Ortak Program

Abone Ol

Bir ihtimal vardı, muhalefeti ‘Ortak Program’ ile bir araya getirmek. O ihtimal de hızla yok ediliyor. Liderler arası suçlama maratonu aklın önüne geçiyor.

Gerçek yürüyor, yeryüzü kaosa sürükleniyor. Sistem dengeden çıktı, geri dönüş koşulları ortadan kalktı. İklim krizi insanlığı tehdit ediyor.

Hal böyle iken, hayatın bildiğimiz gibi aktığını düşünmek olacak şey değil. Dijital devrim yeni bir çağı başlatırken geçiş süreci neler getirecek tartışmaya açık.

Haliyle, ülkemizde de değerler sistemi hızla çöküyor. Ve bu çöküş otoriterleşme koşullarını destekliyor. Ancak bu durum, yoksulluğu büyüten koşulları değiştirmiyor. Üretim süreçleri ve finans yönetimi kontrolden çıktı.

Yürüyen gerçeğin diğer boyutu, yeni Dünya düzeninde öngörüldüğü gibi Cumhuriyet’in dönüştürülmesi, kimlik siyasetiyle yolu açılan otokrasiye geçiş.

Bu denli olağan dışı koşullarda, muhalefet nasıl hareket etmeli?

Her şeyden önce, muhalefetin bir araya gelerek, problemi nasıl ele alacağını ve nasıl tarif edeceğini, sorunsalı açıklaması gerekir. Ortak Program ihtiyacının izahı yapılmalı. Programda, Türkiye’nin değişim koşullarında nasıl yönetileceği yazılmalı, sorunlar tanımlanmalı ve çözüm yolları açıklanmalı.

Bu program, aynı zamanda, toplumsal mutabakatın yolunu da açmalı.

Dünya ölçeğinde yaşanan bunalım karşısında devletlerin durumu nedir? Tartışma konusu meseleleri nasıl ele almak gerekir?

Kolay değil, sitem çöküyor. Geçiş sürecinin sorunlarını aşmak için yeni toplumsal mutabakat gerekiyor. Ancak birbirine husumet besleyen, hakaret edenlerin sosyal ilişkileri belirlediği koşullarda toplumsal mutabakat mümkün değil. Ortak Program, bu nedenle bir zarurettir.

Sonuç olarak, yeni Dünya düzeninde Türkiye’nin nasıl yer alacağına ve geçiş süreci yönetiminin nasıl olacağına dair çözüm yolları ve izlenecek siyasetin “Ortak Program” ile belirlenmesi, ülkenin önünü açacak en akıllı tercih olacaktır.

Bütün mesele, kişilerin değil, ilke ve fikirlerin peşinden gitmek.