PKK ile nereye varılabilir?

Abone Ol
PKK terörü, T.C. tarihinin en büyük siyasal krizidir. İrticanın rejimin temel sorunu olduğunda ısrar etmek ise tam bir saçmalıktır.’¶ Nüfusun %99’’u Müslüman olan bir ülkede, irticayı PKK’’dan daha ciddi bir sorun gibi sunmak delilikle eşdeğer görülmeli.
PKK sorununu merak edenler düşünmeli:
Acaba kimler ve hangi gerekçelerle devleti ve milleti aynı anda PKK ve başörtüsü sorunu ile mücadelenin içine soktular?
Bunu yapanların amaçları neydi?
Bugün de aynı görüşteler mi?
***
Türkiye; ABD’’nin İran’’da İslam Devrimi yapacağına 1970’’de inanıyordu. Dönemin MİT müsteşarı Fuat Doğu paşanın çabalarını bilenler, bize hak verecektir.
Olası İslam Devrimine karşı hangi etkin önemler alınabilirdi?
Devriminin Türkiye’’ye olumlu etkileri, laik rejimi hangi ölçüde tehdit edebilirdi’…
Çare neydi?
Bu konu 12 Martçılarca tartışıldı ve bir strateji de belirlendi.
Türkiye’’de bürokrasinin bu kadar keskin görüşlü olabileceğine ihtimal vermeyenlerden biri de benim. Peki bu öngörüye nasıl varıldı derseniz, tabii ki, batılı dostlarımızın yardımlarını gözardı edemeyiz.
Ne yazık ki, batılı dostlarımızdan aldığımız bilgileri ciddiye alacak ve yerli çözümler üretecek aydını olmayan bir Türkiye’’de yaşadığımızı unutmadan, 1970’’lerin başına dönersek ’“yeni strateji’”nin mucitleri de yine batılı dostlarımız olacaktı. Bundan doğal ne olabilirdi ki.
Başlangıçta çok mantıklı gelen yeni stratejinin çok net hedefleri vardı:
İran’’a sınır bölgede hayata dindarlıklarıyla tutunan insanları, ırkçılıkla oyalamak ve İslam Devriminin yansımalarını etkisiz hale getirmekti.
Marksist-Leninist Nasyonal Sosyalist ideolojiyle donatılmış birçok örgüt kurduruldu, yaklaşık on yıl lojistik olarak desteklendi, içlerinde en kabiliyetli veya kullanılmaya elverişli lider Öcalan üzerinde karar kılındı, diğerleri tasfiye edildi.
1980’’de PKK ve Öcalan’’ın önü açıldı.
1987’’ye gelindiğinde PKK sayesinde Türkiye’’nin geleneksel molla ve şeyhler etkisiyle İran’’a yakın dindarlıktaki geniş halk kitleleri Müslümanlıklarını unutarak ırkçı Kürt olduklarını konuşmaya başladılar.
Arada bir Kürt halkından ve güvenlik güçlerinden ölümler oluyordu ama projenin başarısı mükemmeldi. Türkiye’’nin her yerinde irticai başarılar olabilirdi ama Kürtlerin yaşadığı bölgede ise asla!
İran İslam devrimi tüm İslam dünyasında ciddi moral dalgalanmaları yaratmıştı; bir tek Kürt bölgeleri hariç! Oysa İslam devrimini benimsemeleri en kolay insanlar, mollası ve şeyhi bol Kürtlerdi.
Bu olmadı!
PKK ile varılmak istenen hedefe varılmıştı, başarı mükemmeldi.
İşte size başarı! Kürt bölgelerinde ne İslam devrimi ne de irtica vardı!
***
Bu yanıtla tatmin olmadığınızı görüyor gibiyim’…
1987’’de PKK ile varılmak istenen hedefe varıldıysa neden hala PKK’’yı ve terörünü konuşuyoruz?
Demek ki, bu kadar faydalı bir örgütü israf etmek istemedik.
Bitirebilirdik ama yaşattık..
Bu işe bulaşmışken PKK üzerinden başka hedeflere varabilir miydik, sorusunu tartışırken ikinci dönemin kapısını da aralamış olduk ’…