Pazar neşesi

Abone Ol
AKP Hükümeti’’nin iç ve dış politikadaki hezimetleri, ekonomide enflasyonun tekrar iki haneli rakamlara çıkması, halkın mutfak enflasyonunun % 30 lara varması içimizi, ocaktaki tencerenin dibi gibi ’“KAPKARA’” yaptı. ’¶Bu yüzden gülelim istedim ve bana gelen fıkralardan birkaçını ve son siyasi olaylardan bazılarını espri katarak, paylaşalım istedim. Millet olarak, huzurla, neşeyle, sağlıkla, bollukla geçireceğimiz mutlu günlerin bir an önce gelmesi dileğiyle’…
Haham: Biz demiş, topladığımız paraları 5 metre öteye bir çizgi çizerek, çizgiye doğru fırlatırız. Çizgiyi geçenleri hak yolunda kullanırız, geçemeyenler de bize kalır.
Papaz: Biz de benzer bir yöntem kullanıyoruz. Kilisede toplanan paraları 5 metre öteye koyduğumuz bir kavanoza atarız, kavanoza girenleri hak yolunda kullanırız, girmeyenler bize kalır.
Kendisine ’“İstanbul İmamı’” denmesinden çok hoşlanan zat: Bizde de durum pek farklı sayılmaz. Biz de, topladığımız paraları yukarıya doğru fırlatırız, Yüce Rabbim ihtiyacı kadarını içinden alır, gerisi DENİZ FENERİ’’NE kalır.

AKP’’NİN KEDİSİ:
AKP Genel Merkezi’’ne bir kedi dadanmış, kovuyorlar yine geri geliyormuş. Çalışanlar kediyi sevmişler ve adını ’“AÇILIM’” koymuşlar. Kedi, kenarda köşede yaşamaya başlamış. AKP Genel Merkezi’’nin sembolü olmuş Açılım. Genel Merkezi ziyarete gelen, sakallı, şalvarlı, sarıklı bir Hoca, kedi Açılım’’ı görünce; ’“Bre atın bu hayvanı dışarı, bilmez misiniz ki hayvan giren yere melekler girmez’” demiş. Emir yüksek yerden olunca çaresiz uymuşlar. Bakanlıktan kendi isteği ile ayrılan(!) , eski Doğru Yol Partili, Van İlimizin Yiğit Evladı Hüseyin Çelik bu işi üstlenmiş.
Kediyi almış, iki sokak ötede bir lokantanın önüne bırakmış, Genel Merkez’’e dönmüş, bir de ne görsün, Açılım her zaman ki yerinde yalanıp duruyor.
Tekrar almış Açılım’’ı, bu kez bir torbaya koymuş, atlamış arabasına 20-30 kilometre uzakta bırakmış. Genel Merkez’’e döndüğünde, Açılım yine yerinde ve keyif yapıyor. Hüseyin Bey’’in çelik gibi sinirleri teneke gibi olmuş ve o hışımla Açılım’’ı kaptığı gibi doğru arabasına, Açılım’’ı iyice uzakta dağlık bir arazide bırakmış. Aradan saatler geçmiş, Hüseyin Çelik’’ten haber yok. Başkanlık Divanı başlayacak, Çelik yok, kayıp. Epeyce sonra, Genel Merkezin Koruma Müdürü’’nün telefonu çalmış, arayan Hüseyin Çelik; ’“Alo, Açılım orada mı?’”, Koruma; ’“Evet Başkanım, yarım saat önce geldi’”, Çelik; ’“Ver şu Açılım denen belayı yahu, onun yüzünden kayboldum, Genel Merkezimi bile bulamıyorum, yolu tarif etsin, hiç olmazsa’”. Hüseyin Çelik, kendi kendine konuşarak arabasına doğru yürüdü; ’“ Ulan ne Açılım’’mış be! Üzerimize yapıştı kaldı, atsan atılmıyor, satsan satılmıyor.’”

YARGIYA KUŞATMA
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, ’“Şimdi görüyoruz ki, yapılmak istenilen düzenlemelerle YÜRÜTME, YARGI’’yı kuşatma altına almak istemektedir. Demokratik sisteme yapılabilecek en büyük kötülük yargı bağımsızlığını geriye götürmektir, bunun için demokratik meşruiyetin gerekçe gösterilmesi ise çok büyük bir yanılgıdır’” dedi.
Başbakan, TUSKON adlı kuruluşun toplantısında yaptığı konuşmada; ’“Yargıtay Başkanı’’nın dediği doğru değildir. Esas Yargı, Yürütme ve Yasamayı kuşatmıştır’” dedi. Demokratik rejime inanan, Hukuk Devleti standartlarında yaşayan tüm üstat hukukçuların bu sözler karşısında şaşkına döndükleri ve Sahaflar Çarşısında ’“MECELLE’” arayışına girdikleri öğrenildi.
Başbakan’’a tekrar sakin olmasını, aklını başına almasını, kendisinin padişah veya sultan olmadığını iyice anlaması gerektiğini, seçimle geldiğini, çok yakında yine seçimle gideceğini bir Kızılderili sözü ile hatırlatmak istiyorum.
Sular yükselince, balıklar karıncaları yer,
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer,
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir,
Çünkü kimin kimi yiyeceğine ’“suyun akışı’” karar verir’….