Nereden nereye!..

Abone Ol

Yürüyen gerçek; 2010 yılında, CHP’nin 33. Olağan Kurultay’ında genel başkan seçilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun geliş biçimiyle başlayan yanlışlar zinciri, İmamoğlu, Özel ve arkadaşlarıyla sürüyor.

Göz ardı edilen gerçek; CHP’de süren kavganın karşı cenahında yine Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı seçildikten sonra birlikte çalıştığı insanlar var.

Bugünün sıkıntılı tablosu şöylece oluşuyor; Kılıçdaroğlu’na tapanlar, İmamoğlu’na tapanlar, Özel’e tapanlar. Bu üç cemaat arasında hakaretin, küfürün bini bir para… Ülkenin durumu değil, kişi kültü ve biat, bütün dertleri. Solculuk bahane…

Görünen o ki 1992 yılında yeniden açılan CHP’nin o bildiğimiz CHP olmadığı gerçeğiyle yüzleşmedikçe saçmalamaya devam edecekler.

Geçtiğimiz günlerde, SZC TV’de gazetecilerin sorguladığı Kemal Kılıçdaroğlu, sorgunun son 5 dakikasında, yeni Dünya düzeninde Türkiye’nin durumu üzerine izleyeceği siyasete dair bir açıklama yaptı. Doğu Bloku’nda Çin ile ilişkiler, Osmanlı coğrafyasında Türk kimliğine yeni yaklaşım gibi kritik konulara değindi. Muhtemelen, millicilik ve kamuculuk açılımıydı… Gelin görün ki 3 sorgu elemanı da duymamış gibi yaptı. Çünkü Türkiye umurlarında değil.

Ne yazık ki ana muhalefet, kapitalist sistemin neo liberal dönem muhalefeti sona erdikten sonra nasıl siyaset yapacağına karar verebilmiş değil. Oysa, paradigma değişiyor. Post kapitalist dönemin öncülleri ortaya çıkmaya başladı.

Acı bilgi; siyasetçilerin söylediklerine bakılırsa, 1940’lardan beri, yoksulluk bitiyor, işsizlik bitiyor, sosyal adalet sağlanıyor, refah tabana yayılıyor. Ama ne geçen yüzyılda ne bu yüzyılda bunların olmuşluğu var. Aksine, sorunlar hep derinleşti. Şimdi ise, dijital dönüşüm sürecinde başka dünyanın kapıları aralanırken, sanayi döneminin devlet/toplum düzeni son buluyor. Ve yeni dönemde, yoksulluk olağanlaşıyor. Buna kent yoksulluğu, diyoruz.

Hazin ama gerçek, CHP ana muhalefette, sosyal demokrat program oluşturamadığı gibi solun önünde kurduğu siyasi barikatla solun gelişmesine de engel oldu. Ve bugün, muhalefet neredeyse solsuz.

CHP siyaseti, AKP-CHP hattında neo liberal tükenişin bütün alametleri zuhur etmişken, Cuma namazı çıkışında demeç vermek ve sol yumruk havada saçmalamakla maluldür.

Asıl mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine sahip çıkan CHP seçmenini ortada bırakmak için CHP’yi imha etmektir. Çünkü, uluslararası sistemin yaklaşımına göre, Türkiye Ortadoğu’ya itiliyor ve bunun için anayasa değişikliğine ihtiyaç var. Yani, “yeni Türkiye” önündeki CHP engelinin ortadan kaldırılması gerekiyor. Galiba, bu süreci yaşıyoruz.