<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İzmir Haber - İzmir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.egedesonsoz.com</link>
    <description>İzmir'e dair en güncel ve son dakika haberleri anında Ege'de Son Söz'de. Siyaset, ekonomi, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık gelişmeler. Tarafsız ve hızlı habercilik için tıklayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.egedesonsoz.com/rss/tarim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Ege'de Son Söz. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, İzmir'in güncel haber kaynağı olarak tescillidir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 00:10:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/rss/tarim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bardacık incirinde rekolte yüz güldürdü!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/bardacik-incirinde-rekolte-yuz-guldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/bardacik-incirinde-rekolte-yuz-guldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Torbalı ilçesine bağlı Çapak Mahallesi'nde, coğrafi işaretli Bardacık incirinin tanıtımı amacıyla bu yıl da Bardacık İnciri Festivali düzenlendi. İnce kabuğu, kendine özgü aroması, bol suyu ve içinin kırmızı rengiyle öne çıkan Bardacık inciri, 15'inci kez düzenlenen festivalde ikram edilirken; üreticiler de ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Torbalı'nın Çapak Mahallesi'nde düzenlenen 15'inci Bardacık İnciri Festivali, üreticiler ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde festival alanına gelen üreticiler, özenle yetiştirdikleri Bardacık incirini tüketiciyle buluşturdu. Festivale gelen ziyaretçiler, Bardacık incirinin yanı sıra yöresel ürünleri de yakından tanıma fırsatı buldu. Kazanlarda pişirilen keşkeklerin ücretsiz olarak dağıtıldığı festivalde; üreticiler, ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturdu.</p>

<p><strong>'FESTİVALİMİZ HER GEÇEN YIL DAHA DA GÜZELLEŞİYOR'</strong><br />
Çapak Mahallesi Muhtarı Hüseyin Hascanlı, festivalin her yıl daha fazla ilgi gördüğünü belirtip, "Meyvelerin efendisi Çapak Bardacık incirimizin festivalini düzenliyoruz. Her geçen sene festivalimiz daha da güzelleşiyor, daha etkili oluyor. Şu an gördüğünüz gibi yer gök insan. Güzel gidiyor" dedi. Bu yılki incir rekoltesinin beklentilerin üzerinde olduğunu söyleyen Hascanlı, "Bu yıl incir üretimi güzel. Beklediğimizden biraz daha üstün diyebiliriz. Yaklaşık 800-900 dönümlük bir arazide üretim yapıyoruz. Daha önce günlük 15-20 ton civarında üretimden söz ediyorduk ancak havaların sıcak olmasıyla rekolte arttı. Şu an günlük 25-30 ton arasında üretim yapıyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="C A P A K B A R D A C I K I N C I R I I C I N 15 I N C I F E S T I 1450106 431321" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/c-a-p-a-k-b-a-r-d-a-c-i-k-i-n-c-i-r-i-i-c-i-n-15-i-n-c-i-f-e-s-t-i-1450106-431321.jpg" width="3000" /></p>

<p><strong>'BARDACIK İNCİRİ TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA GÖNDERİLİYOR'</strong><br />
Bardacık incirinin farklı bölgelere ve fabrikalara gönderildiğini belirten Hascanlı, "Ürünlerimizi sahil bölgelerine, fabrikalara, Bursa tarafına ve Türkiye'nin çeşitli yerlerine gönderiyoruz. Ayrıca fabrikalarımız var. Ürünlerimiz işlenerek yurt dışına da gönderiliyor" dedi. Çapak Bardacık incirinin en önemli özelliklerinden birinin içinin kırmızı olması ve kendine özgü aroması olduğunu ifade eden Hascanlı, "Bardacık incirinin diğerlerinden farkı, içinin kırmızı olması ve değişik bir aromaya sahip olması. Bu, bizim buraya has bir özellik. Kuzeyden gelen rüzgarın da etkisiyle incirimizin içinin kırmızı ve dolgun olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>AVRUPA'YA TAZE VE DONDURULMUŞ OLARAK İHRAÇ EDİLİYOR</strong><br />
Çapak'ta yetiştirilen Bardacık incirinin Avrupa ülkelerine de gönderildiğini aktaran Hascanlı, ürünlerin fabrikalarda işlenerek muhafaza edildiğini söyledi. Hascanlı, "Ürünlerimiz taze ve dondurulmuş olarak Avrupa'ya gidiyor. Fabrikalarda otomatik makinelerde işlenip, dilimlenerek donduruluyor ve soğuk zincirle gönderiliyor. Almanya, Hollanda ve İsviçre'ye kadar ulaşıyor" dedi.</p>

<p><strong>'BU YIL ÜRÜNÜMÜZ GÜZEL VE VERİMLİ'</strong><br />
Çapak Mahallesi'nde yıllardır incir üretimi yapan üretici Ali Seviri de bu yılki hasattan memnun olduklarını söyledi. Seviri, "Çapak Mahallesi'nde oturuyorum. İncir üretimini yıllardan beri yapıyoruz. Halkımıza tatlı bir ikramda bulunuyoruz. Bu şekilde üretimimize devam ediyoruz" diye konuştu. Yağışların bu yıl ürüne olumlu katkı yaptığını belirten Seviri, "Bu yıl yağmurlardan dolayı güzel bir ürün aldık. Biraz rüzgarlardan zarar gördük ama ürünlerimiz güzel ve verimli. Tatlı, doğal ve tam yenilecek kıvamda. Yoğunluğumuz güzel. Burada keşkek ikramımız da oluyor. Köy halkı olarak incir ikramımız ve incir satışlarımız var. Köylümüze bir katkı oluyor. Bu güzel bir şey. İncirin kilogramını 250 liradan veriyoruz" dedi.</p>

<p><strong>'KENDİ MALIMIZI KENDİMİZ SATIYORUZ'</strong><br />
Festivalin kurucuları arasında yer aldığını dile getiren Yusuf Cin ise etkinliğin yıllar içinde gelenek haline geldiğini belirtip, "Festivalimizin kurucularındanım. İlk festivali ben başlattım. Devam ediyoruz. Kendi malımızı kendimiz satıyoruz. Çok güzel bir şey. Meyvelerin en güzeli" diye konuştu.</p>

<p><strong>ZİYARETÇİLERDEN BARDACIK İNCİRİNE TAM NOT</strong><br />
Festival için İzmir'in farklı bölgelerinden Çapak'a gelen ziyaretçiler de Bardacık incirine ilgi gösterdi. Ailesiyle birlikte festivale gelen Burcu Yeyin, etkinliği internet üzerinden duyduğunu belirtip, "Karşıyaka’dan annem ve ailemle birlikte geldik. İnternetten duymuştuk, rotamızı buraya çevirdik. Festivali çok güzel buldum. Değişik ürünler var, farklı bir konsept olmuş. Keşkek dağıtıyorlar, çok lezzetliydi. Çok değişik ve eğlenceli. 2 kilo incir de aldık. Çok lezzetli" dedi.(DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım, Torbalı Haberleri</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/bardacik-incirinde-rekolte-yuz-guldurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/c-a-p-a-k-b-a-r-d-a-c-i-k-i-n-c-i-r-i-i-c-i-n-15-i-n-c-i-f-e-s-t-i-1450112-431321.jpg" type="image/jpeg" length="22819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TMO’ya kuru üzüm çağrısı:  Üreticinin talebi 150 TL!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tmoya-kuru-uzum-cagrisi-ureticinin-talebi-150-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tmoya-kuru-uzum-cagrisi-ureticinin-talebi-150-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üzüm üreticisinin gözü yeni sezon kuru üzüm fiyatlarına çevrildi.   TMO’dan 2026 yılı kuru üzüm taban fiyatının en az 150 lira olarak açıklanması beklenirken Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, fiyatın beklentinin altında kalması halinde bağcılığın sürdürülemez hale geleceğini belirtti. Yalvaç,  “Bu fiyatlar geçen seneki gibi olursa ben bağcılığı bırakacağım” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ- </strong>Üzüm üretiminde Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden Manisa’da üreticiler bir yandan hasat hazırlıklarını sürdürürken bir yandan da kuru üzüm fiyatlarının açıklanmasını bekliyor.<br />
<br />
Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, yaptığı açıklamalarda artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yaşadığı zorlukları dile getirirken Toprak Mahsulleri Ofisi’nden de 2026 yılı için en az 150 lira taban fiyat talebinde bulundu.<br />
<br />
<strong>“YÜZDE 70 BİR ARTIŞ VAR”</strong><br />
Geçtiğimiz yıla göre girdi maliyetlerinde ortalama yüzde 70 bir artış olduğunu ifade eden Yalvaç, “Ovada üzüm çok ama biz geçen seneki girdi maliyetleri ile bu seneki girdi maliyetlerini karşılaştırıyoruz. Örneğin geçen sene bakırın bir kilosu 700-800 liraydı. Şu an bin 350 lira oldu. Gübre geçen sene bin 500 liraydı, bu sene 2 bin 400 lira oldu. Mazotta da artış oldu. Ortalamaya baktığımız zaman bütün girdi maliyetlerinde yüzde 60, yüzde 70 bir artış var” şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>“150 LİRANIN ALTINDA OLMAMASINI TALEP EDİYORUZ”</strong><br />
Toprak Mahsulleri Ofisi’ne fiyat çağrısında bulunan Yalvaç, “Toprak Mahsulleri Ofisi fiyatı 2023'te 100 lira, 2024'te 110 lira, 2025'te 120 lira olarak açıkladı. Biz, TMO'dan en düşük kalite üzüm dediğimiz 7 numarada taban fiyatın 150 liranın altında olmamasını talep ediyoruz” dedi.<br />
<br />
<img alt="756342245 1058571759946539 8803994285127191345 N" class="detail-photo img-fluid" height="1296" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/756342245-1058571759946539-8803994285127191345-n.webp" width="2304" /><br />
<br />
<strong>“HİNDİSTAN, GÜNEY AFRİKA BİZDEN DAHA UCUZA MAL EDİYOR”</strong><br />
“Pazar payımız konusunda büyük sorun yaşıyoruz” açıklamasında bulunan Yalvaç, “Bu sorunu yaşamamızın en büyük sebebi, bizim ürünümüzdeki maliyetlerin diğer ülkelerdeki maliyetlerden daha yüksek olması. Özbekistan'da, Azerbaycan'da, Mısır'da, Hindistan'da ve Güney Afrika'da işçilikler çok daha ucuz. O yüzden bizden ucuza mal ediyorlar. İhracatta da bu yönde bir sıkıntı yaşıyoruz.<br />
Geçen sene don ve hastalık gibi nedenlerle pazar payımız küçüldü. Ürün çok azaldı. Geçen sene benim bağımın yüzde 75'ini don vurdu. Köylerin çoğunda bağların yüzde 75'i dondan zarar gördü. Saruhanlı'da da böyle, Gölmarmara'da da böyle, Ahmetli'de de böyle, Salihli'de de böyle” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
“FİYATLAR GEÇEN SENE GİBİ OLURSA BEN BAĞCILIĞI BIRAKIRIM”<br />
Taban fiyatın 150 liranın altında olmaması gerektiğini savunan Yalvaç, “Yani 875-900 bin dönüm arazinin yüzde 60-70'i zarar görünce biz ürün bulamadık, zorlandık. Bu sene ürün çok. Ama burada önemli olan şu, Devlet, Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla çiftçinin sürdürülebilirliği ve çiftçiliğin devam etmesi açısından bu bağların sökülmemesini sağlamalı. Ben bunu her yerde söylüyorum. Yani bu fiyatlar geçen seneki fiyatlar gibi olursa ben bağcılığı bırakacağım.<br />
O yüzden taban fiyatın 150 liranın altında olmamasını talep ediyoruz. Yoksa sürdürülebilir değil, bundan sonra bağcılık biter. Bakanımız bunu ne kadar erken açıklarsa o kadar iyi. Biz de ona göre kendimizi ayarlayacağız, işçimizi ayarlayacağız.<br />
Geçen sene TMO piyasaya geç girdi. 22 Eylül'de girdi. Bu sene biz üzüm kesimine 4-5 Eylül'de başlayacağız. Bu sefer ne oluyor? Bütün çiftçi tüccara gidiyor. Tüccar çok düşük fiyattan alıyor. Çünkü ben de çiftçi olarak TMO yoksa üzümü tüccara satmak zorundayım” açıklamalarında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tmoya-kuru-uzum-cagrisi-ureticinin-talebi-150-tl</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/r-w-f-g-r-e-w-g-r-e-g-e-r-g-r-e.png" type="image/jpeg" length="64962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de kırmızı mesaisi: Hedef Türkiye’de zirve!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/izmirin-domates-mesaisi-hedef-turkiyede-zirve</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/izmirin-domates-mesaisi-hedef-turkiyede-zirve" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin domates üretiminde Bursa ve Manisa'nın ardından 3’üncü sırada yer alan İzmir'de, domates mesaisi devam ediyor. İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Kahraman Akdoğan, domates üretiminde İzmir'i, 1’inci sıraya çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin domates üretiminde önemli merkezlerden biri olan İzmir'de, kuru domates mesaisi devam ediyor. Temmuzda başlayan, ağustos ayının ortalarına kadar sürecek olan mesai boyunca her sabah günün ilk ışıklarında toplanan domatesler, sergi alanlarına getirilip kurutulmaya bırakılıyor. Kurutulduktan sonra toplanıp soğuk hava depolarına taşınan domatesler, talebe göre ambalajlanıp yurt içi ve yurt dışı pazarlara sunuluyor. İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Kahraman Akdoğan, bu sene yağışlar nedeniyle domateste verimli bir yıl geçirildiğini söyledi. 2025 yılı verilerine göre İzmir'de yaklaşık 110 bin dekar alanda 870 bin ton civarı sanayi tipi domates üretildiğini aktaran Akdoğan, "Bursa ve Manisa ilinden sonra İzmir Türkiye'de 3’üncü sırada. Bu da özellikle sanayilik domateste merkezi bir konumda olduğumuzu gösteriyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'İZMİR'DE DOMATESİN YÜZDE 38’İ TORBALI’DA ÜRETİLİYOR'</strong><br />
Kentte domateste geniş bir coğrafyada üretim olduğunu söyleyen Kahraman Akdoğan, “Torbalı, Tire, Kınık, Bergama, Menemen başta olmak üzere birçok ilçemizde üretimimiz, üst seviyede devam ediyor. En yüksek üretim Torbalı’da yapılıyor, yaklaşık 38 bin dekar alanda 300 bin tonun üzerinde ürün elde ediliyor. Bu da İzmir'de üretilen toplam domatesin yüzde 38'ine tekabül ediyor. Torbalı'daki üretimimizin de yüzde 15'i kurutmalık domatese gidiyor. Ayrıca Torbalı'daki domatesimizin hem kalite hem standartlar hem de kurutma yöntemiyle coğrafi işaretli bir ürünümüz" diye konuştu.</p>

<p><img alt="I Z M I R I D O M A T E S U R E T I M I N D E 1 I N C I S I R A Y 1449731 431212" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/i-z-m-i-r-i-d-o-m-a-t-e-s-u-r-e-t-i-m-i-n-d-e-1-i-n-c-i-s-i-r-a-y-1449731-431212.jpg" width="3000" /></p>

<p><strong>'13-14 KİLO DOMATESTEN 1 KİLO KURU DOMATES ELDE EDİLİYOR'</strong><br />
Domatesin dikiminin nisan ayında yapıldığını, temmuzda hasat edildiğini aktaran Akdoğan, "Hasat yapıldıktan sonra bölümlendirilip, kesilerek kurutma yapılıyor. Daha sonra yıkanıp, ikinci bir aşamada bir ikinci kurutma yapılıyor. Yaklaşık 13-14 kilogram domatesten 1 kilogram kuru domates elde ediliyor. Katma değerli ürün elde edilerek de domates üreticimize daha çok kazandırır bir hale getiriliyor. Coğrafi işaretli ürünler, hedeflerimizin başında geliyor. Domates üretiminde İzmir 3’üncü sırada, hedefimiz 1’inci sıraya yerleşmek. Üreticinin daha çok kazandığı, tüketicinin daha iyi kaliteli ürünler elde edilen bir sektör olmaya çalışıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>'BOYLARINA VE ÇAPLARINA GÖRE KESİYORUZ'</strong><br />
Üretici Onur Yılmaz da 36 yıldır tarımsal üretim yaptığını söyleyerek, "Fide üreticisiyim, paketleme sahibiyim, çiftçilik yapıyorum. Tarım işçileri 05.00'te tarlaya girip, 11.00’e kadar hasadı bitirirler. Ürünler geldikten sonra ayıklıyoruz, yıkıyoruz, kalibre ediyoruz. Daha sonra domatesleri boylarına ve çaplarına göre kesip, sergide kurutulmuş domates haline getiriyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>'YILDA YAKLAŞIK 40 BİN TON KURUTULMUŞ DOMATES ÜRETİLİYOR'</strong><br />
Sanayi tipi domatesin 2 tane ana ürünü olduğunu vurgulayan Onur Yılmaz, "Biri salça, diğeri de kurutulmuş domates. Kurutulmuş domateste Türkiye'de neredeyse bütün firmalar, Ege Bölgesi'nde, İzmir'de konuşlanmış durumda. Ülkemizde yılda yaklaşık 40 bin ton kurutulmuş domates üretiliyor. Bunun yarısı Ege Bölgesi'nde üretiliyor" dedi.(DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/izmirin-domates-mesaisi-hedef-turkiyede-zirve</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/i-z-m-i-r-i-d-o-m-a-t-e-s-u-r-e-t-i-m-i-n-d-e-1-i-n-c-i-s-i-r-a-y-1449737-431212.jpg" type="image/jpeg" length="95201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Sarılop’ incirde hüsran: Kilo başına 90 lira zarar!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/sarilop-incirde-husran-kilo-basina-90-lira-zarar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/sarilop-incirde-husran-kilo-basina-90-lira-zarar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İncir hasadının başlamasıyla birlikte gözler incirin anavatanı Aydın’a çevrildi. İncir sezonuna dair değerlendirmelerde bulunan Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar, Sarılop incir üreticisinin zarar ettiğini belirtti. Özdamar, “Sarılop incirde fiyatlar 50-60 lira aralığına düşmüş durumda. Üreticinin maliyeti ise yaklaşık 140 lira civarında. Üretici, kilogram başına yaklaşık 90 lira zarar ediyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ-</strong> “Ege Bölgesi’nin cennet meyvesi” olarak adlandırılan incirde yeni hasat dönemi başladı.</p>

<p>Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar, Egedesonsöz’e yaptığı değerlendirmelerde Sarılop incir üreticisinin zarar ettiğini açıkladı. Üretici fiyatının 50 TL olduğu Sarı Lop’ta maliyetlerin 140 lira civarında seyrettiğini belirten Özdamar, üreticinin kilogram başına yaklaşık 90 lira zarar ettiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Incir 01 Naim Ozdamar" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/incir-01-naim-ozdamar.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“BU YIL ÜRETİMİN 25 BİN TON CİVARINDA OLMASI BEKLENİYOR”</strong><br />
İncirlerde kalite yönünden bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Özdamar, “Aşırı bir nem olmadığı için incirler kalite yönünden oldukça iyi. Nem arttığında kabukta yarılmalar ve açılmalar meydana geliyor. Nem oranı yüzde 50’yi geçmediği takdirde herhangi bir sıkıntı yok. Hasat da iyi gidiyor. Türkiye’de en yüksek taze incir üretimi Buharkent’te yapılıyor. Geçen yıl burada yaklaşık 22 bin ton üretim gerçekleşmişti. Bu yıl ise üretimin 25 bin ton civarında olması bekleniyor” dedi.</p>

<p><strong>“ÜRETİCİ KİLO BAŞINA 90 LİRA ZARAR EDİYOR”</strong><br />
Sarı Lop incirde üreticinin zarar ettiğini belirten Özdamar, “Asıl sıkıntı Sarılop incir fiyatlarında. Fiyatlar 50-60 lira aralığına düşmüş durumda. Üreticinin maliyeti ise yaklaşık 140 lira civarında. Üretici, kilogram başına yaklaşık 90 lira zarar ediyor. Aydın’da hala benzeyen hal dışı yerleşkeler bulunuyor. Buralarda bazı esnaflar fiyatları kendileri belirliyor. Geçen hafta incirin fiyatı 250 lirayken, bu hafta 50 liraya kadar düşürdüler” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“İZMİR TAZE İNCİR SIKINTISI ÇEKMEZ”</strong><br />
İzmir’de incir Pazar fiyatlarının 150 TL olduğunu söyleyen Özdamar, İzmir’de taze incir sıkıntısı yaşanmadığını belirtti. Özdamar, “Aydın’da pazardaki satış fiyatı ortalama 100-150 lira arasında. İzmir’de ise satış fiyatının yaklaşık 150 lira civarında olduğunu tahmin ediyorum. İzmir, incir üretim bölgelerine yakın olduğu ve Tire, Bayındır ile Ödemiş’te de üretim yapıldığı için taze incir sıkıntısı yaşamaz” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>“KAZANÇ ÜRETİCİ VE İHRACATÇI ARASINDA PAYLAŞILIYOR”</strong><br />
Bursa siyahı incirinde ise fiyatları Buharkent ve Nazilli Ziraat Odası belirlediğini dile getiren Özdamar, “Fiyatlar 170-180 lira seviyesinde ve yıl boyunca bir düşüş yaşanmıyor. Aracı bulunmuyor, ürün doğrudan üreticiden ihracatçıya gidiyor. Bu sistemde kazanç yalnızca üretici ve ihracatçı arasında paylaşılıyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/sarilop-incirde-husran-kilo-basina-90-lira-zarar</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/nazillide-sari-lop-incir-tezgahlara-dustu-site-584433-bb3950a90fd7173dffeda8dc04af0be8.webp" type="image/jpeg" length="71385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'in tarım üssünde tehlike çanları... Suda kirlilik, toprakta ağır metal!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/izmirin-tarim-ussunde-tehlike-canlari-suda-kirlilik-toprakta-agir-metal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/izmirin-tarim-ussunde-tehlike-canlari-suda-kirlilik-toprakta-agir-metal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey tarafından hazırlanan "Küçük Menderes Havzası Raporu", İzmir ve Aydın'ın en önemli tarım havzalarından birindeki çevresel tehditleri ortaya koydu. Raporda, terk edilmiş maden sahalarından kaynaklanan ağır metal kirliliğinin tarım toprakları ve su kaynaklarını tehdit ettiği, yer altı suyu kütlelerinin büyük bölümünün "kötü durumda" olduğu ve havzanın iklim değişikliği ile artan insan faaliyetleri nedeniyle giderek daha kırılgan hale geldiği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EGEDESONSÖZ </strong>- Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olarak kabul edilen Küçük Menderes Havzası, bu kez çevresel sorunları ortaya koyan kapsamlı bir bilimsel raporla gündeme geldi. Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey tarafından hazırlanan "Küçük Menderes Havzası (İzmir-Aydın) Özellikleri, Jeolojisi, Flora ve Faunası, Su Potansiyeli, Antropojenik Etkiler Raporu", bölgenin doğal zenginliklerinin son yıllarda artan insan baskısı nedeniyle ciddi risk altında olduğunu ortaya koydu.<br />
<br />
Raporda, iklim değişikliğinin etkileri, kontrolsüz su kullanımı, madencilik faaliyetleri, tarımsal kimyasallar, sanayi tesisleri ve enerji yatırımlarının birlikte değerlendirildiğinde havzanın geleceği açısından önemli tehditler oluşturduğu belirtiliyor.<br />
<br />
Yaklaşık 703 bin hektarlık alana yayılan Küçük Menderes Havzası; Bayındır, Beydağ, Kiraz, Menderes, Ödemiş, Selçuk, Tire ve Torbalı'nın yanı sıra Aydın'ın Kuşadası ilçesini de kapsıyor. Bölgede 832 bin 329 kişi yaşıyor. Havza, incirden zeytine, pamuktan mısıra, yem bitkilerinden sebzeciliğe kadar çok sayıda tarımsal üretimin gerçekleştirildiği Türkiye'nin stratejik üretim alanları arasında gösteriliyor.<br />
<br />
Raporda, Küçük Menderes Nehri'nin Bozdağlar'dan doğarak yaklaşık 174 kilometre boyunca havzayı beslediği, bölgedeki tarımsal üretimin büyük bölümünün bu nehir ve yer altı su kaynaklarına bağlı olduğu vurgulandı. Ancak son yıllarda hem iklim değişikliği hem de artan su tüketimi nedeniyle su kaynakları üzerindeki baskının giderek arttığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="628" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/image-1137.png" width="887" /><br />
<br />
<strong>HAVZANIN BİYOLOJİK ZENGİNLİĞİ TEHLİKE ALTINDA</strong><br />
Rapora göre Küçük Menderes Havzası yalnızca tarımsal üretim açısından değil, biyolojik çeşitlilik bakımından da Türkiye'nin öne çıkan bölgeleri arasında yer alıyor. Bozdağlar ve çevresindeki dağlık kesimlerde yaklaşık 110 endemik bitki taksonu bulunuyor. Bu türlerin önemli kısmı yalnızca bu coğrafyada yetişiyor. Acı Şahin Otu, Tire Çanı, Bozdağ Yayla Çayı, Bozdağ Kum Otu ve Kiraz Çiğdemi gibi birçok türün yaşam alanlarının madencilik faaliyetleri, yol açma çalışmaları ve arazi kullanımındaki değişikliklerden olumsuz etkilendiği belirtiliyor.<br />
<br />
Raporda ayrıca Kuşadası Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın Avrupa'nın biyolojik açıdan en değerli alanlarından biri olduğuna dikkat çekildi. Bölgede 800'den fazla bitki türü bulunduğu, bunların 30'unun endemik olduğu ve bu nedenle Avrupa Konseyi tarafından "Flora Biyogenetik Rezerv Alanı" ilan edildiği aktarıldı.<br />
<br />
<strong>SU KAYNAKLARINDA ENDİŞE VEREN TABLO</strong><br />
Raporda en kapsamlı değerlendirmeler su kaynaklarına ilişkin yapıldı. Küçük Menderes Havzası'nın yıllık yer altı suyu potansiyeli 508 hektometreküp olarak hesaplanırken, mevcut su kalitesinin önemli ölçüde bozulduğu belirtildi.<br />
<br />
Havzada bulunan 42 yer altı suyu kütlesinin 31'inin kötü durumda olduğu ifade edilirken, yalnızca 11 su kütlesinin iyi durumda olduğu kaydedildi. Yer altı sularında nitrat, arsenik, cıva, antimon, demir, bor, amonyum ve elektriksel iletkenlik değerlerinin çevresel hedefleri karşılamadığı tespit edildi.<br />
<br />
Yüzey sularında da tablo farklı değil. Havzada bulunan 56 yüzey suyu kütlesinin yalnızca küçük bir bölümünün iyi durumda olduğu, 21 su kütlesinin "kötü", 6'sının ise "zayıf" durumda bulunduğu ifade edildi. Özellikle azot ve fosfor yükünün artmasının sucul yaşam üzerinde ciddi baskı oluşturduğu kaydedildi.</p>

<p><img height="528" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/image-1136.png" width="1147" /><br />
<br />
<strong>AĞIR METALLER TARIM TOPRAKLARINA KARIŞIYOR</strong><br />
Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri ise yıllardır terk edilmiş maden sahalarının halen çevreyi kirletmeye devam ettiğini ortaya koyması oldu. Beydağ Halıköy'deki eski cıva madeninden çıkan asit maden drenaj sularının dere yatakları aracılığıyla tarım alanlarına ulaştığı belirtilirken, yapılan analizlerde arsenik, demir, mangan ve sülfat değerlerinin birçok noktada sınır değerleri aştığı kaydedildi. Ağır metallerin yalnızca yüzey sularını değil yer altı sularını da kirlettiği ifade edildi.<br />
<br />
Ödemiş Türkönü'ndeki terk edilmiş cıva madeninde ise durumun daha da vahim olduğu belirtildi. Raporda bazı su örneklerinde arsenik miktarının Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği sınır değerin yaklaşık 5 bin 300 katı olarak ölçüldüğü, dere yataklarında cıva birikimi tespit edildiği ve çevrede kuş ölümlerinin gözlendiği aktarıldı.<br />
<br />
Ödemiş Emirler Mahallesi'ndeki antimon madeni için de benzer uyarılar yer aldı. Asit maden drenajının incir bahçeleri ile üzüm bağlarına zarar verdiği, toprak verimliliğini düşürdüğü ve bölge halkının yaz aylarında zehirlenme vakaları yaşandığını ifade ettiği belirtildi.<br />
<br />
<strong>MADENCİLİK VE ENERJİ YATIRIMLARI BASKIYI ARTIRIYOR</strong><br />
Raporda yalnızca geçmişten kalan maden sahalarının değil, devam eden yatırımların da havza üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı.<br />
<br />
İzmir sınırları içerisinde havzada "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilen 14 madencilik projesi bulunduğu belirtilirken, toplam 18 enerji projesinin faaliyet gösterdiği ifade edildi. Bunların 13'ünü güneş enerji santrali, 4'ünü rüzgar enerji santrali, 1'ini ise jeotermal enerji santrali oluşturuyor. Raporda bu yatırımların doğal alanlar üzerindeki etkilerinin bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.<br />
<br />
<strong>TARIMSAL KİRLİLİK DE BÜYÜYOR</strong><br />
Raporda tarımsal üretimin bölge ekonomisi açısından vazgeçilmez olduğu belirtilirken, yoğun kimyasal kullanımının su ve toprak kalitesini olumsuz etkilediği ifade edildi.<br />
<br />
İzmir'de 2022 yılında yaklaşık 41 bin 693 ton ticari gübre ile 1.640 ton bitki koruma ürünü kullanıldığı belirtilirken, bunların önemli bölümünün Küçük Menderes Havzası'nda tüketildiği kaydedildi. Raporda özellikle nitrat kirliliğinin hem yüzey hem de yer altı sularında önemli bir sorun haline geldiği vurgulandı.<br />
<br />
<strong>"TÜRKİYE SU FAKİRİ OLMA YOLUNDA"</strong><br />
Raporun sonuç bölümünde ise Türkiye'nin giderek derinleşen su krizine dikkat çekildi.<br />
<br />
Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1.273 metreküpe gerilediği belirtilirken, Türkiye'nin su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığı ifade edildi. Raporda, mevcut su kaynaklarının hem iklim değişikliği hem de madencilik, sanayi ve tarımsal faaliyetler nedeniyle kirlenmeye devam etmesi halinde gelecekte çok daha ciddi sorunlarla karşılaşılacağı uyarısı yapıldı.<br />
<br />
Raporda ayrıca, Küçük Menderes Havzası gibi stratejik tarım alanlarının yalnızca ekonomik açıdan değil, gıda güvenliği, biyolojik çeşitlilik ve içme suyu kaynaklarının korunması açısından da büyük önem taşıdığı belirtilerek, havzada yürütülecek tüm faaliyetlerin çevresel etkilerinin bütüncül bir anlayışla değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/izmirin-tarim-ussunde-tehlike-canlari-suda-kirlilik-toprakta-agir-metal</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/km2.webp" type="image/jpeg" length="35474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İncir hasadında ‘dayıbaşı’ krizi: Kazançları milletvekillerinden fazla!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/incir-hasadinda-dayibasi-krizi-kazanclari-milletvekillerinden-fazla</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/incir-hasadinda-dayibasi-krizi-kazanclari-milletvekillerinden-fazla" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar, incir hasadında işçi temin eden "dayıbaşılara” tepki gösterdi. İşçi başına 400 ila 600 lira arasında kazanç elde eden dayıbaşılarının aylık gelirinin 320 bin liraya ulaştığını öne süren Özdamar, “Kendilerine işçi başına en az 400-600 lira arası para kalıyor. Bir dayıbaşının aylık geliri neredeyse 320 bin lirayı buluyor. Bu kazanç, milletvekili maaşlarından fazla” şeklinde konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ</strong>- Dünyanın önde gelen incir merkezlerinden Aydın’da hasat zamanı başladı. 200 bin tondan fazla incirin elde edildiği bölgede yoğun mesai sürüyor.</p>

<p>Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar, hasat döneminde işçi temin eden ‘dayıbaşılar’ ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Dayıbaşılarının işçi başına yüksek komisyonlar aldığını belirterek aylık gelirlerinin milletvekili maaşlarını geçtiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Incir 01 Naim Ozdamar" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/incir-01-naim-ozdamar.jpg" width="1600" /></p>

<p><strong>“KAZANÇLARI MİLLETVEKİLİ MAAŞINDAN FAZLA”</strong></p>

<p>Özdamar, yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>

<p>“Dayıbaşı denilen işçi temin eden kişiler var. Bu kişiler en az 30 işçi temin ediyorlar. Bizim bir köyümüzde hem akşam hem sabah inciri toplanır. Sabah incirinde işçilere bin 200, bin 300 lira para veriyorlar akşam incirinde ise çalışma süresi daha kısa olduğu için işçiye 800 lira veriyorlar. Dayıbaşılarının talep ettikleri ücret ise bin 800 lira. Kendilerine işçi başına en az 400-600 lira arası para kalıyor. Bir dayıbaşının aylık geliri neredeyse 320 bin lirayı buluyor. Bu kazanç, milletvekili maaşlarından fazla.</p>

<p><strong>100 LİRAYA İNDİRDİK, BU İŞ SEKTÖRLER ARASI MEYDAN SAVAŞINA DÖNER</strong><br />
Özdamar, Nazilli ve Buharkent ziraat odaları olarak ortak bir karar aldıklarını da belirterek "Nazilli ve Buharkent Ziraat Odası olarak karar aldık, dayıbaşılarının işçi başına aldıkları ücretleri 100 liraya düşürdük. Bundan sonrasını kendileri bilirler, bu iş sektörler arası meydan savaşına döner” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/incir-hasadinda-dayibasi-krizi-kazanclari-milletvekillerinden-fazla</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/20180716-2-31483567-35706750-web.jpg" type="image/jpeg" length="89247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taze incirde hedef 100 milyon dolar!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/taze-incirde-hedef-100-milyon-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/taze-incirde-hedef-100-milyon-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu, Bursa Siyahı incirin ve Sarılop taze incirin ihracat yolculuğu başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılında taze incir ihracatından 94 milyon dolar döviz kazanan Türkiye, 2026 yılında 100 milyon dolar ihracat hedefliyor.</p>

<p>2025 yılında Türkiye’nin 20 bin 112 ton taze incir ihracatı karşılığında yüzde 17 artışla 94 milyon dolar döviz getirisi elde ettiğini açıklayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık şunları söyledi;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Siyah incir ihracatımız yüzde 22 artışla 76 milyon dolar, sarılop taze incir ihracatımız ise 17 milyon dolar olarak gerçekleşti. Siyah incir ihracatının 22 milyon dolarlık kısmı yüzde 8 artışla Almanya’ya yapıldı, Avusturya yüzde 32 artışla 10 milyon dolarla en fazla ihracat yaptığımız ikinci ülke konumunda, Rusya ise siyah incir ihracatımızda yüzde 249 artışla 8 milyon dolarla üçüncü sıraya yükseldi. İngiltere’ye siyah incir ihracatımız yüzde 44 artışla 8 milyon dolar oldu. Hollanda’ya yüzde 7 artışla 6 milyon dolar ihracat yaptık. Sarılop taze incir ihracatımızda öne çıkan ülkeler; Almanya’ya yüzde 5 artışla 7 milyon dolar, Rusya’ya 4 milyon dolar, Avusturya’ya yüzde 161 artışla 3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.”<br />
<br />
<strong>Turkish Cargo iş birliği taze incir ihracatını destekleyecek</strong><br />
Başkan Balık, “Bu sezon iklim koşullarının üretime olumlu yansımasıyla birlikte rekoltenin geçen yıla göre daha yüksek gerçekleşmesini bekliyoruz. Üretimdeki artışın yanı sıra ürün kalitesinin de ihracat pazarlarının beklentilerini karşılayacak seviyede olacağını öngörüyoruz. Avrupa başta olmak üzere geleneksel pazarlarımızdaki güçlü talebin devam edeceğine inanıyoruz. Bunun yanında Uzak Doğu ve Körfez ülkeleri gibi alternatif pazarlarda da ihracatımızı artırmak için çalışmalarımız sürüyor. Taze incir gibi katma değeri yüksek ve tazeliğin korunmasının büyük önem taşıdığı ürünlerde, TİM ile THY arasında yedinci kez yenilenen Turkish Cargo iş birliği kapsamında sağlanan indirimli hava kargo imkânının 2026 sezonunda ihracatımıza önemli katkı sağlamasını bekliyoruz. Üreticilerimiz, ihracatçılarımız ve tüm sektör paydaşlarımızın iş birliğiyle 2026 sezonunda 100 milyon dolarlık taze incir ihracatı hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/taze-incirde-hedef-100-milyon-dolar</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/egergreh.png" type="image/jpeg" length="80719"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İncirin başkentine 3 yeni hançer yolda!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/incirin-baskentine-3-yeni-hancer-yolda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/incirin-baskentine-3-yeni-hancer-yolda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın “incirin başkenti” Germencik’te yeni bir jeotermal enerji santrali projesi daha gündemde. Tarım arazileri içinde planlanan 99 MW’lık JES için ÇED süreci tamamlanırken, üreticilerin enerji yatırımlarının incir, üzüm ve zeytin üretimine etkileri konusundaki endişeleri sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metehan UD / EGEDESONSÖZ –</strong> Aydın'da her geçen daha da artan jeotermal elektrik santralleri Ege Bölgesi'nin tarım ürünleri incir, üzüm, zeytin gibi birçok ürünün geleceğini tehdit ediyor.<br />
<br />
Çiftçilerin tarımsal üretime zarar verdiği gerekçesiyle karşı JES'lere bir yenisi daha ekleniyor. Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı KİPAŞ Holding bünyesindeki Maren Maraş Elektrik Üretim Şirketi’nin Germencik ilçesinde açmak istediği jeotermal elektrik santrali ile ilgili ‘nihai karar’ verdiğini duyurdu.<br />
<br />
<strong>27 KUYU, 99 MW KURULU GÜÇ</strong><br />
Proje kapsamında J-552 numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatlı saha içerisinde 3 ayrı santral ünitesi kurulması planlanıyor. Her biri 33 MW kurulu güce sahip olacak santrallerle toplam <strong>99 MW elektrik üretimi</strong> hedefleniyor.<br />
<br />
Başlangıçta 36 kuyu planlanan projede revizyona gidilerek toplam kuyu sayısı 27 ile sınırlandırıldı. Santraller için üretim ve reenjeksiyon kuyuları açılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="575" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/image-1132.png" width="909" /><br />
<br />
<strong>TARIM ARAZİLERİNİN İÇİNDE</strong><br />
Ancak projenin planlandığı alanların önemli bölümünün tarım arazileri içerisinde kalması dikkat çekti.<br />
<br />
ÇED dosyasındaki bilgilere göre Santral-1, Santral-2 ve Santral-3 alanlarının tamamı ya da bir bölümü <strong>“Tarım Arazisi”</strong> niteliğindeki alanlarda bulunuyor. Üretim ve reenjeksiyon kuyularının da önemli kısmının tarım arazileri içerisinde yer aldığı belirtildi. Planlanan proje alanı Aydın Ovası’na yaklaşık 250 metre uzaklıkta yer alıyor. <br />
<br />
Bölgenin başta incir olmak üzere üzüm, zeytin ve diğer tarımsal ürünlerle öne çıktığı düşünüldüğünde, yeni enerji yatırımı tarım ve enerji politikaları arasındaki tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.<br />
<br />
<strong>HİDİRBEYLİ ŞEHİTLİĞİ GÜNDEME GELDİ</strong><br />
Proje sürecinde kültür varlıkları açısından da bazı düzenlemeler yapıldı. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin görüşünde, Santral-2 alanı içerisinde <strong>Hıdırbeyli Şehitliği’nin bulunduğu</strong> bildirildi. Bunun üzerine şirket tarafından santral alanında revizyona gidildi ve alanın kültür varlığı sınırları dışında kalacak şekilde yeniden düzenlendi.<br />
<br />
<strong>YATIRIM BEDELİ 1,8 MİLYAR TL</strong><br />
Yaklaşık yatırım maliyeti <strong>1 milyar 815 milyon 625 bin TL</strong> olarak açıklanan proje için finansmanın yüzde 20’sinin şirket öz kaynaklarından, yüzde 80’inin ise kredi yoluyla karşılanması planlanıyor.<br />
<br />
ÇED sürecinin tamamlanmasının ardından izin süreçlerinin yürütüleceği, sondaj ve santral çalışmalarının yaklaşık 4 yılda tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Enerji, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/incirin-baskentine-3-yeni-hancer-yolda</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-04-093617.png" type="image/jpeg" length="55484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bungalov için yeni dönem: Arazi şartı değişti!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/bungalov-icin-yeni-donem-arazi-sarti-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/bungalov-icin-yeni-donem-arazi-sarti-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım arazilerine yapılacak bungalov veya bağ evi tarzı yapılar için arazi sınırlaması, 5 dönümden 2 dönüme indirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıkımı gündeme gelen bungalov tarzı yapılar için önemli bir yönetmelik değişikliğine gidildi. Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldı.</p>

<p>Bağ evleri için 5 dönüm yerine 2 dönüm arazi üzerine yapılmış olma şartı aranacak. Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelikte şöyle denildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlık birimlerine yapılan tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım amaçlı başvurular, 24 üncü madde ile yürürlükten kaldırılan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirilir.”</p>

<p>Aynı Yönetmeliğin Tarımsal Amaçlı Yapıların Kriterleri başlıklı Ek-1’inin 6.1 numaralı maddesinde yer alan “5 hektar” ibaresi “2 hektar” şeklinde değiştirilmiştir."</p>

<p>4 Nisan 2026 tarihli yönetmeliğin, tarımsal amaçlı yapıları tanımlayan kriterlerle ilgili ekinde, bu tür yapılar için 5 dönüm arazi şartı getirilmişti. "Bağ evi" başlıklı bölümde, bu tür yapıların, yüzölçümü 5 hektar olan özel ürün ve marjinal tarım arazinde yapılabileceği hükme bağlanırken, bu büyüklükteki araziye 30 metrekare taban alanı olan bir yapı inşa edilebileceği belirtiliyordu.</p>

<p><strong>ESKİ YÖNETMELİK GEÇERLİ OLACAK</strong><br />
Yönetmelik değişikliğiyle, mevcut yapıların eski yönetmelik hükümlerine göre değerlendirileceği de kayıt altına alındı. Yönetmelik değişikliğinde, "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlık birimlerine yapılan tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım amaçlı başvurular, 24 üncü madde ile yürürlükten kaldırılan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirilir.” ifadesine yer verildi. Yönetmelik, 4 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde düzenlerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/bungalov-icin-yeni-donem-arazi-sarti-degisti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 08:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/08/istock-479149696-454983-1.webp" type="image/jpeg" length="67449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İTB'de seçime doğru... Koltuğa ilk talip!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/itbde-secime-dogru-koltuga-ilk-talip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/itbde-secime-dogru-koltuga-ilk-talip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, 5 Ekim 2026'da gerçekleştirilecek İTB seçimlerinde yönetim kurulu başkanlığına aday olduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tuncer, yaptığı açıklamada, İTB'nin 135 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye'nin tarım ve ticaretine yön veren saygın kurumlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Büyük bir mirası geleceğe taşımanın kendileri için büyük bir onur ve önemli bir sorumluluk olduğunu aktaran Tuncer, "Bu sorumluluk bilinciyle, 5 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek İTB seçimlerinde, yönetim kurulu başkanlığına aday olduğumuzu kamuoyuyla ve kıymetli üyelerimizle paylaşmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Bugün bu kararı alırken sıfırdan başlayan bir hikaye yazmıyoruz. Tam aksine, güçlü bir temel üzerine yeni bir gelecek inşa etmeye talip oluyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Tuncer, değişen dünya koşullarına uyum sağlayan, üyelerine daha fazla değer üreten, tarımda teknoloji ve inovasyonu önceleyen, sürdürülebilir üretimi destekleyen ve uluslararası işbirliklerini güçlendiren bir İTB hedefiyle yola çıktıklarını belirtti.</p>

<p>Dijitalleşme, yapay zeka, iklim değişikliği ve küresel rekabetin şekillendirdiği dönemde İTB'nin her zamankinden daha güçlü, üretken ve etkili bir kurum olması gerektiğine inandıklarına işaret eden Tuncer, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bunun yolu ise ortak akıldan, istişare kültüründen ve üyelerimizin beklentilerini merkeze alan katılımcı bir yönetim anlayışından geçmektedir. Bizler rekabet için değil, birlikte üretmek için yola çıkıyoruz. Ayrıştırmak için değil, ortak hedeflerde buluşmak için aday oluyoruz. Makamlara talip değil, sorumluluğa talibiz. İnanıyoruz ki İTB'nin gerçek gücü, üyelerinin birliğinden, dayanışmasından ve ortak vizyonundan gelmektedir. Bu gücü daha da büyütmek, üyelerimizin ticaretini kolaylaştıran, sektörün sorunlarına çözüm üreten, tarımın geleceğine yön veren ve ülkemizin kalkınmasına daha güçlü katkı sağlayan bir İTB'yi aynı yaklaşımla gelecek nesillere taşımak en büyük hedefimizdir. Bu anlayışla, tüm üyelerimizin desteğine talibiz. Çünkü biz, geçmişin başarılarından güç alan; geleceği ise birlikte inşa etmeye inanan bir ekibiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak da İTB Meclis Başkanlığına aday olduğunu bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İş Dünyası, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/itbde-secime-dogru-koltuga-ilk-talip</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/editor-1778843131187-o-m-e-r-g-o-k-h-a-n-t-u-n-c-e-r34743713.webp" type="image/jpeg" length="51717"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İTB'de bir dönemin sonu: Kestelli 'aday değilim' dedi!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/itb-baskani-kestelli-tarim-projelerine-dikkat-cekti-uretim-ve-istihdam-buyuyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/itb-baskani-kestelli-tarim-projelerine-dikkat-cekti-uretim-ve-istihdam-buyuyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, 17 yılı aşkın süredir sürdürdüğü Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini kendi iradesiyle devretme kararı aldığını belirtip, yeniden aday olmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Ticaret Borsası temmuz ayı olağan meclis toplantısı İzQ İnovasyon Merkezi'nde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, “İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı, artan maliyetler ve küresel gıda arzına ilişkin belirsizliklerin tarım sektörü üzerindeki kuvvetli baskısı devam ederken bir yandan da tarımsal üretimi daha planlı, daha verimli ve daha rekabetçi hale getirecek yeni modeller geliştirilmeye devam ediyor. Organize Tarım Bölgeleri de ülkemizin bu alanda hayata geçirdiği en önemli dönüşüm projelerinden biri. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın 6 Temmuz'da açıkladığı verilere göre, bugün ülkemizde 42 ilde 61 Organize Tarım Bölgesi projesi yürütülüyor. Bunların 46'sı tüzel kişilik kazanmış durumda, 5 yeni Organize Tarım Bölgesi'nin de bu yıl üretime başlaması hedefleniyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'DİKİLİ, KADIN İSTİHDAMINA SAĞLAYACAĞI KATKI İLE AYRI BİR DEĞER OLUŞTURUYOR'</strong><br />
İTB'nin paydaşı olduğu Dikili, Kınık ve Bayındır projelerinin üretimin planlanması, teknolojinin tarıma kazandırılması ve katma değerli üretimin artırılması açısından büyük önem taşıdığını aktaran Kestelli, "Kınık'ta üretim altyapısı güçlendirilirken, Bayındır'da yaklaşık 893 bin metrekarelik alanda ihtisas sera bölgesi kuruluyor. Dikili Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi yaklaşık 3 milyon metrekare üretim alanı, 80 bin ton yıllık üretim kapasitesi ve 3 bin 500 kişilik istihdam hedefiyle dikkat çekiyor. Dikili, kadın istihdamına sağlayacağı katkı ile de ayrı bir değer oluşturuyor. Tüm bunlara İzmir Tarım Teknoloji Merkezi'nde yürütülen çalışmaları ve BORSAV'ın eğitim faaliyetlerini de eklediğimizde İzmir'in ayrıcalıklı konumu çok daha net ortaya çıkıyor" ifadelerinde bulundu.</p>

<p>Kestelli, toplantıda 17 yılı aşkın süredir sürdürdüğü Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini kendi iradesiyle devretme kararı aldığını belirtip, 1992 yılında İzmir Ticaret Borsası Meslek Komitesi üyeliğiyle başlayan yolculuğunun 1995 yılında Yönetim Kurulu üyeliği, 2003 yılında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve 2009 yılında Yönetim Kurulu Başkanlığı göreviyle devam ettiğini kaydetti. Bu süreçte Türkiye'nin ilk kadın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu başkanı olma onurunu yaşadığını aktaran Kestelli, "Görev yaptığım yıllar boyunca tek bir hedefim oldu; İzmir'e, üreticimize, çiftçimize, tüccarımıza, sanayicimize, ihracatçımıza ve ülkemizin tarım ekonomisine değer katabilmek" dedi.(DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/itb-baskani-kestelli-tarim-projelerine-dikkat-cekti-uretim-ve-istihdam-buyuyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/ldkfldskfldskf.jpg" type="image/jpeg" length="66932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege zeytininde finansman gündemi: İhracatçı destek istedi]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/ege-zeytininde-finansman-gundemi-ihracatci-destek-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/ege-zeytininde-finansman-gundemi-ihracatci-destek-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve güncel destek mekanizmaları hakkında sektörü bilgilendirmek amacıyla “Finansmana Erişim Bilgilendirme Toplantısı” düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıda; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcileri, ihracatçılara sunulan kredi, sigorta ve finansman olanaklarını anlattı. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün finansman ihtiyaçları ile çözüm bekleyen konuları da kurum temsilcilerine doğrudan aktarıldı.</p>

<p>Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya; TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı, TCMB İzmir Bölge Müdürü Erol Seheroğlu, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege Sigorta Pazarlama Müdürü Zeynep Aslıgül Nefesoğlu Kandiyeli, İzmir Şube Yönetmeni Yeliz Alışar, Türk Ticaret Bankası İzmir Merkez Şube Kurumsal Bankacılık Müdürü Bülent Keçeciler ve Portföy Yöneticisi Arzu Uludağ katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uygun: “Finansman mekanizmaları sektörün üretim takvimine uyum sağlamalı”</strong><br />
Zeytin ve zeytinyağı sektörünün tamamen yerli girdilerle üretim yaptığını vurgulayan EZZİB Başkanı M. Emre Uygun, sektörün finansman ihtiyacının özellikle ham madde alım döneminde yoğunlaştığını söyledi.</p>

<p>Uygun, “Zeytin ve zeytinyağı sektörümüz ithal girdiye bağımlı olmadan, yüzde 100 yerli kaynaklarla üretim ve ihracat gerçekleştiriyor. Eylül-ocak döneminde ham madde alımlarımız yoğunlaşıyor ve üreticilerimize peşin, Türk lirası üzerinden ödeme yapıyoruz. Bu nedenle finansman imkânlarının sektörümüzün dönemsel yapısını ve üretim takvimini dikkate alacak şekilde kurgulanması büyük önem taşıyor. Reeskont kredi limitlerinin ham madde alım dönemlerinde artırılması ve tahsis süreçlerinin hızlandırılması sektörümüzün rekabet gücüne önemli katkı sağlayacaktır.” dedi.</p>

<p><img alt="R E G R E G R E G R E G R E-3" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/r-e-g-r-e-g-r-e-g-r-e-g-r-e-3.png" width="860" /></p>

<p><strong>Döviz dönüşüm desteğinde kademeli model önerisi</strong><br />
Toplantıda, ihracat bedellerinin Türk lirasına dönüştürülmesini teşvik eden döviz dönüşüm desteği de ele alındı.</p>

<p>Uygun, mevcut destek oranının yüzde 100 yerli girdiyle çalışan sektörler açısından yükseltilmesi gerektiğini belirterek, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 7’ye çıkarılmasını talep etti.</p>

<p>Başkan Uygun, ihracat gelirinin daha yüksek bölümünü Türk lirasına çeviren firmaların daha güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğine işaret ederek şöyle devam etti:</p>

<p>“Mevcut sistemde belirlenen asgari oranın üzerinde döviz bozduran firmalar için ilave bir teşvik oluşmuyor. İhracat bedelinin Türk lirasına dönüştürülen kısmı arttıkça destek oranının da kademeli biçimde yükseldiği bir modele geçilmesini öneriyoruz. Böyle bir uygulama, ihracatçıyı döviz gelirinin daha büyük bölümünü Türk lirasına çevirmeye teşvik ederken ülkemizin rezervlerine yüksek katkı sağlayan sektörleri de pozitif ayrıştıracaktır.”</p>

<p>TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı ise sektör bazında farklı destek oranlarının uygulanmasının kamu politikası açısından güçlükler taşıdığını, buna karşın katma değer ve verimliliği dikkate alan daha hakkaniyetli bir mekanizma üzerinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<p><strong>Reeskont kredilerinin güncel koşulları paylaşıldı</strong><br />
Toplantıda TCMB’nin günlük reeskont kredi limitinin 5 milyar TL’ye yükseltildiği, firma başına günlük kullanım limitinin 60 milyon TL, KOBİ dışı firmalar için toplam üst limitin ise minimum 2,5 milyar TL olduğu bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>Reeskont kredilerinde uygulanan yüzde 19,32’lik faiz oranının mevcut piyasa koşullarında ihracatçılar açısından avantajlı bir finansman imkânı sunduğu belirtildi.</p>

<p>Türk lirası reeskont kredisi kullanan firmalara yönelik döviz alım kısıtlamasında esneklik sağlandığı, firmaların belirli mevzuat kriterleri dahilinde ciro ve aktif büyüklüklerine oranla döviz pozisyonu tutabildiği aktarıldı.</p>

<p>Aynı gruba bağlı şirketlerin reeskont bakiyeleri kapsamında günlük kullanım limitlerini grup içerisinde daha esnek şekilde değerlendirebildikleri de bildirildi.</p>

<p>Eximbank’tan ihracatçılara yeni sigorta ve teminat olanakları</p>

<p>Türk Eximbank temsilcileri, ihracatçıların yurt dışındaki iştirakleri, depoları veya üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirdikleri transit ticaret işlemlerinin belirli koşullar altında alacak sigortası kapsamına alınabildiğini açıkladı.</p>

<p>Toplantıda ayrıca belirli sevkiyat hacmine sahip firmaların sigortalanacak alıcılarını seçmesine imkân tanıyan “Ciro Poliçesi” uygulaması hakkında bilgi verildi. Eximbank alacak sigortası poliçelerinin ve sigortalı alacakların doğrudan kredi teminatı olarak kabul edilmesini öngören yeni modelin ise önümüzdeki dönemde uygulamaya alınmasının planlandığı belirtildi. Modelin, ihracatçıların teminat mektubu komisyonlarından kaynaklanan maliyetlerini azaltması bekleniyor.</p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm yatırımlarına 8,5 yıla varan finansman</strong><br />
Dünya Bankası kaynaklı Yeşil İhracat Kredisi’nin gıda ile zeytin ve zeytinyağı sektörlerini de kapsadığı belirtilirken kredinin Euribor artı yüzde 3,50 faiz oranı ve 8,5 yıla varan vadelerle sunulduğu aktarıldı.</p>

<p>Finansmanın yalnızca güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımlarında değil; ticari ve pazarlama amaçlı elektrikli araç, elektrikli forklift, enerji verimliliği ve su tasarrufu projelerinde de kullanılabildiği ifade edildi. Kasım 2023 sonrasında gerçekleştirilen uygun nitelikteki yatırımlar için geriye dönük finansman sağlanabildiği bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>Toplantı, EZZİB Başkanı M. Emre Uygun’un moderatörlüğündeki soru-cevap bölümüyle sona erdi. İhracatçılar, finansmana erişimde karşılaştıkları sorunları ve çözüm önerilerini TCMB, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcilerine doğrudan iletme fırsatı buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/ege-zeytininde-finansman-gundemi-ihracatci-destek-istedi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/90507.jpg" type="image/jpeg" length="41929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TMO'dan rekor alım: Bakan Yumaklı, yeni rakamı açıkladı]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tmodan-rekor-alim-bakan-yumakli-yeni-rakami-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tmodan-rekor-alim-bakan-yumakli-yeni-rakami-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 21 Mayıs'tan bu yana 176 bin üreticiden 8,3 milyon tonla rekor hububat alımı yapıldığını belirterek, "Şu ana kadar 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı, ödemeler düzenli olarak sürüyor." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 2026 üretim sezonunda çiftçilerin emeklerinin karşılığını eksiksiz alması ve piyasada istikrarın korunması amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisince (TMO) yürütülen hububat alım sürecine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mayısta hasadını erken yapan üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak üzere Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpayı 21 Mayıs'tan itibaren taahhütname karşılığı almaya başladıklarını belirten Yumaklı, 2 Haziran'da ise piyasa regülasyonunu sağlamak amacıyla alım fiyatlarını açıkladıklarını bildirdi.</p>

<p>Yumaklı, 21 Mayıs'tan itibaren günlük ortalama 200 bin ton olan alım miktarının hasadın yoğunlaşmasıyla 370 bin tona ulaştığına dikkati çekerek, "TMO, 21 Mayıs'tan bu yana 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton rekor hububat alımı gerçekleştirdi. Kışın bir ayda sattığımız hububat miktarını bugün bir günde alıyoruz. 2023'te bugün itibarıyla 3,4 milyon ton hububat alınmışken bugün bu rakam 8 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Yani 2 katından fazla ürün demektir." ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>Depo doluluk oranları yüzde 65-70 seviyesinde</strong><br />
Ülke genelinde 650 civarında alım noktasında faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Yumaklı, coğrafi bölgeler ve iller bazında en fazla alımın İç Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştiğini, il bazında ise 1,3 milyon tonu aşan alımla Konya'nın ilk sırada bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Bakan Yumaklı, üreticilerin mağduriyet yaşamaması için lisanslı depoların yanı sıra kurum iş yerlerinde bulunan silo, depo, hangar ve uygun açık yığın sahalarında alım yaptıklarını, lisanslı ve kapalı depoların dolduğu noktalarda uygun açık yığın sahaları kiralayarak ürünleri güvence altına aldıklarını bildirdi.</p>

<p>Hasadın yoğun olduğu bu dönemde depo doluluk oranlarının yüzde 65-70 civarında bulunduğunu belirten Yumaklı, TMO'nun depolarının dolması nedeniyle alımı durduracağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, son ürün gelene kadar alımların süreceğini ifade etti.</p>

<p><strong>"272 bin üreticiye 450 bin randevu verdik"</strong><br />
Yumaklı, üreticilerin ürünlerini düzenli ve hızlı teslim edebilmesi için kurdukları randevu sisteminin işlediğini, fiyatların açıklandığı tarihten sezon bitimine kadar 12,6 milyon ton ürün için 272 bin üreticiye 450 bin randevu verdiklerini belirtti.</p>

<p>Bugüne kadar üretici bazlı randevu gerçekleşme oranının yüzde 87 olduğu bilgisini veren Yumaklı, açılan toplam randevu kapasitesinin 17,8 milyon ton, randevu kapasitesi doluluk oranının ise yüzde 72 olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>"34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı"</strong><br />
Yumaklı, çiftçilerin ürün bedellerinin kanuni esaslar doğrultusunda 21'inci günden itibaren hesaplarına aktarıldığını belirterek, "Ürün bedelleri 21'inci günden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarılmaktadır. Şu ana kadar 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı, ödemeler düzenli olarak sürüyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Planlı ve sürdürülebilir tarım politikaları çerçevesinde TMO'nun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağını belirten Yumaklı, satış fiyatlarının 2. grup makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 lira, 2. grup arpa için ise ton başına 14 bin lira olarak belirlendiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tmodan-rekor-alim-bakan-yumakli-yeni-rakami-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/35ce21b6-53ed-4076-94ac-e70f4a09a4b8.webp" type="image/jpeg" length="98090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırmızı altın ovayı sardı: Domateste kurutma mesaisi başladı]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/kirmizi-altin-ovayi-sardi-domateste-kurutma-mesaisi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/kirmizi-altin-ovayi-sardi-domateste-kurutma-mesaisi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli kurutulmuş domates üretim merkezlerinden İzmir'in Torbalı ilçesinde tarlalar kurutma mesaisinin başlamasıyla adeta kırmızıya dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bölgede nisan ayında ekimi, temmuzda ise hasadı yapılan domatesler, kamyon veya traktörlerle Torbalı Ovası'ndaki tarla ve sergi alanlarına getiriliyor.</p>

<p>Tarım işçileri tarafından ikiye bölünerek örtülerin üzerine sıralanan domatesler, müşteri talebine göre kükürtlü veya tuzlu olarak 1 hafta güneş altında bekletilerek kurutuluyor.</p>

<p>Torbalı'da domates kurutma işinde çalışanların büyük kısmını Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden gelen tarım işçileri oluşturuyor. Çadırlarda kalan aileler, evlerinden yüzlerce kilometre uzakta "gurbet mesaisini" sürdürüyor.</p>

<p>Kavurucu sıcakta saatlerce çalışan işçilerden her biri, el çabukluğuna göre günde ortalama 100-150 kasa domates kesebiliyor. İşlem yaptıkları kasa sayısına göre ücret alan işçiler, daha çok domates kesmek için adeta zamanla yarışıyor.</p>

<p>Üreticilerden Kemal Saygıner, AA muhabirine, bölgede domates kurutma sürecinin başladığını söyledi.</p>

<p>Domates rekoltesinden memnun olduklarını vurgulayan Saygıner, "Bu yıl rekolte açısından gayet iyi durumdayız. Çiftçiyi mutlu edecek miktarda domates hasadı ediliyor. Hasadımız bir hafta önce başladı ve yoğunlaşarak devam ediyor." dedi.</p>

<p>Saygıner, sabah erken saatlerde tarladan domatesleri topladıklarını ve tek tek keserek kurutmaya bıraktıklarını dile getirdi</p>

<p><strong>Torbalı'da 50 bin dönüm alanda domates üretiliyor</strong><br />
Torbalı Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdulvahap Olgun ise domatesin ilçenin önemli gelir kaynakları arasında yer aldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Domates kurutma işleminin yaklaşık 1 ay süreceğini anlatan Olgun, şunları kaydetti:</p>

<p>"Torbalı'da 50 bin dönüm arazide domates üretiliyor. Bu üretimin yaklaşık 4'te 1'i kurutmalığa ayrılıyor. Kalan kısmı ise salçalığa gidiyor. Daha önce sadece salça fabrikaları domatesi alıyordu. Açıkçası biraz orada değerini yitiriyordu. Fakat şimdi kurutma fabrikaları da domates almaya başlayınca çiftçinin ürünü para etmeye başladı. Şimdi ovamız kırmızıya büründü. Yani bir taraftan ekim alanları kıpkırmızı ve seralar da kıpkırmızı olmaya başladı. Kırmızı altın Torbalı'nın tüm ovalarına yayılmış durumda. Kurutmalık domatesin coğrafi işaretini de almıştık. O nedenle ilgi görüyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/kirmizi-altin-ovayi-sardi-domateste-kurutma-mesaisi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/a-a-20260723-42046388-42046365-g-u-n-e-s-e-s-e-r-i-l-e-n-d-o-m-a-t-e-s-l-e-r-t-o-r-b-a-l-i-o-v-a-s-i-n-i-k-i-r-m-i-z-i-y-a-b-u-r-u-d-u.jpg" type="image/jpeg" length="86402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'in dev tarım üssünde sona doğru!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/izmirin-dev-tarim-ussunde-sona-dogru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/izmirin-dev-tarim-ussunde-sona-dogru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de tarımın dönüşümüne önemli katkılar sağlayacak İzmir Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi'nde (Dikili OTB) ilk ruhsatlar düzenlenerek yatırımcılara teslim edildi. Yatırımcıların belirlenen yasal süre içerisinde projelerini tamamlamasının ardından, bölgede hızla üretime başlanması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'nın en büyük jeotermal ısıtmalı sera organize tarım bölgelerinden biri olarak hayata geçirilen Dikili OTB'de, altyapı yatırımları planlanan takvim doğrultusunda devam ederken, yatırımcıların üretim hazırlıklarını başlatmalarına imkan sağlayacak ruhsatlandırma süreçleri de eş zamanlı olarak yürütülüyor.</p>

<p><strong>ÇAKAN: ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI</strong><br />
İlk ruhsatların yatırımcılara teslim edilmesinin proje açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, “Bugün bölgemiz adına son derece anlamlı ve gurur verici bir gelişmeyi hep birlikte yaşıyoruz. İlk ruhsatlarımızı yatırımcılarımıza teslim ederek, uzun süredir büyük bir özveriyle yürüttüğümüz çalışmaların somut sonuçlarını görmeye başladık. Ruhsatlarını alan tüm yatırımcılarımıza hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1708" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/mehmet-sahin-cakan-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2560" /></p>

<p><strong>BAKAN YUMAKLI’DAN “VİZYON” VURGUSU</strong><br />
Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’nin, yalnızca yatırımcısına kazanç sağlayan bir üretim alanı değil; aynı zamanda ülkemizin gıda arz güvenliğine, ihracatına, istihdamına ve sürdürülebilir tarım hedeflerine katkı sunacak örnek bir kalkınma projesi olduğuna dikkat çeken Çakan sözlerine şöyle devam etti: “T.C. Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı, Dikili Jeotermal Kaynaklı Sera OTB ile tarımda yeni bir dönem başladığını sosyal medya hesaplarından kamuoyuna duyurdu. Sayın Bakanımız, bölgemizin Türkiye'nin tarımsal üretim vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını belirterek, projenin modern teknolojiyi, kaynak verimliliğini ve yenilenebilir enerji altyapısını aynı çatı altında buluşturacağını ifade etti. Bu vesileyle başta Sayın Bakanımız olmak üzere projemize emek veren herkese, tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.”</p>

<p><strong>Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB hakkında:</strong><br />
Yaklaşık 3 milyon metrekarelik entegre üretim ve sanayi alanı üzerine kurulan proje; jeotermal ve güneş enerjisine dayalı çevreci altyapısı, yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretim kapasitesi ile 3 bin 500 kişilik istihdam potansiyeli sayesinde hem bölgesel kalkınmaya hem de Türkiye'nin tarımsal üretim gücüne önemli katkılar sunacak.</p>

<p>Yüksek teknolojiye dayalı sera üretimini yenilenebilir enerji kaynaklarıyla destekleyen Dikili Jeotermal Kaynaklı Sera OTB, kaynakların etkin kullanımı, çevresel sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim hedefleri doğrultusunda örnek bir yatırım olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İş Dünyası, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/izmirin-dev-tarim-ussunde-sona-dogru</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/dikili-t-d-i-o-s-b-2048x1152-1-1024x576-1-1.webp" type="image/jpeg" length="23968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Torbalı'nın simgesine coğrafi tescil!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/torbalinin-simgesine-cografi-tescil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/torbalinin-simgesine-cografi-tescil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Torbalı ilçesinde coğrafi işaretli Arslanlar biberinde hasat dönemi başladı. Yaklaşık 500 dönümlük alanda 200 üretici tarafından yetiştirilen, kendine özgü aroması ve acılığıyla bilinen biberin hasadı aralık ayı sonuna kadar sürecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Torbalı'da yaklaşık 500 dönümlük arazide yetiştirilen coğrafi işaretli Arslanlar biberinde hasat başladı. Nisan ayında ekimi yapılan biberin hasadı, haziran ayında başlayıp, aralık ayının sonuna kadar sürüyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya gelen işçiler, öğle saatlerine kadar biber topluyor. Arslanlar Mahallesi'nden adını alan biber, hasadın ardından Ege Bölgesi'ne gönderiliyor. Torbalı'nın ilk, İzmir'in ise 35'inci coğrafi işaretli ürünü olan Arslanlar biberinin, bölgenin kendine özgü toprak yapısında yetiştiğini belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, "Arslanlar biberi bizim bölgemize has bir ürün. Buradaki nem oranı ve toprak yapısı ile 130 yıl önce köylülerimizin Rumeli'den mübadele esnasında getirdiği ve 'Yörük biberi' olarak bilinen bu ürün, zamanla köyün ismini alarak Arslanlar biberi olmuştur. Biberimiz gerçekten özel aroması ve acılığıyla bambaşka bir üründür. Coğrafi işaret aldıktan sonra çiftçimizin üretiminde bir artış söz konusu oldu. Biberimiz şu anda genelde sofralık olarak tüketiliyor. Ayrıca restoranlarda pide, lahmacun ve kebapların yanında servis ediliyor" dedi.</p>

<p><strong>'ACILIĞI MİDEYE ZARAR VERMEZ'</strong><br />
Türkiye'de 'acı biber' denilince akla ilk olarak Urfa isotunun geldiğini belirten Olgun, "Biz zaman zaman Urfalı hemşehrilerimize sesleniyoruz. 'Gelin, şu acılığı bir yarıştırılalım. Urfa isotu mu daha acı yoksa Arslanlar biberi mi?' Fakat bugüne kadar bir cevap alamadık. Arslanlar biberinin acılığı dudaklarda ve ağızda belirir, mideye hiç zarar vermez ve sindirimi kolaylaştırır. Urfa biberi ise midede de acılık oluşturduğu için rahatsızlık verebiliyor. İtalyanlar, Arslanlar biberini alıp sanayide işleyerek sos haline getirmek istiyor. Rekolte geçen yıla kıyasla bu yıl daha iyi. Yağışlar güzel geçtiği için verim arttı. Bölgemizde yaklaşık 200 üreticimiz var ve 500 dönümlük arazide ekim yapılıyor. Bu biber her toprakta yetişmiyor. Torbalı'da Subaşı, Çaybaşı veya Pancar Ovası gibi farklı ovalar var ancak Arslanlar biberi sadece bu bölgenin kendine has toprağında yetişiyor" diye konuştu.</p>

<p><img alt="C O G R A F I I S A R E T L I A R S L A N L A R B I B E R I N D E H A S 1422633 422842" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://egedesonsozcom.teimg.com/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/c-o-g-r-a-f-i-i-s-a-r-e-t-l-i-a-r-s-l-a-n-l-a-r-b-i-b-e-r-i-n-d-e-h-a-s-1422633-422842.jpg" width="3000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'ERKEN SAATLERDE BİBERLERİ TOPLUYORUZ'</strong><br />
Üreticilerden Fuat Aslanlar (68) ise "Bu biberin tohumunu kendimiz alıyoruz. Kıl biber, Manisa yeşili biberi, Arslanlar biberi ve Urfa biberini kendi tohumumuzla ekip yetiştirmeye devam ediyoruz. Nisan'ın 15'inde ekiyoruz. Haziran'ın 15'inde hasada yavaştan başlıyoruz. Sabah tarlaya gelip erken saatlerde biberleri toplamaya başlıyoruz. Biber fiyatları iyi. Biber tarlada 50 lira, pazarda ise 80 liradan satılıyor. Benim 6 dönümlük arazim ekili" dedi.</p>

<p><strong>'HALKIMIZ SEVEREK TÜKETİYOR'</strong><br />
Üreticilerden Oktay Sert (28) de "25 dekara yakın Arslanlar biberi ekimi yaptık. Genel olarak halkın talebine göre Arslanlar biberi ekiyoruz. Hem acılığından hem biberin kalitesinden hem de veriminden dolayı Arslanlar biberi tercih ediliyor ve halkımız da severek tüketiyor. Diğer biberlere oranla acısı daha yüksek ve kurutma açısından da çok verimli bir biber. Tohumlarımız ata tohumu. Torbalı'nın sıcak iklimi biber için çok verimli ve elverişli. Acılığı da diğer bölgelerin biberlerine göre daha yüksek oluyor. 3 ton civarında verim bekliyoruz. Bu yıl topraklarımız suya doydu, yer altı sularımız da dolu. Bu sene oldukça memnunuz" diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Tarım, Torbalı Haberleri</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/torbalinin-simgesine-cografi-tescil</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/c-o-g-r-a-f-i-i-s-a-r-e-t-l-i-a-r-s-l-a-n-l-a-r-b-i-b-e-r-i-n-d-e-h-a-s-1422632-422842.jpg" type="image/jpeg" length="77639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı: Çekirge istilası söz konusu değil]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tarim-ve-orman-bakanligi-cekirge-istilasi-soz-konusu-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tarim-ve-orman-bakanligi-cekirge-istilasi-soz-konusu-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı: İddia edildiği gibi Balkanlar'dan, Afrika'dan veya başka bir bölgeden ülkemize ulaşan sürü halinde bir çekirge istilası söz konusu değildir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul ve Tekirdağ başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde tarımsal üretimi tehdit eden herhangi bir çekirge istilası veya ekonomik zarar oluşturan bir çekirge popülasyonu tespit edilmemiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım, Güncel</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tarim-ve-orman-bakanligi-cekirge-istilasi-soz-konusu-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/8-503.webp" type="image/jpeg" length="23798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tütün sektörü ihracatta hız kesmedi]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/tutun-sektoru-ihracatta-hiz-kesmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/tutun-sektoru-ihracatta-hiz-kesmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Tütün İhracatçıları Birliği, küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere, artan maliyetlere ve uluslararası ticaretteki dalgalanmalara rağmen ihracattaki istikrarlı büyümesini sürdürerek 2026 yılının ilk altı ayında yüzde 4'lük artışla 489 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılı, küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere, artan maliyetlere ve ticaretteki dalgalanmalara rağmen sektör açısından başarılı bir yıl olduğunu söyleyen Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, “Üreticilerimizin emeği, sanayicilerimizin yatırımları ve ihracatçılarımızın gayretleri sayesinde tütün sektörümüzün Türkiye geneli ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 8,4 artarak 1 milyar 60 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bu dönemde başta Irak, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere toplam 112 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Bu tablo, tüm zorluklara rağmen Türk tütün sektörünün dünya pazarlarındaki konumunu koruduğunu ve farklı coğrafyalarda talep görmeye devam ettiğini göstermektedir.” dedi.<br />
<br />
<strong>Yılın ilk altı aylık döneminde ihracat yüzde 4 arttı</strong><br />
Başkan Jimi, “İhracatımızın alt kalemlerine baktığımızda, mamul sigara ihracatımızın 501 milyon dolar, yaprak tütün ihracatımızın 336 milyon dolar ve nargilelik tütün ihracatımızın ise 105 milyon dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Elde edilen bu başarı, üreticiden sanayiciye, ihracatçıdan lojistik hizmet sağlayıcılarına kadar sektörümüzün tüm paydaşlarının ortak emeğinin bir sonucudur. 2026 yılına da olumlu bir başlangıç yaptık. Yılın ilk altı aylık döneminde Birliğimizin ihracatı yüzde 4 artarak geçen yılın aynı dönemine göre 472 milyon dolardan 489 milyon dolara yükseldi. Küresel ticarette belirsizliklerin ve bölgesel risklerin devam ettiği bir dönemde elde edilen bu artış, sektörümüzün sağlam yapısını ve rekabet gücünü ortaya koymaktadır.” dedi.<br />
<br />
<strong>Yerli tütün üretimindeki artış yatırımları hızlandırıyor</strong><br />
Bu dönemde de ihracatın temel ürün gruplarını sigara, yaprak tütün ve nargilelik tütün ürünleri oluşturduğunu anlatan Selim Jimi, en fazla ihracat gerçekleştirilen ülkelerin Amerika Birleşik Devletleri, Irak, Suriye, İran ve Rusya Federasyonu olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Türkiye'de üretilen sigaralarda yerli tütün kullanım oranının artırılmasına yönelik önemli bir düzenleme hayata geçirildi. Bu gelişme sektörümüz açısından yeni fırsatlar yarattı ve üretim altyapısına yönelik yatırımları hızlandırdı. Son yıllarda Virginia ve Burley tipi tütün üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalar sayesinde yabancı tip tütün üretimimiz 30 bin ton seviyesine ulaşırken, toplam tütün üretimimiz de 100 bin tonun üzerine çıktı. Bu gelişme hem iç piyasadaki talebin yerli üretimle karşılanmasına katkı sağlamakta hem de sektörümüzün ürün çeşitliliğini artırmaktadır.”</p>

<p><strong>Hedef; kalite, katma değer ve genç üreticiler</strong><br />
Başkan Jimi, önümüzdeki dönemde odaklanacakları üç temel konuyu şöyle sıraladı; “Ürün kalitesini uluslararası pazarlardaki beklentilerin üzerine taşımak, katma değeri yüksek ürünlerin ihracattaki payını artırmak, genç üreticileri modern ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla sektöre kazandırmak.” dedi.</p>

<p>Sürdürülebilirlik çalışmalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine değinen Selim Jimi, “Zirai ilaç ambalaj atıklarının toplanmasından üreticilerimizin çalışma koşullarının iyileştirilmesine kadar birçok alanda projeler yürütüyoruz. 2025 yılını ve 2026 yılının ilk yarısını sektörümüz açısından başarılı bir dönem olarak değerlendiriyoruz. Yılın geri kalanında da bu olumlu performansın devam edeceğine, sektörümüzün ülkemize daha fazla döviz kazandırmaya, yatırım yapmaya ve istihdam sağlamaya devam edeceğine inanıyoruz.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Ekonomi, İş Dünyası, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/tutun-sektoru-ihracatta-hiz-kesmedi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/1784524960-adobe-stock-234277150.jpeg" type="image/jpeg" length="54860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Napolyon kirazı üreticiyi güldürdü!]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/napolyon-kirazi-ureticiyi-guldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/napolyon-kirazi-ureticiyi-guldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'ın Çay ve Sultandağı ilçelerinde hasadına başlanan ve yüksek rekoltesiyle öne çıkan Napolyon kirazında verim, üreticiyi memnun etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sultandağı Tarım ve Orman Müdürü Fatih Sarı, AA muhabirine, bahçelerde kiraz hasadının devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Yağışların ve iklim şartlarının iyi gitmesi nedeniyle bölgedeki rekoltenin bu yıl 36 bin ton olarak gerçekleşmesini beklediklerini anlatan Sarı, "Kirazlarımız çok güzel ve kaliteli. Bölgemizde üretilen kirazları başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine göndermekteyiz. Bölgemizdeki fabrikalar aracılığıyla ABD ve İngiltere'ye de dondurulmuş ve kurutulmuş kiraz ihracatı yapılmaktadır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sarı, bir süre önce Çin Halk Cumhuriyeti'nden alım heyetini ilçede misafir ettiklerini belirterek, yapılacak protokollerle kiraz ihracatının artırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>"Yeni pazarlar peşindeyiz"</strong><br />
Çay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sebahattin Dündar da Sultandağı ve Çay ilçelerindeki Napolyon kirazında bu yıl verimin oldukça iyi olduğunu söyledi.</p>

<p>Bölgede kiraz rekoltesi yüksek olduğu gibi yurt dışında da iyi olduğunu öğrendiklerini ifade eden Dündar, "İhracat için elimizden geldiği kadar bölgemize yeni firmalar davet etmeye çalışıyoruz. Kirazın satış ve pazarlama ağını genişletmeye çalışıyoruz. Hummalı bir çaba içerisindeyiz. İhracat konusunda Tarım ve Orman Bakanlığımız, kamu çalışanlarımız ve sivil toplum örgütlerimiz yoğun mesai harcıyor. İnşallah üreticimizin yararına olacak adımları atarız. Yeni pazarlar peşindeyiz." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Bahçelerde verim üreticiyi sevindirdi"</strong><br />
Kiraz üreticisi Ali Özcan da 30 dekarlık meyve bahçesinde Napolyon kirazı yetiştirdiğini, bu yılki rekoltenin iyi olduğunu anlattı.</p>

<p>Geçen yıl don olayı nedeniyle zor günler geçirdiklerine değinen Özcan, "Bu yıl iklim şartlarımız çok iyi gitti ve bu da ürüne yansıdı. Bahçelerimizde çok güzel ve kaliteli kirazlarımız var. Aroması çok beğeniliyor. Satış ve pazarlama konusunda da beklentilerimiz var. İnşallah para kazanacağımız bir sezon olur." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kiraz üreticisi Meral Atmaca ise kirazda verimin çok güzel olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/napolyon-kirazi-ureticiyi-guldurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/a-a-20260719-42011220-42011218-n-a-p-o-l-y-o-n-k-i-r-a-z-i-n-d-a-k-i-v-e-r-i-m-u-r-e-t-i-c-i-n-i-n-y-u-z-u-n-u-g-u-l-d-u-r-u-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="15368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sandıklı'da patates hasadı başladı]]></title>
      <link>https://www.egedesonsoz.com/sandiklida-patates-hasadi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egedesonsoz.com/sandiklida-patates-hasadi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde yaklaşık 4 ay sürecek patates hasadı başladı. Bu yıl patatesin tarlada kilogramı 20 ile 25 liraya alıcı bulması üreticinin yüzünü güldürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin önemli patates üretim merkezlerinden Sandıklı'da hasat geçen hafta itibarıyla başladı. Tarlada özel makineyle sökülen patatesler özenle çuvallara dolduruluyor. Satışa hazır hale gelen patatesler kamyonlara yüklenerek İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa gibi ülkenin pek çok iline gönderiliyor. İlçede 800'ün üzerinde patates üreticisi bu yıl 35 bin dekar alanın üzerinde patates ekimi yaptı. Geçen yıl tarlada kilogramı 5 liradan satılan patateslerin bu yıl kilogramının 20 ila 25 liraya satılması üreticinin yüzünü güldürdü. İlçede patates hasadının 4 ay sürmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>'PATATES ÜRETİCİSİNİN YÜZÜ GÜLDÜ'</strong><br />
Patates üreticisi Necati Aydoğan, "Hasada bugün başladık. Verim çok şükür güzel. Fiyatlarımız da 20 ila 25 bandında. Çiftçini yüzü bu sene patates üreticisi olarak güldü. Soğanda da aynı şekilde, fiyatlar aynı şekilde seyir ediyor. Soğanda gümrük vergisi biraz düşürüldü. Patateste bunu beklemiyoruz. Fiyatlar böyle seyrederse çiftçinin yüzü gülecek. Verimimiz bu sene dekarda 4 ile 5 ton arasında geziyor. İç Anadolu Bölgesi hasada yeni başladı. Patateste üretim planlaması yapıldığı sürece üreticimiz para kazanır. Ama böyle inişli çıkışlı yıllar da oluyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'ÜRETİCİMİZ GÜCÜ YETTİĞİ KADAR EKSİN'</strong><br />
Patates üreticisi Yusuf Aydoğan da üreticinin bu sene yüzünün güldüğünü belirtirken, "Üreticilerimiz çapından fazla patates ekimi yapıyor. Hem bize zararı oluyor hem kendini batırıyor. Üreticilerimiz kendini batırmayacak kadar, gücü kadar ekim yapsın. Patates üreticisi gücünün on katı patates ekiyor. Para etmediği zaman da batıyor" diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege, Ekonomi, Tarım</category>
      <guid>https://www.egedesonsoz.com/sandiklida-patates-hasadi-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egedesonsozcom.teimg.com/crop/1280x720/egedesonsoz-com/uploads/2026/07/s-a-n-d-i-k-l-i-d-a-p-a-t-a-t-e-s-h-a-s-a-d-i-b-a-s-l-a-d-i-1412470-419794.jpg" type="image/jpeg" length="69713"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
