Önce Play, sonra Off!

Abone Ol
Sanki, Türk futbolu süt liman… Sadece kim şampiyon olurmuş, Şampiyonlar Ligi'nde UEFA'da hangi takımımız final oynarmış, onları düşünüyoruz sanırsın.
Ortalık yangın yerine dönmüş, bir toz bulutu ki aralanması mümkün görünmüyor. Sevgili Federasyonumuz, işi gücü bırakmış, çığ gibi dekoder iadesi yaşayan
Digiturk'ün Kulüpler Birliği üyeleriyle yaptığı toplantıda gündeme getirdiği yeni Play Off önerisinin üzerine balıklama atlamış, eski köye yeni adeti tartışıyoruz.
Gerçi Süper Lig, Bucaspor'un geldiği gibi inmesiyle İzmir gündeminden bir nebze uzaklaştı, ama nasipse seneye İzmir bu heyecanı yaşayacak. Ama Karşıyaka, ama Göztepe ile belki de iki güzide takımımız birlikte lige çıkacak… Bakarsın mahkeme karar almış Bucaspor da Süper Lig'e alınmış… Olur mu, olur.
Neyse, şimdilik İzmir olarak uzağında olduğumuz bu tartışmaya dönelim.
Bu sistem nerelerde uygulanıyor diye 'merak buyururken' Eurosport'ta, Dağhan Irak imzalı haber imdada yetişti.
Dağhan kardeşin haberine göre; Türkiye Futbol Federasyonu'nun hayata geçirmesi beklenen yeni play off sistemi Avrupa'da yalnızca takımlar arasında güç dengesinin uçurum olduğu küçük futbol ülkelerinde uygulanıyormuş.
Yine aynı habere göre; Lig şampiyonunu play off'la belirleyen en kayda değer ülke Belçika. Hollanda ve komşu Yaninistan da Avrupa'ya gidecekleri play off'la belirliyor, ama tepkiler artıyormuş. Yakında onlarda cayacaklar yani.
Belçika'da sezonu ilk altıda bitiren takımlar şampiyonluk play off'u oynuyor. Takımlar normal sezonda aldıkları puanların yarısını da yukarı taşıyorlar. Buçuklu sistem bir dönem Voleybol ve Basketbol federasyonları tarafından da uygulanmıştı.
İsrail de benzer bir sistemi uyguluyor.
Araştırmaya göre play off'a itibar eden üç ülkeden biri FIFA sıralamasında Avrupa'nın en gerisindeki Andora, diğeri Güney Kıbrıs, bir diğeri de San Marino…
San Marino deyince; kulakları çınlasın! İlk kornerini Türkiye'ye karşı kullanan, ilk ve tek galibiyetini 2004'teLiechtenstein'a karşı hazırlık maçında alan, 30 bin nüfuslu, 61 bin km²'lik Avrupa'nın beş 'mikro' devletinden biri...
Varın anlayın gayri, kimleri örnek alıyoruz.
Andora'da ise ligde sekiz takım varmış. Böylesine kısır bir ligde elbet maç sayısı artırılmak istenecek.
Bize gelirsek, gruplu Türkiye Kupası, Avrupa-Dünya Kupası elemeleri, Avrupa kupaları derken, yoğun maç trafiği yüzünden yaz günü 40 derece sıcakta, gece yarıları maç oynattığımız, bu uğurda kurbanlar vermeye ramak kalınan bir ülkeyiz. Sadece kan ve dekoder kaybeden yayıncı kuruluş, daha fazla maç yayınlayacak' diye proğramı sıkıştırmak, hangi akla hizmet?
Aslında bu sorunun yanıtını kestirmek güç değil. Tamamen 'duygusal'. Yani parayı veren düdüğü çalacak. Çalacak da; Şu sorunun yanıtını bulmak biraz zor.
Türk Futbolunu yönetmekle görevli, Törkiş Futbol Federasyonu lig statüsünü televizyonculara, kimin düşüp kalacağını mahkemelere bırakıyorsa, 'Avrupa'da sorumluluk kulüplerde. İsterlerse çekilebilirler' diyebiliyorsa, beylerin orada ne işi var?
Avrupa başladı, ligin eli kulağında, 'bomba' kucağımızda duruyor. Teşbihte hata olmaz, biraz ironi ile varsayalım ki; Ağır Ceza Reisi'nin tepesi atsa, 'Düşürdüm ulan!' dese; Yandı gülüm keten helva! Kimse ne olacağını kestiremiyor. Yani ligi başlatıp zaman kazanmak da iş değil.
Adliyede her geçen gün yeni yüzler. Onların da ardı arkası kesilecek gibi değil.
Başlangıçta, 'Ben karışmam, ne karar alırsanız arkanızdayım' diyen UEFA bile TFF'ye güvenemedi Disiplin başmüfettişi Pierre Cornu'yu Türkiye'ye yolladı.
Beyler bırakın play-of'u, mlay of'u! Siz önce şu ligi bir 'play'letin de hele, sonra 'off' çekeriz birlikte!