Olmak ya da sahip olmak

Abone Ol

Olmak ya da sahip olmak. Aslında hayatın her tarafında sorun bu olduğu gibi çözümde bu. Olmak kendiyle ilgilidir. Sahip olmaksa zorlamadır. Elde etmedir koparmadır.
Olmak bir gülü dalında seyretmektir. Sahip olmaksa onu koparmak, almak, öldürmektir.
Olmak demokrasidir. Özgür, müdahalesiz, korkusuz ve bağımsız yaşamaktır. Sahip olmak, faşizimdir, teokrasidir, totaliterizimdir, diktadır, zorbadır.
Şimdi ülkeyi yöneten yönetmeyen dinlere cemaatlere, partilere gruplara velhasıl bütün ayrılıklara bakalım.
Ne istiyorlar?Olmak mı, sahip olmak mı?.
Çoğunluk diğerleri de yaşasın, nasıl istiyorlarsa öyle yaşasın mı diyorlar, yoksa bizim istediğimiz gibi yaşasın mı diyorlar. Elbette bizim istediğimiz gibi yaşasın diyorlar. Hatta asimile olsunlar yok olsunlar diyorlar. Ona uğraşıyorlar, ona çabalıyorlar. Azınlıklarda aynı kafa da aslında. Onlarda olmak mücadelesi gibi görünen davranışlarını bakıyorsun sahip olmak seviyesinde taleplere dönüştürebiliyorlar. O zamanda diğerleri olmaklarından endişe duymaya başlıyor.
Aşklarda da böyle evliliklerde de.
Mücadele hep olmakla sahip olmak savaşı. Olmaya çalışsalar sorun kalmayacak, bir taraf diğer tarafa sahip olmaya çalıştığında kavga başlıyor. Sahip olunduğunda artık kavga bitiyor. Çünkü biri diğerinin sahibidir artık. Sahip olan mülkiyet hakkını nasıl kullanırsa öyle kullanıyor diğer tarafı.
Çözüm bilinçli toplum yaratmaktır. Çözüm yasaların olmak mücadelesi içerisinde olanların yanında olmasıdır.
Çözüm demokrasi olmasıdır. Laisizm olmasıdır.