a-g-i-s-l-a-r-d-a-n-e-t-k-i-l-e-n-e-n-b-o-l-g-e-l-e-r-i-i-n-c-e-l-e-d-i.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal afetlerin üreticilere giderlerinin yanı sıra ciddi bir maliyet yüklediğini belirten Bayraktar, sahada gözlem yapmak üzere bir araya geldiklerini ifade etti.</p>

<p>Bayraktar, aşırı yağışlardan İzmir dahil birçok ilin etkilendiğini ifade ederek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu süreçte TARSİM fevkalade önem arz ediyor. Biz arzu ediyoruz ki bütün üreticilerimiz TARSİM kapsamında ürünlerini sigorta ettirsin. TARSİM ile alakalı bazı şikayetler aldım. Bu şikayetleri Ankara'da yetkililerle görüşeceğiz. Bu şikayetleri bertaraf etmeye çalışacağız. Bütün üreticilerimizin TARSİM kapsamına girmesini arzu ediyorsak hem üreticimize hem de devletimize düşen görevler var. Çünkü bu doğal afetler devam ettiği müddetçe TARSİM çok daha ön plana çıkacak. Ürünleri sigorta ettirmekten başka da çaremizin olmadığı görülüyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tzob-genel-baskani-sahaya-indi-menemende-tarim-sular-altinda</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/a-a-20260411-41080832-41080817-t-z-o-b-g-e-n-e-l-b-a-s-k-a-n-i-b-a-y-r-a-k-t-a-r-i-z-m-i-r-d-e-a-s-i-r-i-y-a-g-i-s-l-a-r-d-a-n-e-t-k-i-l-e-n-e-n-b-o-l-g-e-l-e-r-i-i-n-c-e-l-e-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="64836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıfırın altında 'don' nöbeti!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/ciftcilerden-don-nobeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/ciftcilerden-don-nobeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının sıfırın altında 3 dereceye kadar düşmesi nedeniyle badem üreticileri, ürünlerini korumak amacıyla dumanlama yöntemi kullanarak, bahçelerinde ‘zirai don nöbeti’ başlattı. Çalışmaları yerinde takip eden Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, “Çiftçilerimiz tarlalarında zirai dona karşı dumanlama sistemiyle tedbir alıyor. Bu sezonun herhangi bir doğal afet yaşamadığımız bir yıl olmasını diliyorum” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçede 900 rakım üzerinde bulunan bölgelerde badem bahçelerinde ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde soğuktan zarar görmemesi için üreticiler seferber oldu. 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen dondurucu soğuklara karşı çiftçiler, tarlalarına yerleştirdikleri saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını korumaya çalışıyor. Akşam saatlerinde yüksek rakımlı bölgelerde ağaçları bulunan üreticiler, dumanlama çalışmalarına başladı. Üreticilerin sabahın ilk saatlerine kadar bu işleme devam edeceği belirtildi.</p>

<p><strong>‘DUMANLI KORUMA’ İLE 0 DERECE MÜCADELESİ</strong><br />
Demirci ilçesi Oyukarkası mevkisinde, 250 dönümlük arazide 5 bin ağaçla üretim yapılan bir çiftlikte üreticiler, termometrelerin eksi 3 dereceyi gösterdiği gece saatlerinde, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki ısıyı 0 derece civarında tutarak filizlerin donmasını engellemeye çalıştı.</p>

<p><strong>‘BU YIL TEDBİRLERİMİZİ DAHA DA ARTIRDIK’</strong><br />
Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, “5 bin badem ağacımız var. 25 bin ton rekolte bekliyoruz. Zirai don sebebiyle geçen yıl ürün alamadık. Bu yıl tedbirlerimizi daha da artırdık. Şu an en kolay yapabileceğimiz dumanla mücadelede. Don ve dolu sigortamızı yaptırdık fakat mücadelemizi bırakmıyoruz. İlk önce kendi ürünlerimiz olan bademlerimizin kabuklarını yakıyoruz. Kabuklar daha uzun süre dumanlama yapıyor” dedi.</p>

<p><strong>‘BADEMLERİMİZİ KORUMA ALTINA ALIYORUZ’</strong><br />
Çiftlikte görevli Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka, “Sıcaklıkların iki gece boyunca eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Bu dumanlama sistemi ile 2 derece bahçemizi sıcak tutarak meyveye gelmekte olan bademlerimizi koruma altına alıyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘METEOROLOJİ VERİLERİNE GÖRE ZİRAİ DON RİSKİ BULUNUYOR’</strong><br />
Dumanlama çalışmalarını yerinde takip eden Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise yaptığı açıklamada, “Geçen yıl bu dönemlerde, ülke genelinde yaşadığımız bir zirai don olayı vardı. Bakanlığımız bu duruma kayıtsız kalmayarak geçtiğimiz yıl çiftçimize destekleme vermişti. Yine aynı tarihlerdeyiz ve meteoroloji verilerine göre zirai don riski bulunuyor. Bizde İlçe Tarım Müdürlüğü olarak, çiftçilerimize zirai don uyarısında bulunduk. Yapılan çalışmaları yerinde takip etmek için sahaya indik. Çiftçilerimiz tarlalarında zirai dona karşı dumanlama sistemiyle tedbirler alıyor. Bu sezonun herhangi bir doğal afet yaşamadığımız bir yıl olmasını diliyorum. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanımız var. Meyve veren ağacımız 200 bin adet civarında. Arkadan yetişen 400 bin adette badem ağacımız mevcut. Ürün rekoltemizi 500 ton olarak bekliyoruz” diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/ciftcilerden-don-nobeti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 07:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/ergkferkgferg.png" type="image/jpeg" length="62848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım firmalarının konkordato süresi uzatıldı!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tarim-firmalarinin-konkordato-suresi-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tarim-firmalarinin-konkordato-suresi-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik dalgalanmalarda yaşanan süreçler tarım ve alt sektör firmalarını etkilemeye devam ediyor. Son olarak Tusem Tarım ve Egemen Gübre firmaları, 2 ay süreyle konkordato süreçlerini uzattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EGEDESONSÖZ –</strong> Ekonomik dalgalanmalar sonrasında firmalar zor günler geçirmeye devam ediyor. Özellikle girdi maliyetlerinin yükseldiği tarım ve alt sektörlerde firmalar iflas süreçlerinden ilerliyor.</p>

<p>Son olarak Manisa’da faaliyet gösteren Tusem Tarım ve İzmir’de faaliyet gösteren Egemen Gübre firmalarının talep doğrultusunda konkordato süreçleri iki ay süreyle uzatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tusem Tarım, Manisa’da üretim tesisleri bulunan ve Hünkar markasıyla bilinen bir firmaydı. Şirket, zeytin ürünlerini aracı kullanmadan doğrudan üretici üzerinden alarak temin ediyor ve bu özelliğiyle ön plana çıkıyor. Zeytin ve zeytinyağı çeşitleriyle satışlarını gerçekleştiren firma, Rusya ve Orta Doğu pazarlarına da satış gerçekleştiriyor.</p>

<p>Egemen Gübre firmasının merkezi ise Kemalpaşa’da olup, üretim fabrikası ise Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bulunuyor. Bölgenin kimyasal gübre ihtiyacını karşılayan firma, kendi markası olan gübrelerin satışını gerçekleştiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tarim-firmalarinin-konkordato-suresi-uzatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/agrofood-1.jpg" type="image/jpeg" length="40612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan zirai don uyarısı]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tarim-ve-orman-bakanligindan-zirai-don-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tarim-ve-orman-bakanligindan-zirai-don-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığınca, 7-11 Nisan tarihlerinde Türkiye'nin belli yerlerinde yaşanacak olumsuz hava koşullarının tarımsal faaliyetler için risk oluşturduğu belirtilerek "Tarımsal üretim faaliyetlerinin sürekliliğinin korunması ve olası kayıpların asgari düzeye indirilmesi amacıyla, üreticilerimizin zirai don riskine karşı gerekli tedbirleri almaları önem arz etmektedir." uyarısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, yapılan son değerlendirmelere göre, 7-11 Nisan tarihlerinde Türkiye'nin belli yerlerinde yaşanacak olumsuz hava koşullarının tarımsal faaliyetler için de risk oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu kapsamda, üreticilerin tedbir almasının önemine işaret edilen paylaşımda, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Tarımsal üretim faaliyetlerinin sürekliliğinin korunması ve olası kayıpların asgari düzeye indirilmesi amacıyla üreticilerimizin zirai don riskine karşı gerekli tedbirleri almaları önem arz etmektedir. Olası olumsuzluklardan etkilenen üreticilerimizin, gerekli tespitlerin yapılması amacıyla bağlı bulundukları Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlükleri ile ivedilikle irtibata geçmeleri, tarım sigortası bulunan üreticilerimizin ise hasar ihbarları için vakit kaybetmeksizin TARSİM kanallarına müracaat etmeleri gerekmektedir. Bakanlığımız, üretim sürecinin her aşamasında olduğu gibi, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı da tüm imkanlarıyla üreticilerimizin yanındadır." (AA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tarim-ve-orman-bakanligindan-zirai-don-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/1764478247831-1744454328012-don.jpg" type="image/jpeg" length="98788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Urla enginarına savaş freni!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/urla-enginarina-savas-freni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/urla-enginarina-savas-freni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Urla’da erken hasadı başlayan sakız enginarında üreticiler sezona umutla girerken, Dubai ile yürütülen ihracat görüşmeleri savaş nedeniyle askıya alındı. İç piyasada hareketlilik sürerken, dış pazarda belirsizlik dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – </strong>İzmirlilerin yakından takip ettiği enginarın erken hasatları başladı. Enginar sofralarla beraber yemek masalarına da gelmeye başladı.</p>

<p>İzmir’de enginar üretiminin önemli yerlerinden biri de Urla ilçesi. Ay sonu yapılacak olan festivale dair ilçe genelinde hazırlıklar başlarken, Urla Kadın Kooperatif Başkanı Sibel Uyar da enginarın hasat durumuna dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>‘ERKEN HASAT BAŞLADI, PAZARLARDA FİYATLAR DEĞİŞKEN’</strong><br />
Uyar, erken hasadın başladığını ve bu süreçte pazarlarda fiyat hareketliliği olduğunu belirterek, “Hasat durumları iyi gidiyor. Bu sene ciddi bir don olmadı. Bölgesel olarak birkaç yeri vurdu ama pazarı etkileyecek kadar etkili olmadı. Erken hasatlar oldu onlar pazara girdiler. Şu süreçte pazarlarda fiyatlarda değişkenlik gösteriyor. Bu sene çok daha iyi olmasını umuyoruz. Festivale hazırlanıyoruz kentte” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘İZMİRLİLER PAZARDAN, DIŞARIDAKİLER İNTERNETTEN ALIYOR’</strong><br />
Pazar satışlarından ziyade internet satışlarına değinen Uyar, “Eskisi gibi pazarda satışların dışında internet üzerinden alışverişler de devam ediyor. Pandemi bize internet alışverişlerini öğretti. Biz de taze enginarı o şekilde satıyoruz. Haftanın iki günü kargolarımız var ve ülkenin her yerine gönderiyoruz. İnternet alışverişleri çok daha iyi ilerliyor. Biz oraya da bir ‘dükkan’ diyoruz, normal dükkan gibi ilerliyor. İzmirliler pazardan alışveriş yapıyorlar ama taze enginara ulaşmakta zorlananlar internetten alışveriş yapıyorlar. Bizim internet alışverişlerimizde sabah kesim yapılıyor, öğleden sonra kargoya veriliyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘SAVAŞ İHRACATIMIZA ETKİ ETTİ’</strong><br />
Uyar, yurtdışı ihracatına dair bilgiler vererek, “Yurtdışı görüşmelerimiz var. Umarım bu sene yine ihracatımızı yapacağız. Dubai ile görüşmelerimiz vardı. Savaş dolayısıyla orada bir bekleme süreci var” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>‘TARIM ALANLARI HER SENE BİRAZ DAHA AZALIYOR’</strong><br />
Uyar, son olarak Urla’da tarım arazilerinin giderek azaldığının altını çizerek, şunları söyledi:</p>

<p>Geçen seneki tarım alanları biraz daha azaldı. Her sene ne yazık ki biraz daha azalıyor. Artan bir hızla tarım alanları azalıyor. Tarım girdi maliyetleri çok yüksek. Ciddi bir emek isteyen bir iş. Sakız enginarı verimsel açıdan bakıldığında daha düşük verim alıyorsunuz. Sakız enginarı üreticisini korumak gerekiyor. Suyundan tutun, işçi, mazot, gübre giderleri giderek artıyor. Tarım zaten bir durumdaydı, teşviklerin olması gerekiyor. Sözleşmeli üretim yapılması gerekiyor. Coğrafi işaretli ürünlerin korunması gerekiyor. Gıda bir milli güvenlik sorunudur. Savaş ve pandemi süreçleri bunu bizlere daha iyi öğretiyor. Kendi kendine yeten bir ülke olmak bir zaruret. Tarıma destek verilmesi çok önemli.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/urla-enginarina-savas-freni</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 07:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/04/festivale-hazirlanirken-urla-enginar-festivali-apelasyon-60b2838335448.jpg" type="image/jpeg" length="39523"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
