EGEDESONSÖZ- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Konak Belediyesi’nin Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi.
Özel’in konuşmalarından satır başları şöyle:
Büyük bir memnuniyet görüyorum, önceki dönem belediye başkanımız, önceki dönem il başkanlarımız, milletvekillerimiz programları takip ediyorlar, onurlandırıyor. İzmir, CHP’nin sancak gemisidir, İzmir’de her başarı gururumuza gurur katarken İzmir’de en ufak sorun partimiz açısından taşınması güç bir durum oluşturuyor.
29 BAŞKANA TEŞEKKÜR
28 ilçemizin talepleri var. Biz 3’üne yetişebildik. İlerleyen günlerde yine sizlerle birlikte olacağız. 29 belediye başkanımıza tüm imkansızlıklara rağmen 2 yıl içinde yüzlerce projeyi hayata geçirdikleri için, bu yoksulluk kıskacındaki insanlara sosyal belediyecilikle sahip çıktıkları ve kırılgan grupları kayırdıkları, halkçı belediyecilik örnekleri gösterdikleri için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
HER SORUNU ÇÖZMEK İÇİN YETKİLİ İSİM İL BAŞKANIMIZ!
Bir tünel inşaatı yapılıyor, üstündeki evlerde mağduriyetler oluşmuştu. Atamer Mahallesi... O arkadaşlarımız seslerini yükseltiyordu. Onlara çözüm önerilerinde bulunuldu. Vatandaşın sesini duymayanlar, ormanları katledenler, madenlerle memleketin canına okunurken susanlar, ortak olanlar ve mecliste el kaldıranlar bazı duyguları tahrik etmeye çalışıyorlar. Kimin ne mağduriyeti varsa İl Başkanımız, Genel Başkanın vekili sıfatıyla İl Başkanlığında oturuyor. Her sorunu çözmek için parti adına yetkili. Konuyu çözmeye yetkili. İzmir’de CHP’ye ulaşamayacak kimse yok. AK Parti’nin de bu konudaki fırsatçılıklarına ne biz ne de İzmirliler izin vermiyoruz, vermeyeceğiz. Bir kişiyi bile geride bırakmayacağız.
MUTLU’NUN ADAYLIĞINDA FERDİ ZEYREK’İN REFERANSI ÖNEMLİ ROL OYNADI
Bugün burada İzmir’in 8 kadın belediye başkanından birisinin konuğuyuz. Bu dönem 9 kadın arkadaşımızı İzmir’e önerdik, 8’i yetki aldı. Bunlardan bir tanesi Nilüfer Hanımdır. Ben Nilüfer Hanım ile Ferdi Zeyrek’in ofisinde tanıştım. Kendisi vekil adayıydı. Ben Manisa’ya gittiğimde Ferdi, ‘Bir arkadaşım var, çok severim bir görür müsün?’ dedi. Gittim Nilüfer Hanım’ı dinledim. Nilüfer Hanım’a dedim ki, ‘Senden milletvekili olmaz. Senin aklın fikrin belediyecilikte. Senin aklın fikrin mesleğinde. Ankara’ya bunu vekil yapmayın demeyeceğim. Yerel yönetimlerle ilgili talebin olursa onun arkasında dururuz’ dedim. O da hak verdi bana. Milletvekilliği olmamıştı. Sonra ben partinin genel başkanı olarak dosyaları karıştırırken bir baktım Nilüfer Hanım karşımda. Bu sefer belediye başkan adayı olmuş. Gece vakti Ferdi’yi aradım. ‘Abi yapar, çok iyi tanıyorum. İzmir’de mimarlar odası başkanlığı yaptı. Bu işleri yapar’ dedi. Tek kriter o değildi ama Ferdi Zeyrek’in de referansının önemli bir rol oynadığı biçimde Nilüfer Çınarlı Mutlu burada belediye başkan adayı oldu. İyi oy alarak seçildi. 2 yılda yaptıklarını hep birlikte izledik. Farklı hizmetler sunarak, fark yaratan önemli işler yapmış. Bizi çağırdığı açılış çok anlamlı. Gezdiğimiz mekan yeni nesil bir gençlik merkezi.
ÇOK DAHA FAZLA İZMİR’E GELECEĞİM
İzmir programımızın sonuna geliyorum ama bundan sonra çok daha fazla İzmir’de olacağım. Bir yılı geçkin bir süredir partimiz ağır bir saldırı altında. Bir yıldır CHP’ye atılmadık iftira, yapılmadık hakaret kalmadı. Kamu yayıncılığı ile vergilerimizden pay alan TRT’den yandaş medyasına, merkez medyasına kadar iktidarın baskısıyla, zorlamasıyla uğramadığımız suikastı kalmadı. Bu saldırıları karşısına hep birlikte ayakta duruyoruz.
TERTEMİZ İNSANLARA HIRSIZLIK YAPTI DEDİLER
Yanlışa yanlış diyoruz. Manavgat’taki görüntülere ilk soruşturmayı açtık. Mevcut ve önceki belediye başkanını günler içinde ihraç ettik. Muğla’da meclis üyesini saatler içerisinde ihraç ettik. Yanlış yapan kim olursa olsun üstüne gideriz. Kimse bunun aksini düşünmesin. Ancak kimse kendi iktidar yürüyüşüne ‘CHP engel olacak, yerel yönetimlerde başarı elde ettiler, 47 yıl sonra birinci parti oldular, bizi tarihimizde ilk kez yendiler, Ege’den sildiler, 7 şehirde 7 bölgede birden olan tek parti oldular, bu yürüyüşü kesmeliyiz. Geleceğin iktidar partisine, geleceğin cumhurbaşkanına darbeyi göze aldık’ dediler. Attıkları iftiraların birinin bile iddianamede yer alamıyor. Televizyonlarda anlatılan ne görüntüler var. Hangisi iddianamede var? İddianamede iddia edemiyorlar. İddia dahi edemiyorlar. 1200 telefonu Medya A.Ş’den dağıttılar dediler ama iddia dahi edemediler. Söyleyen kadın, ‘öyle duymuştum’ diyor. Yerin altından paralar çıktı diyen adam, ‘beni de kandırmışlar’ diyor. Bir başka gazeteci, ‘siyaset bu yalan olur’ diyor. Yalan diye söylediğin şey tertemiz insanlara hırsızlık yaptı diyor.
PEÇETE TORBASI GİBİ DARMADAĞIN OLMUŞ BİR İDDİANAME…
Dün akşam gece 1’de nihayet başlayan duruşmanın ilk ara kararında 18 arkadaşımız özgürlüklerine kavuştular. Bundan sonra artarak devam edeceğini göreceğiz. Mahkeme salonu yargılandığımız değil yargıladığımız bir mecraya dönüştü. Bir partinin genel başkanı çıkıp, ‘iddianameyi bekliyoruz, bu alçakça iftiraların hiçbirini ispat edemeyeceksiniz. Ben arkadaşlarıma güveniyorum ve diyorum ki yargılanmak için değil yargılamak için o iddianameyi bekliyorum’ dedim. Bunu söyledikten 6 ay sonra iddianame çıktı. O yalanların hiçbiri çıkmadı. Aileleri tedirgin etmek için eşe, çocuğa saldırdılar. Yalan siteler kurdular. Ekrem İmamoğlu’nun uçağı diyor. Her şeyi çürütüyorsunuz şimdi peçete torbası gibi darmadağın olmuş iddianame kağıtları Silivri’de namuslu arkadaşlarımızın ayakları altında ezilmektedir.
İSTANBUL’DA ŞİMDİ SANDIK KONSA 2,5 MİLYON FARK ATARIZ
Akşam Bursa’da olacağız. Bursa’da belediye meclis çoğunluğu bizde değil diye bir kişinin özgürlüğü elinden alınmaya çalışılıyor. Bursa’da meclis çoğunluğu AK Parti’de. Başkanımız hakkında bütün dosyaları aldılar, aylarca çalıştılar ve hiçbir şey bulamadılar. Belediye başkanımızın 5 yıl geriye dayalı iş için gözaltına aldılar. 5 yıl önce olan bir iş için başkanı hakim karşısına çıkarıp, tutuklatıp, 2 yıl önce sandıkta alamadıkları Bursa’yı hakim tokmağı ile almaya çalışıyorlar. Milletin oyu ile alamadıklarını savcının iftirası, hakimin tokmağı ile almaya çalışıyorlar. Bu tür işler kısa, orta ve uzun vadeli işlerdir. Kısa vadede bu işlere tenezzül edenler önce kazanır. Orta vadede bu iş milletin vicdanından döner.
Örnek arayan kendi hayatına baksın. Haksız yere 3 ay tutuklu kalan Erdoğan, onun yarattığı mağduriyetle parti kurdu, nerelere geldi. Yine dönsün kendi hayatına baksın. Milli iradeyi baş tacı ederken milletin iradesi onu bir kere sınadı. 31 Mart 2019’da, ‘sen ve atadıkların değil, Ekrem İmamoğlu yönetsin’ dedi. Bunu hazmedemeyip, mazbatayı iptal ettiğinde arada 13 bin fark vardı. 45 gün sonra 806 bin fark oldu. Şu an 1 milyon 150 binin üzerinde fark ile seçildik. Şimdi sandık koysanız 2,5 milyondan aşağı fark çıkmaz. Bu tip işler kısa vadede yararken orta vadede millet diyor ki, ‘sen irademe fesat karıştırdın, irademi sakatladın. Dur ben sana ayar yapayım, aklın başına gelsin’ diyor. Uzun vadede ise bugün yapılan işi ilerde çocukları torunları sahiplenmiyor. Geçmişteki bu tip ayıplı işleri sahiplenen kimsenin kalmadığı gibi. Recep Tayyip Erdoğan o yüzden diyorum çok kızıyor.
BU DÖNEM DARBEYİ YAPAN ERDOĞAN’LA PÜSKÜRTEN KAHRAMAN CHP’LİLERİ HATIRLAYACAK
Seçilmiş bir başbakan, sonra tarafsız cumhurbaşkanı, sonra taraflı cumhurbaşkanı olarak bu milletten defalarca yetki aldı. Siyaseti bu noktada bıraksaydı demokrasi tarihinde yeri vardı. Bırakmayı göze almayıp, kaybedeceği seçime girmemek için rakibini hapse attıran, rakip partiye olmadık kötülükler yaptıran, Atatürk’ten emanet, cumhuriyetin en büyük kazanımı sandığa el uzatan, sandığa saygı duymayan birisinin gençleri ne duble yollarıyla övünülecek ne ailesinden torunlar büyüdüğünde, ‘Osman Gazi köprüsü dedemin zamanında yapıldı’ demeyecek. Çünkü gün gelecek devran dönecek, millet bu darbeyi geri püskürtecek. Millet sandıkta patronun kim olduğunu gösterecek. Herkes 19 Mart darbesini, darbenin başındaki kişinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu, uygulayıcısının Akın Gürlek olduğunu, rakibinin aday olmasını engellemek için devletin 31 yıl önce verdiği diplomasını bile inkar ettiğini herkes hatırlayacak. Bu dönem darbeyi yapan Erdoğan’la püskürten kahraman CHP’lileri hatırlayacak.
İzmir’in sadece sosyal demokratlarına değil, milliyetçi, muhafazakar, Kürt, Liberal, Sosyalist tüm demokratlarına darbenin karşısında durdukları ve bundan sonraki süreçte sandığa, demokrasiye sahip çıkacakları için teşekkür ediyorum. O günlere hep birlikte kavuşacağız.
BİR YANIMIZ BAHAR, BİR YANIMIZ YAPRAK DÖKÜYOR
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay açılış konuşmasında, “Bugün Ferdi Başkan ve Gülşah Başkan adına yapılan açılışlarda olduğu gibi iki duyguyu yaşıyoruz. Bir tarafımız bahar diğer tarafımız yaprak döküyor. Belediyeler olarak halkımızın ihtiyaçlarını doğru saptayarak hizmetler ulaştırmaya çalışıyoruz. Gençlere dönük hizmetleri daha özel bir yere koyuyoruz. Gençler, büyüklere de enerji veren bir yaş grubu. Gençleri mutlu ve umutlu olmayan bir toplumun iyi olduğunu söylemesi mümkün değil. İçinde yaşadığımız ortamda gençlerimiz bugünün şartlarında kendilerini geliştirmeyi amaçlayan altyapıya ulaşamıyorlar. Geleceğe dair de olması gereken umudu taşıyamıyorlar. İzmir’de gençlerle yaptığımız saha çalışmasında duyduk, İzmir’in gençlerin kendini geliştirmesinde daha fazla olanak sağlaması gereken bir şehir olduğunu söylüyorlar. Bu mesajı çoktan aldık. Gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Şehrimizin her tarafında gençlere önem gösteriyoruz. Bir kütüphanenin açılışını bir başka kütüphanenin temel atmasını yaptık. Dijital beceri merkezinin açılışını yaptık. İzmir’i gençler için her geçen gün daha cazip bir kent haline getireceğiz” dedi.
YENİ BİR HİKAYEYİ KONAK’A KAZANDIRIYORUZ
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Bugün heyecanımız büyük, gururumuz sonsuz. Genel Başkanım göreve geldiğimiz ilk günden bugüne hayata geçirdiğimiz her projede desteğinizi yanımızda hissettik. Sizin halkçı belediyecilik vizyonunuz en büyük yol haritamız oldu. Bizleri yalnız bırakmayarak ortak olmanız açılışa katılmanız yerel yönetimlere ve gençlerin geleceğine verdiğiniz değerin ön büyük kanıtı. Sizden aldığımız güçle Konak’ı daha modern ve demokratik bir kent yapma yolunda kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. Bu kürsüde konuşmak benim için kolay değil. Bu kentin kalbinde yeni bir hikayeyi Konak’a kazandırıyoruz. İçimde bir mutluluk var çünkü burası gençlerin sosyalleşmek için bir araya geleceği bir yer olacak. İçimde hüzün var çünkü Kardeşim Ferdi Zeyrek bugün aramızda değil. Ferdi Zeyrek’i sözcüklere sığdırmak olanaksız. O yaşamı boyunca Manisa’yı kalbiyle sahiplendi. Onun asıl gücü insanlarla kurduğu sarsılmaz bağ” dedi.
Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek hakkında övgülerde bulunan Mutlu, “Nurcan kendi emeği ile yükselen, tanıdığım en güçlü, en çalışkan ve cesur kadınlarından biri. Hayatın en zor sınavlarından birisini yaşadı ama çocuklarına sarılarak dimdik ayakta durdu. Acıyı içine gömüp onu iyilik hareketine dönüştürmek hiç kolay değildi, onu da başardı. Artık yarısı Ferdi’nin olan o güzel yüreğinle hayatlara dokunuyorsun” ifadelerine yer verdi.
Mutlu açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
“Hep birlikte zor bir dönemden geçiyoruz. İki yıl boyunca attığımız her adımda adil kent, eşit yurttaşlık mottosunu hatırladık. Kararlarımızı bu mottomuza dayanarak aldık. 'Mazereti olmayan kent Konak' diyerek çıktığımız yolda Konak’ı birlikte güzelleştirmek için her türlü çalışmanın içinde yer aldık. Bu kentte kimse yalnız değil. Biz varız. Bugün sadece binanın kapılarını açmak için değil gençlerin enerjisini geleceğe taşımak için bir aradayız. Gençlerin yeteneklerini keşfedecekleri yeni nesil bir üretim üssü oluşturduk. Bu merkezi gençlerin talepleriyle şekillendirdik.”
UMUT BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK
Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek ise, “Ferdi’nin adının gençlerle olması o kadar güzel ki. Bu kadar gittiğim birçok açılış oldu ama gençlerle adının bağdaştığı ilk yer olması beni çok heyecanlandırdı. İnanılmaz gurur duydum. Ferdi kendi hayatını tırnaklarıyla emek emek inşa ettiği için her gencin fırsat eşitliğine kavuşmasını en büyük hedeflerinden biri olarak görüyordu. Bana, ‘ Ah Nurcan ne cevherlerimiz var, her birinin yeteneğine uygun fırsatlar karşısına çıksa ülkemiz bambaşka olurdu’ derdi. Bu merkez onun gençlere olan inancının yaşayan bir yansıması olacak. Burada umut hiç bitmeyecek. O umut gençlerimiz olduğu sürece büyümeye devam edecek” dedi.