Ödenemeyen çek ve senetler...

Abone Ol
’“Ekonomiye Güvenmiyorlar’” başlıklı bir önceki yazımda 2006 yılı Mayıs ayı sarsıntısı sonrası, tüketicinin ve üreticinin ekonomiye yönelik güvenlerinin bozulduğunu ve sonra da kendilerini toparlamayı başaramadıklarını grafiklerle anlatmıştım. Sadece, 2009 yılı Aralık ayı sonrasında küçük bir kıpırdanmanın gerçekleştiğini ancak 2010 yılının Temmuz ayı itibari ile güvensizliğin tekrar dibe doğru ilerlemeye başladığı konusunda uyarılarda bulunmuştum
Bu yazımda, üreticinin kriz döneminde en önemli sorununu, ’“Ödenemeyen Çek ve Senetleri’” yazacağım. Biliyorsunuz bizim ekonomimiz, hele hele üretici piyasalarımız, ’“nakit parayı kim bulmuş ki kaybetsin’” kuralı ile çalışır. Tedarikçiye çek ve senet ile ödeme yapılır, perakendeciye çek ve senet tahsilatına gidilir. Nakit ile çalışan kaç kişi vardır bu piyasalarda, nakit ağırlıklı iş yapan hangi tedarik piyasası vardır şu ekonomimizde?Kısaca, bizim üreticimizin piyasası, çek ve senetle döner.
Kesin rakamlar hala bilinmemekle beraber bizim ekonomimizin üretici piyasalarının en az yüzde 75’’i nakit yerine ’“çek ve senetle’” çalışır. Nakit kullanılmaz, alışkanlık yoktur, varsa bile verilmez dünyanın her türlü durumu vardır. Ama, nakit yerine kullanılan çek ve senetlerin çoğu zaman nakit karşılığı olur. Zaten, boş kağıt verenler bir sıçrar iki sıçrar sonra silinir yerine gider.
Bizim insanımız borcuna öder ödemesine de son kriz döneminde elde olmayan nedenlerden dolayı bu kuralın çok hızlı bir değişime uğradığı görülüyor. Protesto edilen senet tutarı grafiğine göre 2006 yılı Mayıs ayı itibari ile protesto edilen senetlerin tutarı baş döndürücü bir hızla artmaya başlamış ve 2008 yılının sonunda en tepeye ulaşmış. 2008 yılı sonundan 2009 yılına sonuna kadar tepede dalgalı bir plato oluşturan Protesto edilen senet tutarları 2010 yılının ilk yarısında düşmeye başlamış ve 2010 yılının Haziran ayı itibarı ile tekrar artış göstermiştir.
2006 yılı Mayıs ayında Protesto edilen senetlerin toplam tutarı 300 milyon TL iken 2008 yılı sonuna kadar bu tutar 800 milyon TLye ulaşmıştır. 2.5 yılda nerdeyse 3 kat artmıştır. 2009 yılı boyunca 600-700 milyon TL aralığında gezen protesto edilenlerin tutarları, 2010 yılının ilk yarısında 500 milyon TLnin altına inmiştir. Ancak, 2010 yılı Haziran ayı itibarı ile Protesto edilen senetlerin toplam tutarı 500 milyon TLnin üzerine hızla çıkacakmış izlenimi veriyor.



Her üreticinin ve her türlü piyasanın korkulu rüyası ’“Karşılıksız çek’” konusunu grafikle açıklayalım. 2006 yılı Mayıs ayı ile itibarı ile karşılıksız çek sayısı 1 milyon 250 bin adet civarında idi. Bu sayı 2006 yılından 2009 yılı sonuna kadar 2 milyon adete çıkmıştır. Yani, 3.5 yılda 1.5 kat artmıştır. Resmi verilere göre piyasalarımızda her yıl aşağı yukarı yüzde 50 oranında karşılıksız çek adeti artmaktadır. Karşılıksız çıkan senetler arttıkça da bunların tutarları da en az o oranda arttığını da belirtmekte yarar görüyorum.



Piyasalarımızda dönen mal-tedarik akışının en az yüzde 75’’i ’“Çek ve Senetle’” yapılmaktadır. Bazılarına göre bu oranın yüzde 90’’a çıktığı düşünülmektedir. Oran ne olursa olsun üretici piyasalarımızın önemli bir bölümü nakit ile değil ’“Çek ve Senetle’” ile iş yapmaktadır. Ancak, 2006 Mayıs sarsıntısı sonrası Ödenemeyen Çek ve Senet tutarlarında ve adetlerinde çok ciddi artışlar görünmektedir. 2008 yılı sonunda en tepeye ulaşan bu durum 2009 yılı boyunca bu tepe dolaylarında seyretmiştir. 2010 yılının ilk yarısında ’“Ödenemeyen çek ve senet’” tutar ve adetlerinde bir düşüş izlense de 2010 yılının Haziran ayı itibarı ile ’“Ödenemeyen Çek ve Senetlerde’” tekrar belirgin bir artış izleniyor. Bu da piyasalarda tedirginlik yaratıyor.
Önceki yazımın ve bugünkü yazımın özeti şöyledir: 2006 yılı Mayıs ayı sonrası bozulan üretici ve tüketici ekonomisi, 2008 yılının Eylül ayında başlayan krizle hızla çökmüştür. 2009 yılı felaket bir yıl olmuş ve 2010 yılının ilk yarısında tam olmasa da bir miktar toparlanma görülmüştür. Ancak, 2010 yılının Haziran-Temmuz ayları ile itibarı ile üretici ve tüketici ekonomilerinde tekrar belirgin bir bozulma izlenmektedir. Ayrıca, Küresel ekonominin gidişatı da bozulmak üzeredir. Ekonomimizde bir bozulma ve güven sorunu yaşanmaktadır. Piyasalarımızın kanı olan çek ve senetlerin halinden de ekonomideki bu bozulma ve güvensizlik daha iyi izleniyor.