Ekonomi

Özgener’den İran-ABD savaşı yorumu: Bitse bile eskiye dönmek en az 6 ay!

İZTO Nisan ayı meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, ülke ekonomisi ve devam eden İran-ABD savaşı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Özgener, “Savaş hemen bitse bile enerji piyasalarının savaş öncesine dönmesi, en az 6 ay. Ekonomide mevcut güveni bozmak çok kolay ama işlerin tamiri aynı oranda ve zamanda mümkün değil” dedi.

Abone Ol

Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ- İzmir Ticaret Odası (İZTO) Nisan ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Selami Özpoyraz yönetiminde gerçekleşti. Toplantıya İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyeleri iştirak etti.

İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, meclis toplantısında enflasyon ve İran-ABD savaşı ile ilgili konuştu. Özgener, savaş bitse bile savaş öncesi normal ekonomik koşullara dönmenin en az 6 ayı bulabileceğini ifade etti.

“İÇ POLİTİKA ÇERÇEVESİ ÖNEMLİ HALE GELİYOR”
Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisinde yaşanan belirsizliklerden etkilendiği vurgulayan Özgener, “Dünya ekonomisinde belirsizliklerin arttığı ve olumsuz senaryoların giderek daha somut biçimde gündeme geldiği bu dönemde, ülkemiz ekonomisi açısından “iç politika çerçevesi” daha da önemli hale geliyor. Ülkemiz ekonomisine yönelik analizlerimiz, küresel ölçekte yaşanan dalgalanmalardan kaçınılmaz olarak etkilenmekte olduğumuzu; ancak bu çalkantıların etkisini sınırlamak adına finansal kırılganlıkların mümkün olan en düşük seviyeye indirilmesinin kritik önem taşıdığını gösteriyor. Nitekim bu noktada Ekonomik Programın devrede olmasının önemli bir denge unsuru oluşturduğuna inanıyoruz. Ekonomik program, savaşın kısa vadeli etkilerini “negatif ama yönetilebilir” bir çerçevede tutarak, özellikle enerji arz güvenliğinin korunması ve şokların sınırlanması açısından önemli bir tampon görevi üstleniyor. Maliye politikası tarafında kullanılan yakıt fiyatlama mekanizması ve mevcut mali alan, petrol şokunun enflasyona geçişini sınırlayarak ekonomik oynaklığı absorbe eden bir denge unsuru oluşturuyor. Program kapsamında rezerv birikimi, kamunun görece düşük borcu ve azalan dış finansman ihtiyacı gibi makro tamponların güçlendirilmesi, ülkemizin dış şoklara karşı dayanıklılığı noktasında önemli bir avantaj sağlıyor” dedi.

“EKONOMİK KALICI ŞEKİLDE DÜŞMEDEN SANAYİDE YAŞANAN SIKINTILAR ÇÖZÜME KAVUŞMAZ”
Enflasyonun düşüşe geçtiğini ancak istenen seviyede olmadığını belirten Özgener, “Enflasyon düşüşe geçti ancak istenilen seviyede değil. Bu gelişmeler, daraltıcı para politikasını gerekli kılıyor ve bu durum da ekonomiye dair kararları zorlaştırıyor. İş dünyamızın bu süreçte dile getirdiği konularda haklı olduğunun altını özellikle çiziyorum. Ancak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeden, sanayide yaşanan sıkıntıların sürdürülebilir şekilde çözülmesinin mümkün olmadığını da bir kez daha vurgulamak istiyorum. Önümüzdeki dönemde daha etkin ve sonuç odaklı adımlarla ilerleyebilmek adına, Ekonomik Programın gözden geçirilmesi ve gerekli güncellemelerin yapılması büyük önem arz ediyor. Elbette, Ekonomik Programı uygulayarak elde ettiğimiz kazanımlarımızı yok sayamayız. Ancak değişen koşulları ve iş dünyasının beklentilerini de dikkate alarak, finans ağırlıklı, rezerv ağırlıklı, baskılanmış kur ağırlıklı sürdürülen politikada güncelleme yapılması gerekiyor. Enflasyonla mücadeleyi odağımızda tutarak, programdaki kur politikasını, ihracat ve ithalat rejimini yeniden kurgulayıp hızlı bir şekilde harekete geçmemiz gerektiğine inanıyorum. Öncelikle; Programın, petrol fiyatlarının güncellenmesiyle birlikte enflasyon, bütçe açığı, cari açık ve büyüme hedeflerinin tekrar gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Reel sektör özelinde değerlendirdiğimizde ise; kısa vadede finansmana erişim, ihracat teşvikleri, orta ve uzun vadede sektörel dönüşüm planları, teknoloji odaklı hibrit dönüşüm modelleri, Orta Koridor kapsamında atılacak adımların sektörel ve bölgesel teşvikleri kapsayacak şekilde hedeflerin revize edilmesi büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.

“VERGİ AVANTAJLARI, KENTİN EKONOMİK DİNAMİZMİNE KATKILAR SUNABİLİR”
İzmir özelinde de değerlendirmelerde bulunan Özgener, “İzmir özelinde baktığımızda ise; dış ticaret ve transit ticaret faaliyetlerine yönelik vergi avantajlarının, kentimizin ekonomik dinamizmine önemli katkılar sunabileceğini öngörüyoruz. İzmir Ticaret Odası olarak, ülkemizin iş ve yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik atılan tüm yapıcı adımları desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

ÖZGENER’DEN ENFLASYON DEĞERLENDİRMESİ
Enflasyon ile ilgili değerlendirmelerine devam eden Özgener, “Ülkemiz Mart ayı enflasyonu yıllık %30,87 olarak gerçekleşti ve Aralık ayından bu yana devam eden yükseliş eğilimi yerini düşüşe bıraktı. Bu gelişmede, Mart ayında aylık ortalamaların altında gerçekleşen gıda enflasyonu belirleyici oldu. Ancak, özellikle Mayıs enflasyonunda, petrol fiyatlarındaki artış ile Nisan ayında gerçekleşen elektrik ve doğalgaz zamlarının etkilerini daha net görüyor olacağız. Bildiğiniz üzere, son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin %37’de sabit tutulmasına karar verildi. Merkez Bankası’nın, enflasyonun ana eğiliminde Nisan ayında sınırlı bir artış olabileceğini belirtmesi ve iktisadi faaliyette yavaşlama olduğuna yönelik vurgusu da dikkat çeken bir analiz olarak karşımıza çıkıyor. Sonuç olarak, Merkez Bankası’nın bu aşamada “bekle-gör” yaklaşımını benimsediğini değerlendiriyoruz. Genel çerçevede metin, yukarı yönlü enflasyon risklerini daha belirgin şekilde vurgulayan görece daha şahin bir tona işaret ediyor. Buna karşın, iktisadi faaliyetteki yavaşlama netleşmeden politika faizini kullanarak ilave sıkılaşmaya gitme konusunda temkinli kalındığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

“SAVAŞ BİTSE BİLE ÖNCESİNE DÖNMEK EN AZ 6 AY SÜRER”
Savaşın bitmesi durumunda ekonomik olarak neler yaşanılabileceği ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özgener, “Bugün 100 doların üzerinde seyreden petrol fiyatlarının, 2026 yılı ortalamasının OVP’de öngörülen 65 dolar seviyesi yerine 85 dolar seviyesinde dengeleneceği varsayımıyla; enflasyonda 3,5–4 puanlık artışa, cari açığın 15–20 milyar dolar genişlemesine ve büyümenin 0,6–1,5 puan gerilemesine yol açabileceği tahmin edilmekte. Savaş hemen bitse bile enerji piyasalarının savaş öncesine dönmesi, en az 6 ay. Ekonomide mevcut güveni bozmak çok kolay ama işlerin tamiri aynı oranda ve zamanda mümkün değil. Faiz oranlarının maalesef 8 ay öncesine dönüş yaptığını görüyoruz. Yüzde 50’nin üzerinde bir kredi faiz oranı ve %30 enflasyon : biraz önce de söylediğim gibi ekonomi politikası revizyonunu kaçınılmaz kılıyor” şeklinde konuştu.