Renkler, simgeler ve söylemler

Abone Ol
Önce adı sonra rengi değişti devrimin. Gül, lale, kadife derken kızıl olan rengi turuncuya boyandı! Gerçi Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da moda şimdilerde yeşil! Devrimlere renkler, simgeler damga vurur da seçimler altta mı kalır? Kalmaz elbette…
Devrimler kadar olmasa da seçimler de önemlidir ülke hayatında. Kiminizin 'Hadi canım sende' diyerek dudak büktüğünü görür gibiyim… Gelin en azından 'Önemli gibi görünme becerisine sahiptirler' orta noktasında buluşalım. Seçimlerin önemli gibi görünme becerisi olduğunu inkar edecek değilsiniz sanırım!
Devrimlere şekiller, renkler damgasını vururken her seçim kendisiyle özdeş bir takım 'şeyleri' yerleştirir belleğimize. Bir sözcük, bir vaat alır götürür çoğu zaman geçmişe.
Herkese iki anahtar… Kim ne veriyorsa beş fazlasını vereceğim… Biri ev biri araba olmak üzere herkese iki anahtar vereceğiz… Ekonomiyi 500 günde düzlüğe çıkartacağız… Her mahallede bir milyoner olacak… Sonra bu vaat 100 trilyoner olarak revize edilmişti sanırım. Her köylüye bir traktör… Susurluk'u ancak biz çözeriz… Türban sorununu ürkekçe değil, erkekçe çözeceğiz… Terörist başını asacağız… Taksim'e cami yapacağız… Her ile havaalanı her ile hızlı tren… Mazot 1 YTL olacak… ÖSS sınavı kaldırılacak… Tabii bir de her dönemin değişmezi, dokunulmazlıkların kaldırılması var.
Bu sözcükleri anımsamayanınız var mı? Bırakın takılmayın vaatlerin yerine getirilip getirilmediğine! Nihayetinde seçim meydanlarında ve açık havada sarf edildi bu sözler. Siz sözcüklerin etkisini hissedin… Sizi yıllar öncesine alıp götürmesinin keyfine varın…
Her biri bir seçim sürecini, bir seçim yılını anımsatıyor değil mi? Cümlenin her birine ayrı ayrı hangi seçim yılına ait olduğu kolayca yazılabilir.
Bir de olaylar var elbette seçim dönemleriyle, yıllarla özdeşleşmiş. Çok gerilere gitmeyelim. 1970'li yıllardan başlayalım anımsamaya… Karaoğlan'ın başa geçmesinin etkisiyle, CHP'nin 1. parti durumuna gelmesi, 1973 genel seçimlerini… CHP, MSP koalisyonu ve Kıbrıs harekatı, 1974 seçimlerini… 24 Ocak kararları, Cumhurbaşkanı seçimlerinin nafile turları, 12 Eylül Cuntasını… Referandumda % 82 'evet' ile övünen cuntacı Evren'in desteğini açıklamasıyla Milliyetçi Demokrasi Partisinin hezimete uğraması, 1983 genel seçimlerini… Siyasi yasakların kalkmasıyla bir bilenin DYP'yi devralması ve binicisiyle şahlanan kıratın 1.parti olması, 1991 seçimlerini… DYP ve ANAP'nin kısa soluklu ortaklığı. Refah Partisi DYP ortak hükümeti ve post modern darbe diye adlandırılan 28 Şubat muhtırası 1996 seçimlerini… Siyasi hayatımıza AKP'nin bomba gibi düşmesi, 2002 seçimlerini… Cumhuriyet mitinglerinin coşkusuyla gönderilmesi planlanan AKP iktidarının % 46,58 oy oranıyla daha güçlü bir şekilde gelmesi, 2007 seçimlerini anımsatır.
İş geldi; '12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ne ile anılacak' sorusuna yanıt aramaya dayandı. 'Ergenekon' davası yıla değil yıllara yayıldı! Geçiniz, ondan simge olmaz. Seçim meydanlarında, ne kadayıfın üstü kızardı ne de altının kızarması bekleniyor. Yollar da zaten yürümeyle aşınmaz… Geleceğe taşınacak veciz siyasi söylemler de sanırım bu yaz Ayşe ile birlikte tatile çıkmış, her hangi bir ışık vermemekte… Var olanlarında birçoğu 'boşa' yakın zaten…
Anlayacağınız işi zor 12 Haziran seçimlerinin! 'Kalıcı söylem kısırlığı' pençesinde düşmüş simgesizlikle yüz yüze…
Böyle etkili bir 'kaset' sağanağı varken 'sıfatsızlıktan' bahsetmek biraz zor gibi görünse de, genel seçimlerin renkli, debdebeli geçmişine pek yakışmaz kaset skandallarıyla anılmak! Şöyle vurgularıyla ses getirecek, kalıcı sözcükleri tarihe kazıyacak 'bir şeyler' için umudumu hala muhafaza ediyorum…