EGEDESONSÖZ- Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile satın alma birimlerinde kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları, belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle İzmir merkezli 6 ilde 44 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında eski baş hekimin de olduğu öğrenildi. Soruşturmanın, bir üniversite çalışanının ihbarıyla başlatıldığı öğrenildi.
Ege Tıp öğrencileri de konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sayıştay denetimleri sonucunda yaklaşık 3 milyar 100 milyon TL kamu zararı oluştuğunun tespit edildiğine dikkat çekilen açıklamada, gözaltına alınanlar arasında Ege Tıp Fakültesi'nin eski dekanının da bulunduğu belirtildi.
Öğrenciler, eski dekanın görev süresi boyunca idari uygulamaları, öğrencilere yönelik tutumu ve kampüs yönetim anlayışı nedeniyle öğrenci toplulukları ile üniversite kamuoyu tarafından sık sık eleştirildiğini ifade etti.
Açıklama şu şekilde;
“Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile satın alma birimlerindeki ihalelerde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle başlatılan hukuki süreç kapsamında 44 şüpheli gözaltına alınmıştır. Sayıştay denetimleri sonucunda tespit edilen kamu zararının yaklaşık 3 milyar 100 milyon Türk Lirası olduğu belirtilmektedir.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler arasında Ege Tıp’ın eski dekanı da yer almaktadır. Bahsi geçen eski dekan, görev süresi boyunca idari uygulamaları, öğrencilere yönelik tutumu ve kampüs genelindeki yönetim anlayışı nedeniyle öğrenci toplulukları ve üniversite kamuoyu tarafından sıkça eleştirilen bir figür olmuştur.
Mali usulsüzlük soruşturması kapsamında yasal işlem uygulanan eski dekan, özellikle görev döneminin başında öğrencilerin ortak kullanım alanı olan "Periyot" okuma salonunun kapatılması kararıyla gündeme gelmişti. Bu idari karara karşı gelişen öğrenci, akademisyen ve mezunların baskısı neticesinde üniversite yönetimi kararından dönmüş ve ilgili alan yeniden öğrencilerin hizmetine açılmıştı. Ege Tıp öğrencileri olarak, geçmişte haklarımızı ve yaşam alanlarımızı savunduğumuz gibi, kamu zararına yol açan bu usulsüzlük sürecinin de sonuna kadar takipçisi olacağız!”