Ölçü kaçtı

Abone Ol
Genel Seçim kampanyasının sonuna gelindiği şu günlerde tenkitlerin ölçüsü kaçtı. Mantık kayboldu..
Sayın Başbakan geçmiş koalisyon ortaklarını tenkit ederken Apoyu ben olsaydım asardım, asmamızın mümkün olmadığını gördüğümde de Koalisyondan çekilirdim dedi. Son onüç yılımızı bazı parti liderleri Apo şöye dedi Apo böyle dedi söylemleri ile geçiriyoruz. Bu tartışmalar ülkemize büyük bir zaman ve enerji kaybına yol açıyor.
Rahmetli Ecevit CIA nın, Apoyu size verelim ancak asmayacağınıza söz verin, seçimde birinci parti olursunuz raporuna dört elle sarılmış, ve teklif aynen uygulanmıştır. Onbinlerce insanımızın ölümünden sorumlu bir kimseyi bir otel konforunda muhafaza ediyoruz. Bunun hesabının verilemiyeceğini düşünüyorum. Rahmetli Ecevit'in şartlı kabulunu koalisyon ortakları da biliyordu. İktidarda kalma hevesi ortakların radikal bir hamle yapmasına mani oldu.
Apo'yu asarsın asamazsın atışmaları son iki Genel Seçimde de yapıldı. Zeka tutulması yaşadığından kuşkulandığımız birisi AKP ye sen 8 yıldır iktidardasın, niye asmıyorsun diye sorabiliyor. Bunu mahallade kavga eden çocukların birbirlerine ölçüsüz bağırışlarına benzetiyorum.
Bağımsız yargı vaktiyle idam cezasının kaldırılmasından sonra APO ya ağırlaştırılmış müebbet hapse kararı vermişken hangi Cumhuriyet idaresi geriye dönüp idam cezası verip uygulayabilir. Tekrar idam cezasını getirsek, bazı yeni deliller dolayısıyla mahkemeye tekrar etsek, kazanılmış hak kavramından dolayı geçmişte işlenen suça ölüm cezası veremizsiniz. Bir kabile devlette bu mümkün olabilir ama Türkiyede mümkün değil. Adamı af edebilirsiniz (Meclis kararı veya Cumhurbaşkanının affı ile),ama idam edemezsiniz.
Ölçü kaçtı başlığını atarken, siyasilerin tenkit ederken olmayacak şeyleri ne istemeleri ne de vaat etmelerinin uygun olmadığını vurgulamayı amaçladım. Vaktiyle Milletvekilinin biri, bir konu hakkında konuşma yaparken siyasi hasmına dönerek 'senin karın dışarılarda sürtüyor' tabirini kullanır. Meclis karışır. Hasım olan kişi evli değildir. Ama kürsüden böyle bir şey söylendiğinde şaşkınlık geçirir. Sonra başlar bağırmaya 'Arkadaşlar ben evli değilim ki' Ama kimse duymaz, kürsüyü işgal eden zeka fukarası, kendine göre tahribatını yapmış zafer kazanma edasıyla meclis kürsüsünü terk eder. Bazı siyasilerin bugünkü atışmalarını buna benzetiyorum. Bazı siyasiler olmayacak şeyleri vaat etmekle seçmeni aldatabilirler, ama sonra seçmen onları tarihe gömer.