Recep, Şaban, Ramazan derken geldi yine Bayram!

Abone Ol
Benim gibi orta yaş grubundan olup da çocukluğumuzun bayramlarını özlemeyen var mı aramızda?Yoktur herhalde.’¶
Doğrusu ben özlüyorum, hem de çoook.
Tertemiz giysilerle köyümüzün tozlu topraklarında kapı kapı dolaşıp büyüklerimizin ellerini öperdik.
Bayram harçlığı veren varlıklı ailelerin kapılarını çalardık annemizin babamızın elini öpmeden önce. 25 kuruşluk harçlık bile bize gerçekten bayram yaptırırdı.
Harçlıklarımızla bakkala dalar, istediğimiz, özlediğimiz her şeyi alırdık.
Yakın köylerde, şehirlerde yaşayan akrabalarımızı asla atlamazdık. Mutlaka onları da ziyaret ederdik.
Mezarlık ziyaretleri de çok önemliydi. Hakk'ın rahmetine kavuşmuş yakınlarımızın ruhuna fatiha okurduk, kabirleri başında.
Mersin dallarından koyardık mezarlara, çiçekler dikerdik.
Bayramdan önce tatlı bir telaşımız daha olurdu. Kırtasiyeciden aldığımız bayram kartları, mürekkepli kalemle özene bezene yazılır, uzaktaki dostlara gönderilirdi.
Postacı evimize bir bayram kartı getirdiğinde ne kadar mutlu olurduk.
Ziyafet sofralarına hiç girmeyelim. Çünkü oraya girersek, yazı çok uzar.
Şimdilerde bu kadar zahmete katlanan yok gibi.
Cep telefonu, internet çıktı, mertlik bozuldu. Mesajını yazıyorsun, bir tuşa basıp gönderiyorsun karşı tarafa:
’“Bayramınız kutlu olsun.’”
Bayramlaşma sanal aleme taşındı bir anlamda.
Eğer birinci derece yakınınızsa, bir telefon ediyorsunuz tatil yaptığınız yerden:
’“Bayram da gelmişken bir tatil yapalım dedik. Sizlerle beraber olamadığımız için üzgünüz. Bayramınız kutlu olsun.’”
Hiç de üzgün değildirler aslında. Bilakis çok keyiflidirler.
Eskiden gazeteciler de bayram yapardı. Çünkü Bayram Gazetesi vardı. Bayramlarda sadece Bayram Gazetesi çıkardı. 31 yıllık meslek hayatımın son 25 yılında çalışmadığım bayram yoktu sanırım.
Olsun, ne kadar değişime uğrasa da bayram, bayramdır. Tatlıdır, hoştur, birleştirici, barıştırıcıdır, buluşturucudur kısmen de olsa.
Bizim köyün imamı Muammer Hoca, Ramazan başlamadan önceki cuma namazında, ’“Eee sevgili Müslümanlar! Recep, Şaban derken, geldi yine Ramazan’” der, 11 ayın sultanının ne kadar önemli olduğunu anlatırdı, uzun uzuuun.
Bayram namazını kıldırdığı gün de ’“Sevgili Müslümanlar, Recep, Şaban, Ramazan derken, geldi yine Ramazan’” derdi.
Bu cümleleri, çok uzun yıllar, hiç değişikliğe uğramadan duydum Muammer Hoca'dan.
Şimdi de ben söylüyorum:
Sevgili Müslümanlar! Recep (Tayyip Erdoğan ile alakası yok), Şaban, Ramazan derken, geldi yine Bayram...
İster tatile kaçın, ister ailenize, büyüklerinize koşun, ister dostlarınızla buluşun.
Nerede olursanız olun, tatilin tadını çıkarın.
Hepinize iyi bayramlar, dostluklar, muhteşem ziyafetler ve güzellikler diliyorum.