Dilek ÇELİKTEN/EGEDESONSÖZ- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla kaldırılan 'süresiz nafaka'ya dair Egedesonsöz'e açıklamalarda bulundu.
Osmanoğulları, kadınların ekonomik bağımsızlığının zayıf olması nedeniyle boşanma sonrası ciddi zorluklar yaşadığını belirterek, nafaka hakkına yönelik değişikliklerin şiddet riskini artırabileceğini öne sürdü.
KADIN DÜŞMANI POLİTİKALAR
Kararın kadınlar için negatif etki yaratacağını belirten Osmanoğulları, "Biz Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak her ay verileri yayınlıyoruz. 'Kaç kadın öldürüldü?', 'Ne zaman, nerede?' gibi verileri analiz ediyoruz. Bazı aylar kadın cinayetlerinde ciddi bir artış olduğunu görüyoruz. Ve bunun da sebebine baktığımızda genelde kadın haklarının gündem olduğu ve tartışmaya açıldığı dönemlere denk geliyor. Bir gecede İstanbul Sözleşmesi'nde çıkıldı ve biz kadınlar olarak sokaklara-meydanlara döküldük. Çünkü 'İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmanız, kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddetin artması demek. Ve verdiğimiz bu verilere baktığımızda da İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıldıktan sonra hem kadın cinayetinde hem şüpheli kadın ölümlerinde ciddi bir artış var. İstanbul Sözleşmesi'nde kız ve erkek çocuklarını eşit zihniyette büyüt, kızları okut, kadınlara istihdam sağla, onların hayatta eşit bir biçimde var olmalarını sağla gibi eşitliklere vurgu yapılıyor. Ama bizim ülkemize baktığında bir toplumsal cinsiyet eşitliğinden söz edemiyoruz. Özellikle 4 + 4 +4 eğitim sisteminden sonra kız çocuklarının tamamen eğitimden çekilip, yine aile yılı projesiyle kadın düşmanı politikalar hayata geçiriliyor. Kadınların çalışma hayatından geri çekilmesine ve evlere kapatılmaya çalışılmasına yönelik bir politika yıllardır uygulanıyor. Bugün birçok kadın üniversite okusa bile mezun olduktan sonra iş bulamıyor ve istihdama katılamıyor. Dolayısıyla ekonomik bağımsızlıklarını kazanamıyor. Evlendiklerinde şiddet gördüklerinde ise boşanma kararı almakta zorlanıyorlar. Çünkü önce baba evinde ailenin desteğiyle yaşayan kadınlar, evlendikten sonra da ekonomik bir gelirleri olmadığı için eşlerine bağımlı hale geliyor. Bu durum, şiddet karşısında çıkış yollarını daha da zorlaştırıyor" diye konuştu.
'ŞİDDETTİ ARTTIRACAK'
Nafaka kararının kadınlara yönelik şiddeti arttıracağını söyleyen Osmanoğulları, "Nafaka evlilik birliği sona erdiğinde yoksulluğa düşen tarafa bağlanıyor; bu destek belirli durumlarda erkeklere de verilebiliyor. Ancak ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliği olmadığı için kadınlar istihdamda olmadıkları için daha çok evlilik birliği bittiğinde kadın yoksulluğa düşüyor. O yüzden de büyük bir oranda nafaka kadınlara bağlanıyor. Nafakalar böyle çok büyük rakamlar değil. Yani şu anki rakamlarla sanırım 5 bin lira falan bağlanıyor. Yoksulluk sınırının altınında altında... Yoksullukla şiddetle terbiye etmek istiyorlar kadınları... Nafaka olarak bağlanan 3 bin lirayı-5 bin lirayı ödemiyor bu insanlar. Yani toplumsal cinsiyet eşitsizliğini bu kadar derinden yaşayan kadınların bu ülkede en azından bir nafaka hakları vardı. Onu da ellerinden almak demek işte şiddete ve o şiddet gördükleri evlerde öldürülmeye mahkum etmek demektir. O yüzden de bunu kabul etmek mümkün değil. Zaten boşanma aşamasında erkekler kadınlara ne edinilmiş mallardan vermek istiyorlar ne tazminat hakkı vermek istiyorlar ne de doğru düzgün nafakalarını vermek istiyorlar yani bunun gideceği yer 'boş ol, boş ol, boş ol'... Haklarımızı ellerimizden alarak giderek ufak ufak gerçekten Afganistan'a dönüştürmeye çalışıyorlar. Bu siyasi iktidar sanırım erkeklere gerçekten dikensiz gül bahçesi vadetmiş... Kadınlara ödenen nafaka ciddi anlamda kadınları şiddet gördükleri evlere mahkum edecek ve bu da kadın cinayetlerinin artmasına sebep olacak" ifadelerini kullandı.
'KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ'
Kadın hakları için mücadelelerine devam edeceklerini belirten Tülin Osmanoğulları, "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak kadınların elinden alınan her hakka yönelik biz itirazlarımızı ediyoruz. Bu süreçte de kadınların medeni haklarına ya da yasadaki normal nafaka, tazminat haklarına yönelik her saldırıya karşı hem hukuki olarak hem de alanlarda da buna karşı mücadelemizi vereceğiz. Ve karara tabi ki de itiraz edeceğiz" açıklamasını yaptı.