Onlar büyüyor, millet küçülüyor...

Abone Ol
Türkiye ekonomisindeki yılın ilk çeyreği için açıklanan yüzde 13,8’’lik küçülme rakamı, yüzde 14,3 olarak düzeltildi. Yani yılın ilk çeyreğinde ilan edilenden yüzde 0,5 daha fazla küçülmüşüz ama resmi olarak 8 ay sonra öğrendik.’¶
Yılın 2. çeyreğinde yani Nisan-Mayıs-Haziran aylarında alınan tüm tedbirlere rağmen (ne ise o tedbirler?) yüzde 7 küçülme geldi. (70 gün sonra öğrendik)
Ekonomik küçülme demek, üretim düşmesi demektir. Üretim düştükçe ülke küçülür, insanlar işsiz kalır, fakirleşir.
İkinci çeyrekteki rakamlara bakınca en fazla küçülmenin, yüzde 21 ile inşaat sektöründe, yüzde 15,3 ile madencilikte, yüzde 15 ile toptan ve perakende sektöründe olduğunu görürüz.
Lokomotif sektör olan inşaat sektörünün yüzde 21 küçülmesiyle ona bağlı, onlarca sektör de küçülmek zorunda kalacak. Toptan ve perakendedeki küçülme ise; kocaman adamların simitçi, bakkal, oyuncakçı yapılıp televizyonlarda komik duruma düşürülmelerine rağmen, çarşıda pazarda alışverişin azalması demektir.
Bunu anlamak için ekonomist olmaya da gerek yok. Çıkın pazara, alışveriş merkezlerine görün ekonomiyi. Bir esnaf deyimi vardır; ’“yaprak kıpırdamıyor’” diye, işte durum aynen böyle.
2010 bütçesi ise şimdiden ümitsiz vaka.
Bürokrasinin hazırlığına göre bu sene sadece memur ve emekliye yapılacak yüzde 4,5+ yüzde 4,5 dışında artış yapılmayacak. Bu da yeni yatırımların, ekonominin devlet yatırımları ile hızlandırılmasının, beklentilerinin boşa çıkacağı ve yeni vergilerin ’– zamların artarak vatandaşın sırtına yükleneceği demektir.
Peki, her şey kötü mü?Ekonomik olarak büyüyenler yok mu?
Var, var.
Bakın büyüyenlere’…
’• Çoğu yabancı sermayenin eline geçen bankaların karları BÜYÜDÜ,
’• Ülke borcu 214 Milyar Dolardan, 521 milyar Dolara BÜYÜDÜ,
’• İşsiz sayısı 1 milyon 100 binden,3 milyon 700 bine BÜYÜDÜ,
’• Unakıtan ailesi 600 milyon Dolarlık enerji yatırımına girdi, BÜYÜDÜ,
’• Burak Erdoğan armatör oldu, gemileri var, BÜYÜDÜ,
’• Bilal oğlan Erdoğan, pırlanta dükkanları açtı, BÜYÜDÜ,
’• RTE kaçak inşaatlı evden, villaların bulunduğu site sahibi oldu, BÜYÜDÜ,
’• Damat bey, Medya Gurubunun başına geçti, çok ama çok BÜYÜDÜ,
’• Melih Gökçek’’in iki oğlu yüzer milyon dolarlık takımların sahibi oldu, BÜYÜDÜ,
’• Topbaş’’ın oğlu Koç- Sabancı gibi üniversitelerin kantin ve yemek işini ihalesiz aldı,(şirket ismi Pigastro) BÜYÜDÜ,
’• Yeni kurtarıcımız RTE destekli Mustafa Sarıgül, gelinine 280 bin Euro’’luk araba aldı,(yaklaşık 600 bin TL.- 120 aylık Şişli Belediye Başkanı maaşı) gelin kız BÜYÜDÜ.
Gördüğünüz gibi büyüme var. Hem de inkar edilemez biçimde görgüsüzce, arsızca, yüzsüzce büyüme var.
Burada güzel bir deyişi hatırlayalım:
Oyun bitti mi, şah da, piyon da aynı kutuya girer.
Ömür bitince de zengin de, fakir de aynı toprağa girer.
Güneş, onlar öttükleri için doğuyor zanneden horoz kafalıların unutmaması gereken bir kural da bu dünyanın hesabı artık bu dünyada görülüyor. Bu cennet vatanı dar-ül harp belleyip soygunlarına gerekçe arayanlar, yanıldıklarını en kısa zamanda anlayacaklardır.
Bağımsız yargıda herkes, soyanlar da, yardım edenler de, göz yuman bürokratlar da hesabını verecek. Bundan kaçış yok.
Bu arada emeklinin alım gücü küçülmüş, Esnafın siftah yapamadığı işi küçülmüş, köylü kahveye çıkamaz hale gelmiş küçülmüş, gençler iş bulamaz, ana-babaya muhtaç hale gelmiş küçülmüş, kimin umurunda?
Onlar herkesin çocuğunu, kendi çocukları gibi sanıyorlar.
Testiyi ister kuyuya daldır, istersen okyanusa; alacağı su aynıdır.
AKP’’nin kapasitesini gördünüz. Hem ülke yönetiminde hem de belediyede. İstanbul’’un hali ortada. 15 senedir İstanbul’’u yönetiyorlar, kar yağdı felç, yağmur yağdı felç, sis var felç, felç oğlu felç. Bunlar böyle.
Yanlışta ısrar etmek akıllı adam işi değildir. Gerisi milletin bileceği iş.