Rakamlar Ortada… CHP kurmaylarına haksızlık etmeyelim!

Abone Ol
Ne demiştik;
'Muhtemelen farklı telin farklı akordundan çalınan türküyü o zaman da (seçim sonrası) dinleyeceğiz. Yine her lider kendi bakış açısından kendisini seçimin 'galibi' sayacak.'
Aksi bir durum var mı? Yine kör adam ve fil hikayesi sahnede! Kim neresinden yakalarsa oradan tanımlıyor seçim sonuçlarını. Seçim öncesi durum bir evvelki seçimlerle ne kadar benzeşiyorsa, seçim sonrası da manzara aynı!
Bir de her seçim sonrası olduğu gibi seçmenin vermeye çalıştığı mesajı kovalamaya çalışan koca koca adamlar var. Seçmen verdiği oy ile hangi mesajı iletmek istemiş, verilen oy hangi şifreyi içeriyormuş! Kim ne derse desin, bu adamların eline değme mizahçılar su dökemez…
Bir mesaj yükleyerek oy kullandığınız oldu mu hiç? Veya komşunuzun, eşinizin, dostunuzun böyle bir düşünce ile oy kullandığına şahit oldunuz mu? Yapılan tamamen laf salatası! Maksat dostlar alışverişte görsün.
'Teller farklı olunca akort farklı oluyor, nağme de farklı bu yüzden. Herkes işine geldiği yerden türküye girince de herkesin türküsü kendince oluyor' demiştik. Biz de öyle yapalım, bildiğimiz yerden girelim türküye.
Seçimlerin en kazançlı partisi bana göre de CHP! Neden mi? Arz edeyim…
AKP'nin 2007 seçimlerinde oy oranı neydi? Yüzde 46.58… 2011'de 49,9. Artış sadece 3,32. Gelelim MHP'ye… Seçim öncesi baraj altında kalması yönünde senaryolar üretilen MHP, gerine gerine yüzde 13 oy alarak baraj senaryosu yazarlarına iyi bir ders verdi.
BDP'nin desteklediği Emek Demokrasi ve Özgürlük Blok'undan dostların seçim öncesi '35 milletvekili garanti, 35'in üzerinde çıkarttığımız vekilleri başarı sayacağız' sözlerini anımsayınca, hedeflerinden sadece 1 vekil fazla çıkartan bloğu başarılı saymak da bana göre mümkün değil. Okuma yazma oranı son derece düşük seçmeni müthiş bir seçim mühendisliğiyle organize etmeleri de kendilerini kurtaramayacaktır, uzun yıllar sonra sosyalist gelenekten gelen onca insanı meclise taşımaları da.
Geriye kalıyor Kılıçdaroğlu önderliğindeki CHP. 2007 Genel Seçimlerinde CHP'nin aldığı oy oranı yüzde 20,87... 2011'de ise tamı tamına yüzde 25,9. Artış yüzde 5,03. Bu ciddi artış iktidar partisinde dahi yok.
Bundan dolayıdır ki Genel Başkan Kılıçdaroğlu, 'CHP, bu kısa süre içinde 3,5 milyon yeni oydaş kazanmıştır. Daha güçlüdür, 12 Eylül darbesinden bu yana en yüksek oyunu almıştır' demektedir. Demek ki seçim öncesi 'CHP gemisini 'sağ' sularda yüzdürmek fayda vermez… Sağ ile ismi özdeş eski liderden icazet almak CHP'yi bir yere götürmez… Ergenekon zanlılarından aday yapılarak Silivri'den meclise köprü kurmak fayda vermez… Kucaklaşılması gereken cami cemaatleri değil işçidir, memurdur, köylüdür, esnaftır, emeklidir, ev hanımıdır' diyenler ciddi şekilde yanılmışlardır! 'Başarıya' baktıkları açının durdukları yer ile alakalı olduğu böylece ortaya çıkmıştır.
Koyulan çıtalar tepetaklak olsa da, Kılıçdaroğlu'nun daha önceleri yüzde 40 olarak açıkladığı hedefe fazla bir şey kalmamış! Her şeyden önemlisi Kılıçdaroğlu önderliğindeki CHP, iktidar partisinin dahi ulaşamadığı yüzdedeki artışı sağlamıştır. Bu başarının kendisi değil de nedir?
Siz aldanmayın Türkiye haritasının sararmasına, AKP'nin üçüncü kez tek başına iktidar oluşuna. Yüzde kaç arttırmışlardır oylarını asıl ona bakın! Sadece yüzde 3,32… Ama CHP, tamı tamına yüzde 5,03... 3,5 milyon yeni oydaşın oyu söz konusu olan. Doğruya giden yolda 3,5 milyon yeni oydaş kılavuz olmalı.
Tüm bunların ışığında CHP içinden yükselen istifa sesleri ve seçimli kurultay isteklerinin adresi de doğru değildir. İstifa edecekse AKP Genel Başkanı Erdoğan istifa etmelidir. Lakin tek başına iktidar olsa da, oy yüzdesindeki artış ana muhalefet Partisi yanında sönük kalmıştır. Rakamlar AKP açısından tam anlamıyla bir hezimettir!
Hesap ortada… 5,03, 3,32'den dünyanın neresinde olursa olsun büyüktür. Siz de Sayın Kılıçdaroğlu gibi rakamların bütününe değil artışın yüzdesine odakların. Bakın doğruyu nasıl bulacaksınız!
Bu arada başarının baş mimarı Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin bir daha ki genel seçimlere şimdiden hazırlanmaya başlamışlar. Kılıçdaroğlu'nun kendilerine oldukça oy kazandırmış olan 'Ergenekon' sanıklarının bu kez tümünü aday göstereceği, Tekin'in ise rozet takma işini umre ve hacca kadar götüreceği yönünde duyumlar aldım. Şimdiden hayırlı olsun.