Günlük hayatımda epeyce zamanımı alan konulardan biri renkler... ’¶ Her odasını ayrı boyattığım duvarlarımdan, gardrobumda renklerine göre ayırdığım kıyafetlerimden, salonumda hiç kırmızı olmadığı için yaşam ünitesinin bir rafını kırmızı yaptırmış olmamdan, hemen anlaşılır renk düşkünü olduğum, her renge düşkün olduğum. İllaki hepsi olacak (kahverengi hariç). Hepimiz için öyle değil midir.
Halet-i ruhiyemize göre yaşamımızda değişen renkler ya da seçtiğimiz renge göre ruh halimizin değişmesi. Kan kırmızı domatesler, sarışının adı, esmerin tadı, masmavi gökyüzü, yemyeşil çimenler, renklerle vurgularız çoğu zaman güzellikleri, duygularımızı.
Bir de mavi-beyaz ve kırmızı vardır ki, mutlaka izleyin derim’…
Mavi-Beyaz-Kırmızı
Yönetmenliğini ve senaryosunu 1996 yılında aramızdan ayrılan Polonyalı sinema yönetmeni Krzysztof Kieslowski'nin giderayak yaptığı, isimlerini Fransız bayrağından alan filmler Mavi, Beyaz ve Kırmızı, The New York Times tarafından, tüm zamanların en iyi bin filminden biri olarak seçilmiştir.
BEYAZ arzunun, tutkunun, aşkın, intikam duygusunun, en önemlisi eşitlik kavramının günümüzdeki yansımalarını ustaca aktarır.
İçinde aşk olmayan ama aşkı anlatan KIRMIZI.
İç yolculuğunuza bir bilet benden, ama dönüş bileti de var, dedirten MAVİ.
Ağlamak bazen gözyaşları gerektirmiyor. Maviden bir alıntı: Eşini ve kızını kazada kaybetmiş Juliette hizmetçisine sorar:
-Neden ağlıyorsun Maria?
-Çünkü siz ağlamıyorsunuz
Zbigniew Preisner’’in (1995 César En İyi Film Müziği) besteleri, olağanüstü görüntülerle filmin içinde hissettiriyor sizi. Filmi izledikten sonra, bir de film müziğini satın aldırtıyor müzikler. Renklere göre görüntüler. Mavi avizeden kopartılan mavi taş, kırmızı perdeler, beyaz gelinlik. Film boyunca renklerle dans ediyoruz adeta. Pek dialogların olmadığı (eksikliğine de hissetmediğimiz), müzik, konu ve renklere adapte olduğumuz olağanüstü üç film birden’…
Üç filmin ortak görüntülerinden biri , geri dönüşüm kutusuna şişe atmaya çalışan yaşlı kadın ama sadece Kırmızı filminde Irene Jacob’’un yaşlı kadının şişeyi atmasına yardımcı olması! Mavide özgürlük, beyazda eşitlik, kırmızıda kardeşlik teması işlenen filmlerin, başka bir ortak noktası adalet. Üç filmde gördüğümüz mahkeme salonu ve son film kırmızıda diğer iki film oyuncularını gösteriyor bize, Kieslowski; bize sürpriz yapmış ve üç filmi bu sahne ile birbirine bağlamış. Avrupa sinemasının en güçlü isimlerinden Kieslowski’’nin bu üç filmini mutlaka izleyin.