Önce Erdoğan’ı durdurun

Abone Ol
Çok korktuğumuz, Ermenilere soykırım yapıldığını inkar edenlere ceza getiren yasa, Fransız Parlementosu'nda nihayet kabul edildi.
Eh, yadırgamamak lazım…
Kendi ülkenizin Başbakanı kendi meclisinde, 'Bu ülkede 1937 yılında Dersim'de 50 bin Kürt katledildi ve bunun için devlet adına özür diliyorum' derse…
Üstelik, 'Elimde belgeler var, kanıtlayacağım' diye iddia ederse…
Bu durumda elin Fransa'sına 'Sen kendi din kardeşlerinin katliamını kabul edip özür diliyorsun, benim din kardeşlerime yapılan katliamı da kabul edip, özür dileyeceksin' demek düşer elbette! Çok görmemek gerek….
Bu işin bir yanı. Diğer ve asıl en önemli yanına gelince; merak ediyorum bir ülkenin bağımsız denilen savcıları ve Dışişleri Bakanı ne işe yarar? Fransa'yı elinde kanıt olmadan insanlık ve nefret suçu işlediğine dair kınıyor ve protesto ediyoruz ama Dersim'de Kürtlerin katledildiğini iddia ederek kin ve nefret söylemi suçunda bulunan Başbakanımızı görmezlikten gelmemize ne demeli?
Peki ya bu suçun işlenmesine hiç ses çıkarmayarak sessiz kalan savcılara?
Başbakan arşivleri açarak iddialarını kanıtladı mı? Kanıtlamadığına göre halkı kin ve nefret duygularına teşvik suçundan dolayı hakkında soruşturma açılmalıdır. Sen, ben, sıradan biri böyle bir iddiada bulunabilir miyiz? Memlekette böyle bir ifade özgürlüğü herkes için geçerli midir? Yoksa sadece Başbakan olmak böylesi serbest atışları mümkün mü kılmaktadır?
Sahi Dışişleri Bakanımız nerelerde? Arap baharı turlarında Başbakanımızı Araplara yarandırmaya çalışmaktan başka bir işe yaradığını gören oldu mu? Tam da Sarkozy'nin Ermeni oylarına muhtaç düştüğünü bildiği bir dönemde, Başbakan'ı 'Kürtler'in ve Ermeniler'in tarihi hamisi olduğu bilinen Fransa'ya' koz vermemesi için 'Kürtler Dersim'de öldürüldü' konuşmasını yapmasının vahim bir hata olacağı hususunda neden önceden uyarmadı?
Şimdi Fransızlar bu tasarıdan sonra bir benzerini Kürtler için de çıkarırsa ne olacak? 'Türkler Dersim'de 50 bin Kürt'ü katletmiş, üstelik devlet adına Başbakanları da bunun için özür diledi' diyecek olsalar?
Biat kültürü AKP'ye ve neredeyse bütün ülkeye yayılınca Başbakan'a doğru dürüst danışmanlık yapacak kimse de kalmıyor demek ki! Ne yazık ki bunun sonuçlarına katlanacak ve cezasını çekecek olan yine biz ve gurbetteki zavallı vatandaşlarımız olacak… İster misiniz, ırkçı Almanya'dan sonra şimdi de ırkçı Fransızların saldırı ve tehditlerine hedef olalım…